Similar ebooks

Bu kitap ücretsiz olmasına rağmen Google kredi kart detaylarınızı istiyor. Bunları vermek istemiyorsanız bizim websayfamızdan bu kitabı indirebilirsiniz https://hristiyankitaplar.com/play/128

Google Play'da en son çıkan kitabımız 'Mesih’in Mesajı' https://hristiyankitaplar.com/tr/node/150

Sorgulayan Gelsin!

Soru sormak insanın en temel ihtiyaçlarından biridir. İlk konuşmaya başlayan çocuk genellikle her şeyi sorgulayarak anne babasını neredeyse delirtir: ‘Bu ne?’, ‘Nasıl?’, ‘Ama neden?’... Ne yazık ki bulunduğumuz coğrafyada çoğu zaman açıklayıcı bir cevap almak yerine, ‘Boş ver’, ‘Kurcalama orayı’, ‘Ayıptır!’ ya da ‘Sus!’ gibi yanıtlarla karşılaşmışızdır. Özellikle hayatın en önemli konularına gelince, din ve Tanrı gibi, genellikle ‘Fazla soru sormak iyi değil, yoksa dinden çıkarsın’ denmiştir. Böylece çoğu insanımız sorularını içine atıp bir yerlerde hapsetmiştir duygularını, ama bazılarımız sormadan edemeyiz. Ne var ki soru sordukça da kafamız iyice karıştı ve sağlıklı bilgi edineceğimiz kişiler bulamadığımız için gittikçe yalnızlığa ve karamsarlığa gömüldük. Bu sayede birçok kişi gerçekten dinden çıkmıştır ve Tanrı’dan da vazgeçmiştir. 

Peki soru sormak gerçekten günah mıdır? İnsana akıl veren Allah bu harika armağanı kullanmamıza neden engel olsun ki? Sora sora Bağdat bulunuyorsa, aynı yöntemle Tanrı’ya giden yolu bulamaz mıyız? Elbette buluruz! Aslında soru sormak şarttır. Özellikle hayatın en önemli meselelerini anlamak için birçok şeyi sorgulamak gerek. Sen de sevgili okur soru sormayı sevenlerden isen bu kitap tam sana göredir. Şu anda merak edip irdelediğin konulardan ötürü belki ‘dinden çıkmış’ damgasını yemiş olabilirsin, ama bunun hiç bir önemi yoktur. Kendini deist, kuşkulu, agnostik ya da ateist olarak görüyor olabilirsin, benim için sorun değil, önemli olan aklını kullanıyor olman ve gerçekleri samimiyetle arıyor olmandır.   

Öncelikle, klasik kültürel anlatımlarla yetinmeyip farklı bir bakış açısını okumaya yanaştığın için seni tebrik ederim. Bu davranışın bana hayatın en derin mevzuları olan Tanrı, inanç ve yaşamın esas anlamı hakkındaki sorularının cevaplarını gerçekten bulmak istediğini gösteriyor. Bu önemlidir çünkü birçok insan, ister dindar olsun veya olmasın, sadece ebeveynlerin, öğretmenlerin ve başkaları tarafından söylenenleri pek düşünmeden ve onlara verilen bilgilerin geçerliliğini test etmeden inanmaya razı olurlar. Bu çok yanlıştır!

Hayattaki zor sorularla uğraşmaya cesaret edenlere çok büyük saygı duyarım. Çoğu insana, onlara önceden öğretilmiş olan şeylere gerçeklik boyutunu kontrol etmeden inanmak daha kolay gelir çünkü kurulmuş dengeyi ve düzeni kimse sarsmak istemiyor. Fakat şöyle bir gerçek vardır; hepimiz tatmin edilmeye muhtaç akıllara sahibizdir. Özellikle modern çağda şanslıyız ki bize sunulan iddiaların doğruluğunu değerlendirebilmemiz için ihtiyacımız olan gerçeklere daha fazla ulaşılabilirliğimiz vardır. Böylece eskisi gibi karanlık bir köşede saklanmaya gerek yok, içinde büyüdüğümüz toplumun sınırlarını aşıp gerçeğin ufuklarını keşfedebiliriz. 

Ben, soru sormanın hatta şüphe etmenin bile hayatlarımızda önemli yeri olduğunu düşünüyorum. Çünkü test edilmeyen bir “gerçek iddiasının” kolaylıkla yalan bahanesine dönüşebildiğini hepimiz görmüşüzdür. Belli bir gerçeğin inanılmaya değer olabilmesi için, mantıklı eleştiriye karşı ayakta durabilmesi gerekmektedir. Gerçekçi bir argüman eleştiriden kaçınmamalı, çünkü sağlıklı bir fikir alışverişinden her zaman daha güçlü bir gerçeklik doğar. Zira dürüstçe sorgulamak birinin doğru bildiklerini başta sarsa da eninde sonunda onu daha doğru bir inanca sevk edeceği kesindir. Bu sebeple şüpheci veya ateist arkadaşlarımdan gelen eleştirileri hoş karşılarım çünkü bu diyalogların Tanrı’ya olan imanımı ve güvenimi güçlendirmeye sebep olduğunu fark etmişimdir. 

Daha fazla ücretsiz e-kitaplar indirmek için lütfen https://hristiyankitaplar.com/play/ 'e ziyaret edin.

[Anahtar Kelimeler: Tanrı, Allah, Kitap, Mezmur, Mezmur, İsa Mesih, GDK, Kitap, Kilise, Hristiyan, Tanr'nın Varlığı, Hristiyan, GDK, Türkçe Kitaplar, İncil, Tevrat, Tevrat, Kutsal Kitap, Peygamber, Turkce, Türkçe Kitaplar, Kilise, Zebur, Turkce, İsa Mesih, Zebur, Mesih, Mesih, Tanrı, Kutsal Kitap, İncil, Allah, Tanr'nın Varlığı, Peygamber, Hıristiyan, Hıristiyan]

Bu kitap ücretsiz olmasına rağmen Google kredi kart detaylarınızı istiyor. Bunları vermek istemiyorsanız bizim websayfamızdan bu kitabı indirebilirsiniz https://hristiyankitaplar.com/play/63

Google Play'da en son çıkan kitabımız 'Mesih’in Mesajı' https://hristiyankitaplar.com/tr/node/150

İsa ve Arkeoloji

 Günümüz İncilin metnini okuyan her kişi İsa’nın ölümü ve dirilişi ile ilgili bir takım bilgiler edinir. Peki acaba bu bilgiler doğru mudur? İsa gerçekten vali Pilatus döneminde idam edilmiş midir? Hristiyanlar başlangıçtan beri İsa’ya bir ilah olarak tapmışlar mıdır? Günümüzde İsa ile ilgili birçok iddia vardır. Kimi der ki hiç var olmamıştır ve aslında bir mittir. Kimisi der ki aslında haçta hiç ölmemiştir. Peki doğrusu nedir?

Bir ağacı meyvesinden tanırız. Eğer bir ağacın armut ağıcı olduğunu iddia ediyorsak, o zaman meyvesini incelememiz gerek. Ancak bu şekilde ağacın tabiatından emin olabiliriz. Peki o zaman İncil’in iddia ettikleri doğru mudur? Buyrun meyvesini birlikte inceleyelim. Nasıl mı? İncil dışı tarihi dökümanlarının yazdıklarını okuyarak elbette. Bu dökümanları incelemek son derece önemlidir. Bu cümleleri yazanlar Hristiyan sempatizanı veya tebliğcisi değil. Aksine, Hristiyanlık düşmanı Roma memurları, tarihçileri, ve Yahudi din bilginleridir. Bundan dolayı, bu belgelerin beyanları hafife alınamaz veya Hristiyanlık propagandası olarak göz ardı edilemez. Eğer bu kişilerin söylemleri İncil’in sunduğu temel tarihi iddiaları teyit ediyorsa, bu demek oluyorki mevcut İncil bize güvenilir bir İsa portresi sunmaktadır. Lafı fazla uzatmadan dilerseniz hep birlikte söz konusu yazıları inceleyelim

Daha fazla inciltarihi.com'dan öğrenebilirsiniz.

Daha fazla ücretsiz e-kitaplar indirmek için lütfen https://hristiyankitaplar.com/play/ 'e ziyaret edin.

[Anahtar Kelimeler: Kutsal Kitap ve Arkeoloji, Zebur, Mezmur, Allah, Turkce, Arkeoloji, Kutsal Kitap ve Arkeoloji, Turkce, Tanrı, Türkçe Kitaplar, Peygamber, İsa, Allah, Mesih, Tevrat, Arkeoloji, Mezmur, Kilise, İsa Mesih, Hristiyan, İsa, Tevrat, Türkçe Kitaplar, Kitap, Zebur, İsa Mesih, Hıristiyan, Mesih, İncil, Kitap, Peygamber, Tanrı, Kilise, Hıristiyan, İncil, Hristiyan]

Bu kitap ücretsiz olmasına rağmen Google kredi kart detaylarınızı istiyor. Bunları vermek istemiyorsanız bizim websayfamızdan bu kitabı indirebilirsiniz https://hristiyankitaplar.com/play/132

Google Play'da en son çıkan kitabımız 'Mesih’in Mesajı' https://hristiyankitaplar.com/tr/node/150

Yaşamanın Sırrı

İncil’in en temel gayesi canımızın kurtulup  sonsuz hayata kavuşmasıdır. Fakat Rab sadece ebedi yaşamımızla değil, günlük yaşamımızla da ilgilenir. Çünkü doğru inanç sadece ölmek için değil doğru düzgün yaşamak için de gereklidir. Tanrı yalnızca sonsuz mutluluğumuzu değil şimdiki mutluluğumuzu da düşünüyordur. Ancak İncil’in bahsettiği mutluluk dünyanın vaat ettiği türden değil. Dünyada mutluluk konusu açıldığında insanlar genellikle maddi ve günübirlik bir mutluluktan söz ediyorlar. Rab’bin bağışladığı mutluluk ise çok daha derin, ağırlıkta manevi bir yaşam tarzıdır. Dünyanın verdiği mutluluk yalnızca duygusaldır, Mesih’in sunduğu mutluluk ise ruhsaldır. Dünyadakiler ancak belirli şartlar altında mutlu olabilirler; para ve güzel arkadaşlar varsa mutluluk sürüyor ama bunlar tükenince eğlence birden son eriyor. Rab’bin verdiği mutluluk ise etrafımızdaki şartlara endeksli değil, çok daha derin bir kaynaktan beslendiği için durum ne olursa olsun her koşulda varlığını sürdürebilir. İşte Kutsal Ruh’un ürünü olan bu mutluluğun adı ‘Sevinç’tir’. 

Bundan yaklaşık 2000 sene önce Filipi’de yaşayan Mesih imanlılarına yazılan bu mektup baştan sona kadar Mesih gibi olma yolunda sevinç konusunu işliyor. Yanlış anlamayalım, mutluluk ve sevinç derken sıkıntıların yokluğundan bahsetmiyoruz. Tam aksine sıkıntılara rağmen, hatta sıkıntıların içinde mutlu ve sevinçli olmaktan bahsediyoruz. Bu mümkün mu? Evet! Bu satırları yazan Elçi Pavlus bu sırada Roma’da haksız yere tutuklu bulunuyordu. Eline kalem alırken bileklerinde zincirlerin ağırlığını hissedebiliyordu. Yine de yüreğinde duyduğu sevinci anlatmadan edemiyor ve kendisini çok merak eden okurlarını da adına sevinmeye davet ediyor. Neden? Aslında durumu çok ciddiydi. Roma İmparatorluğu onu bir çırpıda yok edebilirdi ama Elçi Pavlus’un hiç umurunda değil. Niçin? Çünkü kendisi yazdığı gibi ‘İster yok ister aç, ister bolluk ister ihtiyaç içinde olayım, her durumda, her koşulda yaşamanın sırrını öğrendim.’ Neymiş bu büyük sır? ‘Beni güçlendirenin aracılığıyla her şeyi yapabilirim!’ Elçi Pavlus, karşısındaki sıkıntı ne kadar büyük olursa olsun Rab’bin hepsinden daha büyük olduğunu ve O’nun gücüyle hepsini aşabileceğini biliyordu. Böylece Pavlus’un sevinci içinde bulunduğu durumun şartlarına endeksli değil, Rab’bin yüreğine koyduğu esenliğe bağlıydı.  

İncil’in temel öğretilerinden biri yaşamın sıkıntılarıyla başa çıkmaktır. Tanrı esiniyle Kutsal Kitap’ın bölümlerini yazan insanların çoğu büyük sıkıntılar görmüştü. Okurların çoğu da sıkıntılı günler geçiriyorlardı. Ancak sıkıntılarımızı bilmezlikten gelmek yerine bize bu sıkıntıların içinde Tanrı’nın amacını bulmayı öğretir. Acıdan kaçmak yerine Mesih’in hacına sarılmayı ve bu sayede özgür olmayı öğreniyoruz. İşte yaşamanın sırrı ve mutluluğun şifresi de budur.   

Şimdi okumakta olduğunuz eser İncil’in Filipililer mektubunun ayetlerini aktarmakla birlikte, üzerinde yapılan yorumları iletir. Elçi Pavlus ile birlikte sizler için duam şu ki Mesih’te saklı bulunan hayatın sırrını kavrayıp tüm sıkıntılarınıza rağmen sevinçli bir şekilde yaşamayı öğrenesiniz. 

Daha fazla ücretsiz e-kitaplar indirmek için lütfen https://hristiyankitaplar.com/play/ 'e ziyaret edin.

[Anahtar Kelimeler: Hristiyan, Hristiyan, Yaşam Kilisesi, Turkce, Peygamber, İsa Mesih, İncil, Allah, Filipililer, Kitap, Tevrat, Peygamber, Mezmur, Yorum, Hıristiyan, Hıristiyan, Mesih, Kilise, Tanrı, Mezmur, İncil, Tevrat, Yorum, Kilise, Filipililer, Yaşam Kilisesi, Turkce, Türkçe Kitaplar, Allah, Tanrı, Zebur, İsa Mesih, Türkçe Kitaplar, Zebur, Kitap, Mesih]

Bu kitap ücretsiz olmasına rağmen Google kredi kart detaylarınızı istiyor. Bunları vermek istemiyorsanız bizim websayfamızdan bu kitabı indirebilirsiniz https://hristiyankitaplar.com/play/116

Google Play'da en son çıkan kitabımız 'Mesih’in Mesajı' https://hristiyankitaplar.com/tr/node/150

Bilimsel Yaratılış Modeli

Bilimsel kanıtlar neyi destekliyor? Tanrısal yaratılışı mı, Tanrısız evrimi mi, yoksa bunların ortasındaki bir şey mi?

Minnesota Üniversitesi'nden doktora sahibi olan Henry M. Morris (1918-2006), on üç yıl Virginia Teknoloji Enstitüsü ve Devlet Üniversitesi'nde (Virginia Polytechnic Institute and State University) inşaat mühendisliği bölüm başkanlığı yaparken hidroloji mühendisliği dersleri de verdi. Bilim dünyasında 40'tan fazla eser kazandırdı. 1970 yılında Yaratılış Araştırma Enstitüsü'nü (Institute for Creation Research, www.icr.org) kurarak başkanlığını emekli oluncaya kadar sürdürdü. Yaratılış Araştırma Enstitüsü'nde görev alan bilim adamları, konuyu ayrıntılı biçimde araştırıyor ve ünlü bilim adamlarının çok ilginç bulgularına da yer veriyorlar.

Bu kitap, ister Müslüman, ister Hıristiyan, ister Ateist olsun, bu konuyu araştırmak isteyen herkes için çok önemli bir bilgi kaynağıdır. Bilimsel yasaların gerçekten hangi dünya görüşünü desteklediği konusunda belki de farklı düşünüyorsunuz; ama bu derin konuyu araştırmak için elinizdeki kitabı kesinlikle yararlı, düşündürücü ve güvenilir bulacaksınız. 

Daha fazla ücretsiz e-kitaplar indirmek için lütfen https://hristiyankitaplar.com/play/ 'e ziyaret edin.

[Anahtar Kelimeler: Peygamber, Hıristiyan, Allah, İncil, Dünyanın Yaratılışı, Hristiyan, Türkçe Kitaplar, Hıristiyan, Mesih, Tanrı, Hristiyan, Mezmur, Tevrat, Evrim, Bilim, Mezmur, Evrim, Turkce, Kilise, Kitap, Mesih, YYY, Zebur, Bilim, İncil, Tevrat, Türkçe Kitaplar, Peygamber, Tanrı, Allah, Zebur, İsa Mesih, Kilise, İsa Mesih, Turkce, Kitap, YYY, Dünyanın Yaratılışı]

Bu kitap ücretsiz olmasına rağmen Google kredi kart detaylarınızı istiyor. Bunları vermek istemiyorsanız bizim websayfamızdan bu kitabı indirebilirsiniz https://hristiyankitaplar.com/play/3

Google Play'da en son çıkan kitabımız 'Mesih’in Mesajı' https://hristiyankitaplar.com/tr/node/150

Allah Sevgidir

Her bir insan Allah’ı her şeyden çok sevdiğini söyler. Ama ben size burada açıkça söylemeliyim ki, bu böyle değildir. Siz hiç ‘İşte hayatımı vereceğim kişi’ deyip âşık oldunuz mu? Veya şöyle söyleyeyim, hiç kıramadığınız, her zaman saygı duyduğunuz ve yanınızdayken onu üzmemek ve incitmemek için elinizin ayağınıza dolaştığı bir şahsiyet oldu mu? Bence bu satırları okurken biraz durup düşünün. Böyle bir aşk veya saygı duyduğum bir şahsiyet var mı diye.

Bu şahsiyet sizin yanınızda olduğu sürece, bütün zevklerinizden, ayrıcalıklarınızdan vazgeçmenizi, yapmayı düşündüğünüz planları iptal etmenizi, hatta düşüncelerinizi dahi askıya almanızı sağlamaz mı? Bu kişi, sizin gibi zaafı ve zayıflıkları olan birisi olduğu halde, ona olan sevginizden ve saygınızdan dolayı her şeyinizi o kişiye dönük değiştirebiliyorsunuz. Neden? Çünkü bu kişiye değer verip onu seviyorsunuz. Eğer sevgi bu ise, bu sevgi, her değeri irdeleyip gerektiğinde hiç tereddüt etmeden hayatının bütün gidişatını değiştiriyorsa Allah’a olan gerçek sevgi bizim hayatımızı ne kadar daha değiştirecek kudrette olmalı sizce?

“Ben Allah’ı her şeyden çok seviyorum” diyorsak, Allah’ın bütün değer ve düşüncelerimizi değiştirmesi gerekmiyor mu?

Daha fazla ücretsiz e-kitaplar indirmek için lütfen https://hristiyankitaplar.com/play/ 'e ziyaret edin.

[Anahtar Kelimeler: Türkçe Kitaplar, İsa Mesih, Turkce, Kilise, Hristiyan, Mezmur, Mesih, Peygamber, İncil, Tanrı, Kitap, Tevrat, İncil, Zebur, Hristiyanlığa Tanıtım, Mesih, Tevrat, Peygamber, Türkçe Kitaplar, Mezmur, Hıristiyan, Tanrı, Hristiyanlığa Tanıtım, Allah, Allah, Turkce, Kilise, İsa Mesih, Kitap, Zebur, Hıristiyan, GDK, Hristiyan, GDK]

Bu kitap ücretsiz olmasına rağmen Google kredi kart detaylarınızı istiyor. Bunları vermek istemiyorsanız bizim websayfamızdan bu kitabı indirebilirsiniz https://hristiyankitaplar.com/play/96

Google Play'da en son çıkan kitabımız 'Mesih’in Mesajı' https://hristiyankitaplar.com/tr/node/150

Evliliğin Kılavuzu

Bu ezgi muhtemelen Kutsal Kitap’ın en yanlış anlaşılan bölümüdür. Yıllar önce Kutsal Kitap’ı birlikte çalıştığımız yeni iman etmiş bir kardeş vardı. Her hafta düzenli olarak toplanırdık ve bana sorularını sorardı. Ancak bir gün büyük telaş içinde, ‘Bu ne, bu ne böyle?’ diye bağırarak ofisime girdi. ‘Sakin ol, ne oldu?’ diye sorduğumda, bana Ezgiler Ezgisini açıp ‘Bunun Tanrı’nın Sözünde ne işi var?’ diye karşılık verdi. Sanırım Kutsal Kitap’ı ilk defa okuyan ve bu bölüme rastlayan çoğumuzun ilk tepkisi buna benziyordur. Bölümün adı, Ezgilerin Ezgisi yani en güzel ezgi demek istiyor. Ezginin ana mevzusu da erkekle kadın arasında yaşanan gizemli ilişkidir. Ancak ilerleyen ayetlerde zaman zaman cinsellik içerikli ayetlere rastladığımızda şaşırıp kalıyoruz. Aslında içeriğine bakıldığında günah denecek bir şey yok, esas sorun bizim yanlış algılayışımızdan kaynaklanıyor. Kısacası, bu kitap evliliğin gizemini uzun bir şiir olarak sunuyor. Ama nasıl yorumlanmalı?

Kitabın içeriği bazen erotik olduğu için tarih boyunca ister Yahudi ister Hristiyan birçok Kutsal Kitap yorumcusu, kitabı bir alegori yani sembolik bir hikâye olarak yorumlamayı tercih etmişti. Hatta hahamlar erkek Yahudiler’in bu kitabı otuz yaşına basana kadar okumalarını tümden yasaklamışlardı. Şimdi alegori olarak yorumlandığında genellikle ya Tanrı’nın İsrail’le olan tarihi ilişkisi ya da Mesih’le Kilise arasındaki ruhsal ilişki olarak görülüp mecazi anlamda açıklanmıştı. Bunun nedeni gayet açık ve net: Yorumcular bu kitapta açık açık sergilenen cinsellik içerikli olayları harfi harfine aktarmaktan çekiniyorlar. Neden, çünkü onlara göre bunlar Tanrı’nın Sözüne yakışmıyor.

Oysa ki, göreceğimiz gibi, asıl sorun kitapta değil, bizdedir. Sanırım Şeytan cinsel ilişki konusuyla ilgili insanların iki aşırıdan birine kaçmalarını ister: Ya cinselliği hep över ve abartırcasına en dorukta tutmamızı ister, ya da cinselliği kötüler ve murdar olarak görmemizi sağlar. Grek ve Roma medeniyetleri ilkini yapmıştı ve tapınaklarını çıplak heykellerle doldurdular. Orta Doğu ise genellikle cinselliği kötü ve tümden örtülmesi gereken bir ‘ayıp’ olarak görür. Doğru yaklaşım ise ortada, dengeli ve sağlıklı bir yaklaşımdadır.

En başta şunu hatırlamalıyız ki evlilik ve beraberindeki cinsellik günahın sonucu değil Tanrı’nın tasarısıdır. Adem ve Havva’yı ilk yarattığında, Rab onları bir araya getirdi ve çoğalmalarını buyurdu (Yaratılış 1:27-28, 2:24). Dahası Aden bahçesinde ilk atalarımız çıplaktılar çünkü utanacak bir şey yoktu. Ancak günah işleyip Tanrı’ya isyan ettikten sonra çıplak olduklarını fark ederek utanmaya başladılar. Yine de Kutsal Kitap tarihi boyunca Rab evliliği hep el üstünde tutar. Ayrıca cinsel ilişkinin ancak evlilik çerçevesi içinde kutsallığını koruduğunu öğretir (İbraniler 13:4) Dahası evli çiftlerin bu açıdan birbirini tatmin etmeye çağırır (Süleyman’ın Özdeyişleri 5:18-19, 1.Korintliler 7:3-5). Yani Tanrı’nın bakış açısından cinselliğin bir sorunu yoktur yeter ki evliliğin sınırını aşmasın. Ne yazık ki Şeytan’ın esaretinde bulunan bu dünyamız cinselliği öyle kötüye kullanıyor ki çoğumuzda hep yanlış duygular uyandırıyor. İblis, evli bir erkek ve kadın arasında yaşanması gereken doğru ilişkinin dışında her türlü yanlış ve iğrenç ilişki türetti. Bunların arasında sanal ilişki, pornografi, eşcinsellik, çokeşlilik ve daha bir çok örnek sayabiliriz. Kutsal Kitap bir yandan bunların hepsini kınarken, öbür yandan bu ezgide olduğu gibi cinselliğin doğrusunu ön plana çıkartıyor. Bu ezgi evliliğin çerçevesi içinde yaşanacak cinselliğin kutsallığını vurgular. O yüzden bizler tepkisel davranmak yerine bu ezgiyi yazıldığı gibi kabul edip gerçek bir olay olarak harfi harfine yorumlamaya gayret edeceğiz. Tabii ki her şiir ve ezgide olduğu gibi metinde birçok sembollere ve benzetmelere rastlayacağız ancak anlattığı dramı erkekle kadın arasında yaşanan normal ve Tanrı’nın gözünde kutsal ilişki olarak yorumlayacağız. Göreceğiz ki bu ezgi evlenmek isteyen çiftler için harika bir rehber kitabı oluşturuyor.   

