Yetkin İmanlı: İncil'in Yakup Mektubu Üzerine Bir Yorum

Yaşam Kilisesi
1

Bu kitap ücretsiz olmasına rağmen Google kredi kart detaylarınızı istiyor. Bunları vermek istemiyorsanız bizim websayfamızdan bu kitabı indirebilirsiniz https://hristiyankitaplar.com/play/137

Yetkin İmanlı

Kalabalık bir ortamda ‘İnsan yetkinliğe nasıl erişebilir?’ diye sorarsanız insanların bu konu üzerinde ne kadar farklı düşündüklerini görürsünüz. Yetkinlik sözü herkesin hoşuna gider. İnsanlar alt sıralarda değil zirvelerde  olmak istiyor. Herkes tırmanıp önemli bir yere yükselmek istiyor. Tabi, yetkinlik derken neyi kastettiğimiz önemlidir. Çoğu insan bunu maddi anlamda algılar. Yetkin olmak işçi değil yönetici olmak demektir. Öğrenci değil öğretmen olmak demektir. Yetkinliğe ermek demek az para değil çok para kazanmak demektir. Sadece lise mezunu değil ünlü bir üniversiteden doktora elde etmek demektir. Kısacası yaşadığımız dünyada yetkinlik demek paranla olsun aklınla olsun olabildiğince yüksek bir konuma yükselmek demektir. Şimdi buradaki portreye baktığımızda kişinin insanların gözünde yetkinliğe nasıl erdiğini görüyoruz. Fakat bundan daha önemli bir olay var o da insan Tanrı’nın gözünde nasıl yetkinliğe erişebilir? Ya da, bizi yaratan yüce Rab’bimize göre asıl yetkinlik nedir?   

İncil’in başından beri Mesih’in insanları ‘yetkinliğe’ çağırdığını görebiliyoruz (Matta 5:20, 48). Fakat İsa’nın kastettiği yetkinlik maddiyattan öte bir durumdu. Aynı zamanda yetkinlik sadece dindar olmak değil, nitekim Mesih’in en çok eleştirdiği kesim dindar kesimiydi. Ama yetkinlik herkesin kendi keyfine kalmış göreceli bir kavram da değildir. İsa Mesih için yetkinliğin temeli şu iki ayak üzerinde duruyor: ‘Tanrın Rab’bi bütün yüreğinle, bütün canınla ve bütün aklınla seveceksin.’ ve ‘Komşunu kendin gibi seveceksin (Matta 22:37-39).’ Mesih’e göre peygamberlerin sözleri ve Kutsal Yasa’nın tümü bu iki buyruğa dayanır. Anlaşılan gerçek anlamda yetkin olmak için Rab’bin bu temel ilkelerine uymalıyız. Ama nasıl olacak? Mesih göğe alındıktan sonra izleyicileri İsa’nın bu öğretilerini hayata dökmeye başladılar. Bunu yapmak çok zordu çünkü her yönden baskı geliyordu. Mesih’in öğrettiği gibi herkesi, hatta düşmanlarını bile sevmek o kadar kolay değildir. Yeruşalim’de bulunan ilk kilisenin ana direklerinden biri olan Yakup ise bunu hem kendi hayatında harika bir şekilde uygulardı hem de imanlılara uygulamalı olarak öğretirdi. Yazdığı bu mektupta Mesih’in bahsettiği bu ‘Sevgi Yasası’nın pratik hayatta nasıl uygulanması gerektiğini gösterir. 

En başta, Yakup yetkinliğe erişmek için sıkıntılara dayanmamız gerektiğini vurgular. Tabi yetkinlik derken dünyanın gösterdiği maddi bir yetkinlik değil, ruhsal bir olgunluk, kısacası Mesih gibi olmayı kastediyor. Bu anlamda yetkinlik bir konumdan ziyade karakterimizle alakalıdır. İlerleyen bölümlerde yetkin bir karakterin temel unsurlarını şöyle özetler: ‘Herkes dinlemekte çabuk, konuşmakta yavaş, öfkelenmekte de yavaş olsun (1:19).’  Dinlemek derken sadece dinleyici olmak değil, gerçek anlamda uygulayıcı olmamızı ister. Fazla konuşmamak ve öfkelenmemek konusunda daha birçok pratik öğütleri de vardır. Göreceğimiz gibi bu mektup Mesih’in temel buyruklarını uygulamak için pek çok harika örnekler ve pratik öğretiler aktarır. Bu anlamda yetkin birer Mesih imanlısı olmayı öğrenmek için Yakup’un mektubu oldukça zengin bir kaynaktır. Sonuçta insanın sadece Mesih’e uyarak tam anlamıyla yetkinliğe erişebileceğini göreceğiz. 

