Üniversite Gençliği

eKitap Projesi & Cheapest Books
3
Free sample

“Her kim şu dört şey üstünde düşünürse, hiç doğmamış olması daha iyidir:

Yukarıda olan, aşağıda olan, önce olan ve sonra olan.”


TALMUD


Üç avare arkadaş güneşli bir günde yürüyordu. Bir yandan muhabbet ediyorlar, bir yandan da gelen geçen kızlara bakıyorlardı. Konuştukları konular pek ciddi şeyler değildi ve her bir kız geçtiğinde dikkatleri dağılıyor, bazen ne dediklerini unutuyorlardı. Hele ki kızların yoğun parfüm kokusunu içlerine çektiklerinde kanları hızlanıyordu. Henüz üniversiteye varmışlardı ki İçlerinden biri:


- Hadi bugün değişik bir şey yapalım, dedi.


Arkadaşları, onun söyleyeceği şeyi merak edip yüzüne dikkatle baktılar ancak hayal kırıklığına uğradılar. Çünkü bu arkadaş, derse girmenin iyi bir fikir olduğunu söylüyordu! En son ne zaman derse girmişlerdi ki! Üçü avare olsa da derse girme fikrini ortaya atan arkadaş, biraz daha sorumluluk sahibiydi. Çünkü bazen ailesinin kendisi için yaptığı fedakârlıklar aklına geliyor ve serserilik yaptığı için suçlu hissediyordu. Maddi durumu iyi değildi ailesinin her ay gönderdiği üç beş kuruşla geçiniyordu. İşte vize haftası gelip çattığı için Mehmet, derste hocanın üzerinde durduğu konuları not almak istiyordu. Ama ne kadar çabalasa da nafileydi, çünkü arkadaşları derse girmeme konusunda inat ediyorlardı. O da mecburen sürü psikolojisine uydu.


Üçü de aynı evde yaşıyordu. En serseri olanın ismi Furkan’dı. Mehmet, derse girme fikrini ortaya attığında, onunla alay etmişti. Zaten akşamdan kalmaydı ve hiç de hocayı çekecek durumda değildi. Bir Bukowski okuyucusuydu Furkan; onun gibi sürekli içiyor, hayatı takmıyordu. Ve Kadınlara da zaafı vardı. Bukowski‘nin “Kadınlar” adlı kitabını okurken bu yazarın tam kendisini anlattığını söylüyordu arkadaşlarına. Maddi durumunun iyi olması elini güçlendiriyordu. Bu avantajı iyi değerlendirip onlarca kızla çıkmıştı. Tabi yakışıklı olması da büyük bir avantajdı. Üniversite son sınıfa kadar bir sürü kızla çıkmıştı çıkmasına ama ilişkileri hep kısa sürmüştü. Önce gözüne kestirdiği bir kızla birkaç gün takılıyor, sonra sıkılıp terk ediyordu.


Tabi hedefe ulaştıktan sonra...

Read more
Collapse
5.0
3 total
Loading...

Additional Information

Publisher
eKitap Projesi & Cheapest Books
Read more
Collapse
Published on
Apr 19, 2019
Read more
Collapse
Pages
250
Read more
Collapse
ISBN
9786057861955
Read more
Collapse
Read more
Collapse
Read more
Collapse
Language
Turkish
Read more
Collapse
Genres
Biography & Autobiography / Educators
Biography & Autobiography / Reference
Psychology / Personality
Read more
Collapse
Content Protection
This content is DRM protected.
Read more
Collapse
Read Aloud
Available on Android devices
Read more
Collapse

Reading information

Smartphones and Tablets

Install the Google Play Books app for Android and iPad/iPhone. It syncs automatically with your account and allows you to read online or offline wherever you are.

Laptops and Computers

You can read books purchased on Google Play using your computer's web browser.

eReaders and other devices

To read on e-ink devices like the Sony eReader or Barnes & Noble Nook, you'll need to download a file and transfer it to your device. Please follow the detailed Help center instructions to transfer the files to supported eReaders.
O halde artık harekete geç! Kendini ve hayatını ertelemeyi bırakıp kımılda! Bir adım at. Hemen bu gün, hatta şimdi. Aksi halde 5-10 yıl sonra yapamadığın hayallerin ve uçup gitmesine izin verdiğin zaman için ağla! Yapabileceğin şeyleri yapmadığın için kafanı duvarlara vur! Arkadaşlarına dert yan! Efkarlan ve üzül! Acıklı müzikler dinle! Zamanın su gibi akmasından şikayet et! Hedeflerini, hayallerini önümüzdeki yıllara ertelemeye devam et! Eğer başarılı olmak istersen, mutlaka olursun. Seni hayalindeki başarıdan ayırabilecek kişi yalnızca sensin. Yani kendi kendini sadece yine sen durdurabilirsin!

