KIZIL KARANLIK: Alaca Kıyam Üçlemesi 1. KİTAP

GÖKHAN ÇAĞLAR
11
Free sample

Harun, kaçtığı geçmişi ve kaçamadığı kabuslarının onu kıyametin ve çılgınlığın ortasına yollayacağından habersizdi. Uyurgezerliğinin intihara dönüştüğü o geceden sonra bile gerçeği kabus sanmaya devam edecekti, tüm gerçeklik bir kabusa dönüşene dek.

Ece, ağabeyinin zaafı ve kurtuluşu...

 

***

Yine aynı kâbusa uyandı. Korkusundan karanlığına varıncaya dek her şeyiyle tanıdıktı kâbusu. Öyle kanıksamıştı ki kâbusunu, karanlığı duyabiliyor olmasını yadırgamıyordu artık ve hatta karanlığın ona ne dediğini anlayabiliyordu. Kızgın ve tedirgin hareketlerle yatağından doğruldu. Hiç bir şey göremiyordu. Yüzünü sol tarafa, penceresinin olduğu yere çevirdi, hiçbir şey göremeyeceğini bildiği halde... Bu kâbusun en sevmediği yanlarından biri de son ana dek bir pencere olmaması. Derin bir iç çekti ve yüzünü sağ tarafa odanın kapısının olması gerektiği yöne çevirdi. Odanın içindeki hiçbir şeyi göremese de, her nesnenin şeklini, bulundukları yeri ve varlıklarını tüm benliğinde hissediyordu, sanki odanın içini dolduran karanlık onların varlıklarını birleştiriyor gibiydi. Her şey, kendisi de dâhil karanlığın içinde çözülüyor ve karanlıkla bütünleşiyordu.

Kendisi olamamak hissi huzursuz etti onu. Hala korkuyor olmasına bir anlam veremedi.

Rutin olan şeylerin insana güven vermesi gerekmez mi?

  

 ***

 “Şimdi, onların zamanı… Hep sıralarını beklediler. Hep bir kaçış kapısı aradılar. İlk iğne ucu kadar bir delikten sızan karanlık umut oldu onlara. Bir çıkış vardı. Cennete savaşıp zafer kazanmaya giden atalarının efsanesi doğru olabilir diye düşündüler. Oysa çoğu inancını yitirmişti atalara ve Işığı Getiren’e... iğne ucu kadar bir delikten sızan karanlıkla tekrar inandı pek çoğu.”


***

Kimse masum değildi ve herkes cezalandırılmaktansa cezalandırmak istiyordu. Herkes kendi savaşının kahramanı başkasının canisi iken kendi görüş sınırından ötesini göremedi. Ufuk dediği çizgiden ötede başka savaşlar, başka nefretler, başka zulümler vardı. Savaş ve kızıl ışıyan bulutlar sarıyordu tüm dünyayı. En korkuncu savaşmak için eğitilmiş ve ellerinde öldürmek için geliştirilmiş aletleriyle çıldıranlardı. Legal katillerin kontrolsüz taşkınlığı sivil taşkınlığı bastırmak için toplanıyordu her meydanda. Gelecek katliam adım adım geri sayılıyordu, kitleler birikmişti, kinleriyle beraber. Kıyam zamanıydı nefretin. Fısıltılar daha da biledi etten hançerleri birbirine karşı. 

Read more

About the author

 

