Beyaz Günler

5,144

Canan, yetenekli bir mimar olarak görev yaptığı mimarlık bürosundan çıkmak üzere hazırlanıyordu. Yeni projenin keşif yolculuğu için arabasına bindiğinde yaşayacağı maceradan ve karşılaşacağı zorluklardan habersizdi...

Bu kitabın her satırı kendi var oluşuna mantıklı bir sebep arayanlara derman, yolunu kaybetmişlere ve evrende kendi yerini arayanlara bir tutam ışık olması arzusu ve bolca sevgiyle yazıldı. Sevginin her işin başlangıcı olduğunu bilmeyen kalmasın diye...

Güzel dünyamızın yaşadığı ızdıraptan kurtulması, her köşesinin sevgiyle bezenmesi dileğiyle...


Read more
Collapse
3.9
5,144 total
Loading...

Additional Information

Published on
Jul 31, 2014
Read more
Collapse
Pages
202
Read more
Collapse
Read more
Collapse
Read more
Collapse
Language
Turkish
Read more
Collapse
Genres
Fiction / General
Fiction / Literary
Literary Criticism / General
Read more
Collapse
Content Protection
This content is DRM free.
Read more
Collapse
Read Aloud
Available on Android devices
Read more
Collapse

Reading information

Smartphones and Tablets

Install the Google Play Books app for Android and iPad/iPhone. It syncs automatically with your account and allows you to read online or offline wherever you are.

Laptops and Computers

You can read books purchased on Google Play using your computer's web browser.

eReaders and other devices

To read on e-ink devices like the Sony eReader or Barnes & Noble Nook, you'll need to download a file and transfer it to your device. Please follow the detailed Help center instructions to transfer the files to supported eReaders.
Bu hikaye Beyaz Günler kitabının devamı niteliğinde olup yaşanmış bir hikaye değildir. Önemli olan yaşanılası bir hikaye olmasıdır diye düşünüyorum. Pek çok okura ütopik gibi görünen düşünce sistemi ve iki kitabımdaki alışılmamış mantık düzeni ise tamamen geçek olup çok renkli geçen kendi hayatımızın ta kendisidir. Şimdilik sadece iki rengini hayali bir kurgunun içine adapte ederek okurumla paylaşmak istedim.

Beyaz günler kitabında, okuyanı çoğunlukla pozitif yönde etkileyen hikayenin yine çoğu okurun istediği gibi, ben de devam etmesini istedim. Bazı fikirlerin ardına takılıp iddialı olmak zordur ama iddiaların kanıtlanması daha zordur bilirim. Zorluklar imtihan olup yolumuza çıkınca nasıl aşılır, bu kitapta göstermek istedim. Güzel yorumlarla övenleri, özel maillerle beni onore edenleri sevdiğim kadar yerenleri de sevdim. Canan'ı tanımak isteyenlere tebessüm ederek kendi yüreklerini işaret ettim. Beni tanımak isteyenlere teşekkür ettim. Aradıkları güzelliği kendi içlerinde bulacaklarını, ihtiyaç duydukları o sıradışı karakteri kendi elleriyle, kendi emekleriyle saklandığı yerden çıkarabileceklerini anlatmak istedim.

“Biz neden böyle işlerle uğraşıp, başkalarına faydalı olmaya çalışıyoruz acaba? Bizde bir tuhaflık mı var?“ Dedim bir gün eşime.

“Kabımız doldu da o yüzden... Kaynak o kadar bol akıyor ki, kabımızı ne kadar büyütürsek büyütelim taşmasına engel olamıyoruz. Bari dökülenler bir işe yarasın diye uğraşıyoruz. Kaynağın yerini bulup kabını dolduramayanlara faydamız olur belki” dedi bana.

Kalbinin tüm güzelliği ile yanımda duran, içeriği ne olursa olsun fikirlerime ayna tutup ben buradayım diyen en vefalı dostuma, hayat arkadaşım, zihin arkadaşım eşime, aynı ışığın altında toplanıp bize destek veren büyük aileme, çocuklarıma ve onların Can'larına Canan'larına, bizi tek ve benzersiz O dost ile tanıştıran bütün güzel vesilelere ve herbirimizin özel olduğunu hatırlatan O dostun muhteşem ayetlerine SELÂM OLSUN... 

"Gün doğumu en iyi şehrin güneyinde izlenir. Binalar daha alçak olduğundan, öyle çok fazla yüksek bir yere çıkmaya gerek kalmadan dağların tepeleri arasında yükselen güneş seyredilebilir. Gelişini o daha gelmeden gökte kaybolan yıldızlar haber verir. Son yıldız kaybolduğunda güneş; bir kolunu batıdan, bir kolunu kuzeyden, bir kolunu güneyden çıkarır. Ortalık zifiriden alacakaranlığa, gökyüzü siyahtan laciverte dönerken doğudan bir ateş parçası nazlı nazlı göğe yükselir ve göğü beraberinde mavileştirir. Fakat güneş asıl rengini hâlâ bulmamış; turuncu, pembe, kırmızı tonlarıyla dağın aralığında durmaktayken göğe bir kol daha fırlar. İşte o an aydınlanan şehirle beraber, güneş de bal rengi olur..."

...

"Otel kasabadan koparılmadan denize olabildiğince yakın inşa edilmiştir. Bu hâliyle bile sahile kilometrelerce uzaktadır. Bazen düzlüğün sonlarında bir fırtına çıkar. Küçük boyutlarda bir hortum, ovanın altın rengi toprağını döndürerek kasabanın üstüne sürükler. Kasaba bir toz bulutu içinde kalır. Yukarıdan bakınca, bir tek kibrit kutusu şeklindeki bu binanın tepesi altın sarısı tozların arasından görünür..."

...

"Bu kitabı yazmaya başladığımda lise ikinci sınıfı yeni bitirmiştim. Okuldan nefret ediyordum. Yaz bittiğinde okula dönmek yerine başka bir dünyaya gitmeyi tercih ederdim. Başka bir dünyadaki başka bir ülkeye... Bu kitapta o dünyayı yazmadım ama o dünyadan gelen birini yazdım."

(Yayıncının Mesajı: Yorumlarınız değerlidir. Lütfen yorum yazmaktan çekinmeyin. Baskı hatası tespitinden, inceleme ve eleştiri yazılarına varıncaya kadar tüm yorumlarınız yararlı olacaktır. Sisteme, kredi ya da banka kartı eklemek ile ilgili sorunları olan okuyucularımız bu kitabı Wattpad adlı uygulama üzerinden bulup okuyabilirler.)
©2019 GoogleSite Terms of ServicePrivacyDevelopersArtistsAbout Google|Location: United StatesLanguage: English (United States)
By purchasing this item, you are transacting with Google Payments and agreeing to the Google Payments Terms of Service and Privacy Notice.