İDA: Aşkın gölgesinde bir kazdağı hikayesi...

Createspace
36
Free sample

"Esrarlı sonsuzluğun adı, bu olsa gerek... Mavinin yeşile vurduğu, zeytin ağaçlarının meltemle coştuğu...Ayrılıkların hicranları sırtladığı, kavuşmaların ve özlemlerin diyarı…Kimi masallar da dile gelir, kimi efsaneler de Kazdağı…

Bir bildiğim varsa, affedilmeyi umut eden nice aşklar...Unutulmaya yüz tutmuş nice sırlar...Hepsi, hepsi sükûta gömen bu topraklarda gizlidir, Kazdağı…”


DEĞERLİ OKUYUCULARIM!

 Ücretsiz kitaplardaki kredi kartı numarasını yazar yada yayıncı değil Google istemektedir ve bu bilgiler sadece google sisteminde yer alır. Google bütün ücretsiz kitaplarda aynı yöntemle çalışmaktadır.Bugüne kadar  birçok kişiye ulaşan bu kitap hakkında hiçbir şikayet gelmemiştir. Kitabı buradan almak istemeyenler veya kredi kartı olmayanlar bana mail yoluyla ulaşırlarsa ,kendilerine yine mail yoluyla kitabı iletebilirim. Dikkatinize !

Mail Adresim : huzuruserif@hotmail.com

Read more

About the author

Ramazan Ateş

Okuma hevesim, düşsel bir ağrıdır bende. Derdime çare olacak kitaplardır beni benden alan. Okurken kitapları şekil, biçim, ün ve şöhretleriyle ayırt ederek değil. Yarama merhem olacak mı diye bakarım. Bu ister bir klasik olsun ister popülizmin kurbanı bir kitap ya da adı sanı duyulmamış tozlu raflardan sıyrılamamış bir eser, fark etmez. Ve fark etmedi de...

Katacağı bir değer olduğunu düşündüğüm için okurum. Kabından taşmak için. Ve her okuduğum kitap da başkalaştım. Değiştim, irkildim, kendime geldim.

Esrikliğiyle hoş bir seda bıraktı bende her kitap. Kimi zaman ağlaştım kimi zaman kurtuldum, öldüm, dirildim.

Vuslat için “Oku!” emrine ram oldum.

Okudukça yazmayı düşledim, yazmak…

İnsan bence gönülle yazar. Yazmak ne kadar zor bir iştir bilir misiniz? İnsanlar okumayı sevebilir ya yazmayı... Yazmak öylece sevilir mi?

Sevilir elbet o da sevilir…

Yalnız yazdığından mutlu olacak birileri varsa sevilir. Ben de yazmayı işte bu gönül akidelerine borçluyum. Nasıl okurken bir şeyi ya da birilerini seviyorsak veyahut ihtiyaç duyuyorsak, yazmak da bu minval üzeredir.

Kelimelerin bir kalbi ısıtacağına inanıyorsa eğer insan, yazmayı seçer. Ben de yazmaya bir yürek dolu dert ve sevgiyle başladım.

Müptelası olduğum bir gönle “Derdim olur musun?” diyerek. 

Ve tarihle sarmaladım,

Gönlümü, usuma kattım. Değerlerimizi, benliğimizi yaşatmak istedim!

Türk milletinin sancılarını yaşamış abide şahsiyetleri edebiyat ve tarihle harmanlayarak gençliğin damarlarında kaynaması için yazdım!

Ve yazmak bazen sancılıdır. Yazmak için taşmak gerekir. Taşmak için de bazen saatlerce okuyorum. Okuyorum, okuyorum, okuyorum... Okurken yazacağım eser hususunda yararlı olacağını düşündüğüm kaynak olması ayrıca önem arz ediyor. Ve artık noktalarımız bir yerde bağdaşıyor, kelimeler çözülüyor.

Bazen öyle günler oluyor ki bir damla dahi taşmıyor. Çıkmazlarda kalıyorum. Bekliyorum ve bir an, bir seziş çare oluveriyor. Ben buna İlahi bir seziş diyorum. Yazılacak olanı yazdıran var çünkü.

facebook.com/ramazanates000

instagram.com/ramazanatesofficial

ramazanates.com.tr


Read more
4.0
36 total
Loading...

Additional Information

Publisher
Createspace
Read more
Published on
Feb 27, 2014
Read more
Pages
55
Read more
ISBN
9781496099563
Read more
Read more
Best For
Read more
Genres
Fiction / Literary
Read more
Content Protection
This content is DRM protected.
Read more

Reading information

Smartphones and Tablets

Install the Google Play Books app for Android and iPad/iPhone. It syncs automatically with your account and allows you to read online or offline wherever you are.

Laptops and Computers

You can read books purchased on Google Play using your computer's web browser.

eReaders and other devices

To read on e-ink devices like the Sony eReader or Barnes & Noble Nook, you'll need to download a file and transfer it to your device. Please follow the detailed Help center instructions to transfer the files to supported eReaders.
Hiçbir söz vaki olmayınca artık Aybars'ın önünde hiçbir engel kalmamıştı. Sade gidilecek yollar… Aybars Şam, Halep ve dolaylarında iktidarını kurup, otoritesini arttırınca Suriye'de sırtını sağlama aldı. Ve hükümranlığı için Kahire yollarını tuttu.

Günler geçmek bilmiyordu, yol tükenmek. Ve öyle ki her azmin bir muradı vardı. Nihayet Nil'in kucakladığı Kahire'nin devasa silueti belirdi. 

Bir Cuma sabahı şehre girdiği vakit, daha evvelden süpürülmüş sokaklar ve temizlenmiş yol boyunca halkın coşkun tezahüratları arasında şehre girdi. Kenarları işlemeli zırhları ve görkemli elbiseleriyle Eyyubi ardılları olan emirleri Aybars'ın önünden gidiyorlardı. Bahir Emirleri ise beyaz ve sırmalar içinde dimdik duran Sultan'ı takip ediyorlardı. Sokaktaki halk önlerinden geçen Sultan Aybars'ı bir lahza görebilmek için çağırıyorlardı. Yanına nadide çiçekler atılıyor, beyaz küheylanı Akça'nın nallarını bastığı yerlerden toprak alabilmek için yerlere diz çöküyorlardı. 

Ama o sadece bunca şaşaaya ve coşkunluğa karşın bir çift göz aramaktaydı. Yeşile çalan hafif çekik, bir çift göz...

Aybars dudaklarında bir tebessümle bir hayale bakıyordu. Eskisinden daha güzeldi. Nazenin yapraklarından hafif damlalar sarkıyordu. Birbirlerine kenetlenmişti gözleri. Elindeki gül goncasını ona uzattı. Narin elleri, ellerine değdi.

"Aybars…" diyebildi. O hazin yılları anarcasına.
Aybars'a hem çöl vaat edilmişti hem de çöl gülü.
Pekala, her azmin bir muradı vardı.
©2018 GoogleSite Terms of ServicePrivacyDevelopersArtistsAbout Google|Location: United StatesLanguage: English (United States)
By purchasing this item, you are transacting with Google Payments and agreeing to the Google Payments Terms of Service and Privacy Notice.