Gökhan Çağlar:(04.01.1982 - ∞)
1982 yılında, yaşamının rahim dışındaki süreci başladı. Doğumunun altıncı ayı itibariyle çok da şanslı biri olmadığı iddia edilebilir, beyninde meningokok bakterisinin bıraktığı hasara bakarak. Neyse ki, bilinçli olduğunu iddia ettiği zaman sınırları içinde şansa inandığı pek söylenemez.İyi ya da kötü bir insan olmak için ek bir çaba sergilemeksizin yaşadı en başından bu yana. İlk ve orta öğrenimini doğduğu ve sevdiği şehir İstanbul'da gördü. Orta öğrenimi sırasında tanıdığı biricik edebiyat öğretmeni Süreyya A.'nın anlatım dilini beğenmesi ve desteği ile stres atma aracı olan yazma eylemi biraz daha sistematik bir uğraş halini aldı. Yarışmalarda kompozisyon ve şiirlerle yer almayı pek sevimli bulmasa da dereceler ve ödüller ergen egosu için fena gelmiyordu.İtiraf etmesi gerekirse yazın merakının başında kötü bir şairdi ve halihazırda hâlâ iyi bir şair olmak için çabalamakta. Düz yazı  ve şiir üretimi konusunda romantize edilmiş bir ilham unsurundan çok Edgar Allen Poe'nun da belirttiği gibi sistemli bir çalışma, kurgulama ve teknik ile üretme unsurlarının geçer akçe olduğunu ilk bu dönemde gözlemledi. Bu yüzden yazım tekniğini geliştirmek adına çok okudu ve çok izledi, ancak çok dinlediği pek söylenemez çünkü gerçek bir gevezeydi ve halen de öyledir.Yüksek öğreniminin ön lisans kısmını diğer bir sevdası Edirne'de tamamladı. Edirneyi kimi zaman İstanbul'dan bile çok sevdiği söylenebilir. En güzel olduğunu düşündüğü şiirlerinden birini bu şehirdeki bir hüzne yazmıştır.Yüksek öğrenim sürecini tamamlayınca bilişim sektöründe freelance ve tam zamanlı işlerde çalışırken, her vakit bulduğunda okumak ve yazmak için aynı heyecanı duyuyordu elbet. En tutkulu olduğu hobilerinden biri olan bilgisayar oyunlarının hayal gücünün gelişmesine bir hayli katkısı olduğunu yadsınamaz bir gerçek olarak kabul eder. Özellikle rol yapma oyunlarının gönlündeki yeri ayrıdır. Bir diğer hobisi olan müzikle de hayal gücünü beslemiştir sürekli. Özellikle Gotik Rock ve Metal türevleri ve folk metal sevgisi tüm dostlarınca bilinir ki pek fazla arkadaşı da yoktur. Ailesi de zamanla sevdiği müziği kabullenmeyi öğrenmiştir. Çevresinde fikirleri ve aforizmaları sebebiyle Nietzsche'ye benzetilir.Hayatının bir hayli büyük kısmında ezoterik öğretileri ve mitolojiyi araştırmıştır. Hayattaki handikapları ile ilgisi nedeniyle nöroloji ve psikiyatri üzerine çalışmalar okumayı sever. En meraklı olduğu konu tarihtir. Üzgünse ya da çok coşkuluysa klasik müzik dinler. Bilgisayar oyunu oynamıyor ve yazmıyorsa geziyor ya da nargile içip sohbet ediyordur. Aşka, aşık olmaya aşıktır. Son üç yıldır kamuda çalışmaktadır.2015 yılında ilk kitabı "KIZIL KARANLIK" romanını 51 ülkede dijital olarak her platform için yayınlamıştır. Romanın yayın sürecine kadar olan zaman zarfında blog yazarlığı ve Antoloji.com üzerinden paylaşılan şiirler ile çalışmalarını insanlara ulaştırmaya çabalamıştır. İyi bir dost, iyi bir yazar, iyi bir şair adayı (şiirde çok zor beğenir) ve bilgisayar ile konsol oyuncusu olduğuna inanır. İlk romanının yazım sürecine "CREMATORY" grubu müziği ile eşlik etmiş destek olmuştur.Yazarlığı konusunda en büyük destekçileri, biricik öğretmeni ve manevi annesi Süreyya A., sevgilisi Büşra T., kadim dostları Ozan Bal ile Oğuz Bağcı, fedakar ailesi ve deliliğidir.

Read more

Reviews

4.6
11 total
Loading...

Additional Information

Publisher
GÖKHAN ÇAĞLAR
Read more
Published on
Apr 20, 2015
Read more
Pages
139
Read more
Language
Turkish
Read more
Genres
Fiction / Fairy Tales, Folk Tales, Legends & Mythology
Fiction / Fantasy / Dark Fantasy
Fiction / Fantasy / Paranormal
Read more
Content Protection
This content is DRM protected.
Read more
Read Aloud
Available on Android devices
Read more

Reading information

Smartphones and Tablets

Install the Google Play Books app for Android and iPad/iPhone. It syncs automatically with your account and allows you to read online or offline wherever you are.

