Şifa Rehberi: "Kuantum İyileşme Kitabı"

eKitap Projesi & Cheapest Books
Free sample

Pisagor, şifa sanatının en kutsal sanat olduğunu söylemiştir. Şifa en kutsal sanatsa, o halde bedenle olduğu kadar ruhla da ilgilenmelidir; çünkü hiçbir varlık, en önemli parçası hasta olduğu sürece sağlıklı olamaz.
Tyana’lı Apolionius
Bu önemli çalışmada, Kuantum İyileşme, deyince şunu anlıyoruz, kuantum fiziği esaslarına ve Modern bilime göre iyileşme tıbbi kuralları ile alternatıve Tıp, yani Sıfacılık öğretisini birleştiren bu kitap, çeşitli hasta vaklarını ve Hastalıklara ilişkin vücuttaki ruhsal süredurumlara kuantum mekanığının modelleriyle yaklaşım sağlayarak, grafiksel detaylı anlatımını kullanarak, okura sağlıklı ve net bir yeni çağın sıfacı bilgisini kadim öğretileri kuantum mekanığiyle harmanlayarak aktarmaktadır. Buna göre, bu çalışmanın amacı, zihin-beden-ruh bütünlüğünü sağlamaya deniyor ve mutlu olmanın tek şartının, çalışma boyunca, bu üçünün birliğinden geçtiğine inanılıyor. Buradaki "iyileşme"den kasıt ise, Zihin-Beden-Ruh koordinasyonu kastedilmiştir, yani tüm bir zihinsel bedensel ve ruhsal çakra alanlarının tam bir sıfası konu edilmiştir..
Hastalıklara karşı bağışıklık sisteminin etkileri muhakkak ki, çağımızda artık yadsınamaz bir gerçektir. Fakat ne var ki, buradaki esas amaç, hastalıkları iyileştirmekten ziyade, hasta olmamanın yollarını aramaktır bu esere göre. (Daha da doğrusu "sağlıklı ol"ma ve “sağlıklı kal”ma halini ve sürekliliğini yakalamak ve bu sürekliliği hayat boyu sağlamanın yöntemi araştırılıyor ve analiz ediliyor..)
Buradaki "hastalık" terimi, tıbbi referanstan çok; yokluk, yalnızlık, işsizlik, başarısızlık, mutsuzluk, kendini boşlukta hissetme ve değersizlik gibi duygulara refere edilmektedir. Buna göre, İnsan sadece tıbbi hasta olmaz, fakir bir insan da hastadır, yalnız bir insan da! Kanser nasıl bir hastalıksa; cimrilik, kabalık, güvensizlik, korku, endişe ve nefret de o oranda hastalıktır..
Sağlıklı bir insan tanımını şöyle yapıyoruz hep genellikle: Kazancında ve kahkahasında bolluk-bereket içinde, bağımsız, güçlü, ilişkilerinde mutlu, sevgiyi her daim yaşayan ve etrafındakilerle paylaşan, güven içinde, sağlıklı ve güzel kalabilmek...
İşte, bu kitabın da yegane yazılma hedefi ve amacı da bunu sürekli olarak okura kazandıracak bilginin anahtarını vermektir. Yani, bir anlamda yıllardır kişisel gelişim alanında, sıkça yapılan yanlış uygulamalar sonucunda, benzer çalışmaların yaptığı balık vermeyi öğretmek yerine, okura balığı nasıl tutacağını öğretmeyi hedeflemektedir..
Read more
Collapse
Loading...

Additional Information

Publisher
eKitap Projesi & Cheapest Books
Read more
Collapse
Published on
Mar 10, 2018
Read more
Collapse
Pages
250
Read more
Collapse
ISBN
9786052259634
Read more
Collapse
Read more
Collapse
Read more
Collapse
Language
Turkish
Read more
Collapse
Genres
Body, Mind & Spirit / Healing / General
Read more
Collapse
Content Protection
This content is DRM protected.
Read more
Collapse
Read Aloud
Available on Android devices
Read more
Collapse

Reading information

Smartphones and Tablets

Install the Google Play Books app for Android and iPad/iPhone. It syncs automatically with your account and allows you to read online or offline wherever you are.

Laptops and Computers

You can read books purchased on Google Play using your computer's web browser.

eReaders and other devices

To read on e-ink devices like the Sony eReader or Barnes & Noble Nook, you'll need to download a file and transfer it to your device. Please follow the detailed Help center instructions to transfer the files to supported eReaders.
Ruyet-ul Gayb nedir?

EY ARKADAŞ! Kur’an-ı Hakim’in rüyalara ve hakikat Alimine kapı açan 14 ayetinden istifade ettiğim, 14 adet rüyayı; Hakikat ve Rüya alemi & Gayb Lisanıyla, hakikate açılan 14 pencere halinde ifade edeceğim, Kim isterse istifade edebilir:


12:4 - Hani bir vakitler Yusuf, babasına demişti ki: "Babacığım, ben rüyada on bir yıldızla güneşi ve ayı bana secde ederken gördüm."