Daha fazla ücretsiz e-kitaplar indirmek için lütfen https://hristiyankitaplar.com/play/ 'e ziyaret edin.

[Anahtar Kelimeler: Yakup, Kilise, Tanrı, Yaşam Kilisesi, Peygamber, Zebur, İncil, İsa Mesih, Tanrı, Yorum, Tevrat, Yakup, Mesih, Kitap, Yetkinlik, Yaşam Kilisesi, Hıristiyan, İsa Mesih, Türkçe Kitaplar, Mesih, Kilise, Zebur, Mezmur, Allah, Yetkinlik, Hıristiyan, Mezmur, Allah, Peygamber, Kitap, Hristiyan, Yorum, Turkce, İncil, Turkce, Tevrat, Türkçe Kitaplar, Hristiyan]

Read more

About the author

Can Nuroğlu

Evli ve üç çocuk babasıdır. Amerika'da Emmaus İncil Üniversitesinden mezun olduktan sonra on bir yıl Diyarbakır Kilisesinde hizmet etti. Şimdilik Kuzey Kıbrıs'ta bulunup Mesih'in hizmetine devam etmektedir.

Facebook'ta Can ile görüşebilirsiniz ( https://www.facebook.com/can.nuroglu.9 ). Ayrıca heygavu ( http://heygavur.com )r.com'dan ( http://heygavur.com ) onun TV programları izleyebilirsiniz.

Read more
5.0
1 total
Loading...

Additional Information

Publisher
Yaşam Kilisesi
Read more
Pages
42
Read more
Language
Turkish
Read more
Content Protection
This content is DRM free.
Read more
Read Aloud
Available on Android devices
Read more

Reading information

Smartphones and Tablets

Install the Google Play Books app for Android and iPad/iPhone. It syncs automatically with your account and allows you to read online or offline wherever you are.

Laptops and Computers

You can read books purchased on Google Play using your computer's web browser.

eReaders and other devices

To read on e-ink devices like the Sony eReader or Barnes & Noble Nook, you'll need to download a file and transfer it to your device. Please follow the detailed Help center instructions to transfer the files to supported eReaders.
Bu kitap ücretsiz olmasına rağmen Google kredi kart detaylarınızı istiyor. Bunları vermek istemiyorsanız bizim websayfamızdan bu kitabı indirebilirsiniz https://hristiyankitaplar.com/play/96

Google Play'da en son çıkan kitabımız 'Yetkin İmanlı' https://hristiyankitaplar.com/tr/node/137

Evliliğin Kılavuzu

Bu ezgi muhtemelen Kutsal Kitap’ın en yanlış anlaşılan bölümüdür. Yıllar önce Kutsal Kitap’ı birlikte çalıştığımız yeni iman etmiş bir kardeş vardı. Her hafta düzenli olarak toplanırdık ve bana sorularını sorardı. Ancak bir gün büyük telaş içinde, ‘Bu ne, bu ne böyle?’ diye bağırarak ofisime girdi. ‘Sakin ol, ne oldu?’ diye sorduğumda, bana Ezgiler Ezgisini açıp ‘Bunun Tanrı’nın Sözünde ne işi var?’ diye karşılık verdi. Sanırım Kutsal Kitap’ı ilk defa okuyan ve bu bölüme rastlayan çoğumuzun ilk tepkisi buna benziyordur. Bölümün adı, Ezgilerin Ezgisi yani en güzel ezgi demek istiyor. Ezginin ana mevzusu da erkekle kadın arasında yaşanan gizemli ilişkidir. Ancak ilerleyen ayetlerde zaman zaman cinsellik içerikli ayetlere rastladığımızda şaşırıp kalıyoruz. Aslında içeriğine bakıldığında günah denecek bir şey yok, esas sorun bizim yanlış algılayışımızdan kaynaklanıyor. Kısacası, bu kitap evliliğin gizemini uzun bir şiir olarak sunuyor. Ama nasıl yorumlanmalı?

