"Yakın Dönemde" Kürtler: Kimlik, Din, Gelenek

eKitap Projesi via PublishDrive
1
Free sample

Türkiye’nin savaşta ve barışta en çok konuştuğu konuların başında “Kürt Sorunu” geliyor. Ancak bununla ters orantılı olarak Kürt toplumunun yapısı, değerleri, değişimi, ilişki ağları vb. üzerine yapılmış nitelikli alan çalışması bulmak zordur. Çalışmalar daha çok Kürt tarihi, dili ve kültürü üzerine yapılmış incelemeler. Bunların genelde aşiret Kürtlerinin yaşantısını ele almış batılıların çalışmalarına atıfla hazırlandığı görülüyor. Dolayısıyla “modern” kavramı anlamsızlaşıyor. Bunun en tipik örneklerinden biri Bruinessen’in çalışmasını yaptığı Kürt toplumsal düzlemini “ağa, şeyh, devlet” ekseninde okuması buna karşın günümüzde geçerliliğini kaybetmekte olan bu ve benzeri okumaların Türkçe çalışmalarda sıklıkla tekrarlanmasıdır. Oysa Türkiye’deki Kürtler 90 sonrasında çok büyük bir sosyo-politik değişim yaşamıştır.

Çalışma, 1990 sonrası Güneydoğu Kürt toplumunda dini ve geleneksel hayatın değişimini makro biçimde ele alıyor. Devlet, PKK, Hizbullah, zorunlu/isteğe bağlı göçler, medreseler/seydalar, yerel şeyhler ve modernleşmenin dini-geleneksel hayata etkileri gezi, gözlem, literatür taraması ve mülakatlarla farklı yönleriyle araştırıldı ..


***


Güneydoğu son 30 yılda sosyal değişimin önemli unsurları arasında görülen, şehirleşme, modernleşme, göçler, terör-şiddet hadiseleri ve iletişim araçlarındaki gelişmeler gibi hemen bütün faktörleri beraber yaşadı. Dolayısıyla toplumsal değerlerde pozitif ya da negatif yönde önemli değişimlerin meydana geldiği öngörülebilir.


Cumhuriyet tarihi boyunca tartışmalı konuların odağında bulunan ve ülkenin geri kalanına göre daha yavaş bir sosyo-ekonomik değişim yaşayan bölge, yakın dönemde önemli yapısal değişimlere tanıklık etti. Bunların en göze çarpanlarından birisi bölge halkının büyük çoğunluğunun son 20-30 yılda şehirlere göç etmesidir. PKK ile mücadele etmek için çıkarılan OHAL kanunlarının uygulanması esnasında yaşanan mağduriyetler halkı göçe zorladı. Halk, göç sonrasında kendini şiddet eylemleri, işsizlik, konut sıkıntısı ve ekonomik bunalım içerisinde buldu. Bu durumun bölgede dini ve sosyal yaşamda daha çok dejenerasyona sebep olduğu gözleniyor. Aynı şekilde PKK ve Hizbullah’ın faaliyetlerinin de toplumsal değerler sistemini etkilediği açık. 2000’li yıllardan sonra yaşanan hızlı modernleşmeyse dini ve sosyal hayatta değişimin ayrı bir tetikleyicisi oldu. Bu kısmen dindarlaşmaya kısmen de lümpenleşmeye yol açan bir süreçti.


Bölgede yaşanan sosyal değişim sonucunda, Kürt araştırmalarında sıklıkla atıf yapılan, “ağa, şeyh-seyda, devlet” eksenli analizler açıklama gücünü kaybediyor. Geleneksel otoriteler tamamen etkisizleşmese de modern, dini ve seküler örgütlenmeler, internet, moda ve popüler kültür gündelik yaşamda, büyük ölçüde değerleri şekillendirme gücüne ulaştı. Sonuç olarak gelenek-modernite, dinsel-seküler olanın bir arada yaşandığı ve Müslüman, Türk, Kürt, Diyarbakırlı, Mardinli, Cizreli gibi kolektif kimlikler yerine daha modern sayılabilecek senkretik kimliklerin öne çıkmaya başladığı bir toplum ortaya çıkıyor. Bu açıdan yaşanan gelişmelerin bölgenin toplumsal değerler sisteminde yaptığı etkilerin araştırılması gereklilik arz etmişti.