12:5 - (Babası) "Yavrucuğum! "dedi, "rüyanı kardeşlerine anlatma. Sonra sana bir tuzak kurarlar. Çünkü şeytan insanın açıkça düşmanıdır."


“Muhyiddin-i Arabi, gerçek bilgi'nin sadece aklımızdan gelmediğine, böyle bir bilginin daha çok ilham ve keşf yoluyla elde edilebileceğine inanmıştı..”


Burada Müellif, bu düşünce sistemine bir yaklaşım ve yenilik getirerek, Kıyamet Gerçekliği düşünce sistemi ekseninde bu felsefeyi yorumlayıp, Kur’anileştirerek, Gayb alemine ilişkin rüyadan bilgi edinme felsefi düşüncesinin onun fikirleri ile birleştirilerek, alanında ilk kez rüya ve ilhama yönelik DÖRT BÖLÜM’den müteşekkil ve ilk kısmı konuya giriş (MUKADDİME) ile İSLAM’da RÜYALAR ve rüya kavramı ile ikinci bölümde AHİR ZAMAN'a ve KIYAMET'e yönelik açıklayıcı nitelikteki HABERCİ RÜYALAR ve ardında üçüncü bölümde AFORİZMALAR şeklinde devam eden, kısa özlü sözler tarzında, tecdid edici bir dini eser vukua getirmiş bulunmaktadır.


İdrakin Ötesindeki Gerçeklik: Gayb


Gayb nedir ve Allah Tealâ’dan başkası gaybı bilebilir mi? Bilebilirse, nasıl ve ne ölçüde bilir?


İnsanoğlunun geleceği bilme, tabiatüstü olayları açıklama, fizikötesi alemden haberdar olma, kısacası bilinmeyeni bilme arzusu, bütün devirlerde hep var olagelmiştir. Bu arzu, fal, burçlar, kehanet, cinlerle irtibat gibi konuları her zaman ayrı bir cazibe konusu kılmıştır. Bu durum günümüz için de aynıyla vaki.


Diğer taraftan, biz müminler olarak, beş duyumuzla ve bunların uzantısı sayılabilecek çeşitli araç-gereçlerle algılayabildiğimizin ötesinde başka varlıklar, başka gerçeklikler olduğuna, yani “gayb”a iman ediyoruz.


O halde gayb kavramının içeriğini, sınırlarını bilmemiz, konu etrafında yapılan tartışmalardan zihnimize takılan sorulara cevap bulmamız gerekiyor.


Pozitif bilimi hayatın merkezine koyan modern anlayış, laboratuvara sokamadığı, eliyle tutup gözüyle görmediği hususları red ve inkâr etmeyi “gelişmişlik/çağdaşlık” göstergesi sayar.


Ama diğer taraftan fizikötesiyle irtibat kurma tutkusunu tatmin için –adını Astroloji koyarak güya bilimleştirdiği– fal, burçlar vs. ile ilgilenmeyi hayatının ayrılmaz bir parçası haline getirme çelişkisini yaşar.


Bu konularda günümüzde de zihinleri kurcalamaya devam eden soru işaretleri, “Kur’an’ın şifresi”nin çözüldüğü iddialarıyla yeni bir boyut kazandı. İddia sahipleri, dünya savaşları, insanoğlunun aya ilk ayak basışı, elektriğin, telefonun icadı, Halley kuyruklu yıldızının keşfi gibi olayları -güya- ayetlerle tarihlendirdiler. Üstelik, sadece geçmişte meydana gelen olaylar değil, gelecekte vuku bulacağı ileri sürülen olayların mahiyet ve tarihi hakkında da iddialar ortaya atılarak tartışmalara yeni boyutlar kazandırıldı.


Bu eser Rüyalar üzerine bir kitaptır:


Fakat bununla birlikte, Rüyalar ve ilhamlar rabbani ve rahmani; şeytani ve nefsani olabilirler. Bu sebeple aralarını iyi belirlemek gerekir. İslam uleması bu konularda şu üç şartın yerine getirilmesi durumunda amel edilebileceğini, ama hiç kimseyi zorlamanın doğru olmadığını belirtirler:


1- Görülen rüya veya ilham, dinimizin emirlerinden birini kaldırıcı veya yasaklarından birini de helal edici cinsten, yani dine aykırı ve sünnete zıt olmayacak.


2- Rüya veya ilhama muhatap olan kişi güvenilir, herkesin itimat ettiği, Ebu Hanife, Şafii, İmamı Rabbani, İmamı Gazali gibi kişiler olmalıdır. Herkes o zatın yalan söylemeyeceğini ve dinin esaslarını hakkıyla bilen ve yaşayan birisi olduğunu kabul etmelidir.