Daha fazla ücretsiz e-kitaplar indirmek için lütfen https://hristiyankitaplar.com/play/ 'e ziyaret edin.

[Anahtar Kelimeler: İsa Mesih, Cinsel İlişkisi, Cinsellik, Cinsel İlişkisi, Kitap, Tevrat, Kilise, İncil, Mezmur, Allah, Mesih, Tanrı, Türkçe Kitaplar, Kitap, Zebur, Hıristiyan, Hristiyan, Hıristiyan, Zebur, Evlilik, Hristiyan, Peygamber, Kilise, Allah, Tevrat, Ezgiler Ezgisi, İsa Mesih, GDK, Peygamber, Evlilik, Turkce, GDK, İncil, Turkce, Tanrı, Cinsellik, Türkçe Kitaplar, Mezmur, Mesih, Ezgiler Ezgisi]

Bu kitap ücretsiz olmasına rağmen Google kredi kart detaylarınızı istiyor. Bunları vermek istemiyorsanız bizim websayfamızdan bu kitabı indirebilirsiniz https://hristiyankitaplar.com/play/97

Google Play'da en son çıkan kitabımız 'Mesih’in Mesajı' https://hristiyankitaplar.com/tr/node/150

Yunus

Yunus’un hikayesi bir lütuf hikayesidir. Tanrı’dan bir görev alır ve başarısız olur fakat Tanrı onu yeniden görevlendirir.

Yunus’un öyküsü şu şekilde gelişir: Görevlendirilmesi – isyan – ölüm – diriliş – yeniden görevlendirilmesi – görevi yerine getirmesi

İşte insan ırkının hikayesi de aynen bu şekilde gelişmiştir.

Tanrı Adem’i görevlendirdiğinde şöyle buyurdu: ‘Benim temsilcilerim olacaksınız, suretimi taşıyacaksınız, çoğalıp dünyayı suretimle dolduracaksınız, bahçe dışındaki kaosa benim adıma hükmedeceksiniz, bahçemi (krallığımı) yayacaksınız, ta ki bütün dünya benim huzurumla dolana kadar.’

Adem ise, isyan edip günaha düştü ve Tanrı’nın isteğini yerine getirmedi. Sonuç olarak Tanrı’nın varlığından yoksun kaldı ve Tanrı evreni lanetledi (Yaradılış 3) Ölüm evrene girmiş oldu ve insan ölüme mahkum edildi.

Bu gerçeği Yunus kitabının birinci ve ikinci bölümlerinde görmekteyiz. Tanrı Yunus’u görevlendirdiğinde, Yunus itaatsizlik edip, Tanrı’dan kaçmaya kalkışıyor (1.3) ve Tanrı’nın varlığından uzaklaşıyor.

Bu kitap ayrıca vaaz serisi olarak yaşamkilisesi.com'dan indirilebilir.

Daha fazla ücretsiz e-kitaplar indirmek için lütfen https://hristiyankitaplar.com/play/ 'e ziyaret edin.

[Anahtar Kelimeler: Turkce, Tanrı, Mezmur, Kilise, Hristiyan, Yunus, Hıristiyan, İncil, Mezmur, Turkce, Türkçe Kitaplar, Peygamber, İtaat, Mesih, Yaşam Kilisesi, Kilise, Tevrat, Hıristiyan, İncil, Yunus, İtaat, Zebur, Hristiyan, İsa Mesih, Allah, İsa Mesih, Kitap, Tanrı, Kitap, Yaşam Kilisesi, Tevrat, Türkçe Kitaplar, Peygamber, Mesih, Zebur, Allah]

Bu kitap ücretsiz olmasına rağmen Google kredi kart detaylarınızı istiyor. Bunları vermek istemiyorsanız bizim websayfamızdan bu kitabı indirebilirsiniz https://hristiyankitaplar.com/play/137

Google Play'da en son çıkan kitabımız 'Mesih’in Mesajı' https://hristiyankitaplar.com/tr/node/150

Yetkin İmanlı

Kalabalık bir ortamda ‘İnsan yetkinliğe nasıl erişebilir?’ diye sorarsanız insanların bu konu üzerinde ne kadar farklı düşündüklerini görürsünüz. Yetkinlik sözü herkesin hoşuna gider. İnsanlar alt sıralarda değil zirvelerde  olmak istiyor. Herkes tırmanıp önemli bir yere yükselmek istiyor. Tabi, yetkinlik derken neyi kastettiğimiz önemlidir. Çoğu insan bunu maddi anlamda algılar. Yetkin olmak işçi değil yönetici olmak demektir. Öğrenci değil öğretmen olmak demektir. Yetkinliğe ermek demek az para değil çok para kazanmak demektir. Sadece lise mezunu değil ünlü bir üniversiteden doktora elde etmek demektir. Kısacası yaşadığımız dünyada yetkinlik demek paranla olsun aklınla olsun olabildiğince yüksek bir konuma yükselmek demektir. Şimdi buradaki portreye baktığımızda kişinin insanların gözünde yetkinliğe nasıl erdiğini görüyoruz. Fakat bundan daha önemli bir olay var o da insan Tanrı’nın gözünde nasıl yetkinliğe erişebilir? Ya da, bizi yaratan yüce Rab’bimize göre asıl yetkinlik nedir?   

İncil’in başından beri Mesih’in insanları ‘yetkinliğe’ çağırdığını görebiliyoruz (Matta 5:20, 48). Fakat İsa’nın kastettiği yetkinlik maddiyattan öte bir durumdu. Aynı zamanda yetkinlik sadece dindar olmak değil, nitekim Mesih’in en çok eleştirdiği kesim dindar kesimiydi. Ama yetkinlik herkesin kendi keyfine kalmış göreceli bir kavram da değildir. İsa Mesih için yetkinliğin temeli şu iki ayak üzerinde duruyor: ‘Tanrın Rab’bi bütün yüreğinle, bütün canınla ve bütün aklınla seveceksin.’ ve ‘Komşunu kendin gibi seveceksin (Matta 22:37-39).’ Mesih’e göre peygamberlerin sözleri ve Kutsal Yasa’nın tümü bu iki buyruğa dayanır. Anlaşılan gerçek anlamda yetkin olmak için Rab’bin bu temel ilkelerine uymalıyız. Ama nasıl olacak? Mesih göğe alındıktan sonra izleyicileri İsa’nın bu öğretilerini hayata dökmeye başladılar. Bunu yapmak çok zordu çünkü her yönden baskı geliyordu. Mesih’in öğrettiği gibi herkesi, hatta düşmanlarını bile sevmek o kadar kolay değildir. Yeruşalim’de bulunan ilk kilisenin ana direklerinden biri olan Yakup ise bunu hem kendi hayatında harika bir şekilde uygulardı hem de imanlılara uygulamalı olarak öğretirdi. Yazdığı bu mektupta Mesih’in bahsettiği bu ‘Sevgi Yasası’nın pratik hayatta nasıl uygulanması gerektiğini gösterir. 

En başta, Yakup yetkinliğe erişmek için sıkıntılara dayanmamız gerektiğini vurgular. Tabi yetkinlik derken dünyanın gösterdiği maddi bir yetkinlik değil, ruhsal bir olgunluk, kısacası Mesih gibi olmayı kastediyor. Bu anlamda yetkinlik bir konumdan ziyade karakterimizle alakalıdır. İlerleyen bölümlerde yetkin bir karakterin temel unsurlarını şöyle özetler: ‘Herkes dinlemekte çabuk, konuşmakta yavaş, öfkelenmekte de yavaş olsun (1:19).’  Dinlemek derken sadece dinleyici olmak değil, gerçek anlamda uygulayıcı olmamızı ister. Fazla konuşmamak ve öfkelenmemek konusunda daha birçok pratik öğütleri de vardır. Göreceğimiz gibi bu mektup Mesih’in temel buyruklarını uygulamak için pek çok harika örnekler ve pratik öğretiler aktarır. Bu anlamda yetkin birer Mesih imanlısı olmayı öğrenmek için Yakup’un mektubu oldukça zengin bir kaynaktır. Sonuçta insanın sadece Mesih’e uyarak tam anlamıyla yetkinliğe erişebileceğini göreceğiz. 

Daha fazla ücretsiz e-kitaplar indirmek için lütfen https://hristiyankitaplar.com/play/ 'e ziyaret edin.

[Anahtar Kelimeler: Yaşam Kilisesi, Kilise, Yakup, Hıristiyan, Hristiyan, Hıristiyan, Zebur, Mesih, İncil, Tevrat, İsa Mesih, Yetkinlik, Zebur, Yakup, Kilise, Hristiyan, Kitap, İsa Mesih, Turkce, Yetkinlik, Allah, Mezmur, Allah, Mesih, Turkce, İncil, Yorum, Yorum, Kitap, Peygamber, Tanrı, Peygamber, Tevrat, Türkçe Kitaplar, Mezmur, Tanrı, Yaşam Kilisesi, Türkçe Kitaplar]

Bu kitap ücretsiz olmasına rağmen Google kredi kart detaylarınızı istiyor. Bunları vermek istemiyorsanız bizim websayfamızdan bu kitabı indirebilirsiniz https://hristiyankitaplar.com/play/30

Google Play'da en son çıkan kitabımız 'Mesih’in Mesajı' https://hristiyankitaplar.com/tr/node/150

Efendimiz Buyuruyor Ki...

İnsanlar için en zor olan şey asırların derinliklerinden taşıdıkları ve öz benliklerinden giydirme benliklerine ve oradan da olmak istedikleri benliklerine kadar uzanan varlıklarının, gerek genetik yapılarının, gerek karakter yapılarının bir türlü içinde bulunduğu ortamdan ve zincirlerinden kurtulamamasıdır. Bu nedenle sürekli olarak bir sorun içindedir insan. Bütün kainatla sanki savaş halindedir ama esasında kendi ile mücadele edip durmaktadır. Bütün inanç seviyelerinde en büyük savaşım esasında insanın bu değişmezliğinin farkın­dalığında insanı değiştirmeye gayret etmektir. Çoğunlukla bu gayret bir takım dini uygulamalar ve disiplinlerle halledilmeye çalışılmıştır ama gerçekte insan ile dış disiplin çoğu zaman uyumsuzluk oluşturmaktadır. Çünkü program içten işleyen bir programdır ve bu iç işleyiş içinde dışın etkisi oldukça geçicidir. Bu bağlamda dini seviyeler belli müdahalelerde bulunabilse bile esaslı değişimin içten olduğu esası üzerinde esas değişim yüreğin değişimi ile mümkündür.

Daha fazla ücretsiz e-kitaplar indirmek için lütfen https://hristiyankitaplar.com/play/ 'e ziyaret edin.

[Anahtar Kelimeler: İsa Mesih, Hıristiyan, İncil, İncil, Allah, Kitap, Kilise, Tevrat, GDK, Matta, Hristiyan, GDK, Zebur, Türkçe Kitaplar, Kilise, Hıristiyan, Allah, Turkce, Kitap, Mesih, Türkçe Kitaplar, Hristiyan, Tanrı, Yorum, Yorum, Peygamber, İsa Mesih, Turkce, Tevrat, Mezmur, Tanrı, Zebur, Mezmur, Mesih, Matta, Peygamber]

Bu kitap ücretsiz olmasına rağmen Google kredi kart detaylarınızı istiyor. Bunları vermek istemiyorsanız bizim websayfamızdan bu kitabı indirebilirsiniz https://hristiyankitaplar.com/play/109

Google Play'da en son çıkan kitabımız 'Mesih’in Mesajı' https://hristiyankitaplar.com/tr/node/150

Kutsal Nağmeler

Halk arasında genellikle Kutsal Kitap üç bölüm şeklinde bilinir: Tevrat, Zebur ve İncil. Bu görüşe göre Tevrat Musa’ya verildi, Zebur Davut’a ve İncil İsa Mesih’e teslim edildi. Aslında çok basite indirgenmiş bu dizin gerçeği tam yansıtmıyor. Kutsal Kitap esas iki bölümden oluşur, Eski ve Yeni Antlaşma. Yeni Antlaşma, Mesih’in havarilerin kalemiyle İsa’nın hayatını ve ilk kilisenin gelişimi kaydeder. Eski Antlaşma ise Mesih’in yolunu hazırlamak üzere kendisinden yüzlerce sene önce peygamberler aracılığıyla İsrail toplumuna aktarılan kutsal yazılardır. Sanılanın aksine sadece Tevrat ve Zebur, yani Musa’nın ve Davut’un yazılarından çok daha fazla materyal mevcuttur. Hatta toplam 39 kitap ya da bölüm söz konusudur. İlk beş bölümü Musa’nın eliyle Tanrı’nın İsrail halkıyla yaptığı kutsal antlaşmanın geçmişini ve gerekçelerini kaydeder. Sonraki bölümler İsrail’in tarihini aktarır. Daha sonra peygamberlerin uyarıcı ve umut verici mesajları da görülür. Mezmurlar da, yani Zebur denilen kısım, bunların tam ortasında yer alır.

Mezmurlar esas Tanrı’yı yüceltmek için bestelenen ilahilerdir. Bu kutsal nağmelerin büyük çoğunluğu Peygamber Davut tarafından yazıldığı için Mezmur Kitabı onun adıyla anılır. Ama mezmurlar sadece bir takım ilahi ya da ezgi değil, çünkü yeri geldiğinde İsrail’in tarihine epece değinir ve belirli noktalarda henüz gelecekte olan pek çok önemli olayın açıklamasını da yapar. Mezmurlar özellikle Mesih’in hayatına ve hizmetine ilişkin önemli bir rol oynarlar. Bunun sebebi İsa Mesih’in bin sene önce Davut’la yapılan kutsal bir antlaşmanın sonucunda gelmiş olmasıdır. Böylece Davut’un Kutsal Ruh’un esinlenmesiyle yazdığı pek çok mezmur kendi soyundan gelecek olan ve asırlarca beklenen büyük kral Mesih için yazılmıştı. Böylece mezmurları okurken bir yandan Tanrı’yı her durumda nasıl öveceğimizi öğrenirken öbür yandan Tanrı’nın tarih içinde bizim için neler yaptığını da öğrenebiliriz.

Okumakta olduğunuz eser Zebur denilen Mezmurun metnini aktarmakla birlikte, üzerinde yapılan açıklamalardan ibarettir. Kutsal Kitap’ın bu kısmı çok eskiden İbranice dilinde yazılan ilahi olarak okunan duaları ve şiirleri içerir. Değerli okuyucu, duamız bu açıklamaların yüceltilmeye layık olan tek Tanrı’yı daha yakından tanımanıza ve O’nun yolunda ilerlemenize yaramasıdır.  

Daha fazla ücretsiz e-kitaplar indirmek için lütfen https://hristiyankitaplar.com/play/ 'e ziyaret edin.

[Anahtar Kelimeler: Kitap, Yorum, Allah, Hristiyan, Kilise, Zebur, Tevrat, Mesih, İncil, Türkçe Kitaplar, Tanrı, Hıristiyan, Zebur, Kitap, Yaşam Kilisesi, Allah, Yorum, Peygamber, Hıristiyan, İsa Mesih, Mezmur, Mezmurlar, Zebur, Mezmur, Mezmurlar, Tevrat, Zebur, İncil, Turkce, Türkçe Kitaplar, Yaşam Kilisesi, Mesih, Kilise, Hristiyan, Tanrı, Turkce, Peygamber, İsa Mesih]

Bu kitap ücretsiz olmasına rağmen Google kredi kart detaylarınızı istiyor. Bunları vermek istemiyorsanız bizim websayfamızdan bu kitabı indirebilirsiniz https://hristiyankitaplar.com/play/91

Google Play'da en son çıkan kitabımız 'Mesih’in Mesajı' https://hristiyankitaplar.com/tr/node/150

Anadolu’nun Ekümenik Konsilleri

 Hepimiz az ya da çok Anadolu’da gerçekleşen ekümenik konsiller hakkında bir şeyler duymuşuzdur. Peki bu ekümenik konsiller nedir? Niye önemliler? İsterseniz buradan başlayalım.

Hristiyanlığın ilk döneminden itibaren birden fazla kilise cemaatini etkileyen dini ve ahlaki sorunlar toplantılar ve meclislerle çözülmeye çalışılmıştır. Bu toplantılara verilen iki isim vardır: konsil ve sinod. Sinodlar daha çok belirli bir bölgedeki kiliselerin kendi yerel problemlerini müzakereyle çözmek için yerel ruhanilerin buluştuğu toplantılardır. Konsiller ise bütün kiliseleri etkileyen sorunları çözmek amacıyla toplanan meclislerdir. Bu konsillere ayrıca “ekümenik” denilir. Ekümenik terimi Grekçe οἰκουμένη kelimesinden gelir ve anlamı “yerleşik dünya”dır. Bu kelimeden kastedilen şey başta geçmiş dönemin Roma imparatorluğu olmak üzere, yerleşik dünyada kurulan kiliselerin ve piskoposlarının Hristiyan ilahiyatı, dönemin sapınlıklarını ve ibadet düzeniyle ilgili konuları tartışmak için toplandıkları meclisler. Zannedelenin aksine, bu evrensel meclislerin amacı İncil’in bölümlerini kararlaştırmak veya Hristiyan ilahiyatını değiştirmek değildi. Konsiller sapkınlıkları ortadan kaldırmak; İsa’nın havarileri ve onların müritleri tarafından aktarılan öğretilere dogmatik tanımlar getirmek; ve inanç amentüleriyle bu öğretişleri muhafaza etmek için toplanmışlardı.

Hristiyan tarihinin ilk konsili İznik konsili değildir. Henüz Mesih İsa’nın havarileri hayattayken M.S. 50 yılında Kudüs konsili diye bilinen konsil düzenlenmiştir. Musevilerin Ferisi mezhebinden Hristiyan akımına katılan kişiler, gayri-Yahudi Hristiyanların kurtuluşa erişmeleri için sünneti şart koyuyorlardı. Bu sorunu tartışmak için bir araya gelen havariler böylece tarihin ilk konsilini düzenlemiş oldular. Petrus bu konsilde şu ifadelerle görüşünü belirtti: “Öyleyse, ne bizim ne de atalarımızın taşıyamadığı bir boyunduruğu öğrencilerin boynuna geçirerek şimdi neden Tanrı'yı deniyorsunuz? Bizler, Rab İsa'nın lütfuyla kurtulduğumuza inanıyoruz; onlar da öyle.” (Elç. İş. 15:10-11) Pavlus ve Barnaba gayri-Yahudilerin nasıl mucizevi belirtilerle birlikte Mesih İsa’ya iman ettiklerini aktardı. Mesih İsa’nın üvey kardeşi Yakup ise konsilin kararını şekillendirecek ifadelerde bulundu: “Bu nedenle, kanımca öteki uluslardan Tanrı'ya dönenlere güçlük çıkarmamalıyız. Ancak putlara sunulup murdar hale gelen etlerden, fuhuştan, boğularak öldürülen hayvanların etinden ve kandan sakınmaları gerektiğini onlara yazmalıyız. (Elç. İş. 15:19-20) Böylece Konsil gayri-Yahudilerin kurtuluşu için sünneti zorunlu kılmazken; Gayri-yahudilere fuhuş, putperestlik, ve putlara sunulan kurban etinden yeme konusunda bir yasak getirdi.  

Daha fazla ücretsiz e-kitaplar indirmek için lütfen https://hristiyankitaplar.com/play/ 'e ziyaret edin.

[Anahtar Kelimeler: Turkce, Tanrı, İsa Mesih, Hıristiyan, Konsey, Tanrı, Hristiyan Tarih, İncil, Konsey, Zebur, İsa Mesih, Peygamber, Kutsal Kitap ve Arkeoloji, Hristiyan, Mesih, Allah, Mezmur, Konsil, Zebur, Türkçe Kitaplar, Kitap, Kutsal Kitap ve Arkeoloji, Mezmur, Anadolu, Anadolu, Turkce, Hristiyan, Hıristiyan, Peygamber, Kilise, Kitap, Mesih, Türkçe Kitaplar, Konsil, İncil, Hristiyan Tarih, Allah, Tevrat, Tevrat, Kilise]

Bu kitap ücretsiz olmasına rağmen Google kredi kart detaylarınızı istiyor. Bunları vermek istemiyorsanız bizim websayfamızdan bu kitabı indirebilirsiniz https://hristiyankitaplar.com/play/81

Google Play'da en son çıkan kitabımız 'Mesih’in Mesajı' https://hristiyankitaplar.com/tr/node/150

İnsanlığın Kökü

 Kendimizi bildik bileli hep şu iki soruyu sormuşuzdur: ‘Nereden geldim?’ ve ‘Nereye gidiyorum?’ Aslında ikinci soruyu cevaplamak için ilk soruyu yanıtlamak gerek. İnsanlığın kökü meselesine farklı cevaplar verilmiştir. Bazıları, uzaylılar tarafından dünyaya geldiğimizi iddia ederler. Başkaları şans eseri mutasyon ve evrimin rastgele seçimiyle bu hale geldiğimizi savunmaya çalışır. Bu teorileri desteklemek adına ne kadar “bilimsel” kanıtlar dizilse de içinde bulunduğumuz bu harika ve son derece düzenli dünyaya baktığımızda, tüm bunların sadece tesadüf sonucu bu hale geldiğine inanmakta güçlük çekiyoruz. Aslında zamanın başlangıcından bu yana dünyanın her yerindeki insanlar, evren ve içindeki her şeyin çok daha yüce bir varlık tarafından yaratıldığını kabul etmektedirler. Yani, ancak bizden kat kat daha yüce, güçlü ve bilge bir varlık dünyayı ve bizleri bu kadar mükemmel bir şekilde yaratabilirdi. Bu yüzden insanların çoğu evren ve içindeki her şeyin yüce Allah tarafından yaratıldığına inanmaktan öte bunu içten içe bilmektedirler.  Peki bu yaratılış gerçeği doğal olarak ruhumuza işlenmiş olsa da tarihimizi anlamak için yani bu işin köküne inmek için bir kaynak yok mu? Evet, hamdolsun ki var! Tanrı kendini tanıksız bırakmadı. Kutsal Kitap denilen yazılarda yüce Rabbimiz hem kendini hem de bizim nereden geldiğimizi açıklar. Bunların başında yer alan ve Tanrı’nın esini sonucunda Musa’nın eliyle bize ulaşan Tevrat kitabı beş kitaptan oluşur: Yaratılış, Mısır’dan Çıkış, Levililer, Çölde Sayım ve Yasanın Tekrarı. En baştaki eser, Yaratılış, insanlığın köküne inip Adem ve Havva’nın yaradılışından başlayarak tüm insanlığın ortak öyküsünü kaydeder. Başta mükemmel yaratılan orijinal çift kısa bir süre sonra Şeytan’ın ayartması sonucunda isyan eder ve Tanrı’nın huzurundan atılır. İlk bin yılın sonucunda insanlık öyle bozuluyor ki Allah küresel bir tufan göndererek dünyayı silip süpürmek zorunda kalıyor. Ancak Nuh’la ailesi ve hayvanlar kurtuluyor. Sonra Babil Kulesi olayında insanlık yine baş kaldırıyor ve Rab dillerini karıştırarak onları dağıtmak durumunda kalıyor. Sonunda Rab İbrahim’i seçerek onun soyuyla tüm uluslara bereket yolunu açacağını vaat eder. Böylece Tanrı insanlığı kurtarmak için ilk adımı atmış oluyor. İşte bu kitap hem insanlığın nasıl bozulduğunu hem de nasıl düzeltileceğini anlatır. Yaratılış kitabının önemini yeterince vurgulamak mümkün değil. Bir yandan Tanrı’nın Sözü olması ve öbür yandan tüm insanlığın tarihçesini anlatan en kapsamlı kaynak olması, onun ne denli kıymetli bir eser olduğunu hatırlatır. Elinizdeki kitap Tevrat’ın ilk kısmı olan Yaratılış bölümünün içeriğini aktarmakla birlikte, üzerinde yapılan açıklamalardan ibarettir. Allah’ın bu kutsal sözlerini elimizden geldiğince orijinaline uygun şekilde değerlendirmeye çalıştık. Tanrı’nın bu satırlarda hepimizi yakından ilgilendiren ve bizi özgür kılacak nitelikte pek çok önemli gerçeği açıklayacağı kanısındayız. Değerli okuyucu, Güzel Yaratanımızın size de bu kutsal esini anlama ve kendisiyle yakından ilişki kurma fırsatını tanımasını dileriz. 