 Pazartesi, hafta içi mutsuz, sadece Cuma'dan hafta başına kadar mutlu olan ruh halinden kurtulmalıyız. Yaşamayı beklemek için hafta sonunu, tatili, veya emekliliği beklemek kadar yanlış bir yol olamaz! Aslında farkında olmadan sürekli olarak kendi kendimizi, hayallerimizi ve hedeflerimizi de erteleyip duruyoruz. Sanki gelecek zamanın geleceğine dair elimizde çok güçlü bir kanıt varmışcasına. An'ı yaşamak yerine yine, mutluluğumuzu belirli koşullara bağlamayı ve ertelemeyi tercih ediyoruz. Halbuki mutluluk da mutsuzluk da bizim kendi elimizde. 

Artık başkalarının kariyer yollarında yürümeye çalışmak veya başkalarının projelerini takip etmek yerine kendi projemizi bulmalı ve kendi yolumuzda yürümeliyiz. Bir insanın hayatı, yemek-içmek, uyku, üremek, aylık geçimini temin etmek, para ve servet biriktirmek, bu dünyada gününü gün etmeye çalışmak, ve verildiği kadarını yaşamak kadar basit olamaz. Hayatımızın daha derin bir anlamı ve daha büyük bir amacı olmalı. Çünkü herkesin bu dünyada farklı bir misyonu vardır. Tek cümle ile söylemek istersem, bu kitap kendi kişisel menkıbemizi bulmamız ve peşinden gitmemiz için yazıldı. 

Peki, ya sen? Senin planın ne? Hayat, evren ve kendi yaşamın hakkında ne düşünüyorsun? "Dünyada kendin için mi yoksa başkaları için mi yaşıyorsun?" Hayatının gidişine dair bir planın var mı? Hayatında başarılar mı yoksa keyif mi istiyorsun? Kendi hayat menkıbeni buldun mu? Kendini içinde bulunduğun rutinden kurtarıp değiştirebilecek misin? İçindeki o çok yüksek potansiyeli hayatına yansıtabilecek misin? Bu soruların cevabını verebilecek olan kişi sensin. Eğer "evet, hayatım sadece başkaları tarafından bana ayrılmış bir çerçevede, sadece benden beklenen rolleri oynamakla geçiyor. Bana kendi hayatımı yaşamak için hiç bir seçim hakkı kalmıyor!" diye düşünüyorsan, artık hiç bir şeyin eskisi gibi gitmesine izin veremezsin. Artık hayatının direksiyonuna kendin geçmen gerekiyor. Ancak bunu yaparsan mutlu, huzurlu ve tam olabilirsin.

Bu bir seçim. Senin er yada geç yapmak zorunda olduğun bir seçim. Bu tıpkı Neo'nun Matrix'ten çıkmak için yapmak zorunda kaldığı mavi hap kırmızı hap seçimi gibi bir seçim. Bu bir yol ayrımı, ve sen de kendi seçimini yapmak zorundasın. Neo'nun yaptığı gibi kırmızı hapı alarak Matrix'in içinde hapsolmuş sıradan insanlar gibi olmayı reddederek kendi yolunu mu seçeceksin? Yoksa mavi hapı alıp sessiz ve itaatkar milyonlarca insan yığınlarının yaptığı gibi, işin kolayına kaçıp Matrix'te kalarak, sana dayatılan hayatı mı kabul edeceksin? Yani, sana toplum ve çevre tarafından biçilen rolleri mi uygulayıp, kendi hayatını kurma şansını elinin tersi ile itecek misin? Halbuki bizler; " Bu dünyada ne yapabileceğimizi görmek için varız." Evet, senin seçimin!

©2019 GoogleSite Terms of ServicePrivacyDevelopersArtistsAbout Google|Location: United StatesLanguage: English (United States)
By purchasing this item, you are transacting with Google Payments and agreeing to the Google Payments Terms of Service and Privacy Notice.