Kitabın içeriği bazen erotik olduğu için tarih boyunca ister Yahudi ister Hristiyan birçok Kutsal Kitap yorumcusu, kitabı bir alegori yani sembolik bir hikâye olarak yorumlamayı tercih etmişti. Hatta hahamlar erkek Yahudiler’in bu kitabı otuz yaşına basana kadar okumalarını tümden yasaklamışlardı. Şimdi alegori olarak yorumlandığında genellikle ya Tanrı’nın İsrail’le olan tarihi ilişkisi ya da Mesih’le Kilise arasındaki ruhsal ilişki olarak görülüp mecazi anlamda açıklanmıştı. Bunun nedeni gayet açık ve net: Yorumcular bu kitapta açık açık sergilenen cinsellik içerikli olayları harfi harfine aktarmaktan çekiniyorlar. Neden, çünkü onlara göre bunlar Tanrı’nın Sözüne yakışmıyor.

Oysa ki, göreceğimiz gibi, asıl sorun kitapta değil, bizdedir. Sanırım Şeytan cinsel ilişki konusuyla ilgili insanların iki aşırıdan birine kaçmalarını ister: Ya cinselliği hep över ve abartırcasına en dorukta tutmamızı ister, ya da cinselliği kötüler ve murdar olarak görmemizi sağlar. Grek ve Roma medeniyetleri ilkini yapmıştı ve tapınaklarını çıplak heykellerle doldurdular. Orta Doğu ise genellikle cinselliği kötü ve tümden örtülmesi gereken bir ‘ayıp’ olarak görür. Doğru yaklaşım ise ortada, dengeli ve sağlıklı bir yaklaşımdadır.

En başta şunu hatırlamalıyız ki evlilik ve beraberindeki cinsellik günahın sonucu değil Tanrı’nın tasarısıdır. Adem ve Havva’yı ilk yarattığında, Rab onları bir araya getirdi ve çoğalmalarını buyurdu (Yaratılış 1:27-28, 2:24). Dahası Aden bahçesinde ilk atalarımız çıplaktılar çünkü utanacak bir şey yoktu. Ancak günah işleyip Tanrı’ya isyan ettikten sonra çıplak olduklarını fark ederek utanmaya başladılar. Yine de Kutsal Kitap tarihi boyunca Rab evliliği hep el üstünde tutar. Ayrıca cinsel ilişkinin ancak evlilik çerçevesi içinde kutsallığını koruduğunu öğretir (İbraniler 13:4) Dahası evli çiftlerin bu açıdan birbirini tatmin etmeye çağırır (Süleyman’ın Özdeyişleri 5:18-19, 1.Korintliler 7:3-5). Yani Tanrı’nın bakış açısından cinselliğin bir sorunu yoktur yeter ki evliliğin sınırını aşmasın. Ne yazık ki Şeytan’ın esaretinde bulunan bu dünyamız cinselliği öyle kötüye kullanıyor ki çoğumuzda hep yanlış duygular uyandırıyor. İblis, evli bir erkek ve kadın arasında yaşanması gereken doğru ilişkinin dışında her türlü yanlış ve iğrenç ilişki türetti. Bunların arasında sanal ilişki, pornografi, eşcinsellik, çokeşlilik ve daha bir çok örnek sayabiliriz. Kutsal Kitap bir yandan bunların hepsini kınarken, öbür yandan bu ezgide olduğu gibi cinselliğin doğrusunu ön plana çıkartıyor. Bu ezgi evliliğin çerçevesi içinde yaşanacak cinselliğin kutsallığını vurgular. O yüzden bizler tepkisel davranmak yerine bu ezgiyi yazıldığı gibi kabul edip gerçek bir olay olarak harfi harfine yorumlamaya gayret edeceğiz. Tabii ki her şiir ve ezgide olduğu gibi metinde birçok sembollere ve benzetmelere rastlayacağız ancak anlattığı dramı erkekle kadın arasında yaşanan normal ve Tanrı’nın gözünde kutsal ilişki olarak yorumlayacağız. Göreceğiz ki bu ezgi evlenmek isteyen çiftler için harika bir rehber kitabı oluşturuyor.   

Daha fazla ücretsiz e-kitaplar indirmek için lütfen https://hristiyankitaplar.com/play/ 'e ziyaret edin.

