Peygamberimiz Hz.Muhammed'inﷺ Veda Haccı (Harita ve resimlerle desteklenmiş): PEYGAMBERİMİZ HZ.MUHAMMED ’İN VEDA HACCI

Adnan Şensoy
2
Free sample

 Sevgili Peygamber'imizin Hacc'ın emrinden sonra yaptığı tek Hacc'ı olan Veda Haccıyla ilgili tek başına ya kitap yoktu ya da dağınıktı. Toparlanmaya çalışılan eserlerde rivayet tekrarlarıyla akademik aşamada kalmış ve halk algısına ağır gelmişti veya görsel tariften yoksundu. 2002 Yılından günümüze Hac ve umre turlarında dini rehberlik yapmanın avantajını da kullanarak bu konuda bir derleme kitapçığa niyetlendim. İnşaallah daha ilmi ve makul eserlere bir nebze katkı olur.

Kasım 2015 Adnan Şensoy

Read more
Collapse

About the author

www.AdnanSensoy.com

Yt: www.youtube.com/AdnanSensoy 

Fb: www.facebook.com/AdnanSensoy 

Tw: www.twitter.com/AdnanSensoy

İn: www.instagram.com/AdnanSensoy

Read more
Collapse
3.0
2 total
Loading...

Additional Information

Publisher
Adnan Şensoy
Read more
Collapse
Published on
Nov 26, 2015
Read more
Collapse
Pages
138
Read more
Collapse
Read more
Collapse
Best For
Read more
Collapse
Language
Turkish
Read more
Collapse
Content Protection
This content is DRM protected.
Read more
Collapse

Reading information

Smartphones and Tablets

Install the Google Play Books app for Android and iPad/iPhone. It syncs automatically with your account and allows you to read online or offline wherever you are.

Laptops and Computers

You can read books purchased on Google Play using your computer's web browser.

eReaders and other devices

To read on e-ink devices like the Sony eReader or Barnes & Noble Nook, you'll need to download a file and transfer it to your device. Please follow the detailed Help center instructions to transfer the files to supported eReaders.
 * Tevhid mücadelesinin temel direği: Namaz'dır.
* Hz.Ebu Hureyre (radıyallâhu anh) anlatıyor:
"Rasulallah’ın (as) Şöyle söylediğini işittim:
"Sizden birinizin kapısının önünden bir nehir aksa ve bu nehirde hergün beş kere yıkansa, acaba üzerinde hiç kir kalır mı, ne dersiniz?"
"Bu hal, dediler, onun kirlerinden hiçbir şey bırakmaz!" Rasulallah (as):
"İşte bu, beş vakit namazın misalidir. Allah onlar sayesinde bütün hataları siler" buyurdu."
(Buhâri, Mevâkît 6; Müslim, Mesâcid 282, (666); Tirmizî, Emsâl 5, (2872); Nesâî, Salât 7, (1, 231); Muvatta, Sefer 91, (1,174))

* Bu hadisten ve ‘’Sana vahyedilen Kitabı oku ve namazı kıl. Muhakkak ki namaz hayasızlıktan ve kötülükten alıkoyar. Allah'ı anmak elbette en büyük ibadettir. Allah yaptıklarınızı bilir.(Ankebut:45) ayetinden dolayı kitabın ismini NAMAZ VE NEHiR koydum.

* Kadı Beyzavi; Hz.Enes’den (Radıyallahu Anh) rivayet edilen şu olayı zikrediyor: Resuli Ekrem (Sallallahu Aleyhi Vesellem) döneminde, her türlü kötülüğü işleyen eden ensar'dan bir genç, namazını da asla ihmal etmemektedir. Meselenin durumu Rasulallah'a (Sallallahu Aleyhi Vesellem) bildirilince: " O gencin asla ihmal etmediği namaz, birgün kendisini Yapılması uygun olmayan, ayeti kerîme ve hadisi şeriflerle haram edilenden ve dinin çirkin gördüğü şeylerden koruyacaktır" buyuruyorlar. Gerçekten aradan fazla bir zaman geçmeden o genç; tevbe ediyor ve salih bir mü'min oluyor (Mecmuatu't Tefasir ist: 1979 Çağrı Yay. C: 5, Sh: 1920 (Kadı Beyzavi Böl.)

