Yavuz Sultan Selim

Ötüken Neşriyat A.Ş.
2
Free sample

Namık Kemâl’in bu ufak kitabı Türk tarihinin efsane şahsiyeti ve Türk milletinin idealindeki lideri olan Yavuz Sultan Selîm’i anlatmaktadır. Kitabın müellifi Namık Kemâl’in dediği gibi, “Şu dev­let-i muazzama-i Osmaniye’nin en büyük adamı Sultan Selîm’dir.” Halife-Pâdişâh Sultan Selîm’in yaptığı işler büyük olduğu kadar, manevî dünyası da o nispette büyüktü. Hatta diyebili­riz ki, manevî dünyası, o muazzamat-ı umur sayılan işlerle kı­yas edilse ruhî âleminin vüs’atı bizleri hayretlere gark edecek derecededir. Zaten bu muvakkat dünyadaki hareketlerin nâ­zımı da o âlem değil midir? Bizi hayrete düşürür dedik. Çün­kü bâzı nâdir yaratılışlarda bu âlem o kadar derin ve o kadar bizim gibi insanlar tarafından ihata edilemeyecek derecede yüksektir ki, vâlih ü hayran temaşa etmemek imkânsızdır. Murâd-ı her dü cihân herkesî ârzu dâred Selîm âmede bârî be teng-i ez dü cihân

[Ötüken Neşriyat] 

Read more
5.0
2 total
Loading...

Additional Information

Publisher
Ötüken Neşriyat A.Ş.
Read more
Published on
Jun 30, 2015
Read more
Pages
103
Read more
ISBN
9786051552743
Read more
Features
Read more
Language
Turkish
Read more
Genres
Biography & Autobiography / Historical
History / General
Read more
Content Protection
This content is DRM protected.
Read more
Read Aloud
Available on Android devices
Read more

Reading information

Smartphones and Tablets

Install the Google Play Books app for Android and iPad/iPhone. It syncs automatically with your account and allows you to read online or offline wherever you are.

Laptops and Computers

You can read books purchased on Google Play using your computer's web browser.

eReaders and other devices

To read on e-ink devices like the Sony eReader or Barnes & Noble Nook, you'll need to download a file and transfer it to your device. Please follow the detailed Help center instructions to transfer the files to supported eReaders.

Arka Kapak

Hiçbir çocuk, Anne-Babasını seçemez! Kimi zengin, kimi ise fakir bir Anne-Babanın çocuğu olarak dünyaya gelir. Kimilerinin ailesi Fransız, kimilerinin Çinli... Kimileri Müslüman, kimileri Hristiyandır. Ben ise Yahudi bir Anne-Babanın çocuğu olarak dünyaya gelmiştim. Bu benim kaderimdi. 20. yüzyılda Türkiye'de Yahudi olmanın bedelini 1943'de »Varlık Vergisi« ile ödettiler. Eğer ebeveynim Müslüman olsaydı bu kötü günleri ne babam ne de biz görecektik... Beni öteki yapanların başkaları olduğunu öğrenmiştim ve bu konuda sessiz kalmayı değil konuşmayı tercih etmiştim. Öteki yerine koydukları İshak`ın kendilerinden farksız olduğunu bilmeleri için. Ama yine de ne Türk olmaktan ne de Türkiye'den vazgeçebildik!

İshak Alaton

 

Ana Özeti 

1901’de Ankara’da bir sefarad Yahudisi ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Hayim Alaton, genç yaşta tesadüfen Mustafa Kemal Atatürk ile tanışır. Kendisini »Öteki« olarak görmeyen Mustafa Kemal’in fikirlerinden etkilenerek politikaya ilgisi artar. Yeni kurulan Vatan’a faydalı olmak için ailesiyle göç ettiği İstanbul’da, CHP’nin binasında gönüllü olarak ders verir. Kendisini ilk önce Türk ve sonra Yahudi olarak tanımlayan Hayim, 40larda gayrimüslim karşıtı politikalarla karşı karşıya kalır. Avrupa’da Hitler rejiminden kaçmaya çalışan insanlara yardım etmeye çalışan Hayim Alaton, devletin diğer yüzünü görür. Asıl felaket ise Hayim gibi diğer gayrimüslimlere  1942’de gelir. Devlet, gayrimüslimlerden kat kat daha fazla vergi ister. Vergilerini ödeyemeyenleri ise istisnasız Aşkale’ye sürer. Dönenler gibi geri dönmeyenler de olur…

  Blog: www.hayimalaton.wordpress.com

ÖZET







Karl Marx'ın Felsefi ve
İdeolojik görüşleri:







Marksizm, standard
felsefi süreçten farklı olarak düşünüşün dışında eylemi de içerir (Marx,
praksis ve felsefeyi birleştirerek, Marksizm'i "praksis felsefe"
vasfına bürümüştür, buna göre Marksist felsefe düşünüş ve faaliyeti birlikte
gerçekleştirir). Ölümünden
sonra Lenin, Mao, Stalin ve Troçki gibi
liderler Marksizmi çeşitli şekilde yorumlamışlar ve bu yorumların
sonucu ortaya koydukları hareketler Leninizm, Maoizm gibi isimlerle
adlandırılmıştır.