Daha fazla ücretsiz e-kitaplar indirmek için lütfen https://hristiyankitaplar.com/play/ 'e ziyaret edin.

[Anahtar Kelimeler: Allah, Kitap, Mesih, Tevrat, Zebur, Tanrı, Mesih, Yaşam Kilisesi, Türkçe Kitaplar, Mezmur, Hıristiyan, Turkce, Yaratılış, Zebur, Hıristiyan, Yorum, Allah, Türkçe Kitaplar, İncil, Yaratılış, Kilise, Yorum, İncil, Tevrat, Hristiyan, Peygamber, Mezmur, Tanrı, Peygamber, Turkce, Hristiyan, İsa Mesih, Kitap, Kilise, İsa Mesih, Yaşam Kilisesi]

Bu kitap ücretsiz olmasına rağmen Google kredi kart detaylarınızı istiyor. Bunları vermek istemiyorsanız bizim websayfamızdan bu kitabı indirebilirsiniz https://hristiyankitaplar.com/play/134

Google Play'da en son çıkan kitabımız 'Mesih’in Mesajı' https://hristiyankitaplar.com/tr/node/150

Havva ve Ötesi

Kadın neden yaratıldı? Toplumdaki yeri ve rolü nedir? Tanrı’nın kadına bakış açısı nedir? Aslında tüm bu soruların cevaplarını Kutsal Kitap’ta adları geçen kadınların hayatlarında bulabiliriz. Hristiyanlıkla ilgili her konuda çeşitli kitaplar bulunurken, kadınlar ile ilgili pek fazla kitabın bulunmayışı üzücüdür, bu konu hakkında yazmamın en büyük nedeni de budur. Biri çıkıp ta bana ileride bir kitap yazacağımı söyleseydi, kesinlikle inanmazdım, çünkü yazı yazma konusunda iyi olmadığımı düşünüyordum… Günlük bile yazamam! Bu kitabı 2003 yılında yazmaya başladım. O zamanlar büyük kızımız Elçin’e hamileydim. Doğumdan sonra bir süre ara vermek zorunda kaldım. Ardından Barış ve Ezgi’nin doğumlarından dolayı da ara vermem gerekti. Neden bu kadar uzun sürdü derseniz birkaç kez de bilgisayarın azizliğine uğradım ve tekrar yazmak zorunda kaldım. Yani kısacası 14 yılda üç çocuk, bir kitap dersem soruya bir cevap vermiş olabilir miyim acaba?

Kutsal Kitap’ta ister evdeki hizmetçi olsun, ister ülkenin başındaki kraliçe olsun hiçbir kadının ismi tesadüfen geçmez. Tanrı’nın her biri için ayrı amaçları ve bizlere öğretmek istediği dersler vardır. Her birinin yaşadığı olaylardan ve tecrübeden farklı şeyler öğreniriz.  

Bu kitabı yazarken adı geçen her kadını tek tek araştırdım ve kendimi onların yerine koyup iç dünyalarında neler yaşamış ve neler hissetmiş olabileceklerini dile getirmeye çalıştım. Yazarken her bir kadının hayatından bereket ve farklı dersler aldım, okurken sizin de bereket ve teşvik almanız en büyük temennimdir. 

Daha fazla ücretsiz e-kitaplar indirmek için lütfen https://hristiyankitaplar.com/play/ 'e ziyaret edin.

[Anahtar Kelimeler: Mezmur, Mesih, İsa Mesih, Kadın, Hıristiyan, GDK, Tanrı, Kilise, Hristiyan, Kitap, İsa Mesih, Kutsal Kitap, Tanrı, Kadın, Türkçe Kitaplar, Mezmur, Zebur, İncil, Allah, Mesih, Turkce, Zebur, Kutsal Kitap, Kitap, Tevrat, Hristiyan, Peygamber, Peygamber, Allah, Türkçe Kitaplar, Turkce, Kilise, İncil, Hıristiyan, GDK, Tevrat]

Bu kitap ücretsiz olmasına rağmen Google kredi kart detaylarınızı istiyor. Bunları vermek istemiyorsanız bizim websayfamızdan bu kitabı indirebilirsiniz https://hristiyankitaplar.com/play/141

Google Play'da en son çıkan kitabımız 'Mesih’in Mesajı' https://hristiyankitaplar.com/tr/node/150

Mesih’in Üstünlüğü

Günümüzde insanlarla konuşurken din konusu açıldığı zaman, genellikle ‘insan istediği gibi inanmakta özgürdür, saygı duymak lazım’ deniyor. Bu kulağa hoş geliyor fakat bu kısmen doğrudur. Elbette ki insanların farklı görüşlerine saygı duymak gerek ancak bu demek değildir ki bu görüşlerin hepsi eşittir ya da tümü doğrudur. Hatta, özellikle dini konulara bakacak olursak, farklı birçok görüşün taban tabana zıt olduğunu görürüz. Özellikle İsa Mesih’in kimliğine gelince piyasada pek çok farklı iddialar mevcuttur. Bazılarına göre İsa büyük bir peygamberdi, başkalarına göre yalnızca iyi bir öğretmen ya da örnek bir insandı ama İncil’e göre İsa çok daha ötede, O Tanrı’dır. Tüm bu iddiaları bir araya topladığımız zaman hepsini doğru ve gerçek olarak kabul etmek mümkün değildir. Çünkü İsa Mesih yalnızca bir peygamberse ya da büyük bir alimse kendini Rab Tanrı ile eşit göstermesi küfür olurdu. Aksi takdirde İsa gerçekten Tanrı ile eşitse o zaman O’na yalnızca peygamber gözüyle bakmak da doğru olmaz. Sonuç olarak Mesih ile ilgili tek bir gerçek mümkündür ve bunu saptamak için hayatıyla ilgili yegane kaynak olan İncil’in yazılarına başvurmak gerekir. Bu satırları yazdığı sırada Elçi Pavlus Roma’da tutuklu bulunuyordu. Yaklaşık 30 yıl boyunca Roma İmparatorluğu’nun birçok yerini gezen Pavlus gittiği her yerde İsa Mesih’in müjdesini yaydı. Şimdiyse Roma’dan tanıdığı birçok imanlıya mektuplar yazarak kiliseleri ruhsal olarak pekiştirmeye çalışıyordur. Anlaşılan kendisinden sonra birçok sahte öğretmen imanlı kardeşlerinin kafalarını karıştırıp Mesih’in öğretisini çarpıtıyordu. Kolose kentinde bulunan imanlılar böyle bir saldırıya maruz kalmıştı. Mektubun içeriğine baktığımızda Yahudi din kurallarını savunanlara ve Yunan mistik tecrübelerini önerenlere de rastlıyoruz. Temel sorun şuydu ki farklı düşüncelerini savunan bu kişiler için İsa Mesih yeterli değildi! Elbette ki Mesih’e bir yere kadar değer veriyorlardı ama kurtuluş ve de kutsal hayat için İsa’ya bağlı olmak yeterli değildi sanki. Kilisede baş gösteren bu karışıklığı gidermek için Elçi Pavlus Kutsal Ruh’un esinlemesiyle kaleme sarılır ve Mesih’le ilgili gerçekleri tek tek aktarmaya başlar. Pavlus İsa için ‘Görünmez Tanrı’nın görünümü,’ ‘Her şey O’nun aracılığıyla ve O’nun için yaratıldı,’ ‘Tanrılığın bütün doluluğu bedence Mesih’te bulunuyor’ gibi son derece iddialı cümleler kurar. Bu şekilde Rab Elçi Pavlus aracılığıyla ‘İsa Mesih kimdir?’ tartışmasına son noktaya koyar; O beden almış Tanrı’nın ta kendisidir. Kuşkusuz bir çok insanımız için bu sözleri hazmetmek zor gelebilir. Ancak Rab’bin Sözüne güvenecek olursak o zaman öğrettiklerine de inanmak zorundayız. Aynı zamanda eğer İsa Mesih gerçek anlamda Tanrı değilse o zaman bizi kurtarmaya ya da kayırmaya da gücü yetmez. Mesih yeterli değilse o halde günahtan kurtulmak için başka yollara başvurmamız da gerekirdi. Ancak, Rab’bin adına yazan Elçi Pavlus, Mesih’in ilahi kimliğini vurgulayarak aracılığıyla tamamıyla kurtulduğumuzu belirtir. Sonuç olarak İsa’nın mutlak üstünlüğüne inanmayı reddedersek o zaman kendisine inanmaya hiç de gerek kalmaz. Ama Rab’bin gerçeklerine inanırsak o zaman Mesih’ten başka bir şeye ihtiyacımız yoktur. Şimdi okumakta olduğunuz eser İncil’in Koloseliler mektubunun ayetlerini aktarmakla birlikte, üzerinde yapılan yorumları iletir. Elçi Pavlus ile birlikte sizler için duam şu ki İsa Mesih’in üstünlüğünü anladıkça gerçek Tanrı’yı ve size olan sevgisini çok derinden tecrübe edesiniz. 

Daha fazla ücretsiz e-kitaplar indirmek için lütfen https://hristiyankitaplar.com/play/ 'e ziyaret edin.

[Anahtar Kelimeler: Tevrat, Mezmur, Turkce, Koloseliler, Koloseliler, Zebur, İsa Mesih, Kilise, Peygamber, Mesih, İncil, Kitap, Tevrat, Allah, Tanrı, İsa Mesih, Mezmur, Yorum, Hıristiyan, Zebur, İncil, Hıristiyan, Hristiyan, Tanrı, Hristiyan, Türkçe Kitaplar, Peygamber, Mesih, Yorum, Allah, Yaşam Kilisesi, Yaşam Kilisesi, Kitap, Türkçe Kitaplar, Turkce, Kilise]

Bu kitap ücretsiz olmasına rağmen Google kredi kart detaylarınızı istiyor. Bunları vermek istemiyorsanız bizim websayfamızdan bu kitabı indirebilirsiniz https://hristiyankitaplar.com/play/108

Google Play'da en son çıkan kitabımız 'Mesih’in Mesajı' https://hristiyankitaplar.com/tr/node/150

Yüce İnsanoğlu

Halk arasında İncil kadar çok tartışılan ama aynı zamanda onun kadar az okunan bir kitap yoktur. Herkesin İncil’le ilgili kesin bir fikri vardır ama ne yazık ki çoğu kişi gerçek bilgi sahibi değildir. İddiaların çoğu televizyon kanallarından,, gazetelerden, halk arasında konuşulan yarım yamalak söylentilerden ibaret. Yaygın inanışların arasında şunlara sık sık rastlarız: ‘İncil değiştirildi’, ‘Gerçek İncil Barnaba İncil’idir’, ‘Birbiriyle çelişen bir sürü İncil var’, ‘İznik konseyinde, papazlar binlerce İncil arasından dört İncil: Matta, Markos, Luka ve Yuhanna’yı seçtiler.’ Bunun gibi söylentileri çoğaltabiliriz, ancak acı olan şu ki bu iddialar gerçeği yansıtmamakla beraber insanlarımızı ancak Rab’bin sözünden soğutmaya yaramış ve bunun sonucu olarak insanlar Tanrı’nın kim olduğunu, O’nun insanlara olan sevgisini ve insanlık için neler yaptığından bihaber bırakmıştır. İncil Tanrı’nın hakiki Sözü’dür! Tahrife uğraması, insanlarca bozulması ya da kaybolması gibi bir durum söz konusu olamaz, çünkü Rab sözünün arkasındadır. İsa dedi: ‘Yer ve gök ortadan kalkacak, ama benim sözlerim asla ortadan kalkmayacaktır (Luka 21:33).’

Peki Matta, Markos, Luka ve Yuhanna isimleri esasında nereden çıktı? Aslında bugün uzun zamandan beri Türkçe’ye çevrilmiş İncil’i açacak olursak onun toplam 27 bölümden oluştuğunu görebiliriz. İsa Mesih’in hayatına farklı açılardan ayna tutan Matta, Markos, Luka, Yuhanna diye adlandırılan ilk dört bölüm başlangıçta bizi karşılar. Beşinci bölüm, Elçilerin İşleri, kilise denilen ilk imanlılarının topluluğunun ve Hristiyanlığın yayılışının birinci yüzyıldaki tarihçesini aktarır. Ondan sonra Mesih elçilerinin farklı coğrafyalarda kurulan imanlı topluluklarına yazdıkları teşvik mektupları bunu izler. Son olarak dirilmiş İsa Mesih’in göklerden Elçi Yuhanna’ya ilettiği ‘Vahiy’ bölümü gelir. Dünyanın neresine gidersek gidelim İncil aynıdır. Hatta İncil kadar 2555 dile -farklı lehçelerine bile- çevrilmiş başka bir kitap yoktur. Çeviriler arasında doğal olarak ufak tefek varyasyonlar vardır., Nitekim 50 sene önce Türkçe’ye çevrilmiş İncil versiyonu ile 15 sene önce çevrilmiş İncil arasında dil farkı olduğu gibi, bu tarz farklılıklar normaldir. Ne var ki hepsi antik Grekçe dilinde yazılmış ve binlerce nüshası farklı müzelerde korunan İncil’in orijinal metinlerine dayanır.

Yine de bir çok kişi, İsa Mesih’in hayatı neden dört ayrı bölümde geçer diye merak ediyor. Kısacası, Mesih’in hayatı o kadar muazzam ve mucizevi ki Rab bunu farklı açılardan görüntüleyip sergilemek istedi. Neticede İsa Mesih İncil’in odak noktasıdır; O’nu tam olarak anlamak için farklı perspektifler gerekir. Aynı zamanda Tanrı’nın Kutsal Ruh’u bunları bize aktarırken o dönemde yaşamış, Mesih’le birlikte bulunmuş havarilerin tanıklıklarını kullanmak istedi. Böylece her biri kendi şahit olduğu olayları aktarınca daha net ve tam bir manzara ortaya çıkıyor. Bazen anlattıkları arasında farklılıklar beliriyor ancak bu gayet normal ve gerekli bir özelliktir. Örneğin bir olayın gerçekliğini tespit etmek için hakim mahkemeye ne kadar tanık varsa hepsini çağırır. Hepsi çok farklı bir hikaye anlatırsa, yalan konuştukları anlaşılır. Peki hepsi tıpatıp aynı hikayeyi anlatırsa, ne olur? Şaşırırsınız ama hakim yine onları yalancılıkla suçlar çünkü birbirine uymaya karar verdiler demek. Yani bir tanıklığın geçerli olması için özel ve farklı olması şart. Benzer şekilde İncil’in ilk dört bölümü arasında görünen ufak farklılıklar gayet doğal. Aralarında çelişki denecek kadar ciddi bir farklılık yoktur zaten, tersine her biri Mesih hayatının farklı bir boyutunu aktararak harika bir zenginlik katar. Sonuç olarak İsa Mesih’i tam anlamıyla tanımak istiyorsak İncil hakkındaki yaygın önyargılarına kulak asmak yerine kendimiz için onu okumak ve karar vermek en doğrusudur.

Okumakta olduğunuz eser İncil’in üçünü bölümü olan Luka metnini aktarmakla birlikte, üzerinde yapılan açıklamalardan ibarettir. İncil’in bu kısmı Mesih’in hayatını doğuşundan dirilişine kadar seri bir şekilde anlatır. Değerli okuyucu, duamız Yüce Rabbimizin İsa Mesih’in gerçek kimliğini ve sizin için önemini anlatmasını dileriz. 

Daha fazla ücretsiz e-kitaplar indirmek için lütfen https://hristiyankitaplar.com/play/ 'e ziyaret edin.

[Anahtar Kelimeler: İsa Mesih, Peygamber, Zebur, Yaşam Kilisesi, Luka, Tanrı, Kitap, Tevrat, Mesih, Turkce, Kilise, Allah, Mezmur, Hıristiyan, Yorum, Zebur, Yorum, Yaşam Kilisesi, Peygamber, Tanrı, Kitap, Hristiyan, Tevrat, Türkçe Kitaplar, Mesih, İncil, Hıristiyan, İsa Mesih, Luka, Kilise, Allah, İncil, Mezmur, Hristiyan, Türkçe Kitaplar, Turkce]

Bu kitap ücretsiz olmasına rağmen Google kredi kart detaylarınızı istiyor. Bunları vermek istemiyorsanız bizim websayfamızdan bu kitabı indirebilirsiniz https://hristiyankitaplar.com/play/61

Google Play'da en son çıkan kitabımız 'Mesih’in Mesajı' https://hristiyankitaplar.com/tr/node/150

Tevrat Döneminde Günlük Hayat

 Eski Ahit dönemindeki kadınların durumunu değerlendirdiğimizde 21.yüzyıl hassasiyetlerimizi bir kenara koyup konuyu dönemin bağlamlarıyla anlamamız ve yorumlamamız doğru sonuçlar edinmek noktasında bizlere fayda sağlayacaktır. Bundan 3000 sene önce İsrail’de günümüzün modern dünyası gibi bir bireysellik anlayışı veya sezgisi yoktu; daha çok bir kolektif anlayış hakimdi. Toplumun en temel birimi, bireyin kendisi veya iradesi değil, evi veya hanıydı (“Beyt”).

“Beyt”i sadece ebeveynler ve çocuklar oluşturmazdı. Birkaç nesil söz konusuydu. Temel aileye ilave olarak dullar, amcalar, dayılar, halalar, teyzeler, hatta yetimler ve “geyurim” adını alan, evin koruması altında bulunan yabancılar veya köleler de mevcuttu. Tipik bir ev birimi (tüm üyeleri sayacak olursak) rahatlıkla 30-40 kişi bulunabilirdi. Her Beyt’in bir reisi veya ihtiyarı olurdu. Beytlerin toplamı da bir oymak veya aşiret oluştururdu. İbranilerin toplamda 12 oymağı vardı. Beyt birimi ulusun sosyal ve ekonomik yapısının yapı taşı olduğu için haklar ve ayrıcalıklar bireyden ziyade ev veya han birimine odaklıydı. Kadınlar ve erkekler Beyt’in içersinde birlikte çalışır, farklı görevler ve sorumluluklar üstlenirlerdi. Kadınların sorumlulukları daha çok ev içersindeydi; fakat bu bir norm değildi. İbranilerin %80’i çoban veya çiftçiydi. Birçok kadın tarlalarda, bağlarda, vb. yerlerde de çalışırdı. 30-40 kişilik aile birimi için yemek yapan belki de 2-3 kadın söz konusuydu. Dolayısıyla kadın rolleri genel bir ataerkil çerçeve içersinde olmasına rağmen, gayet esnek olabiliyordu.

Daha fazla inciltarihi.com'dan öğrenebilirsiniz.

Daha fazla ücretsiz e-kitaplar indirmek için lütfen https://hristiyankitaplar.com/play/ 'e ziyaret edin.

[Anahtar Kelimeler: Mesih, Kutsal Kitap ve Arkeoloji, Tanrı, Allah, Mezmur, Tevrat, Hristiyan, Allah, İncil, Kilise, Tanrı, Peygamber, Kitap, Kitap, Zebur, İncil, Mezmur, Arkeoloji, Kilise, Tevrat, Türkçe Kitaplar, Hristiyan, Hıristiyan, Tevrat, Kutsal Kitap ve Arkeoloji, Peygamber, İsa Mesih, Arkeoloji, İsa Mesih, Mesih, Zebur, Tevrat, Türkçe Kitaplar, Hıristiyan, Turkce, Turkce]

Bu kitap ücretsiz olmasına rağmen Google kredi kart detaylarınızı istiyor. Bunları vermek istemiyorsanız bizim websayfamızdan bu kitabı indirebilirsiniz https://hristiyankitaplar.com/play/59

Google Play'da en son çıkan kitabımız 'Mesih’in Mesajı' https://hristiyankitaplar.com/tr/node/150

İsa Mesih'in Hayatı

İsa Mesih’in insanlık tarihi üzerindeki etkisi tartışılmaz bir olgudur. Dünyanın büyük çoğunluğu Mesih İsa’ya inandığını söyler. Bir çok din ve inançta ismi çok önemli bir yer edinmiştir. Ancak Mesih’in gerçek kimliği konusunda hala fikir ayrılığı sürüyor. Kimisi İsa’ya peygamber, kimisi büyük alim, kimisi şarlatan, kimisiyse Rab der. Doğrusu nedir? Gerçeği ancak İsa Mesih’i doğrudan anlatan kaynaktan yani İncil’den kesin olarak öğrenebiliriz. İncil’de bir yandan Mesih’i kendi gözleriyle görmüş insanların tanıklığı var aynı zamanda İsa’nın kendisi hakkında söyledikleri de var. Dahası İncil’de Tanrı’nın Mesih İsa hakkında ne düşündüğü yazıyor. O halde İsa’yı gerçekten tanımak istiyorsak en doğru adrese İncil’e başvurmak gerekir.

Halkımızın çoğu İncil’e inandığını söyler, ne var ki çoğu hiç onu açıp okumamıştı bile. Hatta çoğu insanımız birden çok farklı İncil bulunduğunu sanıyor. Baştan şunu belirtelim ki İsa Mesih’ten bu yana tek bir hakiki İncil vardır. Bugün dünyanın hemen hemen her diline çevrilen İncil özde aynıdır. İnsanların yanlış anlaması şundan kaynaklıyor ki İncil’in ilk dört bölümü, Matta, Markos, Luka ve Yuhanna’yı dört farklı İncil sanıyorlar. Aslında İncil toplam 27 bölümden oluşur ve demin saydığımız dört kitap İncil’in yalnızca ilk dört bölümüdür. Başkaları bazı söylentilere aldanarak İncil’in çoktan değiştiğini ya da kaybolduğunu düşünüyor. Aslında bu imkansız çünkü İncil insanın sözü değil Tanrı’nın Sözüdür. İncil’in güvenirliliği konusunda daha pek çok ispat dizilebilir ancak gerçek şu ki İncil’i kendimiz okumadan bunun ile ilgili kesin karar vermemiz doğru olmaz.

Okumakta olduğunuz eser İncil’in ilk bölümü olan Matta metnini aktarmakla birlikte, üzerinde yapılan açıklamalardan ibarettir. Bu açıklamalar çok sade bir dille tüm herkesin rahatlıkla anlayabileceği bir şekilde sunulmuştur. İncil’in metni üzerinde binlerce uzun ve ayrıntılı kitap hazırlanmıştır ancak bu eserin amacı İncil’in genel mesajını kısa ve öz bir şekilde aktarmakla beraber zor anlaşılan ayetlere açıklık getirmektir. Değerli okuyucu, duamız şu ki Yüce Rabbimiz Kutsal Sözü aracılığıyla İsa Mesih’in gerçek kimliğinin sırrını açıklasın ve bunun sayesinde sonsuz yaşamın armağanını size nasip etsin.

Daha fazla ücretsiz e-kitaplar indirmek için lütfen https://hristiyankitaplar.com/play/ 'e ziyaret edin.

[Anahtar Kelimeler: Hıristiyan, Yaşam Kilisesi, Matta, Yaşam Kilisesi, İsa Mesih, İsa, Tevrat, Peygamber, Peygamber, Mezmur, Kitap, İncil, Tanrı, Allah, Hristiyanlığa Tanıtım, Mezmur, Kilise, Zebur, İsa Mesih, Turkce, Hristiyan, Hristiyanlığa Tanıtım, Mesih, Hristiyan, Yorum, İncil, Matta, Zebur, Kilise, Turkce, Mesih, Hıristiyan, Türkçe Kitaplar, Tevrat, Yorum, İsa, Türkçe Kitaplar, Kitap, Tanrı, Allah]

Bu kitap ücretsiz olmasına rağmen Google kredi kart detaylarınızı istiyor. Bunları vermek istemiyorsanız bizim websayfamızdan bu kitabı indirebilirsiniz https://hristiyankitaplar.com/play/32

Google Play'da en son çıkan kitabımız 'Mesih’in Mesajı' https://hristiyankitaplar.com/tr/node/150

Yaratan’ı Yaşamak

Yaratan’ın sureti olmak üzere yaratılmış olan insan, bu çok önemli görevine öncelikle "ben için alma noktası olan" o düşmüşlük düzeyinde başlamaktadır. Ve muhakkak öncelikle eksikliğin farkındalığı olmalıdır ki, bu farkındalıkta bir gayret ortaya çıksın ve bu gayrette, yukarıdan verilen lütufla buluşarak yaşamın doğal akışını ve sürekli ışımasını oluşturabilsin.