Laptops and Computers

You can read books purchased on Google Play using your computer's web browser.

eReaders and other devices

To read on e-ink devices like the Sony eReader or Barnes & Noble Nook, you'll need to download a file and transfer it to your device. Please follow the detailed Help center instructions to transfer the files to supported eReaders.
Yasin TAŞCI

Çok yakında İngilizce olarak uluslararası da yayınlanacak olan bu roman, Dünyanın ve de Türkiye’nin en fazla kullanılan elektronik kitap platformlarından biri olan “Google Play” de 2016 yılının en popüler Türkçe Kitapları arasında yer almış ve “Tarihi Kurgu” türünde halen bu unvanı taşımaktadır.

“Kutsal Düşler” adlı bu romanda, yetenekli ve cesur bir gencin (Gujan) gördüğü düşlerde tanıdığı Şira’ya olan tutkusunun peşinden gitmesi ve bu uğurda yaşadığı efsanevi, duygusal ve aynı zamanda trajik olayların gizemli hikayesi anlatılmaktadır.

Yazar, bu romanı “Okuru yormadan, sıkmadan ve değerli vakitlerini gereğinden fazla kullanmadan; Onları kısa bir süreliğine gerçek zamanın stresinin dışına taşımak istediğim bir kurgu” diyerek tanımlamıştır. 

İyi okumalar ve düşlediğiniz gibi yarınlar yaşamanızı dileriz.
----------------------------------------------------
Gece zifiri karanlık. Bembeyaz bir at üzerinde ilerliyor Gujan. Geçtiği yollar hiç de yabancı değil ona. Az Sonra anlıyor Moskova yönünden Bzedig'e doğru yaklaştığını. Kasabasına giden yolda son tepeyi tırmanırken, rüzgâr bu korkusuz adamı kıskanıyorcasına yol kenarındaki ağaçların dallarını öfkeyle savuruyor. Duyduğu ses onu ürpertirken, karanlık da rüzgâra ortak olup, gitmek istediği yöndeki tüm görüntüyü ardına saklama çabasına bürünmüş. Bir an peşine düşmüş birilerinin ayak seslerini duyar gibi oluyor. Toprak da binlerce yıl çürüttüğü bedenlerin ruhlarını Gujan'ın peşine salarak adeta rüzgâra ve karanlığa, destek veriyor. Geri dönüp bakmaya vakti olmadığını söylüyor hisleri. Kamçılıyor kıratı ve tepeyi aştığında önce karanlığın umudunu kırıyor...


GENEL TANITIM
Birbirlerini hiç tanımayan Şira ile Gujan'ın gördükleri sır dolu düşler, onları Rus kralı Andrey'in sarayına kadar sürükler... Bitmek bilmeyen saray entrikaları, kokuşmuş saray aristokrasisi ve sonu gelmeyen kanlı savaşlar arasında ölümsüz bir aşk filizlenir...

Dinler arası çatışmaları körükleyerek ikbal peşinde koşanlar, zehirli yılanlara bile taş çıkartacak kadar acımasız insanlar, barış uğruna can veren bir kral ve tüm bu keşmekeş içinde tertemiz bir gelecek düşüyle kılıcına sarılan Gujan...

Müslümanlar, Yahudiler ve Hristiyanlar tek bir ortak bayrak altında toplanabilecekler mi? Kutsal düşler gerçeğe dönüşecek mi?
Onca kavganın, kötülüğün ve entrika girdabının içinde Şira ile Gujan kavuşabilecekler mi? Nefeslerinizi tutarak okuyacağınız, fantastik bir roman...
---------------------------
D&R ve benzeri bir çok online kitap satış sitesinden basılı halini de sipariş verebilirsiniz...

©2017 GoogleSite Terms of ServicePrivacyDevelopersArtistsAbout Google
By purchasing this item, you are transacting with Google Payments and agreeing to the Google Payments Terms of Service and Privacy Notice.