* Rasulallah’a (Sallallahu Aleyhi Vesellem):
" Amellerin hangisi daha faziletlidir?" diye sordum. Resuli Ekrem:
" Vaktinde edâ edilen, kılınan namazdır" buyurdular. (Sahihi Buhari ist: 1401 Çağrı Yay. C: 1, Sh: 134 K. Mevakiti's Salat: Bab: 5. )

* Hadi ey kalbim durma artık tövbe et ve Yaradanına en güzel hamdını sun, temizle kalbini pislikten, dünyalıktan ve kula yakışır bir şeklide MEVLA’ya yaklaş... Hadi be ruhum hadi be kalbim uymayın siz o nefsime o hep konuşur ve sizi kötüye götürür, siz ondan güçlüsünüz, siz ona hükmedersiniz hadi kırın onun gücünü. Biliyorum yapacaksın sen bunu hadi o zaman bak Bilal-i Habeşi ezanı okumaya başladı. Haydi şimdi namaz zamanı, haydi şimdi kurtuluş zamanı...


* "İbn Ömer'den rivayet edildiğine göre, sevgilimiz dostumuz Rasulallah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) şöyle buyurmuştur: "İslam beş temel üzerine kurulmuştur: Allah'tan başka bir ilâh bulunmadığına, Hz.Muhammed'in (Sallallahu Aleyhi Vesellem) Allah'ın elçisi olduğuna şehadet etmek, namaz kılmak, zekât vermek, haccetmek ve Ramazan orucunu tutmaktır" (Buhârî, İman,1, 2; Müslim, İmân, 1922). Sevgilimiz dostumuz Rasulallah (Sallallahu Aleyhi Vesellem), Muaz b. Cebel'i Yemen'e gönderirken ona şöyle buyurmuştur: "Sen ehli kitap olan bir topluma gidiyorsun. Onları ilk önce Allah'a kulluk etmeğe çağır. Allah'ı tanırlarsa, Allah'ın onlara gecede ve gündüzde beş vakit namazı farz kıldığını söyle. Namazı kılanlarsa; Allah’ın onlara, zenginlerinden alınıp yoksullara verilmek üzere zekâtı farz kıldığını söyle. İtaat ederlerse, bunu onlardan al, insanların mallarının en iyisini alma, mazlumun bedduasından sakın. Çünkü onun duasıyla Allah arasında perde yoktur" (Buhârî, Zekât, 41, 63, Meğâzî, 60, Tevhîd, 1; Nesâî, Zekât, 1; Dârimî, Zekât, I) 


* Ebü Ümâme (radıyallâhu anh) anlatıyor:
"Rasulallah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) ile beraber mescidde idik. O esnada bir adam geldi ve:
"Ey Allah'ın Resülü, ben bir suç ve günah işledim, bana cezasını ver!" dedi, Rasulallah adama cevap vermedi. Adam talebini tekrar etti. Rasulallah yine sükut buyurdu. Derken (namaz vakti girdi ve) namaz kılındı. Rasulallah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) namazdan çıkınca adam yine peşine düştü, ben de adamı takip ettim. Ona ne cevap vereceğini işitmek istiyordum. Efendimiz adama: "Evinden çıkınca abdest almış, abdestini de güzel yapmış mıydın?" buyurdu. O: "Evet ey Allah'ın Resulü!" dedi. Efendimiz (Sallallahu Aleyhi Vesellem):
"Sonra da bizimle namaz kıldın mı?" diye sordu. Adam: "Evet ey Allah'ın Resulü!" deyince, Efendimiz (Sallallahu Aleyhi Vesellem): "Öyleyse Allah Teâlâ hazretleri haddini veya günahını demişti affetti" buyurdu. (Buhârî, Hudüd 27, Müslim, Tevbe 44, 45, (2764, 2765); Ebü Davud, Hudüd 9, (4381))