İşte, bu ışımada düşünce ancak işlev ve söylevin bütünlüğünde, kendi varlığını çıkış kaynağının tamlığına yeniden taşıyabilmektedir. Oysa bugün dünyamızda birçok insan için düşünce, işlev ve söylev sürekli birbirleriyle çelişki içindedir. Doğal olarak dünyanın bu denli ilerlemesine karşın hala "egoların çekişmesindeki" o büyük problemler, kinler, nefretler, savaşlar daha da büyüyerek devam edip durmaktadır. Elbette böyle bir çelişki içinde; değil kişi kendi eksikliğini algılamak, dünyasını ve dolayısı ile hayatını dahi, anlık algılar dışında algılayabilecek bir konumda değildir. Buna bağlı olarak da, yaşanılan yaşamlar sadece dar alan paslaşmaları içindedir. Bu dar alanlar içinde de yaşam ancak gözle görülenin ve hissedilenin, yine görülme ve hissetme çerçevesi içinde, kişinin yine kendine ait olan filtreleri içinde değerlendirilmesinde yaşanmaktadır.

 

Daha fazla ücretsiz e-kitaplar indirmek için lütfen https://hristiyankitaplar.com/play/ 'e ziyaret edin.

[Anahtar Kelimeler: Markos, İsa Mesih, Türkçe Kitaplar, Luka, Tevrat, Matta, Tanrı, Hıristiyan, Mezmur, Allah, Tevrat, Kitap, Kilise, Hristiyan, GDK, Mesih, Mezmur, Zebur, Luka, İncil, Allah, Markos, Turkce, Hristiyan, Peygamber, Tanrı, Mesih, Matta, Kilise, Zebur, Kitap, İncil, İsa Mesih, GDK, Türkçe Kitaplar, Peygamber, Turkce, Hıristiyan]

Bu kitap ücretsiz olmasına rağmen Google kredi kart detaylarınızı istiyor. Bunları vermek istemiyorsanız bizim websayfamızdan bu kitabı indirebilirsiniz https://hristiyankitaplar.com/play/10

Google Play'da en son çıkan kitabımız 'Mesih’in Mesajı' https://hristiyankitaplar.com/tr/node/150

Dünya'nın Sonu

Hareket halindeki bir trende uyandığınızı düşünün. Tren çok hızlı bir şekilde ilerliyor ve gittikçe sürati artıyor sanki. Ve duracağı da yok. Trenden inmek mümkün değil. Pencereden kafanızı dışarıya uzatıp ileriye baktığınızda orada tek gördüğünüz koyu bir sis bulutudur. Raylar sisin içine dalıp kayboluyor. Yanınızdan geçen görevliye “Nereye gidiyoruz?” diye sorduğunuzda, “Bilmiyorum,” cevabını alıyorsunuz. “Ne zaman varacağız?” diye sorduğunuzda, “Belli değil,” diye karşılık veriyor. İşte böyle bir durumda ne yaparsınız?

Aslında bizim hayatımız bu trenin durumuna birebir benzemektedir. Doğduğumuz andan itibaren her daim ilerleyen ve gittikçe hızlanan zamanın akıntısıyla sürükleniyoruz. Zamanı durduramıyoruz. Bu seyahatte ben yokum diyemiyoruz. Ve sürüklenmeye devam ediyoruz. İleriye baktığımızda olacakları hiç kestiremiyoruz. Önümüz kapkaranlık. Her an her şey olabilir. Kesin olarak tek bildiğimiz bu seyahat aniden ölümle sonuçlanacaktır. Fakat ölümden sonra ne var, tam bilmiyoruz. Çevremizdeki insanlara nereye gittiğimizi sorduğumuzda, net bir cevap alamıyoruz. Hatta bu duruma hiç aldırış etmemeleri, bizi daha da çıldırtıyor. Seyahatleri hiç bitmeyecekmiş gibi davranıyorlar. Ancak böyle olmadığını çok iyi biliyoruz. Bu durumda ne yapabiliriz?

Trenin başına doğru ilerleyip makinistle konuşabilsek ondan net bir cevap alırız diye düşünebilirsiniz. Ama makiniste erişmek mümkün değil; çünkü vagonumuz treni idare eden kişiden uzakta ve aramızda geçiş de yok. Ne yapacağız? Biraz düşündüğümüzde birileri tren dediğimiz bu harika vasıtayı icat ettiyse ve üzerinden gittiği rayları döşediyse, buralara nereye gittiğimizi gösteren bir harita koymuştur diye düşünürüz Evet makinistin izlediği güzergâhı gösteren bir harita bizi çok rahatlatabilir. Acaba böyle bir harita var mı?

Evet var! İşte bu kitap bir nevi seyahat olan bu hayatın ve dünya ötesinin haritasını incelemektedir.

 

Daha fazla ücretsiz e-kitaplar indirmek için lütfen https://hristiyankitaplar.com/play/ 'e ziyaret edin.

[Anahtar Kelimeler: Tanrı, Son Zamanlar, Tevrat, Mesih, Peygamber, Turkce, İsa Mesih, Kilise, GDK, Peygamber, Vahiy, Son Zamanlar, Kilise, Kitap, Tevrat, Türkçe Kitaplar, İsa Mesih, Hıristiyan, Zebur, Mezmur, Kitap, Hristiyan, Kıyamet, İncil, Allah, Allah, Tanrı, Turkce, Vahiy, Mezmur, Mesih, Zebur, Türkçe Kitaplar, Kıyamet, GDK, İncil, Hristiyan, Hıristiyan]

Bu kitap ücretsiz olmasına rağmen Google kredi kart detaylarınızı istiyor. Bunları vermek istemiyorsanız bizim websayfamızdan bu kitabı indirebilirsiniz https://hristiyankitaplar.com/play/56

Google Play'da en son çıkan kitabımız 'Mesih’in Mesajı' https://hristiyankitaplar.com/tr/node/150

Tanık

İki haftayı aşkın bir süredir, beni 60’lı yılların başındaki Beyrut sokaklarına geri götüren gerilim dolu bu kitabın sayfalarını çevirirken, adeta başka bir gezegende yaşıyormuş gibiydim.

“Son” sayfaya geldiğimde içimi bir hüzün kapladı ve öykünün kahramanlarına veda ederken böylesine heyecanlı, böylesine sürükleyici bir kitap bir daha karşıma çıkar mı diye düşündüm.

Kitabın nefes kesici öyküsü tek bir kentte değil, Atlantik Okyanusu’ndan Basra Körfezi’ne dek uzanan ve benim iş yolculukları yaptığım, tatillerimi geçirdiğim ya da dostlarımı ziyarete gittiğim çeşitli ülke ve kentlerde geçiyor.

Duyguları kamçılayacak, kahramanlarının peşini bırakmayan olaylar yüzünden kalbimin hızla atmasına yol açacak bir öykü hayal etmiştim. Güney Avrupa’da başlayıp bir Kuzey Afrika ülkesinden diğerine yapılan amansız kovalamacalar, kahramanlık dolu serüvenlerle gerilimi Akdeniz boyunca artan ve Orta Doğu’nun kalbinde noktalanan bir macera düşlemiştim. Bana kendimi ve nerede olduğumu unutturacak, hayal gücümün ardından koşabileceğim, kahramanlarıyla birlikte tehlikeli ve korkulu anlar yaşayabileceğim, dostlar ve sevgililerle mutlu ve eğlenceli dakikalar geçirebileceğim, kahramanlarının yüreklerine, akıllarına ve duygularına hükmeden aşkı tadabileceğim bir öykü hayal etmiştim.

Aşk mı? Elbette, neden olmasın?

Aşk, genç yaşlı herkesin özlemini çektiği şey değil mi?

Aşk güçtür... aşk vermektir, fedakârlıktır... aşkı görebilir; her aşığın kalp atışlarında duyabiliriz... Aşkta yaşamlarımıza hâkim olacağını, evlerimizi dolduracağını umduğumuz huzur ve barış vardır. Aradığımız bu aşkı nerede bulabiliriz?

Yazarının hayal gücünün, zekâsının, algı ve yaratıcılığının uç noktalarına kadar beni kavrayıp götürecek bir öykü hayal etmiştim. Böylece nerede olduğumu unutup satırlar ve sayfalar arasında kendimi kaybedecektim. Tüm diğerlerinden farklı, özgün, yalnızca belirsizliklerle dolu heyecan verici kahramanlık öyküleriyle dolu olmakla kalmayıp, çocukluğumuzdan yaşlılığımıza kadar karşılaştığımız, bizi merakta bırakan önemli soruların çoğunu yanıtlayacak bir öykü düşlemiştim. Öyle ki, bu derin sorulara verdiği yanıtlar, dönemlerinin en büyük düşünürlerini, dâhilerini ve filozoflarını ikna edebilecekti.

Her öykünün gerisinde fikirler ve düşlerle dolu, araştırma, bilim ve edebiyat alanlarında özel yeteneklere sahip, yenilikçi ifadeler ve yaratıcı öyküsel anlatımlar üretebilen bir yazar ya da yazarlar vardır. Ben de kendimi, yaşadığımız bu Doğu toplumundaki gençliğin arzularını olduğu gibi, yetişkinlerin beklentilerini de tatmin edecek, yüreklerindeki coşku ve heyecanı yansıtacak, yaşamın gizemine ve sorunlarına çözümler sunacak böylesine bir öyküyü üretebilmek için gerekli olan donanım, adanmışlık ve yeteneğe sahip bu büyük yazarlarla çevrelenmiş buldum.

Bu öykünün, kuşağımızın en büyük romancısını kaybettiğimiz yıl kaleme alınıp yayınlanmış olması bir rastlantı değildir. O, “Tanık” adlı bu öykünün kadın kahramanı tarafından sevilen bir yazardı. Bir yargıçtı ve en iyi roman yazarlarından biriydi. Hem Mısır’ın büyük yazarı, hem de dünyanın en ünlü yazarlarından biri olması nedeniyle Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Naguib Mahfouz’a Mısır Arap Cumhuriyeti’nin en yüksek onur madalyası verilmişti.

Okuyucu dostum, Doğu ve Batı’nın en ihtişamlı ve en eski kentlerine, en büyük uygarlıklarına birlikte konuk olurken, geçireceğimiz o güzel saatlerin tadını çıkaralım. Öykünün kahramanlarıyla aşk, serüven ve kahramanlık dolu anlar yaşarken, onların hayata ve sonsuzluğa dair sorulara buldukları yanıtları birlikte keşfedelim.

Daha fazla ücretsiz e-kitaplar indirmek için lütfen https://hristiyankitaplar.com/play/ 'e ziyaret edin.

[Anahtar Kelimeler: Tanrı, Zebur, Mesih, Türkçe Kitaplar, Mezmur, Turkce, Roman, İncil, Hristiyan, İncil, Peygamber, Tanrı, Kilise, Tevrat, İsa Mesih, Mesih, Kitap, Allah, Peygamber, Roman, Allah, Kitap, İsa Mesih, Türkçe Kitaplar, Zirve Yayıncılık, Hıristiyan, Zebur, Tevrat, Hristiyan, Turkce, Hıristiyan, Zirve Yayıncılık, Mezmur, Kilise]

Bu kitap ücretsiz olmasına rağmen Google kredi kart detaylarınızı istiyor. Bunları vermek istemiyorsanız bizim websayfamızdan bu kitabı indirebilirsiniz https://hristiyankitaplar.com/play/150

Mesih’in Mesajı

İsa Mesih kadar dünya çapında bilinen ama o kadar da az tanınan kimse yoktur herhalde. Günümüzde herkesin İsa hakkında bir fikri ya da yorumu vardır ama O’nun kim olduğunu gerçek anlamda irdeleyen pek az kişi vardır. Kendi gününde de İsa’nın aynı sorunu vardı, herkes onu takdir ediyordu ama çoğu O’nu gerçekten anlamıyordu. Mesih’te sorun yoktu, kendini gayet güzel ve açık bir şekilde ifade ediyordu ama sorun şu ki O’na yaklaşan herkesin farklı bir beklentisi vardı, Bugün de öyle! İnsanlar İsa’yı kendi taraflarına çekip tutmak, işlerinde kullanmak ister fakat Mesih’in kendi sözlerine bakacak olursak buna hiç müsaade yoktur. İsa Mesih’i gerçekten tanımak istiyorsak öncellikle kendi sözlerine kulak kabartmalıyız; O’nu can kulağıyla dinlemeli ve yaptıklarına çok dikkat etmeliyiz. İncil’in ikinci bölümü olan Markos’un müjdesi İsa Mesih’in kim olduğunu oldukça yalın bir şekilde sergiler. İsa’nın öğrencilerinin çoğaldığı ilk dönemde insanlar doğal olarak bu ‘Mesih’in kim olduğunu birinci ağızdan öğrenmek istiyorlardı. Yahudiler’e soracak olsaydık onlar ezelden beri ‘Mesih’ dedikleri büyük bir kral ve kurtarıcı bekliyorlardı. Bu sırada Roma’nın işgali altında yaşayan İsrailliler beklenen Mesih’in bir an evvel gelip düşmanlarını dağıtarak vaat edilen krallığını kuracağını umuyorlardı. Zaman zaman bu gibi kahramanlar çıkardı ama Roma onları hemen ezerdi. Fakat Tanrı’nın Egemenliğini müjdeleyen İsa ortaya çıktığında herkesin beklendiğinin tam tersini yapıyordu. Tanrı’nın yetkisini kullanarak etrafında güçlü bir ordu toplayıp yabancılara saldırmak yerine İsa insanlara başkalarını sevmeyi öğretiyor ve yeri geldiğinde Yahudi olmayanlara da yardım ediyordu. Dahası sözleri ve eylemleriyle İsa sıradan bir insan ya da peygamberden de çok öte olduğunu gösteriyordu. Nitekim Markos baştan beri İsa’nın Tanrı’nın Oğlu olduğunu vurgular. Ama yine de Tanrı’nın Oğlu Mesih olmasına rağmen İsa kahramanlık yapıp kendini yüceltmek peşinde değildi. Aksine kendi söylediği gibi: ‘İnsanoğlu bile hizmet edilmeye değil, hizmet etmeye ve canını birçokları için fidye olarak vermeye geldi (10:45).’ Anlaşılan İsa çok farklı bir Mesih ve de çok farklı bir egemenlik sunuyordu. İşte son derece gizemli olan bu kutsal şahsı tanımak için yapabileceğimiz en iyi şey İncil’in sözlerine odaklanmak. Başka türlü İsa’nın gününde olduğu gibi insanların dediklerine bakarsak çok yanılabiliriz. Mesih’in mesajını kendi kulaklarımızla dinlemek ve hayatını kendi gözlerimizle izlemek her zaman en doğrusudur. Markos’un Kutsal Ruh’un yardımıyla kayda geçirdiği bu sözlerde yalnızca tarih içinde geçen İsa’nın hayatıyla ilgili ayrıntıları değil dahası Mesih’in tüm insanlara aktarmak istediği kutsal öğretisini görüyoruz. Çünkü İsa Mesih’ın şahsı daha bugüne dek ne kadar büyük önem taşıyorsa da mesajı o kadar daha büyük önem kazanmaktadır. Markos’un yazılarında hem İsa’nın kutsal sözleri ve örneğini hem de sonunda Mesih’in tüm insanlık uğruna nasıl kurban olduğunu da göreceğiz. Esasında bu yüzden İsa Mesih günümüzde bile hala arkasından en çok konuşulan kişidir. 

Daha fazla ücretsiz e-kitaplar indirmek için lütfen https://hristiyankitaplar.com/play/ 'e ziyaret edin.

[Anahtar Kelimeler: Türkçe Kitaplar, Hıristiyan, Tanrı, Yaşam Kilisesi, Mezmur, Tanrı, Mezmur, Yorum, Zebur, Türkçe Kitaplar, İsa Mesih, Peygamber, İsa Mesih, İncil, İncil, Allah, Mesih, Allah, Yaşam Kilisesi, Mesih, Kilise, Zebur, Tevrat, Turkce, Turkce, Hristiyan, Hristiyan, Yorum, Kilise, Kitap, Tevrat, Markos, Markos, Peygamber, Kitap, Hıristiyan]

Bu kitap ücretsiz olmasına rağmen Google kredi kart detaylarınızı istiyor. Bunları vermek istemiyorsanız bizim websayfamızdan bu kitabı indirebilirsiniz https://hristiyankitaplar.com/play/122

Google Play'da en son çıkan kitabımız 'Mesih’in Mesajı' https://hristiyankitaplar.com/tr/node/150

21. Yüzyılda Din ve Bilim

Günümüz Batı toplumları, bilime nasıl yaklaşılması gerektiği konusunda büyük ölçüde kararsızdır. Bir yandan, insanın çıkarlarına hizmet etmek üzere yön verilebilecek yüksek teknolojilerin hâkimiyetindeki bir evrene ulaşma hayaliyle bilimin bu yöndeki abartılı beklentileri ve şişirilmiş umutları karşılaması beklenmekte, öte yandan, bilime keskin biçimde karşı olanlar tarafından bugünkü sıkıntılarımızın hepsinin bilimden kaynaklandığına inanılmaktadırlar. Bu görüşü benimseyen kimseler bilim adamlarını, doğanın irdelenmemesi gereken gizemlerini zorla ortaya çıkaran, insan genomunun dizilimini araştırarak ve evreni bir arada tutan temel güçleri ortaya çıkararak tanrıcılık oynayan tekinsiz, işgüzar kimseler olarak görürler.

21’inci yüzyılda, özellikle biyoloji bilimlerinde atılacağı öngörülen büyük adımlar, hiç şüphesiz ki insanın kimliği ve insanın değeri gibi kavramlara yüklediğimiz anlamlar bağlamında daha da fazla sorunlara gebe olabilecektir. Bilimsel gelişmeler, bilimin kendisinin dahi cevaplamakta yetersiz kaldığı birtakım soru işaretleri doğurmaktadır. Sinirbilim ve yeni genetik araştırmaları gibi biyolojik yapımızı günden güne daha da ayrıntılı biçimde açıklayan bilimsel disiplinlerin gelişimi karşısında insanlık onurunu, adaleti ve insanın değerini muhafaza etmek istiyorsak eğer, elimizin altındaki tüm kaynaklardan yararlanmamız gerekecektir. İşte bu sebeptendir ki, bilimsel araştırmalara ayrılan mali kaynakların önemli bir kısmı, bilimsel gelişmelerden kaynaklanan ve gün geçtikçe çoğalan ahlâki ve etik sorunsalların çözümü için etik uzmanları, felsefeciler ve teologlara aktarılmaktadır. Münazaralar ve tartışmalar aracılığıyla kamuoyu ciddi biçimde bilinçlendirilmediği takdirde, bilimin birçoklarınca insanlık onurunu aşağılayan bir çeşit tehdit olarak algılanmaya devam etmesi kaçınılmaz olacaktır.

Bu bağlamda, bilimin, popüler kültürde –hatta bazı bilimsel çevrelerde bile– dinsel inançlara karşıt bir akımmış gibi yansıtılması çok üzücüdür. 19’uncu yüzyılın sonunda hâkim olan iyimser havanın etkisiyle oluşan yaygın kanı, bilim ve eğitimin yaygınlaşmasıyla dinsel inançların kendiliğinden devre dışı kalacakları yönündeydi. Söz konusu dönemin üzerinden yüzyılı aşkın bir süre geçti; günümüzde artık o zamanki yaygın kanıların doğru olmadığını görüyoruz. Neticede dinsel inançlar dünya nüfusunun büyük çoğunluğu üzerinde, olumlu veya olumsuz, önemli ölçüde etkili olmayı sürdürmektedir: 21’inci yüzyılın başında, dünya nüfusunun % 87’si kendilerini bir “dinin mensubu” kabul etmektedir.1 Avrupa gibi dünyanın teknolojik olarak gelişmiş bazı bölgelerinde, 20’nci yüzyıl sonlarında örgütlü dine bağlılık oranlarında azalma görüldüyse de, hangi alanı kıstas alırsanız alın bilim konusunda dünya lideri olan ABD’deyse tam tersi bir eğilim gözlenmiş ve dinsel örgütlenmede patlama yaşanmıştır. Gidişata bakılırsa hem bilim hem de din daha nice yıllar boyunca etkinliklerini koruyacaklardır. Aslında azınlıkta olan ama sesini duyurmakta oldukça başarılı olan bir grup bilim adamı da nedense, insanın ahlâki değerlerini doğrulamak üzere dinin sağladığı altyapıdan yararlanmaktansa, bilimi, dinsel inançlara saldırmak için bir silah olarak kullanmayı yeğlemektedir. Öbür yandan diğer uçta yer alan yaratılışçılar da, Amerikan okullarında evrim öğretisinin müfredattan çıkarılması için yoğun bir kampanya sürdürmektedir. Neticede bilim ve din arasında, medyanın uç görüşlere yer verip ılımlı görüşleri bastırmasının da etkisiyle, gereksiz bir kutuplaşma oluşmuştur.

Bu kitap, söz konusu meseleyi aşırı uçtaki kimselerin söylemlerini işitmekten sıkılan ve çalışma düzenlerinin yoğunluğu sebebiyle süregelen bu tartışmaya müdahil olabilecek vakti ancak nadiren bulabilen, ama her halükârda aşırı uçtaki görüşleri benimsemeyen ve aslında çoğunlukta olmalarına rağmen sesleri işitilmeyen bilim adamlarının bakış açısından yansıtmayı amaçlar.

 

---

 

‘Bu kitap, bütünleşik dünya görüşü dahilinde bilim ve inancı bir araya getirmek adına oldukça iyi biçimde ortaya konulan bir savı temsil eder.  Dr. Alexander, hem bilimin hem de inancın uygun bir biçimde kabul edebileceği ve anlayabileceği insancıl bir üslup ve sıcaklıkla yazar.  Kitap, ayrıca teknolojik gelişimlerle sürüklenen, ama çevre bilincine sahip bir toplum içerisinde hayatlarımızı düzene sokmak konusunda bir çerçeve çizer. Elinizdeki bu eser, yazarın bilim ve inanç alanlarında yazarın şahsi tecrübelerini zengin bir biçimde ortaya koyan dengeli bir yazındır.  Kitap, bilim adamlarını olduğu kadar sıradan insanları da modern bilimin üzerinde kök saldığı tek tanrılı altyapıyı ciddiye almaya çağırır. Bu teolojik altyapı, günümüzde halen çağdaş bilimsel girişimleri ve insan onurunu desteklemeyi sürdürmektedir.’

- Robert S. White (Cambridge Üniversitesi Jeofizik profesörü)

 

Daha fazla ücretsiz e-kitaplar indirmek için lütfen https://hristiyankitaplar.com/play/ 'e ziyaret edin.

[Anahtar Kelimeler: Peygamber, Zebur, Allah, Turkce, YYY, Zebur, Kitap, Bilim, Din, Allah, Tevrat, Mezmur, Hıristiyan, Din, Felsefe, Türkçe Kitaplar, Hıristiyan, İncil, Tanrı, Felsefe, Kilise, Kitap, Kilise, Mesih, YYY, İncil, Mezmur, Bilim, Tanrı, İsa Mesih, Turkce, İsa Mesih, Hristiyan, Hristiyan, Peygamber, Mesih, Tevrat, Türkçe Kitaplar]

Bu kitap ücretsiz olmasına rağmen Google kredi kart detaylarınızı istiyor. Bunları vermek istemiyorsanız bizim websayfamızdan bu kitabı indirebilirsiniz https://hristiyankitaplar.com/play/131

Google Play'da en son çıkan kitabımız 'Mesih’in Mesajı' https://hristiyankitaplar.com/tr/node/150

Özgürlük Müjdesi

Günümüzde ‘özgürlük’ ister özel hayatımızda ister toplumda en çok methedilen niteliklerden biridir. Bazıları bunun için hayatlarını feda etmeye hazırken başkaları adam öldürme yoluna kadar gider. Ama özgürlüğün tam olarak ne olduğunu bilen pek az kişi vardır. Hatta bazısı özgürlük bahanesiyle kendilerini her tür sefahate teslim eder, oysa ki bu özgürlük değil köleliktir. Galatyalılar mektubunda Elçi Pavlus özgür olmaya çağrıldığımızı vurgular. Ancak bazılarının sandığı gibi bu özgürlüğün asla günah için bahane olmaması gerektiğini belirtir (5:13-15). Mesih’in bize sunduğu özgürlük esas İblis’in tutsaklığı olan günahtan ve karanlıktan azat olmak demek. Kutsal Kitap’a göre insanlar günahın kölesi olarak yaşıyor (Romalılar 7:13-25, Efesliler 2:1-3). Bazılarımız günahtan kurtulmak için Tanrı’nın buyruklarını yerine getirmeye çalışır. Ama yine de Rab’bin Sözü, insanın kendi çabasıyla günahtan asla özgür olamayacağını vurgular. İşte bu yüzden İsa Mesih bizim için çarmıha gerilerek günahımızın bedelini ödedi, öyle ki O’na iman ederek günahın köleliğinden kurtulalım. Mesih inancının önemli temellerinden biri budur, öğrencilerinin de dünyanın her yanına yaydıkları müjde buydu. 

