Kur'an-ı Kerimde ki Nüzul Sırasına göre El Esmau'l Husna 1: Muhammed Hüseyin (R.A.)

Diyar Yayıncılık
27

"İmanın ilk şartı Allah'a imandır ve insan tanımadığı bir Allah'a iman edemez"
Read more
Collapse
5.0
27 total
Loading...

Additional Information

Publisher
Diyar Yayıncılık
Read more
Collapse
Published on
Nov 1, 2017
Read more
Collapse
Pages
454
Read more
Collapse
ISBN
9786056619205
Read more
Collapse
Read more
Collapse
Best For
Read more
Collapse
Language
Turkish
Read more
Collapse
Genres
Religion / Faith
Read more
Collapse
Content Protection
This content is DRM protected.
Read more
Collapse

Reading information

Smartphones and Tablets

Install the Google Play Books app for Android and iPad/iPhone. It syncs automatically with your account and allows you to read online or offline wherever you are.

Laptops and Computers

You can read books purchased on Google Play using your computer's web browser.

eReaders and other devices

To read on e-ink devices like the Sony eReader or Barnes & Noble Nook, you'll need to download a file and transfer it to your device. Please follow the detailed Help center instructions to transfer the files to supported eReaders.
Sözlükçe olarak sunulan bu kitaptan anlaşılması gereken,


1) Tasavvufun yaşam biçiminin hangi temeller üzeri gerçekleştiği,

2) Tasavvufta yaşananların genel anlamda hangi kavramlarla anlamlandırıldığı,

3) Tasavvuf erenlerinin varoluşu anlamlandırmalarındaki ortak noktaları ve fikir farklılıkları,

4) Varoluşun anlamlandırılmasında dikkat edilmesi gereken noktalar,

5) Hakk ve O’nun hakikati üzeri haklar çerçevesinde hangi ilkeler doğrultusunda yaşamamız gerektiği,

6) Cenab’ı Hakk’ın zatı ve sıfatlarının, tavırda olanın tavırları ile karıştırılmaması gerektiği,

7) Haklar üzeri yaşanılması gerektiği,

8) Yaşam ve ahlak kitabı olan Kur’anın hangi ahlak üzeri nasıl yaşanması ve anlaşılması gerektiğidir.


Tarihsel süreçteki olay ve olgular bize bir ibrettir.Bizler tarihteki olay ve olgulara hüsn-ü zann ile bakarak, Hakk’tan olan her şeyi haklar penceresinden, Hakk neyi murad etmiş ise hayır üzeri, o çerçevede görmek gerektiği kanaatindeyim. Bu sebepten dolayı islam tarihinde ve paralelinde gelişen tasavvuf tarihinde, ayrıca insanlık tarihi üzerinde gerçekleşen olay ve olgulara takılmadan, olay ve olaylardan ibret alarak, bizlerin hayata nasıl bakmamız gerektiği, nasıl yaşamamız Gerekir. Yani olay ve olgulara, Hakk ve O’nun hakikati üzeri haklar çerçeversinde aşkın bir şekilde, ahistorik (tarihsel olmayan tarihi) bir biçimde bakmak gerekir. Bu bağlamda bu kitapta olay ve olgular üzerinden anlatımlarda bulunmamaktayım, verdiğim örneklerle sadece anlatmak istediğim Hakk, O’nun hakikati ve haklar çerçevesinde bağlar kurmaya çalışmaktayım. Bu da Cenab’ı Hakk’ın Kur’an ahlakındandır. Çünkü Kur’ana bakıldığında görülecektir ki Hakk, olay ve olguların anlatımından daha çok, olay ve olgular üzerinden varlığı, varlığının hakikatin kabul edilip edilmemesi, ve varlığının hakikati doğrultusunda tavırları olarak biçimlendirdiği haklar çerçevesinde yaşanıp yaşanmaması doğrultusunda ayetlerinde kelamda bulunur ve tipoloji düzeyinde durum ve davranışlarda görülür.


Bu kitap, yukarıda anlatılanlar doğrultusunda farklı bir görüş açısıyla varlık, varoluş ve hayata bakış çerçevesinde, ontolojik temelli ahlak penceresinden bakılarak anlaşılması gerekir. Kanaatimce Hakk, dini olan İslam, kitabı olan Kur’an ve halifesi olan insan, ahlâk çerçevesinden ontolojik temelde irdelenmediği sürece kemâlatıyla ekmel bir düzeyde anlaşılamayacaktır.