* ÜZÜNTÜ ANINDAKİ İLK KAÇIŞ MERCİ :NAMAZ
Hz.Huzeyfe (radıyallâhu anh) anlatıyor:
"Rasulallah (Sallallahu Aleyhi Vesellem)'ı herhangi birşey üzecek olursa namaz kılardı."
(Ebü Dâvud, Salât 312, (1319); Nesâî, Mevâkît 46, (1, 289))

* KÂRLARIN KAZANÇLARIN EN HAYIRLISI :NAMAZ
Abdullah İbn Selmân, Rasulallah (Sallallahu Aleyhi Vesellem)'ın ashabından birisinden naklediyor: "Hayberin fethedildiğii gün bir adam Sevgilimiz dostumuz Rasulallah'e (Sallallahu Aleyhi Vesellem) gelerek:"Ey Allah'ın Resulü, bugün ben öyle bir kâr ettim ki böyle bir kârı şu vadi ahalisinden hiçbiri yapmamıştır" dedi. Efendimiz (Sallallahu Aleyhi Vesellem): "Bak hele! Neler de kazandın?" diye sordu. Adam: "Ben alıp satmaya ara vermeden devam ettim. Öyle ki üçyüz okiyye kâr ettim dedi. Rasulallah efendimiz: "Sana kârların en hayırlısını haber vereyim mi?" diye sordu. Adam: "O nedir, ey Allah'ın Resulü?" dedi. Efendimiz açıkladı:" (Farz) namazdan sonra, kılacağın iki rekattir." (Ebü Dâvud, Cihâd 180, (2785))


* CENNETE RASULALLAH’LA (Sallallahu Aleyhi Vesellem) BERABER OLMAK İÇİN: NAMAZ
Rebî'a İbn Ka'b el-Eslemî anlatıyor: "Ben Rasulallah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) ile beraber gecelemiştim, kendisine abdest suyunu ve başkaca ihtiyaçlarını getirdim. Bana: "Dile benden (ne dilersen) (Bende aracı olup Rabbimden diliyeyim)!" buyurdu. Ben: "Senden cennette seninle beraberlik diliyorum!" dedim. Bana: "Veya bundan başka birşey?" dedi. Ben: "Hayır, sadece bunu istiyorum!" dedim. "Öyleyse kendin için çok secde ederek bana yardımcı ol!" buyurdu." (Müslim, Salât 226, (489); Ebü Dâvud, Salât 312, (1320))

* RASULALLAH’IN SON VASİYETİ; NAMAZ
Hz.Enes anlatıyor: "Ölüm vakti geldiği vakit Sevgilimiz Rasulallah’ın son tavsiyeleri;
‘’Namaz, namaz (ı ihmal etmeyin)...’’ olmuştur. (Kütübi Sitte;6790 nolu hadis)
 KİTAPTAN BAZI NOTLAR:


* Her şey hiçbir şeyken, hiçbir şeyi her şey yapanın adıyla… Bilinmek, tanınmak isteyip Vedud ismi şerifinin tecellisiyle aşkla her şeyin Nur‟unu Yaratanın adıyla…Sevgilisini yaratıp canlıcansız her yaratılana Sevgili yapanın adıyla…