Elçi Pavlus’un da yaydığı müjde bu temele dayanıyordu. Ne var ki bugün olduğu gibi o dönemdeki birçok insan müjdenin vaat ettiği özgürlüğü yanlış algılıyordu. Hatta bazı insanlar Pavlus’un kurduğu topluluklara gidip duyurduğu müjdeyi yalanlamaya başladılar. Yahudi yanlısı olarak nitelendirilen bu insanlar Mesih’e iman eden kişilerin öncellikle Musa’nın Yasasına tabi olmaları gerektiğini öğretiyorlardı. Yani insanın salt imanla kurtulması mümkün değil diyorlardı, kişinin öncellikle yasanın şartlarını yerine getirip Yahudiliği kabullenmesi gerekiyor diyorlardı. Aslında bu sorun, ilk kilise çağındaki en büyük meseleydi. Çünkü ilk imanlıların hepsi İsa’nın kendisi gibi Yahudi’ydiler. Ama kısa bir süre sonra, Mesih’in öngördüğü gibi gayri-Yahudiler imana gelince Yahudi imanlılar ne yapacaklarını şaşırdılar. Rab ise öncellikle Petrus’a ve sonra Pavlus’a diğer uluslardan iman eden bu kişileri kardeş olarak kabul etmeleri gerektiğini net bir şekilde gösterdi. Ama özellikle Yasa’ya son derece bağlı olan Yahudi imanlılar için bu çok zor bir adımdı. O yüzden Yahudi olmayanlara müjdeyi iletmekle görevli olan Elçi Pavlus sık sık bu sorunla karşılaşıyordu. 

Galatyalılar mektubunda Elçi Pavlus Rab’bin otoritesiyle her yere yaydığı müjdenin savunmasını yapar. Öncellikle kendi hayatından örnekler vererek ve sonra Rab’bin Sözünden önemli bazı emsaller göstererek insanın yasayı yerine getirerek değil yalnızca İsa ‘ya imanla kurtulduğunu belirtir. İlerleyen bölümlerde, bazılarının bugün de sandığı gibi, özgürlüğü vaat eden bu müjdenin insanı daha çok sefahate değil kutsal bir hayata sevk ettiğini gösterir. Böylece İsa Mesih bizi hem Yasa’nın boyunduruğundan hem de dünyanın pisliğinden azat ettiğini belirtir. Bu sayede Mesih imanlısı gerçek anlamda özgür, yani Tanrı’ya adanmış bir hayat sürdürebilir. Galatyalılar mektubunda Elçi Pavlus bu özgürlük müjdesinin sınırlarını harika bir şekilde çizer. 

Daha fazla ücretsiz e-kitaplar indirmek için lütfen https://hristiyankitaplar.com/play/ 'e ziyaret edin.

[Anahtar Kelimeler: Hıristiyan, Turkce, Hristiyan, Tevrat, Mesih, Yorum, Galatyalılar, Allah, Peygamber, Türkçe Kitaplar, Türkçe Kitaplar, Mesih, Mezmur, Hristiyan, Galatyalılar, Tanrı, Kilise, Tanrı, Zebur, Yaşam Kilisesi, Allah, İncil, Kilise, Hıristiyan, İsa Mesih, Turkce, Zebur, Kitap, Tevrat, Kitap, Mezmur, Yorum, İsa Mesih, İncil, Peygamber, Yaşam Kilisesi]

Bu kitap ücretsiz olmasına rağmen Google kredi kart detaylarınızı istiyor. Bunları vermek istemiyorsanız bizim websayfamızdan bu kitabı indirebilirsiniz https://hristiyankitaplar.com/play/9

Google Play'da en son çıkan kitabımız 'Mesih’in Mesajı' https://hristiyankitaplar.com/tr/node/150

Yeter ki İnsan Olsun!

 Ülkemizde “en popüler sözler” adında bir yarışma yapılsa, mutlaka “Yeter ki insan olsun!” sözü ilk beş arasında yer alır. İster sosyal muhabbetler olsun, isterse felsefi ya da dini tartışmalar olsun, mutlaka sohbetin bir yerinde bu söz yüzeye çıkar. Neden? Çünkü bizim için insan olmak en üstün değerlerimizden biridir.

 Tanrı’nın içimize koymuş olduğu vicdana ayak uyduramadığımız kaçınılmaz bir gerçektir. İşte bu yüzden birçoğumuz kendimize daha uygun bir takım kurallar uygulamaya çalışırız. Bunlar, “İnsanlık” kuralları, yani, yalan söylememek, dürüst davranmak ve öfkelenmemek gibi evrensel olarak kabul gören bariz kurallardır. Evet, bunlardan çok bahsederiz, komşularımıza sık sık nasihat ederiz ve çocuklarımıza bıktırırcasına anlatırız. Fakat laf bitip de icraata gelince kendimiz bile bunları tam anlamıyla yerine getiremiyoruz.

Siz ise “Ben farklıyım. Ben zaten iyi bir insanım” diyebilirsiniz. Tamam, bunun çok basit bir sınavı var: Bir insanın nasıl davranmasını istediğinizi bir kâğıda yazınız. Sonra yazdığınız o kurallara sadece bir hafta boyunca sadık kalmaya çalışınız. Bu yazdığınız kuralları tutarlı olarak uygulamaya çalıştıkça aslında ne kadar aciz ve tutarsız olduğunuzu fark edeceksiniz. Çünkü hiç birimiz insanlarca kabullenen ve kendimizin de benimsediği bu basit kuralları düzenli ve devamlı olarak yerine getiremiyoruz. Yani bu kadar övündüğümüz insanlığın en basit ve en açık prensiplerini bile beceremiyorsak, demek ki, “Yeter ki insan olsun” sözü bizi kurtarmıyor.

İşte insanın bulunduğu ikilem: Aklımızla onayladığımız o dürüst insan gibi olmak istiyoruz, ama ne kadar çabalarsak çabalayalım bu arzuyu hayatımızda bir türlü gerçekleştiremiyoruz. Durum böyle olunca kendimizi etrafımızdaki insanlarla kıyaslayarak biraz teselli bulmaya çalışırız.“En azından bu komşum ya da şu kaynanam kadar kötü birisi değilim” deriz. Evet, etrafımızdaki çoğu insandan kendimizce çok daha iyi görünebiliriz, fakat bu esas içimizdeki eksikliği tamamlamaz. Sonuçta eksikliğimiz az ya da çok olsa da hiç birimiz tam anlamıyla mükemmel insan değiliz. En basitiyle hangimiz kendimizden insan olarak memnunuz? Artık bahaneleri bırakıp gerçeklerle yüzleşme zamanı geldi.

Bu sorunun kökenine inmek için düşünmemiz gereken sorular vardır: “İnsan nedir? İlk başta insan hangi özelliklerle yaratıldı? Nasıl oldu da böyle hüsrana uğradık? Peki, gerçekten ‘iyi bir insan’ olunabilir mi?” Evet, tabii ki olunabilir, ama bunun cevabını ancak insanı yaratan Allah’ın bize vermiş olduğu Kutsal Kitap’tan öğrenebiliriz. “İnsan” dediğimiz bu varlığı Kendisi yarattı ve en uygun olarak nasıl yaşaması gerektiği konusunda ancak Allah bizlere rehberlik edebilir.

Bu küçük kitapta insanın yaradılışını, amacını ve geleceğini keşfedeceğiz. Belki beklediğinizden çok farklı gerçeklerle karşılaşacaksınız, ama inanıyorum ki bu gerçekler size insanlığın sırrını ve kendi hayatınızın amacını çözmede yardımcı olacaktır. Çünkü insan gerçekten muhteşem işler yapmak ve mutlu bir hayat sürmek üzere yaratıldı, ama sadece insana şekil ve soluk veren Yaratıcımız bunun sırrını bizlere açıklayabilir. Gelin, nasıl ‘iyi bir insan olacağımızı’ beraber öğrenelim.

Daha fazla ücretsiz e-kitaplar indirmek için lütfen https://hristiyankitaplar.com/play/ 'e ziyaret edin.

[Anahtar Kelimeler: İsa Mesih, Peygamber, Peygamber, İncil, Tanrı, Tevrat, Hristiyan, Kitap, Türkçe Kitaplar, Allah, GDK, İncil, GDK, Mesih, Hristiyanlığa Tanıtım, Kilise, Tanrı, Türkçe Kitaplar, Mesih, Turkce, Hristiyanlığa Tanıtım, Mezmur, Allah, Kilise, Tevrat, Mezmur, Hıristiyan, İsa Mesih, Turkce, Zebur, Hristiyan, Zebur, Hıristiyan, Kitap]

Bu kitap ücretsiz olmasına rağmen Google kredi kart detaylarınızı istiyor. Bunları vermek istemiyorsanız bizim websayfamızdan bu kitabı indirebilirsiniz https://hristiyankitaplar.com/play/45

Google Play'da en son çıkan kitabımız 'Mesih’in Mesajı' https://hristiyankitaplar.com/tr/node/150

Evangelism That Doesn’t Evangelize

It is generally very difficult for any of us to look at ourselves objectively. Particularly when we receive criticism real maturity is required to determine the validity of statements made about us. In attempting to discern this, our Lord Jesus’ teaching to examine first the log in our own eye is very important for any follower of Christ seeking to heed his words (Mt.7:3).

 

Jesus Christ’s gospel of salvation is of course meant for all humankind. Unfortunately however, the human tendency to distort any given reality has also affected our understanding of the salvation and teachings of Christ to a certain degree. His salvation and teachings have been taken beyond the bounds of their intended purpose. What people see around us today as “the Church” is many institutions with different ideas of faith, worship, and opinions about “the Church.” Even at first glance, they are confronted with significant walls surrounding our Maker’s glorious gospel of salvation in Christ.

 

The gospel, as the divine hand of salvation in the simplicity and transparent character of Jesus Christ, developed especially in the first few centuries as a heart-changing movement among religious Jews tightly tied to their traditions. Their places of corporate worship where worshippers could discuss spiritual matters were very conducive to the growth of the gospel among these Jewish believers. Further, their ability to act collectively as a family and a society and to trust each other due to their common background of Jewish teachings played a significant part in the growth of the Christian faith among them. Later however, when people of many different nations started to accept Jesus Christ as the Lord and Savior this unity started to become strained to different extents in different parts of the world. This soon resulted in disputes among opponents within the same faith over whether they could accept each other as brothers and sisters in Christ.

 

As a result, while trying to find harmony among themselves, the people who were trying to adapt themselves to the teachings, way of life, and salvation in Jesus Christ’s gospel slowly started adopting new views originating from human opinions and tied to the traditions of their time. They started to develop different practices and even put forth different confessions of faith and creeds and began to defend the truth of their own interpretations. It was during this period that Jesus Christ’s authentic foundational principles started to erode through the influence of empires, civilizations, cultures, and languages.

 

This continued through the 16th and 17th century Reformation movements, until which time Europe had continually suffered from war and unrest. After these religious and political struggles had calmed down to a degree, some Protestant Christians, realizing the opportunity, started missionary movements to establish their beliefs among others.

 

Through these missionary movements another institution developed within the already institutionalized church. They called themselves “para-church,” depending upon their size and development, and often acted independently of churches and sometimes declared their independence from churches. At times, these organizations even proved to be more effective than churches. Though present and developed within the Roman Catholic Church these relatively recently established para-church organizations and today’s Protestantism go almost hand-in-hand with mission organizations. As for some Western or Eastern Orthodoxy, with most of their churches in the grip of their country’s nationalism and trapped inside of a religion-nationality-culture triangle, they began to focus on their own internal affairs and developed a monopoly mentality (somewhat similar to that of Judaism) toward the universal message of Christ Jesus.

 

Now the 21st century has virtually brought about a whole new world empire. While the world is still continuing to globalize, technology puts the most distant places right in front of us. Some religious institutions and organizations, with the boldness they gain from their countries’ position as global powers holding the lion’s share of the world’s prosperity, are aiming at a global religious movement that goes beyond our Lord Jesus’ concept of the church. It is interesting that most of these organizations are from Protestant groups that raise the flag against the Pope. Whether they realize it or not, each different organization has formed its own pope. According to the members of each organization the most effective and doctrinally correct ministry is offered only by their individual pope.

 

After the period of Jesus and his apostles the Church’s history developed largely outside of the Middle East. In particular as it developed in the West the Christian faith today has gone far beyond Jesus’ life, teachings, and gospel of salvation. So the Christian faith today reflects the West’s religious understanding and conception of spirituality.

 

Under these circumstances, since the basics of the faith developed in Jesus’ time, whether or not one wants to accept this the issue of a “fifth gospel” is at hand. In a sense, many of today’s dominant Christian denominations believe and live by this “fifth gospel.” This so-called “gospel” falls far from the good news of Jesus Christ, which is plain enough to be understood by all people and makes no distinction between people based on language, race, or culture. If we see the modern, industrialized world as an empire this fifth gospel can be seen as a “Gospel of the Empire” that has been formed in the hands of the powerful. This gospel should not be understood as a written text along with the Scriptures. It is like a pair of eye glasses that create a particular perspective, understanding, and interpretation while looking at the Scriptures, while studying Jesus’ teachings, and while proclaiming the gospel. To be able to understand these glasses, the history of the West must be evaluated. So besides Jesus’ point of view and the perspective he taught, there are now various assessments among those who evaluate his perspective, and there are different perspectives giving direction to his teachings. This is all to say that what we know of the teachings and identity of Jesus Christ has been greatly affected by a tremendous amount of water under the bridge between the time of his ascension and our own day.

 

Consequently, when this understanding and experience of the gospel are combined particularly with the individualism and the self-centeredness of our day, the saving message of Jesus Christ is completely abandoned such that what remains only resembles the reality, and in the background egos clash and denominations collide. Unfortunately this, as well as a concern to elevate one’s own culture and nationality, has been presented to humanity and the world as Christianity.

 

At the same time the world, which can no longer see, hear, or feel the faith of Jesus in its pure form and the gospel in its actual, simple authenticity is always apprehensive at the approaches of these kind of organizations and institutions and often tries as much as possible to keep its distance from these kind of organizations.

 

As for sincere followers of Jesus, though they come from different denominations and different countries they are aware of all this and through their sincere prayer, worship, and faith are trying to live and reflect the authentic gospel as much as they are able. As those producing fruit, we can know for certain that they will eventually be rewarded by the LORD and will even receive great reward from fellow believers and neighbors around them. In the same way, those who use the name of the gospel without giving the good news will eventually receive due payment for their actions. When we look at history we see many who have received their due.

 

We hope our short assessment with the goal of “seeing the log in our own eye” (Mt.7:3) will bring us a little closer to Jesus’ authentic gospel and lead us a little more toward being “light,” as he is, for all of humanity.

Daha fazla ücretsiz e-kitaplar indirmek için lütfen https://hristiyankitaplar.com/play/ 'e ziyaret edin.

[Anahtar Kelimeler: Turkce, GDK, Hristiyan, Zebur, İsa Mesih, Allah, Tevrat, Mesih, GDK, Hıristiyan, Kitap, Tanrı, Tevrat, Peygamber, Türkçe Kitaplar, Allah, Mezmur, Zebur, İncil, Hristiyan, Türkçe Kitaplar, Mesih, İncil, Peygamber, İsa Mesih, Kilise, Kitap, Kilise, Mezmur, Turkce, Tanrı, Hıristiyan]

Bu kitap ücretsiz olmasına rağmen Google kredi kart detaylarınızı istiyor. Bunları vermek istemiyorsanız bizim websayfamızdan bu kitabı indirebilirsiniz https://hristiyankitaplar.com/play/64

Google Play'da en son çıkan kitabımız 'Mesih’in Mesajı' https://hristiyankitaplar.com/tr/node/150

İlk ve Orijinal Kilise

Kilise denildiğinde insanlarımızın aklarında çok farklı bazen de çelişkili durumlar canlanır. Çanlı binalar, cüppeli papazlar, mum yakmak ve günah çıkartmak gibi resimler akla gelir. Günümüzde Kili­se olu­şumlarına baktığı­mız­da, hemen farklı mezhepler gözü­müze çar­pıyor. Hristi­yan olarak ni­telendirilen bu mezhepler ay­nı Tanrı’ya, aynı Mesih’e ve aynı İncil’e inan­malarına rağmen temelde üç ana mezhep (Katolik, Orto­doks ve Protestan) olmak üzere birçok gruba ayrıl­mıştır. Mezhepler arasındaki tüm bu fark­lı­lıklar Hristiyanlığa atfedilen konular olsa da birçok zaman İsa Mesih’in gerçek öğretisi­yle ve İncil’in özüyle fazla bir ilgisi kalma­mıştır. Öyleyse gerçek Kilise hangisidir? Kısa­cası gerçek Kilise Mesih’in ilk baştan beri öngördüğü, havarilerinin kurduğu ve bugüne kadar İncil’in öğretmiş ol­duğu pren­siplere sadık kalan evrensel toplu­luktur.

Şunu belirtelim ki Mesih’in ilk öğrencileri bir mezhebe bağlı Hristiyan olarak değil, sade­ce ‘Hristiyan’ olarak biliniyordu. ‘Hristi­yan’ kelimesi ‘Me­sih’ ke­limesinin eski Grek­çe karşılığı olan ‘Hris­tos’tan türe­miş­tir. Esas anlamı ile ‘Me­sih inanlısı’ ya da ‘Mesihçi’ de­mek­tir. Kilise, in­sanların de­ğil, İsa Mesih’in­dir. Bu topluluğu, Mesih kendi seçtiği ha­vari­lerden oluşturduğu temel üzerine kuracaktı ki kurdu. Gerçek Kilisenin başı şu an gökte dirilmiş bulunan İsa Mesih’in kendisidir.

Göreceğiniz gibi, Elçiler İşleri kitabında kayda geçen ilk Kilise kesinlikle bir örgüt, bir mez­hep ya da bir ibadethane değildir. Eski Grekçe ‘Ekklesia’ kelimesinden türeyen kilisenin Türkçe karşılığı ‘topluluktur’. Ayrıca İncil Ki­liseden, ‘aile’ kavra­mı, üyeleri birbirin­den kopmayan ‘be­den’ ya da yaşayan taşları olan birer imanlıdan oluşan ‘ta­pınak’ gibi benzet­meler kullanarak bahsetmektedir (bkz. 1. Pet­rus 2:5). Görülüyor ki, Kilise bir bina ya da bir mezhep değil Tanrı’nın Ruh’unun sa­hiplendiği Mesih inanlıları topluluğunun tümüdür. Dahası, Kiliseye iliştirdiğimiz bir çok gelenek ve davranışın İncil’le hiç bağdaşmayıp çok sonradan ortaya çıkan örf ve adetten ibaret olduğunu göreceğiz. Gerçek Kiliseyi tanımak için en doğru adres İncil’in kendisidir.

Sonuçta, Tanrı’nın gözünde insanların tarih içerisinde kurduğu mezheplerin ya da oluşturdukları farklı örf ve adetlerinden çok esas mühim olan Kilisenin başı olan Mesih’e ve temel öğretisi olan İncil’e bağlı kalmasıdır. Kilise derken süslü binalar, şık kıyafetler ve güzel geleneklerden ziyade Kutsal Ruh aracılığıyla Mesih’in ruhsal bedenine bağlı olan her bir imanlıdan oluşan evrensel topluluğu akla getirmeliyiz. Bu birlik ve ahenk İsa Mesih’in mucizesidir. Çünkü İncil’e ve İsa Mesih’e inanan herkes farklı ulus, ırk, dil, mezhebe ait olmasına rağmen, ruhsal yönden Mesih’te canlı ve evrensel bir birlik içinde olan gerçek Kilise’nin üyesidir. İşte Kilisenin orijinali budur.

Okumakta olduğunuz eser İncil’in beşinci bölümü olan Elçiler İşleri metnini aktarmakla birlikte, üzerinde yapılan açıklamalardan ibarettir. İncil’in bu kısmı ve Kilisenin genel tarihi üzerinde uzun kitaplar hazırlanmıştı ama burada amacımız kısa ve öz bir şekilde Rab’bin Sözünde ilk Kilisenin tarihçesiyle ilgili geçen kutsal sözleri açıklamak. Değerli okuyucu, duamız Yüce Rabbimizin İsa Mesih’in Kilisesinde sergilenen evrensel gerçekleri size de göstermesidir. 

Daha fazla ücretsiz e-kitaplar indirmek için lütfen https://hristiyankitaplar.com/play/ 'e ziyaret edin.

[Anahtar Kelimeler: İsa Mesih, Elçilerin İşleri, İsa Mesih, Turkce, Hıristiyan, Tanrı, Peygamber, Mesih, Tevrat, Hristiyanlığa Tanıtım, Turkce, Hristiyanlığa Tanıtım, Hristiyan, İncil, Yorum, Mezmur, Yorum, İncil, Kilise, Mesih, Hristiyan İnancı, Kitap, Allah, Mezmur, Hristiyan İnancı, Peygamber, Yaşam Kilisesi, Allah, Elçilerin İşleri, Zebur, Kitap, Kilise, Tanrı, Hıristiyan, Türkçe Kitaplar, Türkçe Kitaplar, Tevrat, Zebur, Yaşam Kilisesi, Hristiyan]

Bu kitap ücretsiz olmasına rağmen Google kredi kart detaylarınızı istiyor. Bunları vermek istemiyorsanız bizim websayfamızdan bu kitabı indirebilirsiniz https://hristiyankitaplar.com/play/60

Google Play'da en son çıkan kitabımız 'Mesih’in Mesajı' https://hristiyankitaplar.com/tr/node/150

Mısır’dan Çıkış ve Arkeoloji

 Günümüzde Musa’nın Tevrat yazarlığını ve Mısır’dan Çıkış anlatısının bir peri masalından ibaret olduğunu söyleyen yazarlar çoğalmaya başladı. Mesela Tel-Aviv Üniversitesi profesörü Finklestein’in iddialarına göre İbraniler hiçbir zaman Mısır’da bulunmamışlardır; 11. yüzyılda çok tanrılı Kenanlılardan ayrılarak kendi kavimlerini kurmuşlardır ve nihayetinde kendilerini meşrulaştırmak için sonrasında Tevrat’ı, özellikle Babil sürgünü (M.Ö. 6.yy) sırasında yazmışlardır. Maalesef bu tarz iddialarda bulunan kişilerin düştüğü çok basit ve temel hatalar var: (1) Çıkış ile ilgili kanıtları çok geç bir tarih ve kronolojide aramak (M.Ö. 13-12. yy.) ki, bu tarihlerde Ai veya Eriha gibi yerleşimlerinde fetih kanıtı yoktur. (2) Tevrat metninin iç analizini yapmamak. (3) Bu iddianın tersini savunan arkeolojik keşifleri görmemezlikten gelmek. Peki Musa’nın yazarlığına ilişkin veya İbranilerin Mısır’da bulunduklarını ve buradan çıktıklarını destekleyen ne tür kanıtlar veya arkeolojik bulgulardan bahsedebiliriz? Kısaca birkaç tanesine bakalım…

Daha fazla inciltarihi.com'dan öğrenebilirsiniz.

Daha fazla ücretsiz e-kitaplar indirmek için lütfen https://hristiyankitaplar.com/play/ 'e ziyaret edin.