[Anahtar Kelimeler: Hıristiyan, Peygamber, İsa Mesih, Türkçe Kitaplar, Ezgiler Ezgisi, Cinsel İlişkisi, Mezmur, Tanrı, Hıristiyan, Hristiyan, Turkce, Evlilik, Kilise, Cinsellik, Mezmur, GDK, Tevrat, İncil, Türkçe Kitaplar, Tanrı, Zebur, Kitap, İncil, Tevrat, Turkce, Peygamber, Kitap, Hristiyan, GDK, Allah, Evlilik, İsa Mesih, Cinsellik, Mesih, Cinsel İlişkisi, Zebur, Kilise, Allah, Ezgiler Ezgisi, Mesih]

Bu kitap ücretsiz olmasına rağmen Google kredi kart detaylarınızı istiyor. Bunları vermek istemiyorsanız bizim websayfamızdan bu kitabı indirebilirsiniz https://hristiyankitaplar.com/play/3

Google Play'da en son çıkan kitabımız 'Yetkin İmanlı' https://hristiyankitaplar.com/tr/node/137

Allah Sevgidir

Her bir insan Allah’ı her şeyden çok sevdiğini söyler. Ama ben size burada açıkça söylemeliyim ki, bu böyle değildir. Siz hiç ‘İşte hayatımı vereceğim kişi’ deyip âşık oldunuz mu? Veya şöyle söyleyeyim, hiç kıramadığınız, her zaman saygı duyduğunuz ve yanınızdayken onu üzmemek ve incitmemek için elinizin ayağınıza dolaştığı bir şahsiyet oldu mu? Bence bu satırları okurken biraz durup düşünün. Böyle bir aşk veya saygı duyduğum bir şahsiyet var mı diye.

Bu şahsiyet sizin yanınızda olduğu sürece, bütün zevklerinizden, ayrıcalıklarınızdan vazgeçmenizi, yapmayı düşündüğünüz planları iptal etmenizi, hatta düşüncelerinizi dahi askıya almanızı sağlamaz mı? Bu kişi, sizin gibi zaafı ve zayıflıkları olan birisi olduğu halde, ona olan sevginizden ve saygınızdan dolayı her şeyinizi o kişiye dönük değiştirebiliyorsunuz. Neden? Çünkü bu kişiye değer verip onu seviyorsunuz. Eğer sevgi bu ise, bu sevgi, her değeri irdeleyip gerektiğinde hiç tereddüt etmeden hayatının bütün gidişatını değiştiriyorsa Allah’a olan gerçek sevgi bizim hayatımızı ne kadar daha değiştirecek kudrette olmalı sizce?

“Ben Allah’ı her şeyden çok seviyorum” diyorsak, Allah’ın bütün değer ve düşüncelerimizi değiştirmesi gerekmiyor mu?

Daha fazla ücretsiz e-kitaplar indirmek için lütfen https://hristiyankitaplar.com/play/ 'e ziyaret edin.

[Anahtar Kelimeler: İsa Mesih, Mezmur, Kitap, Tevrat, Zebur, Türkçe Kitaplar, Kilise, GDK, Kilise, Mezmur, Tevrat, Allah, Allah, İncil, Türkçe Kitaplar, Hristiyan, Tanrı, Turkce, İsa Mesih, Hıristiyan, Peygamber, Kitap, Hristiyan, Hristiyanlığa Tanıtım, Turkce, Hristiyanlığa Tanıtım, Peygamber, İncil, Tanrı, Zebur, GDK, Mesih, Mesih, Hıristiyan]

Bu kitap ücretsiz olmasına rağmen Google kredi kart detaylarınızı istiyor. Bunları vermek istemiyorsanız bizim websayfamızdan bu kitabı indirebilirsiniz https://hristiyankitaplar.com/play/128

Google Play'da en son çıkan kitabımız 'Yetkin İmanlı' https://hristiyankitaplar.com/tr/node/137

Sorgulayan Gelsin!

Soru sormak insanın en temel ihtiyaçlarından biridir. İlk konuşmaya başlayan çocuk genellikle her şeyi sorgulayarak anne babasını neredeyse delirtir: ‘Bu ne?’, ‘Nasıl?’, ‘Ama neden?’... Ne yazık ki bulunduğumuz coğrafyada çoğu zaman açıklayıcı bir cevap almak yerine, ‘Boş ver’, ‘Kurcalama orayı’, ‘Ayıptır!’ ya da ‘Sus!’ gibi yanıtlarla karşılaşmışızdır. Özellikle hayatın en önemli konularına gelince, din ve Tanrı gibi, genellikle ‘Fazla soru sormak iyi değil, yoksa dinden çıkarsın’ denmiştir. Böylece çoğu insanımız sorularını içine atıp bir yerlerde hapsetmiştir duygularını, ama bazılarımız sormadan edemeyiz. Ne var ki soru sordukça da kafamız iyice karıştı ve sağlıklı bilgi edineceğimiz kişiler bulamadığımız için gittikçe yalnızlığa ve karamsarlığa gömüldük. Bu sayede birçok kişi gerçekten dinden çıkmıştır ve Tanrı’dan da vazgeçmiştir. 