Bu çalışma Şubat 2015 tarihinde Uludağ Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü tarafından onaylanan, “Diyarbakır Halkının Geleneksel ve Dini Değerlerdeki Değişime Yaklaşımı Üzerine Sosyolojik Bir İnceleme (1990-2013)” isimli doktora çalışmasının genişletilmesiyle hazırlandı. Bu süreçte, sıkıcı ve dolambaçlı bulunan akademik dilin genel okuyucuya uygun hale getirilmesi hedeflendi. Maalesef konunun ağırlığı ve derinlemesine incelenmesi gerekliliği çalışmanın okunmasını zorlaştırdı. Diyarbakır dışındaki Siirt, Bitlis, Mardin, Batman ve Şırnak illeri daha önceki görüşmelere ilaveten bu tarihlerden sonra yapılan gezi, gözlem ve literatür taramalarıyla tekrar incelendi.

Read more
5.0
1 total
Loading...

Additional Information

Publisher
eKitap Projesi via PublishDrive
Read more
Published on
Apr 11, 2017
Read more
Pages
440
Read more
ISBN
9786059496377
Read more
Language
Turkish
Read more
Genres
Political Science / Public Policy / Social Policy
Read more
Content Protection
This content is DRM protected.
Read more
Read Aloud
Available on Android devices
Read more

Reading information

Smartphones and Tablets

Install the Google Play Books app for Android and iPad/iPhone. It syncs automatically with your account and allows you to read online or offline wherever you are.

Laptops and Computers

You can read books purchased on Google Play using your computer's web browser.

eReaders and other devices

To read on e-ink devices like the Sony eReader or Barnes & Noble Nook, you'll need to download a file and transfer it to your device. Please follow the detailed Help center instructions to transfer the files to supported eReaders.

Suriye’de 2011 yılından beri devam eden iç savaş ve bölgeden oraya savaşmaya giden-cenazesi geri gelen Kürt gençler birçok ailede PKK’ye yeni katılımları tetiklemiştir. Bu süreçte Türkiye’de devam eden barış görüşmeleri sebebiyle örgüte katılan gençler bir iç tehdit olarak algılanmazken 2015 çatışma sürecinin başlamasıyla “dağa çıkışlar” devlet için baş ağrıtıcı hale geldi.
Rojava’da Kürtlerin PKK destekli PYD öncülüğünde bir özerk bölge oluşturma isteğinin Türkiye’nin “Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunması” politikasıyla çatışması ve iç politikada ortaya çıkan yeni şartlar barış görüşmelerini durma noktasına getirdi. Dahası, Haziran 2015 sonrasında fiili bir çatışma sürecine girilmiş, PKK’nin gençlik yapılanması şeklinde şehirlerde kurulan YDG-H (sonradan YPS) üyeleri bazı mahallelerde hendekler kazıp, barikatlar oluşturarak güvenlik güçleriyle çatışmaya başlamıştır. Kürt ulusalcı çevrelerce “halkın özsavunması” şeklinde tanıtılan bu strateji bölgede dokuz aya yakın bir sürede değişik ilçe ve illerde, 400’ün üzerinde güvenlik görevlisinin şehit olmasına, bir o kadar da sivil vatandaşın ölmesine, 350.000’den fazla insanın göç etmesine veya evlerini uzun süre terk etmelerine ve çok sayıda örgüt üyesinin ölmesine neden olmuştur. Bunun yanında uzun süreli sokağa çıkma yasakları, PKK’nin boykotları ve çatışmalar sebebiyle bölgede yer yer sosyo-ekonomik hayat durma noktasına geldi.

Bölgede yaşanan değişimi “yerinde” takip eden araştırmacılar son çatışmalarla beraber hem akademik hem de vicdani sorumluluk gereği bu araştırmanın yapılmasına karar verdiler. Çalışma, öncelikle Kürt toplumunun Haziran 2015 sonrasındaki süreçte, hendek-barikat stratejisi, devletin operasyonları ve sokağa çıkma yasaklarıyla ilgili algısını tespit etmeyi amaçlar. İkinci olarak yaşanan hadiselerin bölgeye ekonomik yansımaları belirlenmek istendi. Maalesef sosyo-ekonomik konularda kamu ve özel kuruluşların sistematik rapor hazırlama yetersizliği veya bunları kamuoyuna ve araştırmacılara sunma konusundaki isteksizlikleri gibi sebeplerle elde çok nitelikli veriler yoktur. Araştırmanın hazırlandığı tarihlerdeki verilere ulaşılmaya çalışılmış ve bunlar olabildiğince değerlendirildi.


Bu çalışmanın giriş, metodoloji ve ikinci bölümünü oluşturan saha çalışması 2016 Mart ayında ABD merkezli araştırma enstitüsü Rethink Institute tarafından, “Resurgence of the Kurdish Conflict in Turkey: How Kurds View It” ismiyle yayınlandı. Birinci bölüm sonradan çalışmaya dâhil edilmiştir. Ayrıca ikinci bölümde yer alan “Gerçek Kesit” isimli kısımlar da sonraki araştırmalarla metne eklendi.