* Sen olmasaydın hiçbir şeyi yaratmazdım buyurduğu, kendi sevgisini bizatihi ona olan sevgi ve itaate bağladığı isminin yanında ismini anarak yücelttiği, şahid, müjdeliyici ve uyarıcı olarak gönderdiği ve yine Mevla‟nın kendisine ve ahirete iman edenlere en güzel örnek olarak sunduğu ve yine ahlakını övdüğü ve Canımızdan aziz kılınan rahmete ve merhamete ermek isteyenin başvuru mercii her kendisine itaat ifade eden ayetlerle beraber ona itaati de anıp, sözlerine ve fiili tatbiklerine uymayı ve itaati kendisine itaat saydığı ve kendisine ancak tebliğ vazifesini mesajı ulaştırma görevini verip zorlamanın söz konusu olmadığı bir davetle gönderdiği hükmüne itaatin imandan itaatsizliğin imansızlığın işareti olarak sunduğu bağışlanmamız ve lutfa ermemiz kendisinin dua şefaatine sunulan kendisine isyan pişmanlık sebebi Nur Saçan bir Kandil olarak gönderilen hikmet ve güzel öğütle hayat veren davete çağıran ne kadar amel sahibi olursa olsun Ona itaat etmeyenin amellerinin tümünün boşa çıkacağını bildirdiği kendisine itaat edeni sevdiği kullarının arasına katacağı müjdesini bizlere sunduğu azaplardan korunuşumuz onun sünnetine varlığını yaşayıp aramızda bulunduğu inancıyla aramızda bulunmasına bağlanan ne kadar utansam da, layık olmasam da „La Taknatu (Ümid kesmeyin)‟ ayetine sarılarak Vahşi bin Harb (ra), Urve bin Mes‟ud (ra), Halid bin Velid (ra), Amr bin As gibi mahcubiyet içinde, Sevban‟lar (ra), Zeyd bin Desinne‟ler (ra), Hatıb bin Ebi Beltea‟lar (ra), Habibe‟ler (ra), Bilal bin Rebah elHabeşi‟ler (ra), Sabit bin Kays‟lar (ra), Mus‟ab bin Umeyr‟ler (ra), Ebu Ubeyde bin Cerrah‟lar (ra), Talha bin Ubeydullah‟lar (ra), Halid bin Said‟ler (ra), Sad bin Ebi Vakkaslar EbuBekir Ömer‟ler (ra), Osman Ali‟ler gibi aşkla, Allah‟ın bizzat kendisinin salat edip meleklere ve müminlere de salat etmelerini istediği canlar feda Habibi Hüda şefi ruzi ceza Sevgilimiz dostumuz arkadaşımız kurtarıcımız herşeyimiz Allah‟ın Rasulü ve Peygamberlerin Sonuncusu alemlere rahmet olarak gönderilen Hz.Muhammed‟e, hatalarımdan Mevla‟nın Settar ismine sığınarak Vedud esmasından yardım isteyerek Ganiy esmasının zenginliğine ve Vekil esmasına dayanarak kemale ermiş, ezeli ve ebedi salat ve selam olsun darağacında idamı esnasında Sana selam yollayan Hubeyb bin Adiy‟lerin, Zeyd bin Desinne‟lerin, Asım bin Sabit‟lerin samimyetiyle… EsSalatu Vesselamu Aleyke Ya Rasulallah…

 

www.AdnanSensoy.com

Yazarımız eserini şöyle tanıtıyor:

Yazımı 3 yıl süren benim ilk eserim. 3 Cilt olarak tamamlandı. Her cilt yaklaşık 180 sayfa.

Ayetlerden, Peygamberimizden ve diğer peygamberlerden, sahabeden, tabiinden, ulemadan, sulehadan, salihlerin sözleriyle oluşmuş, onların tavsiyeleriyle hayatınıza bakış açısı katacağına inandığım farklı bir eser. GÖNLÜNÜN SESİNİ DİNLEMEK İSTEYENLERE ÖZELLİKLE 1.CİLDİ TAVSİYE EDİYORUM...


KİTAPTAN BAZI BÖLÜMLER:
* Sevgilim Rasulullah’tan Hz.Cabir (ra) rivayet ediliyor:
“Yarın Cehennemin kendilerine haram olduğu kimseleri size haber vereyim mi? Cehennem her ağırbaşlı, nazik, cana yakın ve Allah’a ve istekleri yerine getirilmesi gereken insanlara karşı itaatkâr (hosgörülü, tatlı ve sevgili olan) kimseye haram olacaktır.”

Kurtuluş Nasihatleri, C:1 ,S:38 , Furkan Yayınevi 2007

* En yüce ahlâka sahip oldugundan; yüzyıllar boyunca, dost ve düşman, herkesin üzerinde birleştiği tek bir insan vardır. O da: Peygamberimiz, âlemlerin rahmet vesilesi, kurtuluşun biricik önderi Hz.Peygamber'dir (as). Zaten O (as), yeryüzünde bulunuş maksadını, “güzel ahlâkı tamamlamak” olarak ifade ediyordu.