Peki soru sormak gerçekten günah mıdır? İnsana akıl veren Allah bu harika armağanı kullanmamıza neden engel olsun ki? Sora sora Bağdat bulunuyorsa, aynı yöntemle Tanrı’ya giden yolu bulamaz mıyız? Elbette buluruz! Aslında soru sormak şarttır. Özellikle hayatın en önemli meselelerini anlamak için birçok şeyi sorgulamak gerek. Sen de sevgili okur soru sormayı sevenlerden isen bu kitap tam sana göredir. Şu anda merak edip irdelediğin konulardan ötürü belki ‘dinden çıkmış’ damgasını yemiş olabilirsin, ama bunun hiç bir önemi yoktur. Kendini deist, kuşkulu, agnostik ya da ateist olarak görüyor olabilirsin, benim için sorun değil, önemli olan aklını kullanıyor olman ve gerçekleri samimiyetle arıyor olmandır.   

Öncelikle, klasik kültürel anlatımlarla yetinmeyip farklı bir bakış açısını okumaya yanaştığın için seni tebrik ederim. Bu davranışın bana hayatın en derin mevzuları olan Tanrı, inanç ve yaşamın esas anlamı hakkındaki sorularının cevaplarını gerçekten bulmak istediğini gösteriyor. Bu önemlidir çünkü birçok insan, ister dindar olsun veya olmasın, sadece ebeveynlerin, öğretmenlerin ve başkaları tarafından söylenenleri pek düşünmeden ve onlara verilen bilgilerin geçerliliğini test etmeden inanmaya razı olurlar. Bu çok yanlıştır!

Hayattaki zor sorularla uğraşmaya cesaret edenlere çok büyük saygı duyarım. Çoğu insana, onlara önceden öğretilmiş olan şeylere gerçeklik boyutunu kontrol etmeden inanmak daha kolay gelir çünkü kurulmuş dengeyi ve düzeni kimse sarsmak istemiyor. Fakat şöyle bir gerçek vardır; hepimiz tatmin edilmeye muhtaç akıllara sahibizdir. Özellikle modern çağda şanslıyız ki bize sunulan iddiaların doğruluğunu değerlendirebilmemiz için ihtiyacımız olan gerçeklere daha fazla ulaşılabilirliğimiz vardır. Böylece eskisi gibi karanlık bir köşede saklanmaya gerek yok, içinde büyüdüğümüz toplumun sınırlarını aşıp gerçeğin ufuklarını keşfedebiliriz. 

Ben, soru sormanın hatta şüphe etmenin bile hayatlarımızda önemli yeri olduğunu düşünüyorum. Çünkü test edilmeyen bir “gerçek iddiasının” kolaylıkla yalan bahanesine dönüşebildiğini hepimiz görmüşüzdür. Belli bir gerçeğin inanılmaya değer olabilmesi için, mantıklı eleştiriye karşı ayakta durabilmesi gerekmektedir. Gerçekçi bir argüman eleştiriden kaçınmamalı, çünkü sağlıklı bir fikir alışverişinden her zaman daha güçlü bir gerçeklik doğar. Zira dürüstçe sorgulamak birinin doğru bildiklerini başta sarsa da eninde sonunda onu daha doğru bir inanca sevk edeceği kesindir. Bu sebeple şüpheci veya ateist arkadaşlarımdan gelen eleştirileri hoş karşılarım çünkü bu diyalogların Tanrı’ya olan imanımı ve güvenimi güçlendirmeye sebep olduğunu fark etmişimdir. 

Daha fazla ücretsiz e-kitaplar indirmek için lütfen https://hristiyankitaplar.com/play/ 'e ziyaret edin.

[Anahtar Kelimeler: Kilise, Hristiyan, Tevrat, Türkçe Kitaplar, Kutsal Kitap, Türkçe Kitaplar, GDK, İsa Mesih, Tevrat, Kitap, Hıristiyan, Hıristiyan, İncil, Turkce, İsa Mesih, Kitap, Zebur, Zebur, Mesih, Allah, Hristiyan, Tanrı, Peygamber, Tanr'nın Varlığı, Allah, Kutsal Kitap, İncil, Kilise, Mesih, Tanr'nın Varlığı, Turkce, Mezmur, Tanrı, Peygamber, Mezmur, GDK]

Bu kitap ücretsiz olmasına rağmen Google kredi kart detaylarınızı istiyor. Bunları vermek istemiyorsanız bizim websayfamızdan bu kitabı indirebilirsiniz https://hristiyankitaplar.com/play/132

