Similar ebooks

Mahlûkatın solukları sayısıncadır yollar ve her yolun sefası olduğu gibi; cefası, çilesi, ızdırabı da vardır. Hele bu yol sonsuzlukla iç içe ise…

Şuphesiz bu yol, aşk ile çıkıp yürüyenlerin, yürüyüp Rehber’ini (s.a.s.) bulan ve o Kutlu Rehber’in peşinde sonsuza erenlerin yoludur. Bu yola revan olan karasevdalıların bir an bile bela-yı dertten cüda düşmüleri düşünülemez. Bir köle gibi esir pazarlarında satılmak, bir suçlu gibi zindanlara atılmak ve memleket memleket sürgüne gönderilmek vardır bu yolun kaderinde.

Bir de düşmanın amansızlığı yanında vefasız dostların elinden ve dilinden gelen imtihanlar vardır bu yolun kaderinde. Nice zamandır insafsız bir kesimin hasmane tavrına karşı yazılan reddiyeler şimdi aynı yolda, daha farklı bir çizgide yürüdüğünü zannettiğimiz “dostlar”ın vefasızlığına karşı yazılmaktadır. “Engellemeler Karşısında Hakka Hizmet Yolu”, “Zaman Dertlenme Zamanı”, “Toplum-Devlet İlişkisi Üzerine Bazı Mülâhazalar”, “Gizli Ajanda İthamı ve Cinnet Psikolojisi” gibi kitabın ilk kısmını teşkil eden yazılar, aynı kader çizgisinde mücadele ediyor görüntüsü veren insanların sabah-akşam gazete köşelerinden, televizyon ekranlarından rekabet hissiyle attıkları iftiralara karşı “sussam gönül razı değil” mülahazasıyla dile getirilmiştir.

Yolun Kaderi’nin diğer bölümlerinde yer alan “İnsanı Baş Aşağı Götürecek Hastalık: Suizan”, “Düşüncenin Enginleşmesi”, “Allah’ı Hakkıyla Tâzim ve Takdir”, “İmanın Yenilmez Gücü” isimli makaleler ve özellikle kitabın sonunda yer alan “Fitne Ateşi ve Dua” makalesi ise; yol, yolcu ve yolun kaderi arasında mekik dokuyan adanmışlara, yolun erkanına dair ipuçları vermekte, köşe başlarında onları bekleyen tehlikelere karşı uyarmaktadır.

Bediüzzaman bütün hayatı ve eserleriyle, bu asırda hak yolunda gerçek bir fedai ve manevî büyük bir kahraman olduğunu isbat etmiştir.
Onun bu ulvî hakikat yolundaki ihlâs, sebat ve gayreti, insanlık âleminde yeni bir çığır açtı ve silinmeyecek derin izler bıraktı. Milyonlar kimselerin iman ve hidayetlerine ve ebedî saadetlerine vesile oldu. Bu sebeptendir ki; dinin böyle bir yüksek hizmetkârının hak yolundaki gayretini örnek alabilmek için tanımak gerektir. Üstadın hayatı, küllî hizmeti noktasından topluca iki büyük safha arz etmektedir.
Birincisi: Doğuşundan itibaren tahsil hayatı, Van’daki ikameti, İstanbul’a gelişi, seyahatleri, Harb-i umumiyeye iştiraki, Rusya’daki esareti, İstanbul’da Darül hikmetül İslâmiye azalığında bulunuşu, Kuva-yı Milliye’de İstanbul’daki hizmeti, Ankara’ya gelerek ilk Meclis-i Meb’usan’daki faaliyetleri ve kısa bir müddet sonra Van’a çekilip inzivayı ihtiyar etmesi gibi… Herbiri ayrı bir hayat sahnesi olan Üstad’ın hayatının bu birinci safhası; İman ve Kur’an hizmeti itibariyle ikinci safha hayatının mukaddemesi hükmündedir. İkinci büyük hizmetine hazırlıktır. Ömrünün ellinci senesine kadardır.
İkincisi: Van’da inzivada iken garba nefyedilip Isparta’nın Barla Nahiyesinde ikamete memur edildiği zamandan başlar ki; “Risale-i Nur’un zuhuru ve intişarıdır.” Azamî ihlâs, azamî fedakârlık, azamî sadakat, metanet ve dikkat ve iktisad içinde Risale-i Nur’la giriştiği hizmet-i imaniyye ve manevî cihad-ı diniyyedir.
Bediüzzaman, kendisine ait böyle bir tarihçe-i hayat hazırlandığını duyduğu zaman “Tafsilata lüzum yok, yalnız Risale-i Nur hizmetine dair bahisler yazılsın” diye haber göndermesi gibi sebeplere binaen, şahsına ait bahisler gayet kısa kesilmiştir.
©2019 GoogleSite Terms of ServicePrivacyDevelopersArtistsAbout Google|Location: United StatesLanguage: English (United States)
By purchasing this item, you are transacting with Google Payments and agreeing to the Google Payments Terms of Service and Privacy Notice.