[Anahtar Kelimeler: Turkce, Arkeoloji, Tevrat, Kitap, Peygamber, Hıristiyan, Zebur, Kitap, Kutsal Kitap ve Arkeoloji, Allah, Mısır’dan Çıkış, Tevrat, Kutsal Kitap ve Arkeoloji, İncil, Mezmur, Türkçe Kitaplar, Arkeoloji, Türkçe Kitaplar, Tanrı, Mezmur, Kilise, Mesih, Hristiyan, Zebur, İsa Mesih, Tanrı, Allah, Mesih, Hıristiyan, İncil, Peygamber, Kilise, Mısır’dan Çıkış, Hristiyan, İsa Mesih, Turkce]

Bu kitap ücretsiz olmasına rağmen Google kredi kart detaylarınızı istiyor. Bunları vermek istemiyorsanız bizim websayfamızdan bu kitabı indirebilirsiniz https://hristiyankitaplar.com/play/86

Google Play'da en son çıkan kitabımız 'Mesih’in Mesajı' https://hristiyankitaplar.com/tr/node/150

Geleceğin Gizleri

Geleceği merak etmeyen kimse yoktur. Spor skorları olsun, seçim sonuçları olsun, insanlar günlerini neler olacağını tartışarak geçirir durur. Bazıları özellikle kendi başlarına gelecek olayları bilmek için can atarlar. Hatta gelecekle ilgili bilgi edinmek için falcılara, büyücülere ve tarotçulara da başvuranlar var.

Peki, bunlar gerçekten geleceğin gizlerini açıklayabiliyor mu? Hayır! Onların söyledikleri genellikle tahmini tespitlere dayanır. Bazılarının yaptığı işler ise şeytani güçlerden kaynaklanır. Geleceği tam olarak kestirmeleri mümkün değil ama kısmen de olsa cinlerin yardımıyla gerçekleştirmeye çalışabilirler. İşte bu yüzden Tanrı bizlere bu tip tehlikeli etkileşimlerden uzak kalmamızı buyurur (Y.Tekrarı 18:14).

O halde geleceği nasıl bilebiliriz? Ancak Rab bunu bize açıklayabilir. Kutsal Kitap şunu belirtir ki geleceği bilmek ve bildirmek Tanrı’ya mahsus ilahi bir ayrıcalıktır (Yeşaya 41:23, 44:6-8, 46:9-10). Yani evreni yaratan tek Rab’den başkası geleceği bilemez. O halde gelecekle ilgili tek sağlam kaynak Tanrı’nın Sözü’dür. Hamd olsun ki Rab, Kutsal Kitap’ta seçtiği peygamberler aracılığıyla kendisini tanımamız geleceğe emin adımlarla ilerlememiz için gerekli her şeyi bildirmişti (2.Petrus 1:3-4).

Burada ele aldığımız metin Tanrı’nın Peygamber Daniel’e bildirdiği olağanüstü ön-bildirilerden ibarettir. Günümüzden yaklaşık 2,550 sene önce yazılan Daniel kitabında Tanrı geleceğin gizlerini inanılmaz isabetle açıklar. Göreceğimiz gibi bunu kabataslak, tahmini veya belirsiz bir şekilde değil, son derece ayrıntılı ve belirgin bir biçimde aktarır. Bir kaç bölümde Daniel kendi döneminden çok sonra ortaya çıkacak dünya imparatorluklarını sırayla dizer (bölüm 2 ve 7). Hatta kimi ayetlerde kendisinden çok sonradan yaşayan Büyük İskender ve Antiokus Epifanes gibi bazı büyük kralları açık ve net bir biçimde tarif eder (11:3-4, 21-35). Aslında Kutsal Kitap’ın birçok yerinde karşılaştığımız bu ‘geleceği anlatma’ özelliği, onun Tanrı’nın eseri olduğu en güçlü kanıtlarından biridir. Daniel’in ismini taşıyan kitap da bu konuda Eski Antlaşma’nın en çarpıcı örneklerinden biridir. Hatta bazıları Daniel’in kitabını İncil’in Vahiy bölümüne benzeterek ona ‘Eski Antlaşma’nın Vahyi’ derler.

Sadece on iki bölümden oluşan bu kitap çok geniş çaplı ve uzun vadeli ilahi bir program açıklar. Daniel’in Babil’de yaşadığı olaylardan başlayarak Tanrı’nın mutlak Egemenliği'’ne kadar uzanır. İmparatorluklar gelir geçer ama Tanrı’nın Tahtı sarsılmaz. Aynı zamanda Daniel ilerde kurulacak olan Mesih’in Krallığına odaklanır. Şimdilik İblis’in hâkimiyetinde olan dünyamız farklı krallıklarla yönetiliyor ama bir gün Tanrı’nın Kralı İsa Mesih tahta çıkacak ve onun egemenliğinin sonu olmayacaktır. Daniel’in mesajı gayet açık ve net, egoist kralların tasarıları ve Şeytan’ın tüm kötü amaçları bir yana Tanrı Egemendir.

Okumakta olduğunuz eser Kutsal Kitap’ın Eski Antlaşma’daki peygamber bölümünde yer alan Daniel’in yazılarını aktarmakla birlikte, üzerinde yapılan açıklamalardan ibarettir. Amacımız Tanrı’nın kutsal sözlerine ışık tutarak Rab’bin hepimize iletmek istediği mesajı aydınlatmaktır. Daniel’den 500 sene sonra yaşayan İsa Mesih dünyanın sonunu açıklarken Daniel’in yazdıkları için ‘okuyan anlasın’ sözünü kaydetti (Matta 24:15-16). Gerçekten geleceği anlamak istiyorsak o zaman Rab’bin Sözünü ruhsal anlayışla okumamız gerek. Değerli okuyucu, duamız şu ki bu satırlarda Sevgili Tanrımız dünya için tasarladığı mükemmel geleceği size açıklamakla birlikte sizin için özel planını da açıklasın.

Daha fazla ücretsiz e-kitaplar indirmek için lütfen https://hristiyankitaplar.com/play/ 'e ziyaret edin.

[Anahtar Kelimeler: Mesih, İncil, Türkçe Kitaplar, Mesih, Kitap, Hristiyan, Daniel, Tanrı, Daniel, Hristiyan, Tevrat, Hıristiyan, Allah, Kitap, Allah, Yaşam Kilisesi, İncil, Hıristiyan, Peygamber, Kilise, Turkce, Turkce, Yorum, İsa Mesih, Yorum, Zebur, İsa Mesih, Tanrı, Kilise, Peygamber, Zebur, Yaşam Kilisesi, Mezmur, Türkçe Kitaplar, Mezmur, Tevrat]

Bu kitap ücretsiz olmasına rağmen Google kredi kart detaylarınızı istiyor. Bunları vermek istemiyorsanız bizim websayfamızdan bu kitabı indirebilirsiniz https://hristiyankitaplar.com/play/29

Google Play'da en son çıkan kitabımız 'Mesih’in Mesajı' https://hristiyankitaplar.com/tr/node/150

Mesih ve Birlik

Ülkemizde ‘Hıristiyan’ ya da ‘kilise’ denince akla ilk gelen şey nedir? Yakılan mumlar, haçlar, kilise binalarındaki aziz heykelleri, cüppeli papazlar... Manastırlar, Engizisyon, haçlı seferleri, sömürgeci bir dinsel örgüt ve Orta Çağın karanlık günleri değil mi? Bunun yanı sıra insan, korku ve yanılgı içinde yaşayan, birtakım efsanelere ve batıl inançlara sarılan, göstermelik ve karmaşık ayinleri olan bir alem canlanıyor gözümüzün önünde! Hıristiyan doğmaların konseylerde uydurulduğu düşünülür, Mesih İsa’nın getirdiği İncil’i tahrif etmiş olan, tanrılaştırılmış annesi Meryem ve azizler gibi çarpıtılan inançlara yer veren bir din gibi görünüyor.

Ama iş bununla da bitmez; ayrıca Hıristiyan alemi, yalnız kendi inancının ‘düşmanlar’ına karşı değil kendi içinde birbirini dışlayan gruplara karşı da acımasızca davranmıştır. Taraftarları, sözde aynı Tanrı’ya ve Mesih’e inanmalarına rağmen aralarındaki birliği koruyacaklarına, üç ana mezhep olmak üzere bin bir gruba parçalanmışlar.

Daha fazla ücretsiz e-kitaplar indirmek için lütfen https://hristiyankitaplar.com/play/ 'e ziyaret edin.

[Anahtar Kelimeler: Allah, İsa Mesih, Tevrat, Hristiyan, Hıristiyan, İsa Mesih, Tevrat, Mezmur, Turkce, Zebur, Kilise, İncil, Kilise, Turkce, Mesih, Zebur, Türkçe Kitaplar, Peygamber, Mesih, Hristiyan, Hıristiyan, Yaşam Kilisesi, Kilise, Tanrı, Peygamber, Kilise, Yaşam Kilisesi, Birlik, Mezmur, Tanrı, Kitap, İncil, Kitap, Türkçe Kitaplar, Birlik, Allah]

Bu kitap ücretsiz olmasına rağmen Google kredi kart detaylarınızı istiyor. Bunları vermek istemiyorsanız bizim websayfamızdan bu kitabı indirebilirsiniz https://hristiyankitaplar.com/play/8

Google Play'da en son çıkan kitabımız 'Mesih’in Mesajı' https://hristiyankitaplar.com/tr/node/150

Hey Gâvur, Anlatsana

Halkımızın çoğu, herkesin her alanda, düşünce, ifade ve seçtiği yaşam tarzında özgür olduğunu savunur. Ama ilginçtir ki işin ucu kendisine dokununca işler tam tersi bir durum alır. Eğer kendi akrabası, eşi veya çocuğu bu seçimi yapıp farklı bir görüşe sahip olursa, aynı bu kişi evde kiyameti koparır. Aynı şekilde bizler Hristiyan olduğumuzdan dolayı sürekli olarak ailemizin ve çevremizin tepkisiyle karşı karşıya kalıyoruz. Bu tepkisel davranış ülkemizde bir toplumsal davranış biçimine dönüş müştür. Her hafta öğrencilerden profesörlere, ateistlerden müftülere kadar, hemen hemen her kitleden oluşan yüzlerce insan kiliselerimizi ziyaret etmektedir. Ama üzücü olan bu kişilerin çoğu önyargı ya da yanlış bilgilerle dolu olması. Herkesin soruları farklı gibi görünse de, içerik olarak aynı yanlış ve kulaktan dolma bilgilerin sonucunda doğan sorulardır. Bu yanlış bilgiler, özellikle medya ve ayrıca Milli Eğitim Bakanlığı‟nın bazı yayınlarında da, gerçekmiş gibi sunuldukça halkımızın önyargılı tepkisiyle karşı karşıya kalıyoruz. Tabii biz buna şaşırmıyoruz çün kü biz de bu ülkenin çocuklarıyız ve Hristiyanlıkla ilgili aslı astarı olmayan bu yalanlarla yetiştirildik.

Hristiyanlar'la ilgili dedikodular çok yaygın ve hepsi birbirinden renklidir. Kimisine göre: “Bu Hristiyanlar yurtdışından destek alıp devletin kuyusunu kazıyorlar,” kimisine göre de, “Dinini değiştirip Hristiyan olana para veriyorlar.” Buna benzer daha nice karalamalar dilden dile dolaşıp duruyor. Bu karalama işinin arkasında artık kim varsa halkımızın Hristiyanlığı hiç tanımadan köklü bir önyargıya kapılmasında gayet başarılıdır. Bunu da söylemeliyiz ki bu tür sözler özellikle yakın akrabalarımız ve arkadaşlarımızdan duyunca çok üzülüyoruz çünkü bu iddiaların hiç birinin gerçekle uzaktan yakından ilgisi yoktur. Bizler her hangi bir çıkarcılık için Mesih‟e iman etmedik, tam aksine İsa Mesih‟i izlemeye karar verdikten bu yana, özellikle halkımızın yüreklerine ekilen bu önyargılarından ötürü, çok sıkıntı çektik ve halen de çekiyoruz. Aramızda birçok kişi Mesih‟e iman ettiği için işten atıldı, evden kovuldu ve dayak yiyip hakarete uğradı. Hatta ve hatta en üzücü ve çarpıcı örnek 18 Nisan 2007 yılında Malatya‟daki Zirve Yayınevi‟nde yaşanan katliamdır, ki bu olay bahsettiğimiz olumsuz propagandaların sonucudur. Yine de maddi ve manevi olarak zorluk çeksek bile Mesih sayesinde edindiğimiz bu derin sevgi, sevinç ve ümit her şeye değerdir. İşte bizler Tanrı‟nın Mesih aracılığıyla sunmuş olduğu bu mükemmel sevgi ve kurtuluş için iman ettik. O nedenle içimizdeki bu ümidin nedenini anlatmadan da edemeyiz. Dolayısıyla Türkiye‟de yaşayan Mesih imanlıları olarak halkımızın inancımızla ilgili yanlış bildiği ve en sıkça sorduğu sorulara İncil‟e uygun cevap vermeyi borç biliyoruz. Bu küçük kitapçığın amacı bu soruları birkaç başlık altında toplayıp net bir şekilde yanıtlamaktır. Eğer Hristiyanlıkla ilgili önceden kalan önyargılarınız varsa, umarız onları bir kenara bırakıp açık bir yürekle sunacağımız cevapları değerlendirebilirsiniz. Kimseyi bizim gibi inansın diye zorlamıyoruz, ama böyle bir bilgi alışverişinden daha saygılı bir diyalog ve anlayış doğacak diye umuyoruz.

Daha fazla ücretsiz e-kitaplar indirmek için lütfen https://hristiyankitaplar.com/play/ 'e ziyaret edin.

[Anahtar Kelimeler: Zebur, Zebur, Kilise, Kitap, GDK, Tanrı, Hıristiyan, Hıristiyan, Mesih, Tanrı, Turkce, Türkçe Kitaplar, Peygamber, Kilise, İsa Mesih, Allah, Tevrat, Tevrat, Turkce, Türkçe Kitaplar, GDK, Allah, Mezmur, Mezmur, Kitap, İncil, İsa Mesih, İncil, Peygamber, Hristiyan, Mesih, Hristiyan]

Bu kitap ücretsiz olmasına rağmen Google kredi kart detaylarınızı istiyor. Bunları vermek istemiyorsanız bizim websayfamızdan bu kitabı indirebilirsiniz https://hristiyankitaplar.com/play/105

Google Play'da en son çıkan kitabımız 'Mesih’in Mesajı' https://hristiyankitaplar.com/tr/node/150

Son Kurban

İncil’in ‘İbraniler’ adlı mektubu süslü bir hazine sandığı gibidir. Dışarıdan, yüzeysel bir şekilde incelendiğinde bile, çok muhteşem bir servet barındırdığı anlaşılıyor. Ancak sandığı açmak ve hazinesinden yararlanmak için özel bir anahtar gerekiyor. O da derin bir Eski Antlaşma bilgisi. Eski Kilise Babası Agustin şöyle demişti: ‘Yeni Antlaşma Eski’de saklı bulunur, Eski Antlaşma da Yeni’de açığa çıkarılır.’ İncil’in diğer tüm bölümlerinden çok İbraniler mektubu Eski Antlaşma’ya dayanır, öyle ki Kutsal Kitap’ın ilk kısmı olan Tevrat ve Zebur’u iyice anlamadan İbraniler mektubunu doğru düzgün yorumlamamız mümkün değil. Mektubun ismi de ‘İbraniler’, özellikle Yahudi imanlılarına hitaben yazıldığını belirtir. O yüzden bu mektubun hazinesini değerlendirmek için öncellikle Yahudi gibi düşünüp Eski Antlaşmayı çok iyi bilmek gerek. En önemlisi bu mektupta Yeni Antlaşma’nın Eski Antlaşma’yı ne kadar mükemmel bir şekilde tamamladığını görüyoruz. Bazılarının sandığı gibi İncil bir önceki Tanrı vahiylerinin yerine geçip geçersiz kılmak yerine aslında orada anlatılan her şeyi harika bir şekilde yetkinliğe erdiriyor (Matta 5:17).

Bazen unutuyoruz ki Kilisenin ilk yıllarında imanlıların hepsi İbrani yani Yahudi’ydiler. İsa Mesih’in kendisi de İbrahim’in soyundan özbeöz Yahudi’ydi. Neden böyle? Çünkü İsa’dan önce gelen vahiylerin tümü Yahudi peygamberler aracılığıyla İbrahim’in soyu olan İsrail toplumuna emanet edildi. Tüm vaatler ve antlaşmalar, kutsal yazılar ve yasalar Yahudi ulusuna teslim edildi (bkz Romalılar 3:2; 9:3-5). Tabi ki baştan beri Tanrı’nın esas amacı bu bereketleri tüm uluslara ulaştırmaktı ve bunun için İsrail’i kutsal bir araç olarak seçti (Mısır’dan Çıkış 19:4-6). Ne var ki İsrail tekrar ve tekrar Tanrı’nın buyruklarını çiğnedi, hatta vaat edilen Mesih İsa geldiğinde de onu çarmıha gerdiler. Ama ne ilginçtir ki bu da Tanrı planının bir parçasıydı ve İsa Mesih kurban olarak ölüp üçüncü gün dirilerek tüm uluslara mükemmel bir kurtuluş kapısı açtı. Mesih göğe çekildikten on gün sonra Pentikost gününde Kutsal Ruh’un inmesiyle Kendisine iman edenlerden oluşan ilk Kilise topluluğu Yeruşalim’de oluşuverdi. Zaman geçtikçe salt İbranilerden oluşan bu imanlı grubu bir hayli büyüdü ta ki Saul’un başlattığı zulüm dalgası çoğunu dünyanın dört yanına dağıttı. Zamanla gayri-Yahudiler de İsa Mesih’e inanmaya başladı, hatta ilerleyen yıllarda Yahudi olmayan imanlı sayısı imanlı İbranilerin sayısını aştı. Yine de özellikle Yeruşalim ve civarındaki kiliseler çoğunlukla Yahudi kimliklerini korudular. İbraniler mektubu da yıllardır o topraklarda baskı gören Yahudi topluluklarına yönelik yazılmıştır.

Baştan beri İsa Mesih’e inanan Yahudiler toplumun önderleri tarafından reddedilmelerine rağmen Hristiyan inançlarını ezelden beri İbrani peygamberlerinin öğretilerinin devamı ve doğal sonucu olarak görmekteydiler. Nitekim İsa Mesih, Tanrı’nın Eski Antlaşma’da ilk gelişiyle ilgili verdiği sözleri tek tek yerine getirdi. O yüzden ilk Mesih imanlıları doğal olarak Tapınakta toplanır ve Yahudiliğin tüm yasalarına uyarlardı. Yani kendilerini farklı ya da yeni bir din mensubu olarak görmüyorlardı. Ancak Yahudi önderliği onlara acımasızca zulüm etmesi sonucunda İbrani asılı imanlılar bir ikilimde kaldılar: ‘İsa Mesih’in ardından mı gitmeliyiz yoksa Yahudilerin törelerine mi dönmeliyiz?’ İşte İbraniler mektubunun yazarı buna verdiği cevap şu: Kesinlikle İsa Mesih’i elden bırakmayın! Çünkü Tanrı’nın sağladığı son kurban ve gerçek kurtarıcı O’dur. Aynı zamanda İsa Mesih’e inanarak tarihi, dini ve etnik değerlerinden vazgeçmediklerini öğretiyor, tersine Tanrı Oğlu Mesih’i kabul edip diğer tüm ululara duyurarak Tanrı’nın asıl planını gerçekleştirip yetkinliğe erişeceklerini belirtiyor.

Şu an okumakta olduğunuz eser İncil’in İbraniler bölümünün içeriğini aktarmakla birlikte, üzerinde yapılan açıklamalardan ibarettir. Yukarıda belirttiğimiz gibi bu mektup özellikle ilk kuşak İbrani Mesih imanlılarını inançlarında pekiştirmek ve olgunlaştırmak adına yazıldıysa da bugün de bizim inancımızın Eski Antlaşma’daki tarihi kökenini anlamamız için son derece faydalıdır. İsa Mesih’i el üstünde tutarken O’nu tarihsel köklerinden kesmeyip Tanrı vaatlerinin mükemmel meyvesi olarak görmemize yararı olacaktır. Değerli okuyucu, Güzel Rabbimizin size de bu kutsal meyveyi tatma ve Tanrı yolunda yetkinliğe erdirme fırsatı sağlamasını dileriz. 

Daha fazla ücretsiz e-kitaplar indirmek için lütfen https://hristiyankitaplar.com/play/ 'e ziyaret edin.

[Anahtar Kelimeler: Yaşam Kilisesi, Türkçe Kitaplar, Kilise, Tanrı, Mesih, İncil, Yorum, Kitap, Yaşam Kilisesi, Hıristiyan, Peygamber, Turkce, Mesih, İsa Mesih, İbraniler, Peygamber, İsa Mesih, Hıristiyan, Tevrat, Zebur, Mezmur, Hristiyan, Yorum, Allah, Kilise, Türkçe Kitaplar, İncil, İbraniler, Tanrı, Mezmur, Zebur, Turkce, Hristiyan, Allah, Tevrat, Kitap]

Bu kitap ücretsiz olmasına rağmen Google kredi kart detaylarınızı istiyor. Bunları vermek istemiyorsanız bizim websayfamızdan bu kitabı indirebilirsiniz https://hristiyankitaplar.com/play/100

Google Play'da en son çıkan kitabımız 'Mesih’in Mesajı' https://hristiyankitaplar.com/tr/node/150

Belirtileri ve Peygamberlikleri Anlamak

1994’te Toronto’da başlayan uyanış ile ilgili, seneler boyunca en sık gündemde olan konu, Tanrı’nın gücü insanlara dokunduğunda meydana gelen belirtiler olmuştur. Bundan dolayı, uzun bir süredir, konuyu farklı bakış açılarından ele alan küçük bir kitapçık yazmak istiyordum. İlk ve en belirgin soru şudur: Belirtiler neden görülüyor? İkincisi, bu belirtileri izlediğimizde, onları yaşayan kişinin nelerden geçtiğini öğrenebilir miyiz? Ve üçüncüsü, uyanış gerçekleştiğinde ve olaya tek hakim olanın Kutsal Ruh olduğu durumlarda kilise önderi ne yapar? Kitabın ilk bölümünde cevaplamaya çalışacağım sorular bunlardır. Kitabın ikinci yarısında ise farklı ama yine de belirtilerle yakın ilişkisi olan bir diğer konuya; ‘peygamberlik sembolleri’ne değineceğim.

Daha fazla ücretsiz e-kitaplar indirmek için lütfen https://hristiyankitaplar.com/play/ 'e ziyaret edin.

[Anahtar Kelimeler: Peygamberlik, Kutsal Ruh, İsa Mesih, Peygamber, Turkce, Kilise, Mesih, Tevrat, Hristiyan, Kilise, Hristiyan, Tevrat, İncil, Mesih, Ruhsal Armağanlar, Kutsal Ruh, Tanrı, Zebur, Mezmur, Kitap, Türkçe Kitaplar, İsa Mesih, Hıristiyan, Kilise, Kitap, GDK, Türkçe Kitaplar, Tanrı, Kilise, Mezmur, Ruhsal Armağanlar, Hıristiyan, Peygamberlik, Allah, Peygamber, Zebur, GDK, Turkce, İncil, Allah]

Bu kitap ücretsiz olmasına rağmen Google kredi kart detaylarınızı istiyor. Bunları vermek istemiyorsanız bizim websayfamızdan bu kitabı indirebilirsiniz https://hristiyankitaplar.com/play/102

Google Play'da en son çıkan kitabımız 'Mesih’in Mesajı' https://hristiyankitaplar.com/tr/node/150

İsrail'in Doğuşu

Orta Doğu genelinde ‘İsrail’ sözü kadar büyük tepki uyandıran bir kelime yoktur. Hatta bazıları bu ulusun ismini küfür niteliğinde de kullanır. Gündemden bir türlü düşmeyen İsrail nedense coğrafyamızda yaşanan çoğu olumsuz olaydan sorumlu tutuluyor. Şüphesiz ki Orta Doğuda en sevilmeyen ülke İsrail’dir. Asırlarca çok büyük katliamlar, soykırımlar görmelerine rağmen nihayet kendi topraklarına döndükten bu yana nedense kendilerini komşularına bir türlü sevdiremediler. Ama neden? Küçücük bu ülkeden insanlarımız neden bu kadar nefret ediyor? Aslında bunun sebebi İsrail’in çok eskiden Tanrı’nın halkı olmak üzere seçilmesine dayanır. Çoğu insan Rab’bin bu kutsal seçimini ya anlamıyor ya da anlamak istemiyor. Tabii ki İsrail hükümetinin zaman zaman yaptığı hataları burada savunmak gibi bir niyetimiz yoktur. Günü geldiğinde her ulusun günahını Tanrı soracaktır. Ancak Kutsal Kitap’ta geçen RAB’bin planı ve genel tarihine baktığımızda İsrail’in kutsal seçimini göz ardı etmek gibi bir lüksümüz yoktur. Peki Tanrı onları seçtiyse de ne zaman ve ne için oldu? En önemlisi bugün için anlamı nedir?