Google Play'da en son çıkan kitabımız 'Yetkin İmanlı' https://hristiyankitaplar.com/tr/node/137

Yaşamanın Sırrı

İncil’in en temel gayesi canımızın kurtulup  sonsuz hayata kavuşmasıdır. Fakat Rab sadece ebedi yaşamımızla değil, günlük yaşamımızla da ilgilenir. Çünkü doğru inanç sadece ölmek için değil doğru düzgün yaşamak için de gereklidir. Tanrı yalnızca sonsuz mutluluğumuzu değil şimdiki mutluluğumuzu da düşünüyordur. Ancak İncil’in bahsettiği mutluluk dünyanın vaat ettiği türden değil. Dünyada mutluluk konusu açıldığında insanlar genellikle maddi ve günübirlik bir mutluluktan söz ediyorlar. Rab’bin bağışladığı mutluluk ise çok daha derin, ağırlıkta manevi bir yaşam tarzıdır. Dünyanın verdiği mutluluk yalnızca duygusaldır, Mesih’in sunduğu mutluluk ise ruhsaldır. Dünyadakiler ancak belirli şartlar altında mutlu olabilirler; para ve güzel arkadaşlar varsa mutluluk sürüyor ama bunlar tükenince eğlence birden son eriyor. Rab’bin verdiği mutluluk ise etrafımızdaki şartlara endeksli değil, çok daha derin bir kaynaktan beslendiği için durum ne olursa olsun her koşulda varlığını sürdürebilir. İşte Kutsal Ruh’un ürünü olan bu mutluluğun adı ‘Sevinç’tir’. 

Bundan yaklaşık 2000 sene önce Filipi’de yaşayan Mesih imanlılarına yazılan bu mektup baştan sona kadar Mesih gibi olma yolunda sevinç konusunu işliyor. Yanlış anlamayalım, mutluluk ve sevinç derken sıkıntıların yokluğundan bahsetmiyoruz. Tam aksine sıkıntılara rağmen, hatta sıkıntıların içinde mutlu ve sevinçli olmaktan bahsediyoruz. Bu mümkün mu? Evet! Bu satırları yazan Elçi Pavlus bu sırada Roma’da haksız yere tutuklu bulunuyordu. Eline kalem alırken bileklerinde zincirlerin ağırlığını hissedebiliyordu. Yine de yüreğinde duyduğu sevinci anlatmadan edemiyor ve kendisini çok merak eden okurlarını da adına sevinmeye davet ediyor. Neden? Aslında durumu çok ciddiydi. Roma İmparatorluğu onu bir çırpıda yok edebilirdi ama Elçi Pavlus’un hiç umurunda değil. Niçin? Çünkü kendisi yazdığı gibi ‘İster yok ister aç, ister bolluk ister ihtiyaç içinde olayım, her durumda, her koşulda yaşamanın sırrını öğrendim.’ Neymiş bu büyük sır? ‘Beni güçlendirenin aracılığıyla her şeyi yapabilirim!’ Elçi Pavlus, karşısındaki sıkıntı ne kadar büyük olursa olsun Rab’bin hepsinden daha büyük olduğunu ve O’nun gücüyle hepsini aşabileceğini biliyordu. Böylece Pavlus’un sevinci içinde bulunduğu durumun şartlarına endeksli değil, Rab’bin yüreğine koyduğu esenliğe bağlıydı.  

İncil’in temel öğretilerinden biri yaşamın sıkıntılarıyla başa çıkmaktır. Tanrı esiniyle Kutsal Kitap’ın bölümlerini yazan insanların çoğu büyük sıkıntılar görmüştü. Okurların çoğu da sıkıntılı günler geçiriyorlardı. Ancak sıkıntılarımızı bilmezlikten gelmek yerine bize bu sıkıntıların içinde Tanrı’nın amacını bulmayı öğretir. Acıdan kaçmak yerine Mesih’in hacına sarılmayı ve bu sayede özgür olmayı öğreniyoruz. İşte yaşamanın sırrı ve mutluluğun şifresi de budur.   

Şimdi okumakta olduğunuz eser İncil’in Filipililer mektubunun ayetlerini aktarmakla birlikte, üzerinde yapılan yorumları iletir. Elçi Pavlus ile birlikte sizler için duam şu ki Mesih’te saklı bulunan hayatın sırrını kavrayıp tüm sıkıntılarınıza rağmen sevinçli bir şekilde yaşamayı öğrenesiniz. 