Kurtuluş Nasihatleri, C:1 ,S:42 , Furkan Yayınevi 2007

* Onu en son elçisi olarak insanlığa gönderen Rabbimiz Allah da, Peygamberimiz’de bizim için “en güzel” örneğin bulunduğunu haber veriyor. Eğitimde güzel örneklerin ne kadar önemli olduğunu hepimiz biliyoruz. Büyükler kendi yaşayıslarında ne kadar iyi örnek olurlarsa, küçüklerin iyiye ve güzele yönelmesi o kadar kolay ve rahat olur. Güzel örnek olmak ve güzel örnekleri tanıtmak, gençliğe yapılabilecek en büyük hizmetlerden biridir. Çocuklarımızın ve gençlerimizin örnek alabilecekleri en mükemmel insan Peygamberimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’dir.

Kurtuluş Nasihatleri, C:1 ,S:43 , Furkan Yayınevi 2007

* İnsanlara karşı iyi muamele ve güzel söz söylemek İslâm’ın prensiplerindendir.

* “İnsanları Allah’a çağıran, salih amel işleyen ve “Ben Müslümanlardanım’ diyenden daha güzel sözlü kim olabilir? İyilikle kötülük bir olmaz. (Sen, kötülüğü) en güzel olan şeyle sav; o zaman (bakarsın ki) seninle arasında düşmanlık olan kimse, sanki sıcak bir dost oluvermiştir.”

Fussilet Süresi: 33-34

* Firavun’u İslam’a davet için giden Hz.Musa ve Hz.Harun’a (as) aziz ve celil olan Allah; “Varın da, ona yumuşak söz söyleyin; olur ki nasihat dinler...” emrini vererek zalim bir inkarcıya (kâfire) yapılan tebliğin dahi yumuşak ve güzel söz ile (hikmetle) yapılması gereğini ifade etmiştir.

* Sözlerin en güzeli, insanları hakka, doğruya, olgunluğa, erdemliğe, hoşgörüye, saygıya, imana, insanca yaşamaya sevkeden Allah’ın kelâmıdır.

* Ebu Hureyrenin rivâyetine göre; Hz.Peygamber’den (as) müşriklerin/inkarcı zalimlerin aleyhine Allah’tan dua/beddua etmesini isteyen birine Sevgili Efendimiz Rasulullah (as). “Ben, lânet edici olarak gönderilmedim; ancak rahmet/merhamet olarak gönderildim.” buyurmuştur.

Kurtuluş Nasihatleri, C:1 ,S:66 , Furkan Yayınevi 2007

* Fertler arasında sevginin, hak ve dogrunun üstün tutulması; nefret ve düsmanlıgın giderilmesi, hakka uygun sözlerle mümkün olmaktadır.

a.g.e, C:1, S:67

* Allah, bir toplumun, digerini ayıplamamasını, kusurlarını arastırmamasını, aleyhinde iftira ve gıybette (hoşuna gitmeyecek sözlerle arkasından konuşmada) bulunmamasını emretmektedir.

* Hucurât Süresi: 11, 12:
11-Ey iman edenler! Bir kavim, diğer bir kavimle alay etmesin; olur ki, alay edilenler kendilerinden daha hayırlı bulunurlar. Bir takım kadınlar da diğer kadınlarla eğlenmesin; olur ki eğlenceye alınanlar kendilerinden daha hayırlı olurlar. Hem birbirinizi ayıblamayın ve kötü lâkablarla atışmayın. İmandan sonra fasıklıkla adlanmak ne kötü isimdir!... Kim de tevbe etmezse, işte onlar kendilerine zulmedenlerdir.
12- Ey iman edenler! Zannın bir çoğundan sakının; çünkü zannın bir kısmı günahtır. (Müslümanların ayıb ve kusurlarını) araştırmayın; bir kısmınız bir kısmınızı (arkasında hoşlanmıyacağı sözle) çekiştirmesin. Hiç sizden biriniz ölü kardeşinizin etini yemek ister mi? Bundan tiksindiniz (değil mi)? O halde (gıybet etmekte) Allah’dan korkun. Muhakkak ki Allah Tevvâb’dır = tevbeleri kabul edendir, Rahîm’dir= çok merhametlidir.