3- Rüya ve ilhamla elde edilen bilgiler, dinin bir emri gibi kabul edilmemeli; sadece tavsiye edilebilir. Rüyalar ve İlhamlar birer ikazdır, irşattır; bağlayıcı ve zorlayıcı olamaz. Bu rüya ve ilhama uyanlar ayıplanmayacağı gibi, uymayanlar da ayıplanmaz.

Günümüzde, yeni nesiller, daha doğrusu “eşiği atlamış bir kesim”, “Kâinatı” da kapsayacak şekilde artık geniş ufuklu bir perspektife sahipler, teknoloji ve kitaplar sayesinde... Öyle ki, bu yeni çağla birlikte dua ve ibadetin de belirli bir yeri ve zamanı yok. Zaman ve Mekandan bağımsız bir şekilde, isteyen istediği yerde Allah’a ulaşabiliyor, dua ediyor.

Mabet duvarları arasına sıkıştırılmış “Tanrı’nın Evi” kavramına artık günümüzde pek sıcak bakmıyorlar. İbadethaneler tenhalaşırken, artan genç ve dinamik toplumlar ve nüfusla birlikte çevreyle bütünleşme ve internet çağıyla birlikte mobil iletişim ve globalizasyon ile birlikte anlık veri ve kitle iletişimi, bilginin anlık işlenişi ve iletişimi de yoğunlaşıyor. Sanki, bu noktada hacmi tasavvur bile edilmeyecek çok daha büyük, sanki tüm dinleri de içerisine alan bir yapı şeklindeki, büyüklükte bir “Evrensel Bir Mabet ’in” farkına varılıyor.


“Tanrı’dan korkma” şeklinde değil; ama “Doğa sevgisiyle” ve “Tabiatla iç içe olma” ve “Merhametli” olma duygusu ve “Tanrıyla birleşme, Evrensel bütünleşme” kavramları gün geçtikçe artıyor! Ve Tabiat’da “görevi” olmayan tek bir canlının bile bulunmayacağının bilincindeler. “Zararlı Hayvan”, “Zararlı Bitki” söylemleri onlara çok uzak!


Kobay olarak kullanılan bir fare veya bir maymun için veya eziyet görmekte olan bir kedi veya köpek veya diğer bir canlı türü için meydanlar doluyor! Veyahutta Türkiye’de yaşanan “Gezi Parkı” eylemlerinde çok daha belirgin ve bariz bir şekilde bir sosyolojik örnek şeklinde derinleşerek birkaç on ağaç için kitleler ölümüne bütünleşebiliyorlar. Bu örnekler, tarihteki daha önce yaşamış kavimlerle karşılaştırıldığında, benzersiz birer sevgi numunesi gibi görünüyor, bir bilinç kayması ve kritik bir “ALTINÇAĞ”, “BİLGİ ÇAĞI” eşiğine gelindiği mesajını veriyordu.


İşin ilginç yanı; Kuran-ı Kerim “Oku” diye başlıyor... Fakat şu bir gerçek ki, içeriğinde de “başka bir kitap okuma” mealinden tek bir ayet yok! Sadece “oku”, demesi “neyin okuyacağımızı” veya “neyin okunacağı” meselesinin ucunu açık bırakmıştır. Belki de tek bir kalıp yok, “Okunması gereken Tüm Kainat”, ve Kainatın tümü belki de “Dev bir Mabed ve Yaratıcı tarafından yazılmış Sayısız Kitaplar Bütünü”..


KANON, yeni çağın bir KUTSAL KİTABI yazılsa ve kesintisiz devam eden TANRI / ALLAH VAHYİ'nin uzun zamandır beklenen yeni bir uzantısı ve evrensel mesajı gönderilse, bu ne olurdu? Tanrı insanlığa ne söylemek ve mesaj vermek isterdi? Düşüncesi doğrultusunda oluşturulmuş bir Kutsal Kitap tematiğidir. Elinizdeki Eser, bu yönde yazılmış -Çok yönlü- 33 yıllık Teolojik bir çalışmanın ürünüdür.


KANON, ÜÇ ANA BÖLÜMDEN OLUŞUR:


1- KUR'AN, İNCİL ve TEVRAT - genel bir değerlendirilme -


2- “KUR’AN’IN KANONİK YORUMU” (99 Kanon)


3- “İNCİL’İN KANONİK YORUMU” (303 Kanon)

©2019 GoogleSite Terms of ServicePrivacyDevelopersArtistsAbout Google|Location: United StatesLanguage: English (United States)
By purchasing this item, you are transacting with Google Payments and agreeing to the Google Payments Terms of Service and Privacy Notice.