Berekât-üd Dua

ISLAM INTERNATIONAL PUBLICATIONS LIMITED
9

Aligarh Müslim Üniversitesi’nin kurucusu Sir Seyyid Ahmed Han, Hindistan’daki Müslümanların çok önemli bir lideriydi. O, yeryüzünde meydana gelen her olayın kaza ve kadere tabi olarak gerçekleştiğine inanmaktaydı. Başka bir ifadeyle onun düşüncesine göre; Yüce Allahcc her şeyi önceden tayin ettiği için, dua eden bir kimse, ettiği duanın sevabını ancak ahiret yaşamında bulacaktır ve dua vasıtasıyla bu dünyada bir değişiklik yaratmak mümkün değildir.
Berekât-üd Dua, Müslüman Ahmediye Cemaatinin kurucusu Vadedilen Mesih ve Mehdi Hz. Mirza Gulam Ahmed Kadiyani’ninas, Sir Seyyid Ahmed Han’ın yukarıda beyan edilen inancını reddetmek üzere kaleme aldığı eseridir. Eser ilk olarak Kadiyan’da bulunan Riyaz-ı Hind Matbaasında, Hicri 1310 senesinin mübarek Ramazan ayında yayınlanmıştır.

İsminden de anlaşıldığı gibi, Vadedilen Mesihas bu eserinde duanın bereketlerine ve felsefesine ışık tutarak Yüce Allah’ıncc, kullarının dualarını bu dünyada duyup kabul ettiğini açıklamıştır. Eserin başında da kendi dualarından birini örnek olarak ileri sürmüştür. O, konuşmalarında ve yazılarında İslam dini ve onun kurucusu ve Allah’ıncc Habib’i Hz. Muhammed-i Mustafasav hakkında çok çirkin sözler söyleyip alay eden, Hindu lider Lekram Peşaverî aleyhinde duada bulunmuştur. Vadedilen Mesih ve Mehdias, ona bu pis sövmelerden ve alaylı sözlerden vazgeçmesini birçok kez nasihat ettiği halde, Lekram küstahlık ve terbiyesizliğinde daha da ileri gidince, Hz. Mirza Gulam Ahmedas de, İslam’ın ve Hz. Resulullah’ınsav bu ağzı bozuk düşmanı aleyhinde Yüce Allah’acc duada bulunmuştur. Bunun üzerine 20 Şubat 1893 günü, Yüce Allah’tancc aldığı bilgi üzerine o, Lekram’ın altı sene içerisinde helâk olacağını açıklamıştır. Hatta o, bu helâk gününün bayram gününe yakın olacağını da bildirmiştir. Vadedilen Mesih ve Mehdias Ayna-ı Kemalât-ı İslam, Keramât-üs Sadıkîn ve Berekât-üd Dua adlı eserlerinin üçünde de, Lekram Peşaverî’nin helâk olacağı hakkındaki gaybi haberden bahsetmiştir. Aynen bu haberde bildirildiği gibi, Lekram helâk oldu ve böylelikle Yüce Allahcc, sevdiği kullarının dualarını bu dünyada kabul ettiğini bir kez daha göstermiş oldu. Bundan dolayıdır ki, bu dünyada dualar kabul edilmez ve dua sonucu bir hadise de gerçekleşmez diye düşünmek, kesinlikle doğru değildir.

Ne kadar yazıktır ki, Vadedilen Mesih ve Mehdi Hz. Mirza Gulam Ahmed’inas Lekram hakkındaki bu çok yüce gaybi haberine, bazı Müslümanlar bile itiraz etmişlerdir. Bunlardan biri de Hindistan’ın Mirath şehrinde yayınlanan “Anis-i Hint” adlı gazetenin Yazı İşleri Müdürüdür. Vadedilen Mesih ve Mehdias bu eserinin hemen başlangıcında ona, bu itirazlarına karşılık bir cevap da sunmaktadır.

Eseri Türkçeye çeviren,

Dr. Muhammed Celal Şems, Türk Masası Başkanı, Londra
Read more
Collapse
4.9
9 total
Loading...

Additional Information

Publisher
ISLAM INTERNATIONAL PUBLICATIONS LIMITED
Read more
Collapse
Published on
Jan 1, 2012
Read more
Collapse
Pages
60
Read more
Collapse
ISBN
9781848802865
Read more
Collapse
Read more
Collapse
Best For
Read more
Collapse
Language
Turkish
Read more
Collapse
Genres
Religion / Islam / General
Religion / Islam / Koran & Sacred Writings
Religion / Islam / Rituals & Practice
Religion / Prayerbooks / Islamic
Read more
Collapse
Content Protection
This content is DRM protected.
Read more
Collapse

Reading information

Smartphones and Tablets

Install the Google Play Books app for Android and iPad/iPhone. It syncs automatically with your account and allows you to read online or offline wherever you are.

Laptops and Computers

You can read books purchased on Google Play using your computer's web browser.

eReaders and other devices

To read on e-ink devices like the Sony eReader or Barnes & Noble Nook, you'll need to download a file and transfer it to your device. Please follow the detailed Help center instructions to transfer the files to supported eReaders.
Allah Teâlâ kullarına Cuma namazını farz kılmış ve bu görevi ifa eden ve bu günün kıymetini bilen müminlere pek çok ihsan verileceğini müjdelemiştir.