Şimdi ele aldığımız Tevrat’ın Mısır’dan Çıkış bölümü, İsrail ulusunun ortaya çıkışını ayrıntılı bir şekilde anlatır. Tanrı Ruhu’nun esini sonucunda Musa’nın eliyle bize ulaşan Tevrat kitabı beş bölümden oluşur: Yaratılış, Mısır’dan Çıkış, Levililer, Çölde Sayım ve Yasanın Tekrarı. En baştaki eser, Yaratılış, Adem ve Havva’nın yaradılışından başlayarak tüm insanlığın ortak öyküsünü kaydeder. Başta mükemmel yaratılan çift kısa bir süre içinde Şeytan’ın ayartmasıyla günaha esir olur ve Tanrı’nın huzurundan atılır. İlk bin yılın sonucunda insanlık öyle bozuluyor ki Rab küresel bir tufan göndererek dünyayı silip süpürmek zorunda kalıyor. Ancak Nuh’la ailesi ve bazı hayvanlar kurtuluyor. Ardından Rab İbrahim’i seçerek onun soyuyla tüm uluslara kutsama yolunu açacağını vaat eder (Yaratılış 12). Ancak bir sorun var, İbrahim’in bir çocuğu dahi yoktur. Yine de Rab soyunu yıldızlar kadar çoğaltacağını söyler. Bir süre sonra sabırsızlanan İbrahim’le eşi Sara hizmetçisi Hacer aracılığıyla çocuk sahibi olmaya karar veriyorlar. Ancak Tanrı Hacer’den doğan İsmail’i İbrahim’in mirasçısı olarak reddediyor (Yaratılış 17:19). Ona öz eşinden bir çocuk vereceğini tekrarlar. Böylece yüz yaşına bastığında İbrahim Sara’dan İshak isminde bir oğula sahip oluyor. İşte o zamanda İsmail’le İshak arasında başlayan rekabet hala bugün Orta Doğu’yu kasıp kavuran şiddetin kaynağıdır. Özellikle İshak’ı büyük bereketin mirasçısı olarak seçen Tanrı daha sonra aynı vaadi oğluna Yakup’a da iletir. Tanrı Yakup’un ismini de sonradan İsrail’e değiştirir. Daha sonra İsrail’le on iki oğlu büyük bir kıtlık yüzünden Mısır’a Yusuf’un yanına inerler. Yaratılış bölümü burada sona erer ve Mısır’dan Çıkış kaldığı yerden devam eder.

İbrahim’i ve soyunu tüm ulusların bereket kaynağı olarak seçen Tanrı İbrahim’in ayak bastığı Kenan topraklarını soyuna vereceğini söyler. Fakat bunun öncesinde soyunun Mısır’da köle olup 400 yıl baskı göreceğini bildirir (Yaratılış 15:13-16). Ama daha sonra onları görkemli bir şekilde Mısır’dan kurtarıp vaat edilen topraklara götüreceğini vaat eder. İşte Mısır’dan Çıkış bölümü Tanrı’nın bu büyük vaadin nasıl gerçekleştiğini kaydeder. Evet Rab Tanrı başta İbrahim’in soyu olan İsrail’i kutsal halkı olarak seçti. Amacı onların aracılığıyla tüm uluslara görkemini ve lütfunu göstermekti. Aynı zamanda onların aracılığıyla gelecek olan büyük Mesih'in yolunu da hazırlamak istedi. Tanrı’nın bu kutsal planını anlamak için İsrail’in doğuşunu anlatan Mısır’dan Çıkış bölümünü anlamınız gerek. Elinizdeki kitap Tevrat’ın ikinci kısmı olan Mısır’dan Çıkış bölümünün ayetlerini aktarmakla birlikte, bizim üzerinde yaptığımız açıklamalardan ibarettir. Tanrı’nın kutsal sözlerini elimizden geldiğince orijinal bağlamına uygun şekilde yorumlamaya çalışacağız. Değerli okuyucu, Tanrı’nın çok önceden vahyettiği bu kutsal sözleri okuyarak O’nun tüm ulusları kurtarmak için özellikle İsrail’i nasıl kullandığını anlamanızı dileriz. Sonuç olarak Tanrı’da ayrımcılık söz konusu olamaz, o herkesin gerçeğin bilincine varmasını diler.

 

Daha fazla ücretsiz e-kitaplar indirmek için lütfen https://hristiyankitaplar.com/play/ 'e ziyaret edin.

[Anahtar Kelimeler: Tevrat, Kilise, Allah, Tevrat, Turkce, Mısır’dan Çıkış, Turkce, Türkçe Kitaplar, Kilise, Peygamber, Yorum, Tanrı, Zebur, Mesih, Yaşam Kilisesi, Tanrı, Hıristiyan, Mezmur, Mesih, Hristiyan, İncil, Türkçe Kitaplar, Mezmur, Kitap, İsa Mesih, İsa Mesih, Zebur, Mısır’dan Çıkış, Yorum, Hıristiyan, Hristiyan, Yaşam Kilisesi, Allah, Peygamber, Kitap, İncil]

Bu kitap ücretsiz olmasına rağmen Google kredi kart detaylarınızı istiyor. Bunları vermek istemiyorsanız bizim websayfamızdan bu kitabı indirebilirsiniz https://hristiyankitaplar.com/play/93

Google Play'da en son çıkan kitabımız 'Mesih’in Mesajı' https://hristiyankitaplar.com/tr/node/150

Tanrı'nın Son Vahyi

İncil’in son bölümü olan Vahiy kitabı muhtemelen Kutsal Kitap’ın en gizemli bölümüdür. Hatta bir çoğumuz onu okurken bir tuhaflık hissediyoruz. Bu endişe, aktarılan mecazi sembolleri yorumlamakta güçlük çekmemizden de gelecekle ilgili sergilediği ürkütücü manzaralardan da kaynaklanabiliyor. Aslında zaman kavramına bağlı olan insan, geleceğin penceresine bakarken çoğu zaman zifiri karanlıktan başka bir şey göremiyor. Ölüm ve ötesi simsiyah bir perde gibi önümüzde duruyor o yüzden çoğumuz elimizden geldiğince ondan uzak durmaya çalışıyoruz. Ancak Vahiy kitabında Rab bu korkunç perdeyi yarıyor ve gelecekte dünyayı bekleyen olayları kısmen de olsa görmemizi sağlıyor. İncil’in bu son bölümü dünyanın sonuyla ilgili henüz gerçekleşmemiş bir çok olayın ayrıntısını aktarıyor. Başta anlaşılması zor olabilir ama Kutsal Kitap’ın diğer bölümleriyle kıyaslandığında gayet net ve açık bir manzara önümüzde belirir.

Hıristiyan İlahiyatı bölümünü okuyan biri, günün birinde bina temizliğiyle uğraşan bir işçinin merdivende oturmuş İncil’in son bölümü olan Vahiy’i okuduğunu görmüştür. Çok şaşıran ilahiyat öğrencisi, ‘Dostum sen İncil’in en zor anlaşılan Vahiy bölümünden bir şey anlayabiliyor musun?’ diye sorar. Temizlikçi, ‘Aslında gayet iyi anlaşılıyor’ diye cevap verir. Sonra havalı öğrencinin şüpheli bakışlarına karşın şöyle devam eder, ‘Sonunda Mesih gelip geliyor!’ Adamın bu özeti tam isabettir. Vahiy’in gelecekle ilgili sağladığı ayrıntıları çözmek gerçekten kolay değil ama genel mesajı ve sonucu gayet açıktır: Sonunda İsa Mesih galiptir!

Kutsal Kitap’ın en çarpıcı özelliklerinden biri geleceği önceden bildirmekten hiç çekinmemesidir. Örneğin, İsa Mesih’in ilk gelişine ilişkin 300’den fazla peygamberlik sözü bulunuyor. Ama ikinci gelişiyle ilgili yaklaşık 2.300’den fazla önbildiri aktarır. Mesih’in ikinci gelişiyle ilgili ilk gelişine göre 7 kat daha fazla peygamberlik sözü vardır. İncil’in genelinde gelecekle ilgili toplam 8,300’den fazla önbildiri bulunmaktadır. İlk yazılış tarihi itibariyle Kutsal Kitap’ın %30’u kadarı geleceğe değiniyor. Geleceği bu kadar net ve açık bir şekilde bildirmesi, onun bizim zaman boyutunun dışında var olan ve her şeyi bilen tek Tanrı’dan kaynaklandığının en güçlü ispatlarından biridir (Yeşaya 44:6-7, 46:9-10). Hatta dikkat ederseniz başka hiç bir dini kitap bu kadar detaylı bir şekilde gelecekle ilgili kesin ve net bilgi aktarmaya cesaret etmez. İncil’in son kısmı olan Vahiy bölümü de bu peygamberlik sözlerinin çoğunu toplar ve gelecekle ilgili en net manzarayı sergiler.

Bazıları geleceği umursamazken Rab’bin İsrail halkının Mesih’in ilk gelişiyle ilgili önbildirileri inceleyip anlamalarını beklediğini ve bunu ihmal ettiklerinden dolayı ağır bir biçimde yargıladığını unutmamalıyız (Luka 19:42-44). Tanrı Mesih’in ikinci gelişi ve dünyanın sonu ile ilgili peygamberlikleri algılamamızı bekler çünkü hepsini gözümüzün önüne açık ve net bir şekilde sergiledi (Matta 24:15). Ayrıca geleceği inceleyip araştırmanın bize büyük bir bereket kaynağı olacağını da vaat eder (Vahiy 1:3). Kısacası Kutsal Kitap’ın gelecekle ilgili aktardığı gerçekleri irdelemek sadece meraklıları için değil, her birimizin kutsal sorumluluğudur.

 

Daha fazla ücretsiz e-kitaplar indirmek için lütfen https://hristiyankitaplar.com/play/ 'e ziyaret edin.

[Anahtar Kelimeler: Tevrat, Allah, Mezmur, İsa Mesih, Yaşam Kilisesi, Türkçe Kitaplar, Kitap, Hristiyan, Vahiy, Yorum, Peygamber, İncil, Vahiy, İsa Mesih, İncil, Kilise, Tanrı, Hıristiyan, Turkce, Hıristiyan, Kilise, Peygamber, Allah, Türkçe Kitaplar, Mezmur, Yaşam Kilisesi, Mesih, Zebur, Turkce, Hristiyan, Zebur, Tanrı, Kitap, Tevrat, Mesih, Yorum]

Google Play'da en son çıkan kitabımız '2.Petrus ve Yahuda'nın Mesajı' https://habercikitaplar.com/tr/node/297

Kurtuluşun Mesajı


Kurtuluş klişeleşmiş bir Hristiyan terimdir. Ne anlama geldiğini bildiğimizi düşünürüz. Ancak Kutsal Kitap açısından bakılırsa kurtuluş, her biri Tanrı'nın İsa Mesih'teki lütfunun çarpıcı bir yönünü yansıtan diğer birçok kavramı içine alan önemli bir terimdir.

Philip Ryken Kutsal Kitapsal kurtuluş öğretisinin derinliklerine götüren kutsal yazılardan on dokuz metin seçmiştir. Her metnin en can alıcı bölümünün bilindik bir sesi vardır: seçilme, özgür kılınma, fidyeyle kurtarılma, bağışlatma, barıştırma, yenilenme, aklanma, evlat edinilme, kutsal kılınma ve yüceltilme. Ancak her unsur bizi sırasıyla kendisini aşan bir yüceliğe yönlendirir.

Eğer bu dünya gerçekten günah içinde kaybolmuşsa o zaman Tanrı'nın lütufkâr kurtarışının temel ilkelerini anlamak ve ilan etmek İnsan Genom Projesi'ni ya da bir başka büyük insan çabasını kat kat aşan bir öneme sahiptir. Philip Ryken kurtuluş mesajının hatlarını aydınlatırken Tanrı'nın işlerinin ihtişamına olan tutkusu görülmektedir.

Bible Speaks Today Yorumları'nın yardımcısı olan Bible Speaks Today Bible Themes Series Hristiyan geleneği tarihiyle uyumlu olan Hristiyan öğretisinin farklı yönlerini destekleyen başlıca Kutsal Kitap metinlerinin mesajına odaklanır. Hristiyan mirasında köklenmiş ve çağdaş kültürle etkileşimli olan bu seri vaaz verme, öğretme ve ruhsal gelişme için zengin bir kaynak sağlamaktadır.

Philip G. Ryken Philadelphia'daki Tenth Presbyterian Church'te hizmet etmektedir. Courage to Stand ve Discovering God adlı eserlerin yazarıdır.
(Tanıtım Bülteninden)
 

[Anahtar Kelimeler: Yorum ve Görüşler, Allah, Turkce, İsa Mesih, Peygamber, Haberci Basın Yayın Dağ. Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti, Mesih, Hıristiyan, Zebur, Mezmur, İncil, Kilise, Tevrat, İncil, Peygamber, Allah, Tevrat, Kitap, Zebur, Türkçe Kitaplar, Haberci Basın Yayın Dağ. Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti, Türkçe Kitaplar, Hristiyan, Mesih, Turkce, Tanrı, İsa Mesih, Tanrı, Kitap, Kilise, Hıristiyan, Mezmur, Yorum ve Görüşler, Hristiyan]

Bu kitap ücretsiz olmasına rağmen Google kredi kart detaylarınızı istiyor. Bunları vermek istemiyorsanız bizim websayfamızdan bu kitabı indirebilirsiniz https://hristiyankitaplar.com/play/129

Google Play'da en son çıkan kitabımız 'Mesih’in Mesajı' https://hristiyankitaplar.com/tr/node/150

Dirençli Bir İman

Yaklaşık iki bin sene önce Mesih’in en ünlü havarilerinden biri olan Elçi Petrus bugünkü Türkiye coğrafyasında bulunan imanlılara iki mektup yazdı. O sırada büyük olasılıkla Roma’da bulunan Petrus tüm imparatorluğu silip süpürecek bir zülüm dalgasını öngörmüştü. Kendisi de, Mesih’in sözleri uyarınca, kısa bir süre sonra inancı uğruna can verecekti. Fakat göksel evine göç etmeden önce Petrus yıllarca hizmet ettiği ve şimdi dağılmış bulunan Mesih imanlılarına son bir kaç satır yazmak istedi.  Bu son mektupları Petrus’un kiliseye bıraktığı kutsal vasiyetidir. Eskiden Celile gölünde balıkçılık yapan Petrus, İsa Mesih’i izlemeye başladıktan sonra epey değişmişti ve müjde uğruna pek çok yol kat etmişti. Başta Yeruşalim Kilisesi’ne önderlik yapan Elçi Petrus daha sonra zülüm nedeniyle daha başka şehirlere gitmeye başladı. Anlaşılan Anadolu sınırlarında bulunan ‘Pontus, Galatya, Kapadokya ve Bitinya’ gibi yerlere de uğramıştı. Şimdi Roma’ya kadar gelmiş ve artık hayatının son yıllarını geçiren Petrus geride bıraktığı imanlılara ruhsal bir miras bırakmak üzere bir kaç mektup yollamaya karar verir. Ancak bahsettiği miras servetten ve mülkiyetten öte bir şeydir. Elçi Petrus İsa Mesih’ten bizzat öğrendiği kutsal bir takım mücevheri onlara teslim eder. Dahası bu miras yeryüzünde değil göklerde saklı bulunuyor dolayısıyla ne sıkıntılar gelirse gelsin bu kutsal mirasa hiç bir zarar gelemez.Mektuplarında Petrus inançları uğruna baskı görmeye başlayan imanlıların daha dirençli bir imana sahip olmaları için pratik olarak nasıl yaşamaları gerektiğini öğretir. Dediğine göre imanlı bu tür sıkıntılara şaşırmamalı aksine Rab uğruna acı çektiğine sevinmelidir. Mektubunda Petrus imanlıyı gurbette yaşayan bir yabancı, dünyada gelip geçici bir mülteci olarak tasvir eder. Burası esas evimiz değil, biz göksel yolcularız. O yüzden burada çektiğimiz zulümlere hiç aldırmadan göksel memleketimize gözümüzü dikeriz (2. Korintliler 4:16-18). Ama bu zor yolculukta dayanma gücüne ihtiyacımız var. O yüzden Petrus kendi tecrübelerine dayanarak Mesih’in ardından istikrarlı bir imanla yürümesini öğretir. Günümüzde yine bu coğrafyada baskılar artıyor. Mesih imanlısı olarak özgür bir şekilde yaşamak oldukça zor olmaya başladı. İşte Elçi Petrus’un buradaki sözleri bizim için tam isabetli oluyor. Zulüm dalgası yine yükselebilir ama hiç bir şey göksel mirasımızı yok edemez. Zaten bu dünyadan pek bir beklentimiz yoktur, bizim için önemli olan göklerdeki vatanımız. Şimdiyse dünyada kalan günlerimizi Rab’be yaraşır bir biçimde geçinmeye özen göstermeliyiz. Bunun için Petrus’tan dirençli bir imana nasıl sahip olacağımızı öğrenebiliriz.

Daha fazla ücretsiz e-kitaplar indirmek için lütfen https://hristiyankitaplar.com/play/ 'e ziyaret edin.

[Anahtar Kelimeler: Yorum, Kitap, Tevrat, 1. Petrus, Mesih, Hristiyan, İncil, Yorum, Tanrı, Yaşam Kilisesi, Allah, Hristiyan, Türkçe Kitaplar, Tanrı, Mezmur, Kitap, 2. Petrus, 2. Petrus, Turkce, Kilise, Mesih, Hıristiyan, İncil, Türkçe Kitaplar, 1. Petrus, Tevrat, Peygamber, Zebur, Allah, Kilise, Turkce, İsa Mesih, Zebur, Peygamber, Mezmur, Hıristiyan, Yaşam Kilisesi, İsa Mesih]

Bu kitap ücretsiz olmasına rağmen Google kredi kart detaylarınızı istiyor. Bunları vermek istemiyorsanız bizim websayfamızdan bu kitabı indirebilirsiniz https://hristiyankitaplar.com/play/99

Google Play'da en son çıkan kitabımız 'Mesih’in Mesajı' https://hristiyankitaplar.com/tr/node/150

Lütuf ve Bağışlanma

Kimse Tanrı'nın lütuf ve merhamet armağanlarını anlamadan, Tanrı'nın sevgisini gerçekten kavrayamaz. Çelişkili bir şekilde, gerçek sevginin –Tanrı'nın bize olan sevgisinin– ne olduğunu, Tanrı'nın lütfunu anlayamadan gerçek anlamda kavrayamayız.Günlük hayatta gerçekten seven birinin, sevgiyi taklit eden ve eğlenen birinden farklı olduğunu biliriz. Gerçek sevginin kendi çıkarlarımızla beslenmediğini biliriz. Tanrı'nın bize olan sevgisi bu şekildedir. Bizim için en iyisini isteyen, fedakâr, vermekten usanmayan bir sevgi.Tanrı'nın bize olan sevgisinin temelini ve kalitesini anlayabilmemizi sağlayacak belki de en yakın örnek –ki bu bile gerçeğin hafif bir yansıması olarak kalır– çocuklarımıza duyduğumuz sevgidir. Bu yardıma muhtaç, narin, küçük şeyleri hastaneden eve getiriyoruz ve onları seviyoruz. Sevgimizi hak etmek için hiçbir şey yapmamışken, aslında bizim için hiçbir şey yapabilecek güçte değillerken, biz yine de onları seviyoruz. Bir ebeveyn olduğumuz andan itibaren biliyoruz ki bundan sonra hayatımızın büyük bir kısmı artık çocuğumuzun etrafında dönecek ve bu çoğu zaman bizi hayal bile edemeyeceğimiz sıkıntılara sokacak. Yine de onları sevmeye devam ediyoruz, gerçekten seviyoruz. Anne, baba ve çocuklar, Göksel Babamız Tanrı'nın her birimize olan gerçek sevgisini anlayabilmemiz için bir örnektir.Çocuklarımıza olan kayıtsız şartsız sevgimizi düşünürken ve Baba'nın bize olan sevgisinin ne kadar bütün ve koşulsuz olduğunu kavramaya başlarken O'nun merhametinin çok küçük bir kesitini yakalamaya ve Tanrı'nın günahlarımız karşısında hak etmediğimiz halde verdiği kurtuluş ve bağışlanmanın arkasındaki sebebi anlamaya başlarız.Yıllar boyunca kilisede bu konudaki birçok iyi öğretiye rağmen bu merhamet birçok Mesih inanlısını şaşırtıyor. Kendileri merhametin zenginliğinde yaşayamadıkları gibi, diğerlerine merhamet göstermede de başarısız oluyorlar. Birçoğu, Tanrı'nın sevgisinin hak edilmesi, kazanılması gerektiğini düşünerek, gösteriş temelli teolojik düşünceye tutsak bir şekilde yaşamlarını sürdürüyor. İyi şekilde davranarak ve Tanrı için iyi işler yaparak, O'nun onları daha çok seveceğini düşünüyorlar. Oysa bu gerçekten ne kadar uzak! Tanrı bizi şu anda sevdiğinden ne daha az, ne de daha fazla sevebilir. O bizim sevgisinin karşılık beklemeden geldiğini anlayabileceğimiz merhamet noktasında yaşamamızı istiyor. Tanrı'nın sevgisi ve lütfu kabul edilmeyi bekleyen armağanlardır. Peki biz bunları hiç hak edecek miyiz? Hayır! Hiç hak etmiyoruz ama O'nun gözbebeği olan hak etmeyenleriz biz.

Daha fazla ücretsiz e-kitaplar indirmek için lütfen https://hristiyankitaplar.com/play/ 'e ziyaret edin.

[Anahtar Kelimeler: Tevrat, Hıristiyan, GDK, İncil, Zebur, Bağışlama, GDK, Hıristiyan, Peygamber, Mezmur, Kilise, Kilise, Bağışlama, Kitap, Tanrı, Hristiyan, Tanrı, İncil, Turkce, Türkçe Kitaplar, İsa Mesih, Mezmur, Allah, Allah, Affetmek, İsa Mesih, Tevrat, Hristiyan, Zebur, Türkçe Kitaplar, Mesih, Kitap, Turkce, Affetmek, Mesih, Peygamber]

Bu kitap ücretsiz olmasına rağmen Google kredi kart detaylarınızı istiyor. Bunları vermek istemiyorsanız bizim websayfamızdan bu kitabı indirebilirsiniz https://hristiyankitaplar.com/play/77

Google Play'da en son çıkan kitabımız 'Mesih’in Mesajı' https://hristiyankitaplar.com/tr/node/150

Müjdenin Sırrı

Pavlus’un yazdığı mektupların başında yer alan Romalılar bölümü ünlü elçinin tüm dünyaya yaydığı müjdenin en geniş ve en ayrıntılı özetidir. Kısacası bu mektup müjdenin manifestosudur. Pavlus’un kim olduğunu Elçiler İşleri bölümünden öğreniyoruz. Başta Saul diye bilenen Pavlus, Mesih’in elçisi olmaya seçilecek en son kişiydi. Son derece muhafazakar bir Yahudi olan Saul yasa uzmanı ya da Ferisi (dini önder) olma yolunda son sürat ilerliyordu. O sırada ortaya çıkan ve hızla büyüyen Hristiyanlık inancı ile karşılaşınca bu yeni oluşumu yok etmek için seferber olmuştu. Başta İstefanos’u taşa tutarak öldürttü ve sonraları evden eve dolaşarak Mesih imanlılarını adeta avlıyordu. (bkz. E.İşleri 7-8) Durmak bilmeyen Saul yalnız Yahudilerin başkenti olan Yeruşalim’de baskınlar yapmakla yetinmedi, bu defa Şam’a sığınan havarileri yok etmek için yollara düştü. Ancak yolda hiç beklemediği bir karşılaşmaya yakalandı. Gökten ansızın parlak bir ışık belirir ve İsa Mesih’in kendisi Saul’a görünerek ‘Bana neden zülüm ediyorsun?’diye sorar. Ardından Saul hayatını İsa Mesih’i tanımaya ve tanıtmaya adar. Böylece Şam yolunda İsa ile yüzleşen acımasız Saul’un hayatı tam ters istikamete yönelmeye başlar. Eskiden Hristiyanlara nefret soluyan Saul bundan böyle Hristiyanların en büyük savunucusu ve sözcüsü olur. Hatta kendi halkına Mesih’in müjdesini yaymakla kalmayıp uzak diyarlara yelken açar ve İsa’nın kurtuluş mesajını diğer uluslara duyurmayı görev edinir. Böylece eski zalim Saul; büyük müjdeci Pavlus olmuştur.

