Türkiye'de Sıkıyönetimler: 1925-1980

Propaganda Yayınları
Free sample

 Türkiyedeki militarizmin tarihi denince akla gelen ilk isimlerden olan Serdar Şen’in yeni kitabı, ordu ve siyaset ilişkisini serinkanlı, analitik ve tarihsel bir açıdan ele alıyor.

Çalışma, sivil siyasetin ordu ve militarizmle olan grift ilişkisini kapsamlı bir şekilde ele alarak yola koyuluyor. Ardından sıkıyönetimlerin ‘ötekileştirme’ siyasetine, peşisıra da sıkıyönetimlerin ‘dil’ ile ilişkisini inceliyor. Kitap, sıkıyönetimlerin cinsiyetçilik ve ‘erkek kültür’ ile olan bağını işleyip, son olarak da sıkıyönetimlerin gündelik hayatı nasıl düzenleme gayreti içinde olduğunu tartışıyor.

Türkiye’de Sıkıyönetimler, 1925 - 1980 tarihleri arasındaki militarist siyaseti, yakın Türkiye tarihini ve en önemlisi de günümüz siyasetini anlamak isteyenler için vazgeçilmez bir kitap.

Read more
Loading...

Additional Information

Publisher
Propaganda Yayınları
Read more
Published on
Nov 24, 2016
Read more
Pages
250
Read more
ISBN
9781927893616
Read more
Language
Turkish
Read more
Genres
History / Middle East / Israel & Palestine
History / Military / Wars & Conflicts (Other)
Read more
Content Protection
This content is DRM free.
Read more
Read Aloud
Available on Android devices
Read more
Eligible for Family Library

Reading information

Smartphones and Tablets

Install the Google Play Books app for Android and iPad/iPhone. It syncs automatically with your account and allows you to read online or offline wherever you are.

Laptops and Computers

You can read books purchased on Google Play using your computer's web browser.

eReaders and other devices

To read on e-ink devices like the Sony eReader or Barnes & Noble Nook, you'll need to download a file and transfer it to your device. Please follow the detailed Help center instructions to transfer the files to supported eReaders.
 Küreselleşme, devlet ve ordu ilişkilerine nasıl etki ediyor? Dr. Çetin Kartal bu kitapta soruya detaylı cevaplar vererek konunun değişik boyutlarını okuyucuya taşıyor.

           “…Küreselleşme, devletin gelişim sürecinin belki de her aşamasında, devlet ile etkileşim içinde bulunan bir olgudur. Bu etkileşim, devletlerin gelişmişlik, jeopolitik konum ve gücü kontrol etme seviyelerine göre değişiklik göstermiştir.

            Şekil, içerik, işlev ve etkisi bakımından dönemsel ve devletten devlete farklılık gösteren bir özellik arz etse de; devletin ortaya çıkmasında, gelişiminde ve idamesinin sağlanmasında önemli bir yere sahip olan ve devletin şiddet tekelinin ikili yapısından birini teşkil eden ordu ve asker faktörü, küreselleşmenin devlet üzerinde yarattığı etkileşimden kendi payına düşeni etkin bir şekilde almış ve almaya da devam etmektedir.

            Küreselleşmenin, devlet ve ordu ilişkilerinde yarattığı benzer nitelikteki etkiler, bu ilişkilerin gelişim sürecinde de farklılaşmalara neden olmuştur. Bu dönemde; paralı asker ve özel askeri şirketler, küresel konjonktürün şekillenmesinde etkin bir şekilde rol almışlardır.

            Küreselleşme sürecinin kaydettiği ivmeye tabi olarak; devlet ve ordu ilişkilerinde meydana gelen girift etkileşim, devlet hayatının birçok alanında olduğu gibi ceza hukukunun dinamiklerinde de bağıl yansımalara neden olmuştur.

            Küreselleşmeye bağlı olarak meydana gelen bu değişim ve dönüşüm, devlet ve ordu ilişkilerine ait dinamikleri de şekillendirmeye devam edecektir…”

 Milli Güvenlik Kurulu, 28 Şubat 1997’deki tarihi toplantısında, “Ülkemizde şeriat hukukuna dayalı İslam Cumhuriyeti kurmayı hedefleyen cumhuriyet ve rejim aleyhtarı aşırı dinci grupların, demokratik, laik ve sosyal hukuk devletimize karşı çok yünlü bir tehdit oluşturdukları”nı belirleyerek, bu tehlikenin önlenmesi için Hükümet’e bazı önerilerde bulunuyor.

 

O MGK kararı, o öneriler, o tehlikeyi önlemek için gerçekleştirilen çalışmalar, şimdilerde Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanıyor. Darbeci ilan edilen o dönemin komutanları, ömür boyu hapse çarptırılmak isteniyor.

 

28 Şubat Süreci diye bilinen dönemde o sürecin kahramanlarıyla beraber olan Başbakanlık eski bürokratı gazeteci-yazar Mehmet Bican bu yeni kitabında 20 yıl önce yaşananlara dönüşler yaparak, 28 Şubat Darbe(!)sinin yargılama aşamasında yaşananları ve şimdilerde FETÖ’nün üyesi olmakla suçlanan davanın savcıları Kemal Çetin (meslekten ihraç) ve Mustafa Bilgili (tutuklu)’nin askerlere kurduğu kumpasları gün yüzüne çıkarıyor.

 

Kitapta şu sorulara cevaplar aranıyor:

 

“28 Şubat’ta irtica tehlikesine karşı belirlenen önlemler uygulanmış; BÇG ve MİT belgelerinde bir “önemli tespit” olarak altı kalınçizgilerle çizilen Fethullah Gülen tehlikesinin üzerine gidilmiş olsaydı…

 

Bugün Türkiye, FETÖ belâsıyla baş etmeye çalışıyor, 15 Temmuz 2016 Darbesi’nin yaralarını sarmakla uğraşıyor olur muydu?

 

 

 

O dönemde Gülen Cemaati hakkında soruşturma yapıp dava açan bir yürekli ve namuslu savcı kumpasa getirilip, sahte seks görüntüleriyle itibarsızlaştırılıp mesleğini yürütemez hâle getirilmeseydi, bugün FETÖ olacak mıydı?

 

Ve Fethullah Gülen’in dizinin dibinde oturmak… Elinin içini öpmek… Hayır-duasını almak için okyanusları katedip o şer yuvasında sıraya dizilen başbakan yardımcıları, bakanlar, milletvekillleri, bürokratlar, polisler, profesörler, doçentler, doktorlar, fabrikatörler, sanatçılar, futbolcular… Gülen’in talimatını getiren FETÖ’nün birinci sıradaki müritlerinin sözü üzerine türbe önlerinde sahte evliyalara avuç açan parti liderleri…28 Şubat Dönemi’nde ordudan atılmış Gülen’in imamları… FETÖ’ye arsa-apartman-benzinlik yağdıran, ne isterse veren belediyeler…”

 

Evet, bunlar olmasaydı, görmeseydik, yaşananlara tanık olmasaydık… 28 Şubat Bildirisi’ndeki o önlemleri görmezlikten gelmeseydik… Bugünlere gelecek, bu kapkara Türkiye fotoğrafı bizim kaderimiz olacak mıydı?

 

İyi okumalar diliyoruz…                                                                                                

©2018 GoogleSite Terms of ServicePrivacyDevelopersArtistsAbout Google|Location: United StatesLanguage: English (United States)
By purchasing this item, you are transacting with Google Payments and agreeing to the Google Payments Terms of Service and Privacy Notice.