Ehlinin zevk etmesini temenni ederim.


Halil İbrahim Genç'in tüm çalışmalarına http://www.istanbultevhidokulu.org adresinden ulaşabilirsiniz.

Aligarh Müslim Üniversitesi’nin kurucusu Sir Seyyid Ahmed Han, Hindistan’daki Müslümanların çok önemli bir lideriydi. O, yeryüzünde meydana gelen her olayın kaza ve kadere tabi olarak gerçekleştiğine inanmaktaydı. Başka bir ifadeyle onun düşüncesine göre; Yüce Allahcc her şeyi önceden tayin ettiği için, dua eden bir kimse, ettiği duanın sevabını ancak ahiret yaşamında bulacaktır ve dua vasıtasıyla bu dünyada bir değişiklik yaratmak mümkün değildir.
Berekât-üd Dua, Müslüman Ahmediye Cemaatinin kurucusu Vadedilen Mesih ve Mehdi Hz. Mirza Gulam Ahmed Kadiyani’ninas, Sir Seyyid Ahmed Han’ın yukarıda beyan edilen inancını reddetmek üzere kaleme aldığı eseridir. Eser ilk olarak Kadiyan’da bulunan Riyaz-ı Hind Matbaasında, Hicri 1310 senesinin mübarek Ramazan ayında yayınlanmıştır.

İsminden de anlaşıldığı gibi, Vadedilen Mesihas bu eserinde duanın bereketlerine ve felsefesine ışık tutarak Yüce Allah’ıncc, kullarının dualarını bu dünyada duyup kabul ettiğini açıklamıştır. Eserin başında da kendi dualarından birini örnek olarak ileri sürmüştür. O, konuşmalarında ve yazılarında İslam dini ve onun kurucusu ve Allah’ıncc Habib’i Hz. Muhammed-i Mustafasav hakkında çok çirkin sözler söyleyip alay eden, Hindu lider Lekram Peşaverî aleyhinde duada bulunmuştur. Vadedilen Mesih ve Mehdias, ona bu pis sövmelerden ve alaylı sözlerden vazgeçmesini birçok kez nasihat ettiği halde, Lekram küstahlık ve terbiyesizliğinde daha da ileri gidince, Hz. Mirza Gulam Ahmedas de, İslam’ın ve Hz. Resulullah’ınsav bu ağzı bozuk düşmanı aleyhinde Yüce Allah’acc duada bulunmuştur. Bunun üzerine 20 Şubat 1893 günü, Yüce Allah’tancc aldığı bilgi üzerine o, Lekram’ın altı sene içerisinde helâk olacağını açıklamıştır. Hatta o, bu helâk gününün bayram gününe yakın olacağını da bildirmiştir. Vadedilen Mesih ve Mehdias Ayna-ı Kemalât-ı İslam, Keramât-üs Sadıkîn ve Berekât-üd Dua adlı eserlerinin üçünde de, Lekram Peşaverî’nin helâk olacağı hakkındaki gaybi haberden bahsetmiştir. Aynen bu haberde bildirildiği gibi, Lekram helâk oldu ve böylelikle Yüce Allahcc, sevdiği kullarının dualarını bu dünyada kabul ettiğini bir kez daha göstermiş oldu. Bundan dolayıdır ki, bu dünyada dualar kabul edilmez ve dua sonucu bir hadise de gerçekleşmez diye düşünmek, kesinlikle doğru değildir.

Ne kadar yazıktır ki, Vadedilen Mesih ve Mehdi Hz. Mirza Gulam Ahmed’inas Lekram hakkındaki bu çok yüce gaybi haberine, bazı Müslümanlar bile itiraz etmişlerdir. Bunlardan biri de Hindistan’ın Mirath şehrinde yayınlanan “Anis-i Hint” adlı gazetenin Yazı İşleri Müdürüdür. Vadedilen Mesih ve Mehdias bu eserinin hemen başlangıcında ona, bu itirazlarına karşılık bir cevap da sunmaktadır.

Eseri Türkçeye çeviren,

Dr. Muhammed Celal Şems, Türk Masası Başkanı, Londra
©2019 GoogleSite Terms of ServicePrivacyDevelopersArtistsAbout Google|Location: United StatesLanguage: English (United States)
By purchasing this item, you are transacting with Google Payments and agreeing to the Google Payments Terms of Service and Privacy Notice.