Marx'ın felsefesi:





Marx'ın felsefesinin
dayanak noktası insanın doğası ve toplum içindeki yeridir. Hegelci
diyalektiğin yardımıyla insan doğasının değişmezliği kavramını reddeder.
Burada kastedilen insan doğası, fizyolojik ihtiyaçlar değil; insanın toplum
içinde yarattığı hareket ve davranış biçimidir. Bunu da "tarihsel
süreç" ve "doğa" kavramlarını bir arada ele alarak yapar. Sosyal
koşulların davranışı belirlemesi, doğanın insanın davranışını belirlemesinden
önce gelir. Ama bu insan doğasının varlığını reddetmez,
yabancılaşma teorisi bunun üstüne kurulur. İnsan emeği kaçınılmaz olarak
doğal bir kapasite gerektirir ama bu da insan bilincinin aktif rolüne sıkıca
bağlıdır:









Örümcek, işini
dokumacıya benzer şekilde gördüğü gibi, arı da peteğini yapmada pek çok mimarı
utandırır. Ne var ki, en kötü mimarı en iyi arıdan ayıran şey, mimarın,
yapısını gerçekte kurmadan önce, onu hayalinde kurabilmesidir.



—Kapital, 1. Cilt, Üçüncü
kısım, 7. bölüm, 1. Kesim









Marx'ın tarih analizi,
tarım toplumlarında toprak ve kürek, sanayi toplumunda madenler ve fabrikalar
olarak sayılabilen yani bir malın üretimi için doğrudan gerekli üretici
güçler ve bu üretim araçlarını kullanan insanların kurduğu sosyal ve
teknolojik ilişkileri tanımlayan üretim ilişkileri arasındaki ayrıma
dayanır. Bu ayrım ve bağ üretim biçimini oluşturur. Marx, Avrupa'da
üretim biçiminin değişmesiyle birlikte feodalizmden kapitalist üretim
biçimine geçildiğini söyler. Marx üretici güçlerin, üretim ilişkilerinden
daha önce geldiğini ve daha hızlı değiştiğini söyler. Felsefenin
Sefaleti çalışmasında bu durum şöyle yer alır:





Toplumsal ilişkiler,
üretici güçlere sıkı sıkıya bağlıdırlar. Yeni üretici güçler sağlamak için
insanlar kendi üretim biçimlerini değiştirirler; kendi üretim biçimlerini
değiştirmek, yaşamlarını kazanma yollarını değiştirmek için de bütün toplumsal
ilişkilerini değiştirirler. Yeldeğirmeni size feodal beyli toplumu verir;
buharlı değirmen ise, sınai kapitalistli toplumu.









Marx toplumdaki
sınıfların bu üretim biçimlerine bağlı olarak oluştuğunu söyler. Bir sınıfı
oluşturan insanlar kendi istekleri yahut bilinçleriyle bir araya gelmiş
değildir. Her sınıfın da kendi çıkarına farklı bir isteği vardır, bu da
toplumda çatışmaya yol açar. İnsanlık tarihinin en kalıtımsal özelliği sosyal
sınıfların çatışmasıdır:











“Şimdiye kadarki bütün
toplumların tarihi, sınıf savaşımları tarihidir.”







Marx, insanların kendi
emek gücü ve bunla olan ilişkisiyle de
ilgilenmiştir; yabancılaşma sorunu özellikle Genç Marx'ın
ilgilendiği bir alandır. Kapitalist sistemde insan kendi doğasına
yabancılaşmasıyla, hem kendi emeğine hem üretim sürecine hem de sosyal
ilişkilerine karşı yabancılaşır. Kapital'de yerini daha ayrıntılı biçimde
tanımladığı meta fetişizmine bırakır.





Tarih anlayışı:





Marx'ın tarihsel
materyalizm kuramı toplumun her zaman temel olarak -üretim ilişkileri ve
buna bağlı olarak ekonominin sistemin dinamiği olduğu- maddi koşullara göre
belirlendiğini öne sürer. İnsanlar öncelikle "yaşamlarını sürdürmek
gayesiyle içmek, yemek, barınmak ve giyinmek" gibi gereksinmeleri
karşılamak için ilişkiye girer. Marx ve Engels, Batı toplumlarının
gelişmesini ve geleceğini, birbirini takip eden ilk dört döneme ayırır ve
beşinci olarak gelecekte yaşanacağını varsaydıkları komünizm dönemini öngörür:









İlkel komünizm: Avcı ve toplayıcı dönemde, paylaşılan
mülkiyete ve ilkel demokrasiye dayanan kooperatif aşiretler, kabileler. Kölelik: Toplumun kabileden şehir devlete geçtiği, köleliğin, özel
mülkiyetin ve aristokrasinin doğduğu, tarımın yaygın olduğu
dönem. Feodalizm: Kralın da dahil olduğu aristokrasinin yönetici sınıf haline geldiği,
dinin önemli bir yer tuttuğu üçüncü dönem. Kapitalizm: Burjuva sınıfının yönetici, proletaryanın da
ezilen sınıf olduğu, parlamenter demokrasinin yaygın olarak politik sistem
olduğu, piyasa ekonomisinin işlediği ve üretim araçlarına ağırlıkla özel
mülkiyetin sahip olduğu dönem. Komünizm: İşçilerin devrim yaparak kapitalistleri kovduğu ve devletsiz,
sınıfsız, mülkiyetsiz bir toplumun yarattıkları beşinci dönem.

©2018 GoogleSite Terms of ServicePrivacyDevelopersArtistsAbout Google
By purchasing this item, you are transacting with Google Payments and agreeing to the Google Payments Terms of Service and Privacy Notice.