a.g.e, C:1, S:67

* Rasulullah buyurdular ki : “Mümin/müslüman/Allah ve Resulune iman etmiş kişi dil uzatıcı değildir, lânet okuyucu değildir, kötü iş yapan değildir, kötü söz söyleyen değildir.”

a.g.e, C:1, S:67

* Güzel söz ve tatlı dil, Allah katında bir sadaka kabul edilmiştir. Sevgili Efendimiz Rasulullah (as):
“Yarım hurma ile olsa dahi ateşten korunmaya çalışınız. Bunu da bulamazsanız tatlı sözlerle...” buyurmuştur.

a.g.e, C:1, S:69

* Hz.Osman Bin Affan (ra) rivayet ediyor;Rasulullah (as) buyurdu ki:
“Alırken, satarken, borcunu öderken ve borcunu isterken yumuşak/şefkatli davranan kişiyi Allah, cennetine koysun..”

a.g.e, C:1, S:69

 

www.AdnanSensoy.com

 * Sahabî sayılabilmek için az da olsa Resulullah ile görüşmek şarttır. Bu sebeple Hz. Peygamber döneminde yaşamış, O'na iman etmiş, hatta O'nunla haberleşip yazışmış, O'na destek sağlamış kişiler ashâbtan sayılmaz. Meselâ o dönemin meşhur Habeşistan Kralı Necâşî Ashame böyledir. İyiyi kötüden ayırdedebilecek temyîz yaşında Peygamber Efendimiz'i gören çocuklar ise ashabtandır. Meselâ Hz. Peygamber'in iki torunu Hasan ile Hüseyin'in durumu böyledir. Hz. Peygamber'e iman eden ilk kişi olarak ilk sahabî, Resulullah'ın mübarek eşi Hz. Hatice'dir. Son sahabî ise, genellikle kabul edildiğine göre 100/719 senesinde vefat eden Ebü't-Tufeyl Âmir b. Vâsile el-Leysî el-Kinânî'dir. Bu tarihten sonra yaşayan bir sahabînin varlığı bilinmemekle beraber İslâm âlimleri, Hz. Peygamber'in hayatının sonlarında söylediği: "Yüz sene sonra bugün yaşayanlardan hiç kimse hayatta kalmayacaktır. " (İbn Hacer, el-İsâbe, Mısır 1328, I, hadîsine dayanarak ashabın bulunabileceği son zaman sınırı olarak 110/729 senesini belirlemişlerdir.


* İslâm'ın en güzel ve doğru bir şekilde öğrenilebilmesi için Hz. Peygamberin, dolayısıyla Ashab-ı Kirâm'ın hayatını iyi bilmek gerekir. Çünkü Hz. Peygamber (s.a.s.) ve O'nunla içiçe yaşamış olan Ashab-ı Kirâmın hayatında müslümanlar için çok güzel örnekler vardır. Alimler, Hz. Peygamberin hayatını tafsilatlı bir şekilde tesbit ettikleri gibi, ashabın hayatıyla ilgili bilgileri de tesbite gayret etmişlerdir. İslâm'ın ilk asırlarından itibaren sahabe biyografilerini tesbit için pek çok eser yazılmıştır. Bu kitaplarda sahabe, ya Hz. Peygambere yakınlık ve fazilet derecelerine göre veya isimlerine göre alfabetik bir şekilde ele alınmıştır. Bu tür kaynaklarda toplam olarak ancak, 10.000 kadar sahabenin hayatı hakkında bilgi verilmektedir.

* Hayatları kitaplara geçen sahabîler; tanınan, bilinen, çeşitli özellikleriyle meşhur olan kimselerdir. Hayatlarıyla ilgili bilgiler sonraki asırlara intikal etmeyen veya Mekke-Medine gibi önemli merkezlerden uzakta yaşıyan sahabîlerin isim ve hayatları bu kaynaklarda yer almamıştır .