Daha fazla ücretsiz e-kitaplar indirmek için lütfen https://hristiyankitaplar.com/play/ 'e ziyaret edin.

[Anahtar Kelimeler: Tanrı, Turkce, Yaşam Kilisesi, Allah, Tevrat, Yorum, Peygamber, Mezmur, Zebur, İncil, Tanrı, Hristiyan, Zebur, İsa Mesih, Yorum, Mesih, Yaşam Kilisesi, Kilise, İncil, İsa Mesih, Türkçe Kitaplar, Hıristiyan, Hristiyan, Mesih, Allah, Türkçe Kitaplar, Filipililer, Turkce, Peygamber, Hıristiyan, Kitap, Filipililer, Kilise, Kitap, Tevrat, Mezmur]

Bu kitap ücretsiz olmasına rağmen Google kredi kart detaylarınızı istiyor. Bunları vermek istemiyorsanız bizim websayfamızdan bu kitabı indirebilirsiniz https://hristiyankitaplar.com/play/109

Google Play'da en son çıkan kitabımız 'Yetkin İmanlı' https://hristiyankitaplar.com/tr/node/137

Kutsal Nağmeler

Halk arasında genellikle Kutsal Kitap üç bölüm şeklinde bilinir: Tevrat, Zebur ve İncil. Bu görüşe göre Tevrat Musa’ya verildi, Zebur Davut’a ve İncil İsa Mesih’e teslim edildi. Aslında çok basite indirgenmiş bu dizin gerçeği tam yansıtmıyor. Kutsal Kitap esas iki bölümden oluşur, Eski ve Yeni Antlaşma. Yeni Antlaşma, Mesih’in havarilerin kalemiyle İsa’nın hayatını ve ilk kilisenin gelişimi kaydeder. Eski Antlaşma ise Mesih’in yolunu hazırlamak üzere kendisinden yüzlerce sene önce peygamberler aracılığıyla İsrail toplumuna aktarılan kutsal yazılardır. Sanılanın aksine sadece Tevrat ve Zebur, yani Musa’nın ve Davut’un yazılarından çok daha fazla materyal mevcuttur. Hatta toplam 39 kitap ya da bölüm söz konusudur. İlk beş bölümü Musa’nın eliyle Tanrı’nın İsrail halkıyla yaptığı kutsal antlaşmanın geçmişini ve gerekçelerini kaydeder. Sonraki bölümler İsrail’in tarihini aktarır. Daha sonra peygamberlerin uyarıcı ve umut verici mesajları da görülür. Mezmurlar da, yani Zebur denilen kısım, bunların tam ortasında yer alır.

Mezmurlar esas Tanrı’yı yüceltmek için bestelenen ilahilerdir. Bu kutsal nağmelerin büyük çoğunluğu Peygamber Davut tarafından yazıldığı için Mezmur Kitabı onun adıyla anılır. Ama mezmurlar sadece bir takım ilahi ya da ezgi değil, çünkü yeri geldiğinde İsrail’in tarihine epece değinir ve belirli noktalarda henüz gelecekte olan pek çok önemli olayın açıklamasını da yapar. Mezmurlar özellikle Mesih’in hayatına ve hizmetine ilişkin önemli bir rol oynarlar. Bunun sebebi İsa Mesih’in bin sene önce Davut’la yapılan kutsal bir antlaşmanın sonucunda gelmiş olmasıdır. Böylece Davut’un Kutsal Ruh’un esinlenmesiyle yazdığı pek çok mezmur kendi soyundan gelecek olan ve asırlarca beklenen büyük kral Mesih için yazılmıştı. Böylece mezmurları okurken bir yandan Tanrı’yı her durumda nasıl öveceğimizi öğrenirken öbür yandan Tanrı’nın tarih içinde bizim için neler yaptığını da öğrenebiliriz.

Okumakta olduğunuz eser Zebur denilen Mezmurun metnini aktarmakla birlikte, üzerinde yapılan açıklamalardan ibarettir. Kutsal Kitap’ın bu kısmı çok eskiden İbranice dilinde yazılan ilahi olarak okunan duaları ve şiirleri içerir. Değerli okuyucu, duamız bu açıklamaların yüceltilmeye layık olan tek Tanrı’yı daha yakından tanımanıza ve O’nun yolunda ilerlemenize yaramasıdır.  

Daha fazla ücretsiz e-kitaplar indirmek için lütfen https://hristiyankitaplar.com/play/ 'e ziyaret edin.