Hz. Ali’den (kerremallahu vechehû) rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir. “Cuma  günü olduğunda, kuş kuşa, vahşi hayvanlar vahşi hayvanlara, yırtıcılar da yırtıcılara, ‘Selâmün aleyküm bu gün Cuma günüdür’ derler.”

Allah Teâlâ her ümmete haftanın bir gününü ibadet ve toplanma günü olarak vermiş, ümmet-i Muhammed için ise günlerin efendisi Cuma gününü hediye etmiştir.

Günlerin En Hayırlısı

Ebû Hümeyre (ra) anlatıyor:

Resûlullah’tan işittim, şöyle diyordu:  “Allah Teâlâ yedi gün içinden bir günü seçmiş, onu diğerlerine üstün kılmıştır. O gün Cuma günüdür. Allah (celle celâluhû) o gün yeryüzünü ve gökyüzünü yaratmış  (tamamlamış) ve o gün kulları hakkındaki hükmünü (kazâ-kader) vermiştir. Cennet ve Cehennemi o gün yaratmıştır. Âdem aleyisselâm cennete o gün sokulmuş ve yine o günde (dünyaya) indirilmiştir. Tövbesi de o gün kabul olunmuştur. Kıyamet ise yine bu gün kopacaktır.”

Allah’ın Bu Ümmete Sakladığı Gün

Takdir-i ilâhîdir ki Cuma günü geçmiş ümmetlere sunulmuş ancak onlar, peygamberlerinden ve dolayısıyla Allah’tan gelen bu emre itaat etmeyerek kendileri için başka günleri mübarek addetmişlerdir. Bu gösteriyor ki Cuma günü, Allah Teâlâ’nın bu ümmet için sakladığı bir gündür.

Muhammed b.Eş’as (rahmetullahi aleyhi) Hz. Âişe’den (radıyallahu anhâ) rivayetle anlatıyor:

“Resûlullah’ın  (sav) yanındaydım. Bir Yahudi içeri girmek için izin istedi. Resûlullah (sav) ona izin verdi. Yahudi (es-Selâmü demedi ve ‘Ölüm sana olsun’ anlamında), ‘es-Sâmü aleyke’ dedi. Resûlullah (sav),  ‘Ve aleyke=sana da oldun’ diye karşılık verdi. Hz. Âişe (ra) diyor ki: ‘içimden bir söz söylemek geldi ama söylemedim.’ Sonra ikinci bir Yahudi geldi. O da aynı şekilde söyledi. Resûlullah da (sav) ‘Ve aleyke’ diye karşılık verdi. ‘Yine içimden bir söz söylemek geldi ama söylemedim.’ Daha sonra yine başka bir Yahudi geldi ‘es-Sâmü aleyküm= ölüm üzerinize olsun’ dedi. Bunun üzerine ben, Hayır… Ölüm ve Allah’ın gazabı, sizin üzerinize olsun, domuzların kardeşleri! Allah’ın peygamberini Allah’ın (cc) selamlamadığı bir şekilde mi selamlıyorsunuz? Diye söze karıştım. Resûlullah (sav)bana baktı ve ‘Sakin ol! Allah çirkin söz söylemeyi de çirkin sözlerle atışmayı da sevmez. Onlar bir söz söylediler bizde sözlerini onlara iade ettik. Bize hiçbir zararrı dokunmadı; ama kıyamete kadar onlara bağlı kalır. Onlar bize şu meselelerde haset ettikleri gibi hiçbir şeyde haset etmezler.

Cuma Günü: Allah bize onu tayin edip gösterdi. Onlar ise şaşırıp sapıttılar; bu günün kıymetini bilmediler.Kıble: Allah bize onu tayin edip gösterdi, onlar şaşırdılar.İmamın arkasında söylediğimiz âmin sözü’”

Cuma Günü

Resul-i Ekrem (sav) şöyle buyurmuşlardır.

“ Bir gün Cibrîl bana geldi. Elinde beyaz bir ayna vardı. Aynanın ortasında da siyah bir nokta bulunmaktaydı.

–       Ey Cibrîl, bu nedir, diye sordum.

–       Bu cumadır. Sana ve senden sonraki ümmetine bir bayram olsun diye Rabbin gönderdi, dedi.

–       Bizim için bu günde ne vardır, diye sordum.

–       O günde sizler için bir çok hayır vardır. Bir kimse o gün Rabb’ine dua etse ve bir şey istese; eğer onun kısmetinde varsa verilir. Kısmetinde yoksa istediğinden daha hayırlısı ve büyüğü kendisine verilmek üzere kıyamete saklanır. Yahut o kimse kendisine yazılmış bir şerden korunmak için dua ederse Allah (cc) onu daha büyüklerinden de korur, dedi. Ben,

–       Peki bu siyah nokta da neyin nesidir, diye sordum.

–       Kıyamet Cuma günü kopacaktır (bu onun işaretidir). Cuma bizim katımızda günlerin efendisidir. Biz onu ahirette ‘yevmü’l-mezîd’ diye çağırırız (o şekilde isimlendiririz), dedi. 

©2019 GoogleSite Terms of ServicePrivacyDevelopersArtistsAbout Google|Location: United StatesLanguage: English (United States)
By purchasing this item, you are transacting with Google Payments and agreeing to the Google Payments Terms of Service and Privacy Notice.