Mülakat yapılan örneklem grubu seçilirken Hakkâri, Şırnak, Mardin, Diyarbakır ve Şanlıurfa illerindeki siyasal tablo gözönünde bulunduruldu. Araştırma sıcak bölgedeki “kamuoyu algısını” tarafsız bir şekilde resmetmeyi hedeflemektedir.



Murat HANİLİ - Dr. Mehmet YANMIŞ


2016 / DİYARBAKIR


Suriye’de 2011 yılından beri devam eden iç savaş ve bölgeden oraya savaşmaya giden-cenazesi geri gelen Kürt gençler birçok ailede PKK’ye yeni katılımları tetiklemiştir. Bu süreçte Türkiye’de devam eden barış görüşmeleri sebebiyle örgüte katılan gençler bir iç tehdit olarak algılanmazken 2015 çatışma sürecinin başlamasıyla “dağa çıkışlar” devlet için baş ağrıtıcı hale geldi.
Rojava’da Kürtlerin PKK destekli PYD öncülüğünde bir özerk bölge oluşturma isteğinin Türkiye’nin “Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunması” politikasıyla çatışması ve iç politikada ortaya çıkan yeni şartlar barış görüşmelerini durma noktasına getirdi. Dahası, Haziran 2015 sonrasında fiili bir çatışma sürecine girilmiş, PKK’nin gençlik yapılanması şeklinde şehirlerde kurulan YDG-H (sonradan YPS) üyeleri bazı mahallelerde hendekler kazıp, barikatlar oluşturarak güvenlik güçleriyle çatışmaya başlamıştır. Kürt ulusalcı çevrelerce “halkın özsavunması” şeklinde tanıtılan bu strateji bölgede dokuz aya yakın bir sürede değişik ilçe ve illerde, 400’ün üzerinde güvenlik görevlisinin şehit olmasına, bir o kadar da sivil vatandaşın ölmesine, 350.000’den fazla insanın göç etmesine veya evlerini uzun süre terk etmelerine ve çok sayıda örgüt üyesinin ölmesine neden olmuştur. Bunun yanında uzun süreli sokağa çıkma yasakları, PKK’nin boykotları ve çatışmalar sebebiyle bölgede yer yer sosyo-ekonomik hayat durma noktasına geldi.

Bölgede yaşanan değişimi “yerinde” takip eden araştırmacılar son çatışmalarla beraber hem akademik hem de vicdani sorumluluk gereği bu araştırmanın yapılmasına karar verdiler. Çalışma, öncelikle Kürt toplumunun Haziran 2015 sonrasındaki süreçte, hendek-barikat stratejisi, devletin operasyonları ve sokağa çıkma yasaklarıyla ilgili algısını tespit etmeyi amaçlar. İkinci olarak yaşanan hadiselerin bölgeye ekonomik yansımaları belirlenmek istendi. Maalesef sosyo-ekonomik konularda kamu ve özel kuruluşların sistematik rapor hazırlama yetersizliği veya bunları kamuoyuna ve araştırmacılara sunma konusundaki isteksizlikleri gibi sebeplerle elde çok nitelikli veriler yoktur. Araştırmanın hazırlandığı tarihlerdeki verilere ulaşılmaya çalışılmış ve bunlar olabildiğince değerlendirildi.


Bu çalışmanın giriş, metodoloji ve ikinci bölümünü oluşturan saha çalışması 2016 Mart ayında ABD merkezli araştırma enstitüsü Rethink Institute tarafından, “Resurgence of the Kurdish Conflict in Turkey: How Kurds View It” ismiyle yayınlandı. Birinci bölüm sonradan çalışmaya dâhil edilmiştir. Ayrıca ikinci bölümde yer alan “Gerçek Kesit” isimli kısımlar da sonraki araştırmalarla metne eklendi.


Mülakat yapılan örneklem grubu seçilirken Hakkâri, Şırnak, Mardin, Diyarbakır ve Şanlıurfa illerindeki siyasal tablo gözönünde bulunduruldu. Araştırma sıcak bölgedeki “kamuoyu algısını” tarafsız bir şekilde resmetmeyi hedeflemektedir.



Murat HANİLİ - Dr. Mehmet YANMIŞ


2016 / DİYARBAKIR

©2018 GoogleSite Terms of ServicePrivacyDevelopersArtistsAbout Google
By purchasing this item, you are transacting with Google Payments and agreeing to the Google Payments Terms of Service and Privacy Notice.