* "İslam'da birinci dereceyi kazanan muhacirler ve ensar ile onlara güzellikle tabi olanlar yok mu? Allah onlardan razı olmuştur. Onlar da Allah'dan razı olmuşlardır. Allah bunlar için, kendileri içinde ebedî kalıcılar olmak üzere, altlarından ırmaklar akan Cennetler hazırladı. İşte bu, en büyük bahtiyarlıktır" (et-Tevbe, 9/100).

* "Muhammed Allah'ın Resulu'dur. O'nunla beraber olanlar (ashab) da kâfirlere karşı çetin ve metin, kendi aralarında merhametlidirler. Onları rükû' edici, secde edici olarak görürsün. Onlar Allah'dan daima fazl-u kerem ve rıza isterler. Secde izinden meydana gelen nişanları yüzlerindedir..." (el-Feth, 48/29)

* İslâm'dan önceki ümmetler, peygamberlerinin hayatı, sözleri ve davranışları ile ilgili bilgileri daha sonraki nesillere sıhhatli bir şekilde ulaştıramamışlardır. Diğer hususlarda olduğu gibi, müslümanların bu hususta da üstünlüğü vardır. Ve bu üstünlük Ashab sayesinde olmuştur. O da, Hz. Peygamber'in hayatı ile ilgili -en ince ayrıntısına kadar- bilgileri, O'nun sözlerini, davranışlarını, takrirlerini, ahlâkî ve cismanî özelliklerini... sonraki nesillere sağlıklı bir şekilde aktarmadır.

* Ancak Ashab'ın İslâm'a girişleri ve hizmetleri, İslâm uğruna çektikleri çileler ve gösterdikleri çabalar, hicretler ve gazvelerdeki durumlarının üstünlüğü yanısıra; herşeye rağmen birer insan oldukları da gözönünde bulundurulduğunda, Ashab'ın hepsinin birbiri ile aynı değerde olmayacağı âşikardır. Bu bakımdan, farklı görüşler de bulunmakla beraber derece itibâriyle ashab-ı kirâm genellikle oniki tabakaya ayrılmıştır:
1. Aşere-i mübeşşere (Cennet'le müjdelenen on sahabî ki bunların başında ilk dört halife gelir) ve Hz. Hatice, Hz. Bilâl gibi ilk müslüman olanlar,
2. Hz. Ömer'in müslüman oluşu sırasında müşriklerin Dâru'n-Nedve'de durum müzakeresi yaptıkları zamana kadar müslüman olanlar,
3. I. ve II. Habeşistan hicretine katılan ashab,
4. I. Akabe Bey'atı'nda bulunan sahabîler,
5. II. Akabe Bey'atı'na katılanlar,
6. Peygamber Efendimiz, hicreti sonunda Kubâ'ya geldiği zaman orada Resulullah'a kavuşup Medine'ye yerleşen muhacirler,
7. Bedr Gazvesi'ne katılan Ashabı Kirâm,
8. Bedr Savaşı ile Hudeybiye Musâlahası arasında hicret edenler,
9. Hudeybiye'de yapılan Bey'atü'r-Rıdvân'a* katılanlar,
10. Hudeybiye Musâlahası ile Mekke fethi arasında hicret edenler,
11. Mekke'nin fethedilmesi üzerine müslüman olan Kureyşliler,
12. Hz. Peygamber'i Mekke Fethi sırasında, Vedâ Haccı'nda veya bir başka yerde gören çocuklar (Hâkim en-Neysâbûrî, Ma'rifetü Ulûmi'l-Hadîs, Beyrut 1977 s. 22-24)
Diğer taraftan Ashab arasında büyük değeri haiz olanlar, Muhacirun (Mekke Fethi'ne kadar Medine'ye hicret edenler) ve Ensar (Hz. Peygamber'e ve müslümanlara kucak açıp destek olan Medineli müslümanlar) diye adlandırılan iki temel zümre olmuştur .

www.AdnanSensoy.com

©2019 GoogleSite Terms of ServicePrivacyDevelopersArtistsAbout Google|Location: United StatesLanguage: English (United States)
By purchasing this item, you are transacting with Google Payments and agreeing to the Google Payments Terms of Service and Privacy Notice.