Yukarıda belirttiğimiz İncil’in bu net bilgilere rağmen, bazı yazarlar Pavlus’un sonradan gün görmüş bir sahtekar olduğunu ileri sürer. Onlar, yazdığı mektupların İncil’in önemli bir kısmını oluşturduğunu belirterek, Pavlus’un bu sayede Hristiyanlığın öğretisini manipüle ettiğini iddia ediyorlar. Güya Pavlus’un kuruntularıyla dolup taşıyan İncil bundan dolayı Tanrı’nın Sözü olmaktan çıkmış. Ne var ki İncil’in metnini ve ilk kilise tarihini incelediğimizde bu iddiaların her zamanki gibi samimiyetsiz ve bilgisiz saldırılardan ibaret olduğunu görürüz. Evet Pavlus’un Mesih inancı uğruna çok büyük emeği söz konusu ama Mesih’in diğer havarilerden farklı bir şey öğrettiği yok. Diğer elçilerin yaptığı gibi yazdığı her şeyi Peygamberlerin çok öncede Eski Antlaşmada yazdıklarına endeksliyor. Bu açıdan Elçi Petrus’un Pavlus’un büyük katkısını takdir etmesi dikkatimizi çekmeli (2.Petrus 3:15-16).

Başkaları İncil’in büyük bir bölümünün mektuplardan oluştuğuna şaşırıyorlar. İncil’in 27 bölümünden ilk beş temel bölüm hariç hepsi mektuptan ibaret. Bunların yaklaşık 13’ü Pavlus’a aittir. Diğerler mektuplar Petrus, Yuhanna ve Yakup gibi önemli Kilise önderlerinin yazdığı eserlerdir. Bu mektupların çoğu belirli kilise topluluklarına ya da şahıslara yönelik yazılmıştı. Neden böyle? Aslında burada Kutsal Kitap’ın vahiy anlayışını vurgulamak lazım. İnsanlar genellikle Kutsal Yazıların gökten zembille indiğini sanıyor oysa ki öyle değil. Tanrı kutsal sözlerini insanlara iletmek için çoğunlukla insanlar kullanmıştı. Ayrıca bunu genellikle dikte ederek değil, peygamberlerin ya da elçilerin yaşadıklarını ve yazdıklarını yönlendirerek yapmıştı. Böylece Pavlus Roma’daki Mesih imanlılarına yazarken Kutsal Ruh’un onu her açıdan yönlendirdiğine inanıyoruz (2.Petrus 1:21). Bunun farkında olan Pavlus da yeri geldiğinde Tanrı’nın yetkisiyle yazdığını vurgular (1.Korintliler 14:37). Neticede İncil’in diğer bölümleri gibi bu mektubun sadece Romalılara değil bütün Mesih imanlılarına yönelik yazıldığını var sayıyoruz.

Okumakta olduğunuz eser İncil’in altıncı bölümü olan Romalılar mektubunun içeriğini aktarmakla birlikte, üzerinde yapılan açıklamalardan ibarettir. Yukarıda belirttiğimiz gibi Elçi Pavlus’un 13 mektubu İncil’de yer alıyor. Romalılara yazılan bu mektup en uzun ve ayrıntılı mektubudur o yüzden İncil’in sıralamasında diğer mektuplarının başında yer alır. Bu mektup Pavlus’un ve diğer elçilerin tüm dünyaya yaydıkları müjdeyi yani Mesih inancını mükemmel bir şekilde sergiler. Değerli okuyucu, Güzel Rabbimizin size de bu kutsal müjdeyi anlama ve kutsal yolunda ilerleme fırsatını tanımasını dileriz.

Daha fazla ücretsiz e-kitaplar indirmek için lütfen https://hristiyankitaplar.com/play/ 'e ziyaret edin.

[Anahtar Kelimeler: Yorum, Hristiyan, Mesih, Türkçe Kitaplar, Romalılar, Hıristiyan, İncil, Kilise, Zebur, Peygamber, Yorum, İsa Mesih, Tanrı, Zebur, Hristiyan, Yaşam Kilisesi, İncil, Kitap, Hıristiyan, Tanrı, Kilise, Mezmur, Turkce, Tevrat, İsa Mesih, Allah, Tevrat, Romalılar, Türkçe Kitaplar, Mezmur, Allah, Yaşam Kilisesi, Turkce, Kitap, Peygamber, Mesih]

Bu kitap ücretsiz olmasına rağmen Google kredi kart detaylarınızı istiyor. Bunları vermek istemiyorsanız bizim websayfamızdan bu kitabı indirebilirsiniz https://hristiyankitaplar.com/play/119

Google Play'da en son çıkan kitabımız 'Mesih’in Mesajı' https://hristiyankitaplar.com/tr/node/150

Kilisenin Düzeni

İncil’i okuduğumuzda ilk tarihi bölümlerden sonra kiliselere yazılan mektuplara rastlarız. Toplam 21 mektup vardır. Ama neden mektuplar yazılmıştır? Mesih ölüp dirildikten sonra insanlığın ihtiyaç duyduğu kurtuluş müjdesini tüm uluslara duyurmak üzere havarilerini görevlendirdi. Böylece kısa bir süre içinde Mesih’in öğretisini Yeruşalim’den Roma’ya kadar yaydılar. Elçilerin İşleri bölümünde gördüğümüz gibi gittikleri her yerde İsa Mesih’in adına topluluklar kurdular. Ama zaman geçtikçe yeni kurulmuş bu topluluklarda sorunlar da baş göstermeye başladı. Böylece Elçi Pavlus gibi elçiler belirli bazı sorunları çözmek ve kardeşleri yüreklendirmek için mektuplar yazmaya başladı. Kutsal Ruh’un yönlendirmesiyle yazılan bu mektuplar aslında İncil’in temel öğretilerini oluşturur. Özellikle Hristiyanlık teolojisi ve kilisenin pratik işleyişi açısından bu mektuplar son derece önemlidir. Tabi bu mektuplar Mesih imanlılarına yazıldıkları için İsa’yı tanımayanlara başta çok garip gelebilir çünkü içeriğini ancak Mesih’i yürekten tanıyan birileri tam olarak algılayabilir. 

Korint Kilisesi’ne yazılan mektuplar İncil’de yer alan en uzun ve en zor anlaşılan mektuplardandırlar. Nedeni oldukça basit: Korint çok karışık bir şehirdi dolayısıyla orada bulunan kilise de karışıktı. Aslında Korint Kilisesi pek çok armağanla donatılmış, ruhsal açıdan zengin bir topluluktu, ne var ki bunu Mesih’i yüceltmek için değil çoğunlukla kendilerini ön plana çıkarmak ve birbirlerine sataşmak için kullandılar. Kurduğu tüm kiliseler arasında  Elçi Pavlus’un başını en çok ağrıtan Korint topluluğuydu. Kilisede her tür bencilik, çekememezlik, davalar, ahlaksızlık, kıskançlık ve genel bir düzensizlik söz konusuydu. Fakat tüm bunların karşısında teşvikini yitirmeyen Pavlus kilise mensuplarına büyük bir özenle yazar. Her sorunu sırasıyla ele alıp nasıl Mesih’e yaraşır bir topluluk olmaları gerektiğini itina ile öğretir. Baştan sona kadar Pavlus özellikle birlik ve sevgi üzerinde durur. Korint’teki kardeşleri Mesih’e yaraşır kutsal bir düzene çağırır. Sonuç olarak değindiği konular ne kadar zor ve karışık olsa da bu sayede Pavlus tüm hepimize kilisenin önemli bir çok konuda nasıl davranması gerektiğini öğretmiş oldu. Dahası Mesih topluluğu olan kilisenin düzeni ne kadar önemli olduğunu da vurgulamış oldu. 

Baştan beri İsa Mesih kendine bağlı bir kilise topluluğu kuracağına söz verdi, ama bu genel ve evrensel kilise çerçevesinde her yerel kilise topluğu biraz farklıdır. Bir ailede aynı anne ve babadan doğan çocuklar nasıl farklıysa, her topluluğun da kendine has bir takım özelliği var. Elbette ki içinde bulunduğu kültür onu etkiliyor, aynı zamanda başındaki önderlerin tarzı ve tutumu de topluluğa şekil veriyor. Ama değişmeyen bir gerçek var ki her kilise topluluğu nerede olursa olsun Mesih’in ailesinin bir parçasıdır ve Rab her birine ayrı ayrı değer verir. Tapınma şekli, öğreti tarzı, ibadet saati, giyim kuşamı ve daha bir çok şeyi farklı olabilir ama Mesih’e bağlı kaldığı sürece Tanrı’ya aittir ve Rab ona sahip çıkar. Böylece her kilise topluluğu dıştan birbirine ne kadar benzemese de içinde Mesih'in sevgisini yansıtmakla birlikte Rab'be yaraşır kutsal bir düzen de sergilemeli.

Şimdi okumakta olduğunuz eser İncil’in 1. ve 2. Korintliler mektuplarının ayetlerini aktarmakla birlikte, üzerinde yapılan yorumlardan ibarettir. Duam şu ki Kutsal Ruh’un bize emanet ettiği bu kutsal sözlerin üzerinde düşünürken Güzel Rabbimiz sizi de ailesine katıp kutsal ailesinde güçlü bir şekilde yetkinleşmenizi sağlar.

Daha fazla ücretsiz e-kitaplar indirmek için lütfen https://hristiyankitaplar.com/play/ 'e ziyaret edin.

[Anahtar Kelimeler: Kilise, İncil, Kitap, 1. Korintliler, İsa Mesih, Zebur, Türkçe Kitaplar, Zebur, Kitap, Kilise, İncil, Hıristiyan, Türkçe Kitaplar, Peygamber, Tevrat, Hıristiyan, Mesih, Mesih, Hristiyan, Turkce, Tevrat, Tanrı, Yorum, Allah, Allah, Yaşam Kilisesi, Turkce, Mezmur, Yaşam Kilisesi, Tanrı, Peygamber, 2. Korintliler, 2. Korintliler, 1. Korintliler, Mezmur, Yorum, İsa Mesih, Hristiyan]

Bu kitap ücretsiz olmasına rağmen Google kredi kart detaylarınızı istiyor. Bunları vermek istemiyorsanız bizim websayfamızdan bu kitabı indirebilirsiniz https://hristiyankitaplar.com/play/76

Google Play'da en son çıkan kitabımız 'Mesih’in Mesajı' https://hristiyankitaplar.com/tr/node/150

Oruç Üzerine Bir Sohbet

Size Ramazan ve özellikle oruçla ilgili birkaç düşünce sunmak istiyoruz. Bildiğiniz gibi Ramazan, Arap takviminin dokuzuncu ayı olup İslam inancına göre Kuran’ın yeryüzüne inmeye başladığı kutsal ay sayılır. Şehr-i ramazan boyunca müslümanlar güneşin doğuşundan batışına kadar yememek, içmemek ve cinsel ilişkide bulunmamak anlamına gelen oruç tutmakla yükümlüdürler. Oruç; İslamiyet’in beş temel zorunluluğundan biridir ve bu emri yerine getirmeyen kişi (hasta veya yolculuk haricinde) İslamdan çıkmış sayılır.

Peki, oruç tutmanın amacı nedir? Günümüzde kimi orucun amacı sağlıktır der, kimi ise işte ibadetimizin bir parçasıdır der. Halbuki esas amacı Ebû Hüreyre’nin naklettiği şu hadîste açıklanır: «İnanarak ve bilerek Ramazan ayını ihyâ edenin (dirilten, canlandıran - oruç tutarak, sadaka vererek, terâvih kılarak vb.) geçmişteki bütün günahları bağışlanır.»

Demek ki sonuçta oruç, tıpkı diğer bütün dini yükümlülükler gibi, günahların karşılığına verilen bir bedel niteliğindedir. İşlenen bir günahın bağışlanması için yapılması ya da verilmesi gereken şeye kefâret denir. Müslüman inançlarına göre, Tanrı ancak bir kefâret karşılığında günahı bağışlar. Bu kefâret çoğunlukla oruç tutmak, sadaka vermek, kurban kesmek, iyilik yapmak vb. gibi işlerle gerçekleştirilir.

Daha fazla ücretsiz e-kitaplar indirmek için lütfen https://hristiyankitaplar.com/play/ 'e ziyaret edin.

[Anahtar Kelimeler: Mesih, Hristiyan, Mezmur, Turkce, İsa Mesih, İncil, Tevrat, Tanrı, Allah, Tevrat, Yaşam Kilisesi, İncil, Hıristiyan, Tanrı, Kilise, Hristiyanlığa Tanıtım, Hristiyan, Hıristiyan, Oruç, Peygamber, Kilise, Türkçe Kitaplar, Kitap, Allah, İsa Mesih, Mezmur, Oruç, Zebur, Hristiyanlığa Tanıtım, Zebur, Kitap, Yaşam Kilisesi, Peygamber, Turkce, Türkçe Kitaplar, Mesih]

Bu kitap ücretsiz olmasına rağmen Google kredi kart detaylarınızı istiyor. Bunları vermek istemiyorsanız bizim websayfamızdan bu kitabı indirebilirsiniz https://hristiyankitaplar.com/play/138

Google Play'da en son çıkan kitabımız 'Mesih’in Mesajı' https://hristiyankitaplar.com/tr/node/150

Tanrı Oğlu İsa

İçinde yaşadığımız dünya oldukça karışık ve karanlık bir yer olmuştur. Her geçen gün kaosun uçurumuna daha da sürükleniyoruz sanki. Aslında uzun zamandır dünyanın gidişatı böyledir. Dahası günümüzde meydana gelen teknolojik yenilikler, bilgi patlaması ve bilimsel araştırmalar sonucunda dünyamız daha iyiye doğru gitmekten çok daha da korkunç bir seviyeye düştüğünü görebiliyoruz. Gün geçtikçe kötüleşen bu manzara karşısında insanlar bazen isyan edebiliyor: Neden Tanrı bir şey yapmıyor, neden müdahale etmiyor? Aslında Tanrı gerekeni yaptı bile. Sandığımız kadar uzak ve ilgisiz değildir; insanları bu acınacak durumdan kurtarmak için kendisi bizzat müdahale etti. Tüm evreni yaratan Sonsuz Işık dünyamızın karanlığını delerek göründü. Tanrı insan benzeyişine bürünerek aramızda yaşadı, acımızı paylaştı ve sonunda günahlarımızı üstlendi. Yaşam kaynağı olan yüce Rab ölümle pençeleşti ve sonunda hepimiz için onu yendi. İşte göklerden gelen nur ve hayat Tanrı Oğlu İsa’nın kendisidir. Böylesi olağanüstü bir olaya tanık olmak için Tanrı Yuhanna gibi bazı adamlar seçti. İsa Mesih’le ilgili olan bu tanıklığının sonunda Yuhanna yazısının amacını çok net bir şekilde özetler: “Ne var ki yazılanlar, İsa’nın, Tanrı’nın Oğlu Mesih olduğuna iman edesiniz ve iman ederek O’nun adıyla yaşama kavuşasınız diye yazılmıştır (Yuhanna 20:31).” Yuhanna için bu gerçek her şeyden daha önemlidir. Kuşkusuz evreni yaratan yüce Tanrı göklerdeki tahtını bırakıp aramızda yaşamaya tenezzül ettiyse, bu gerçekten harika bir haberdir. Şimdi İsa’yı bize tanıtırken Yuhanna’nın Mesih için en çok kullandığı isim ‘Tanrı Oğlu’dur. Hatta yalnızca Yuhanna’da İsa Baba’nın “Biricik (monogenes) Oğul’u” olarak karşımıza çıkıyor (Yuhanna 1:14, 18; 3:16-18; 1.Yuhanna 4:9). Buradaki ‘biricik’ sözü genellikle bir ailenin tek çocuğu için kullanılırdı. Bununla beraber çok özel, eşsiz ve benzersiz biri demektir. Mesih’e gelince İsa’nın Tanrı’dan doğan ilk ve tek çocuk anlamına gelmiyor, gelemez çünkü Tanrı ruhtur, ne doğdu ne de doğurur. Yuhanna’nın kendisi yazısının en başında İsa’nın baştan beri Tanrı’yla birlikte olduğunu ve Tanrı’ya eşit olduğunu vurgular. Hatta dünyayı yaratan Tanrı Sözü de daha dünyaya insan olarak gelmeden önce ezelden beri var olan Tanrı Oğlu’ydu. ‘Biricik oğul’ derken Yuhanna Mesih’in Baba Tanrı’nın gözündeki emsalsiz niteliğini vurgulamaya çalışıyordur. İşte Baba Tanrı ile Oğlu İsa arasındaki bu kutsal ve gizemli ilişkiyi hemen çözmek kolay değildir. Ancak Yuhanna’nın tanıklığından şunu çok net bir şekilde anlıyoruz ki Tanrı neyse İsa odur, Tanrı Oğlu olarak Baba’yı bize tanıtmaya gelmiştir (Yuhanna 1:18, 14:6-10). İsa Mesih’in bu ulvi kimliğini bize açıklamak ve kanıtlamak için Yuhanna pek çok farklı tanık gösterir. Bir yandan Mesih’i yakından tanıyan havarilerinin sözleri vardır. Öbür yandan Mesih’in kendisi için kullandığı ifadeler vardır. Ayrıca İsa Mesih’in Tanrı’nın yetkisiyle gerçekleştirdiği mucizevi işler ve harikalar da vardır.  İşte baştan sona kadar Yuhanna’nın gayesi şahsen Tanrı Oğlu olarak tanıdığı Mesih’in ilahi kimliğini birçok yoldan tüm herkese göstererek tüm insanların İsa’ya iman etmelerini sağlamaktır. Kitap boyunca birçok kişinin Mesih’e iman ettiğini okuyoruz (İman etme sözü tam 87 kere geçiyor).  Yuhanna’ya göre İsa’ya sadece hayran olmak yetmez, Mesih’i Tanrı Oğlu olarak kabul etmek, O’na yürekten inanmak şarttır. İşte vaat edilen kurtuluş ve sonsuz yaşam ancak içtenlikle Tanrı Oğlu İsa’ya güvenen ve iman edenler için geçerlidir. Şu anda karanlık güçlerinin işi sürüyordur ama yakında bir gün Mesih bir daha gelecektir ve Tanrı adına dünyayı yargılayacaktır. O zaman egemenliğini kurarak Tanrı Oğlu olduğunu inanan ve inanmayan herkese apaçık bir şekilde gösterecektir. Ne mutlu kendisine şimdiden inanan ve günahlarından kurtulan kişilere! 

Daha fazla ücretsiz e-kitaplar indirmek için lütfen https://hristiyankitaplar.com/play/ 'e ziyaret edin.

[Anahtar Kelimeler: Mesih, Mezmur, Yorum, Allah, İncil, Kitap, Turkce, Tanrı, Hristiyan, İsa Mesih, Yuhanna, Hıristiyan, Hristiyan, Türkçe Kitaplar, Zebur, Kitap, Kilise, Hıristiyan, Zebur, Peygamber, İsa Mesih, Kilise, Yaşam Kilisesi, Tevrat, Mezmur, Yaşam Kilisesi, Peygamber, İncil, Turkce, Türkçe Kitaplar, Tevrat, Yorum, Tanrı, Mesih, Allah, Yuhanna]

Bu kitap ücretsiz olmasına rağmen Google kredi kart detaylarınızı istiyor. Bunları vermek istemiyorsanız bizim websayfamızdan bu kitabı indirebilirsiniz https://hristiyankitaplar.com/play/87

Google Play'da en son çıkan kitabımız 'Mesih’in Mesajı' https://hristiyankitaplar.com/tr/node/150

Her Şeye Rağmen Sevgi

Dünyada sevilmek istemeyecek kişi hemen hemen yok gibidir. Biri tarafından sevilmenin vereceği güven ve tatmin duygusu mutlu bir yaşamın temelini oluşturur.

Buna karşın sevgi ve sevgiyi nasıl aramamız gerektiği gibi konularda pek az bilgiye sahibiz. Sevginin ne olduğunun bize anlaşılır bir dille anlatıldığı enderdir. Sevgi hakkında verilen bir kursa katılan ya da bu konuda yardımcı olabilecek bir kitap okumuş olanların sayıları da çok sayılmaz. Yaşam için bu kadar önemli ve gerekli olan bir konu, gariptir ki, eğitimde de ihmal edilmiştir.

Kimileri, her ne kadar daha birçok sevgi türünün varlığını ileri sürmekteyse de, bizler en azından üç tür sevginin olduğunu söyleyebiliriz. Bu üç tür sevgiyi inceleyip, tartışmak herhalde faydalı olacaktır. Kişinin mutluluğu bu sevgi türleri arasından hangisini aradığına bağlı olabilir.

Daha fazla ücretsiz e-kitaplar indirmek için lütfen https://hristiyankitaplar.com/play/ 'e ziyaret edin.

[Anahtar Kelimeler: İncil, Turkce, GDK, Hristiyanlığa Tanıtım, Kitap, Hıristiyan, Mesih, Kilise, Türkçe Kitaplar, İsa Mesih, Tanrı, Zebur, İncil, Turkce, Türkçe Kitaplar, Hristiyanlığa Tanıtım, Mezmur, Sevgi, Mesih, Sevgi, Tanrı, Peygamber, Kilise, Allah, Tevrat, Allah, Tevrat, Peygamber, Hristiyan, İsa Mesih, Zebur, Hristiyan, GDK, Hıristiyan, Kitap, Mezmur]

Bu kitap ücretsiz olmasına rağmen Google kredi kart detaylarınızı istiyor. Bunları vermek istemiyorsanız bizim websayfamızdan bu kitabı indirebilirsiniz https://hristiyankitaplar.com/play/98

Google Play'da en son çıkan kitabımız 'Mesih’in Mesajı' https://hristiyankitaplar.com/tr/node/150

Mesih'in Kilisesi

‘Kilise’ deyince insanların aklarında çok farklı resimler canlanır: Antik binalar, süslü haçlar, cüppeli papazlar, bayram kurabiyeleri ve boyanmış yumurtalar ya da çan çalan zangoçlar. Aslında ilginç olan şu ki bunların hiç biri İncil’de geçmiyor. Bunlar kilisenin uzun tarihi boyunca gelişen iyi ya da kötü farklı geleneklerdir. Ama kilisenin esas ne olduğunu öğrenmek istersek öncellikle İncil’in kutsal sözlerine başvurmalıyız. Efesliler, Pavlus’un Kilise kavramıyla ilgili Rab’den aldığı gizemli vahyin mükemmel bir mozaiğidir. Pavlus’un bu mektubu yerel kiliselere yönelik öğretilerinin en dolgun özeti ve doruğu sayılabiliyor. Kısacası, bu mektupta Kilise’nin belirli bir bina ya da ayin türü değil, Mesih’in ruhsal bedeni ve Tanrı’nın ev halkı olduğunu görüyoruz.

Daha fazla ücretsiz e-kitaplar indirmek için lütfen https://hristiyankitaplar.com/play/ 'e ziyaret edin.

[Anahtar Kelimeler: Kilise, Yaşam Kilisesi, Efesliler, Hristiyan, İncil, Tanrı, Mesih, Tevrat, Kitap, Kitap, İncil, Yorum, İsa Mesih, Türkçe Kitaplar, Zebur, Allah, Yorum, Hıristiyan, Peygamber, Türkçe Kitaplar, Hıristiyan, Kilise, Hristiyan, Mezmur, Zebur, Mesih, Peygamber, Kilise, İsa Mesih, Turkce, Turkce, Allah, Kilise, Mezmur, Yaşam Kilisesi, Efesliler, Tevrat, Tanrı]

©2019 GoogleSite Terms of ServicePrivacyDevelopersArtistsAbout Google|Location: United StatesLanguage: English (United States)
By purchasing this item, you are transacting with Google Payments and agreeing to the Google Payments Terms of Service and Privacy Notice.