Kur'an-ı Kerimde ki Nüzul Sırasına göre El Esmau'l Husna 7: Muhammed Hüseyin (R.A.)

Diyar Yayıncılık

"İmanın ilk şartı Allah'a imandır ve insan tanımadığı bir Allah'a iman edemez"
Read more
Collapse
Loading...

Additional Information

Publisher
Diyar Yayıncılık
Read more
Collapse
Published on
Oct 4, 2019
Read more
Collapse
Pages
552
Read more
Collapse
ISBN
9786056807893
Read more
Collapse
Read more
Collapse
Best For
Read more
Collapse
Language
Turkish
Read more
Collapse
Genres
Religion / Faith
Read more
Collapse
Content Protection
This content is DRM protected.
Read more
Collapse

Reading information

Smartphones and Tablets

Install the Google Play Books app for Android and iPad/iPhone. It syncs automatically with your account and allows you to read online or offline wherever you are.

Laptops and Computers

You can read books purchased on Google Play using your computer's web browser.

eReaders and other devices

To read on e-ink devices like the Sony eReader or Barnes & Noble Nook, you'll need to download a file and transfer it to your device. Please follow the detailed Help center instructions to transfer the files to supported eReaders.
BASILI KİTAP SATIN ALIN: https://www.benlikitap.com/urun/tahavi-akaidi-baberti-serhi


KİTABIN ARKA KAPAK YAZISI


Akide, irâdesi bulunan her yaratılmışın varlık gayesi, yaşam enerjisi, kendisini diğer varlıklardan ayırt eden en önemli değeridir. Herkes akîdesi kadar değerlidir. Kişiyi melekler derecesine çıkaran da, esfel-i sâfilîne yuvarlayan da sadece onun akidesidir. Hâl böyle olunca, tüm hümanist değer yargılarından soyutlanarak, insanları “akidesi düzgün olanlar” ve “akidesi düzgün olmayanlar” diye taksim etmek, meseleye en doğru yaklaşımı sergilemek olacaktır.


Bu kadar önemli olan akaid meseleleri “her çiçekten bal alarak” değil, Ehlisünnetin temel esaslarına dayanarak, selef-i sâlihînden süzülüp elde edilmelidir. Çünkü iman esasları Yüce Allâh tarafından Cebrâîl aracılığıyla Kâinatın Efendisi’ne ﷺ bildirilmiş; onun tebliğiyle insanlar arasında yayılmış, güvenilir müctehitler ve diğer ulemâ marifetiyle nesilden nesle, güvenilir yollarla aktarılmış, zaman içerisinde sistematiğe oturtulmuş ve -tabir yerindeyse- hazır bir şekilde soframıza servis edilmiştir.


İslâm tarihi boyunca tüm detaylarıyla incelenmiş, ilmik ilmik dokunmuş olan bu ilmî mirası elinin tersiyle itiverip -deyim yerindeyse- protestanlaşan veya tam tersine deistleşen ilim çırakları, İslâm akidesini yeniden tespit etmeye soyunmuş ve fakat bunu beceremeyip ellerine yüzlerine bulaştırmış, kendileri saptığı gibi takipçilerini de saptırmışlardır. Gelinen noktada artık neyin hak neyin batıl olduğu, meseleleri derinlemesine inceleme imkânına sahip olamayan Müslümanlar arasında oldukça belirsizleşmiş; eline kamera geçiren cühelânın safsatalarını akîde edinmiş, buna uymayanları -en hafifinden- bidatçilikle itham eder hale gelmişlerdir.


İmâm Tahâvî gibi bir ilim deryasının bu değerli kitabına ve kitabın “hakem” olan bu şerhine hizmet etmeyi Yüce Allah’ın nasip etmiş olması bizi ziyadesiyle onurlandırmış, çalışmanın hakkını verememe korkusu uykularımızı kaçırmıştır. Yüce Allah’tan bu çalışmamızı kabul buyurmasını, bununla bizi ve sizleri faydalandırmasını niyaz ederiz.

Sözlükçe olarak sunulan bu kitaptan anlaşılması gereken,


1) Tasavvufun yaşam biçiminin hangi temeller üzeri gerçekleştiği,

2) Tasavvufta yaşananların genel anlamda hangi kavramlarla anlamlandırıldığı,

3) Tasavvuf erenlerinin varoluşu anlamlandırmalarındaki ortak noktaları ve fikir farklılıkları,

4) Varoluşun anlamlandırılmasında dikkat edilmesi gereken noktalar,

5) Hakk ve O’nun hakikati üzeri haklar çerçevesinde hangi ilkeler doğrultusunda yaşamamız gerektiği,

6) Cenab’ı Hakk’ın zatı ve sıfatlarının, tavırda olanın tavırları ile karıştırılmaması gerektiği,

7) Haklar üzeri yaşanılması gerektiği,

8) Yaşam ve ahlak kitabı olan Kur’anın hangi ahlak üzeri nasıl yaşanması ve anlaşılması gerektiğidir.


Tarihsel süreçteki olay ve olgular bize bir ibrettir.Bizler tarihteki olay ve olgulara hüsn-ü zann ile bakarak, Hakk’tan olan her şeyi haklar penceresinden, Hakk neyi murad etmiş ise hayır üzeri, o çerçevede görmek gerektiği kanaatindeyim. Bu sebepten dolayı islam tarihinde ve paralelinde gelişen tasavvuf tarihinde, ayrıca insanlık tarihi üzerinde gerçekleşen olay ve olgulara takılmadan, olay ve olaylardan ibret alarak, bizlerin hayata nasıl bakmamız gerektiği, nasıl yaşamamız Gerekir. Yani olay ve olgulara, Hakk ve O’nun hakikati üzeri haklar çerçeversinde aşkın bir şekilde, ahistorik (tarihsel olmayan tarihi) bir biçimde bakmak gerekir. Bu bağlamda bu kitapta olay ve olgular üzerinden anlatımlarda bulunmamaktayım, verdiğim örneklerle sadece anlatmak istediğim Hakk, O’nun hakikati ve haklar çerçevesinde bağlar kurmaya çalışmaktayım. Bu da Cenab’ı Hakk’ın Kur’an ahlakındandır. Çünkü Kur’ana bakıldığında görülecektir ki Hakk, olay ve olguların anlatımından daha çok, olay ve olgular üzerinden varlığı, varlığının hakikatin kabul edilip edilmemesi, ve varlığının hakikati doğrultusunda tavırları olarak biçimlendirdiği haklar çerçevesinde yaşanıp yaşanmaması doğrultusunda ayetlerinde kelamda bulunur ve tipoloji düzeyinde durum ve davranışlarda görülür.


Bu kitap, yukarıda anlatılanlar doğrultusunda farklı bir görüş açısıyla varlık, varoluş ve hayata bakış çerçevesinde, ontolojik temelli ahlak penceresinden bakılarak anlaşılması gerekir. Kanaatimce Hakk, dini olan İslam, kitabı olan Kur’an ve halifesi olan insan, ahlâk çerçevesinden ontolojik temelde irdelenmediği sürece kemâlatıyla ekmel bir düzeyde anlaşılamayacaktır.


Ehlinin zevk etmesini temenni ederim.


Halil İbrahim Genç'in tüm çalışmalarına http://www.istanbultevhidokulu.org adresinden ulaşabilirsiniz.

©2019 GoogleSite Terms of ServicePrivacyDevelopersArtistsAbout Google|Location: United StatesLanguage: English (United States)
By purchasing this item, you are transacting with Google Payments and agreeing to the Google Payments Terms of Service and Privacy Notice.