[Anahtar Kelimeler: Mesih, Zebur, Zebur, Zebur, Kilise, Peygamber, Turkce, Mesih, Tevrat, Mezmurlar, İsa Mesih, İsa Mesih, Tanrı, Türkçe Kitaplar, Tanrı, Hıristiyan, İncil, Kitap, Mezmurlar, Allah, Mezmur, Peygamber, Kilise, Tevrat, Hıristiyan, Hristiyan, Allah, Yaşam Kilisesi, Yorum, Turkce, Hristiyan, Zebur, Mezmur, Yorum, Türkçe Kitaplar, Yaşam Kilisesi, Kitap, İncil]

Bu kitap ücretsiz olmasına rağmen Google kredi kart detaylarınızı istiyor. Bunları vermek istemiyorsanız bizim websayfamızdan bu kitabı indirebilirsiniz https://hristiyankitaplar.com/play/9

Google Play'da en son çıkan kitabımız 'Yetkin İmanlı' https://hristiyankitaplar.com/tr/node/137

Yeter ki İnsan Olsun!

 Ülkemizde “en popüler sözler” adında bir yarışma yapılsa, mutlaka “Yeter ki insan olsun!” sözü ilk beş arasında yer alır. İster sosyal muhabbetler olsun, isterse felsefi ya da dini tartışmalar olsun, mutlaka sohbetin bir yerinde bu söz yüzeye çıkar. Neden? Çünkü bizim için insan olmak en üstün değerlerimizden biridir.

 Tanrı’nın içimize koymuş olduğu vicdana ayak uyduramadığımız kaçınılmaz bir gerçektir. İşte bu yüzden birçoğumuz kendimize daha uygun bir takım kurallar uygulamaya çalışırız. Bunlar, “İnsanlık” kuralları, yani, yalan söylememek, dürüst davranmak ve öfkelenmemek gibi evrensel olarak kabul gören bariz kurallardır. Evet, bunlardan çok bahsederiz, komşularımıza sık sık nasihat ederiz ve çocuklarımıza bıktırırcasına anlatırız. Fakat laf bitip de icraata gelince kendimiz bile bunları tam anlamıyla yerine getiremiyoruz.

Siz ise “Ben farklıyım. Ben zaten iyi bir insanım” diyebilirsiniz. Tamam, bunun çok basit bir sınavı var: Bir insanın nasıl davranmasını istediğinizi bir kâğıda yazınız. Sonra yazdığınız o kurallara sadece bir hafta boyunca sadık kalmaya çalışınız. Bu yazdığınız kuralları tutarlı olarak uygulamaya çalıştıkça aslında ne kadar aciz ve tutarsız olduğunuzu fark edeceksiniz. Çünkü hiç birimiz insanlarca kabullenen ve kendimizin de benimsediği bu basit kuralları düzenli ve devamlı olarak yerine getiremiyoruz. Yani bu kadar övündüğümüz insanlığın en basit ve en açık prensiplerini bile beceremiyorsak, demek ki, “Yeter ki insan olsun” sözü bizi kurtarmıyor.

İşte insanın bulunduğu ikilem: Aklımızla onayladığımız o dürüst insan gibi olmak istiyoruz, ama ne kadar çabalarsak çabalayalım bu arzuyu hayatımızda bir türlü gerçekleştiremiyoruz. Durum böyle olunca kendimizi etrafımızdaki insanlarla kıyaslayarak biraz teselli bulmaya çalışırız.“En azından bu komşum ya da şu kaynanam kadar kötü birisi değilim” deriz. Evet, etrafımızdaki çoğu insandan kendimizce çok daha iyi görünebiliriz, fakat bu esas içimizdeki eksikliği tamamlamaz. Sonuçta eksikliğimiz az ya da çok olsa da hiç birimiz tam anlamıyla mükemmel insan değiliz. En basitiyle hangimiz kendimizden insan olarak memnunuz? Artık bahaneleri bırakıp gerçeklerle yüzleşme zamanı geldi.

Bu sorunun kökenine inmek için düşünmemiz gereken sorular vardır: “İnsan nedir? İlk başta insan hangi özelliklerle yaratıldı? Nasıl oldu da böyle hüsrana uğradık? Peki, gerçekten ‘iyi bir insan’ olunabilir mi?” Evet, tabii ki olunabilir, ama bunun cevabını ancak insanı yaratan Allah’ın bize vermiş olduğu Kutsal Kitap’tan öğrenebiliriz. “İnsan” dediğimiz bu varlığı Kendisi yarattı ve en uygun olarak nasıl yaşaması gerektiği konusunda ancak Allah bizlere rehberlik edebilir.

Bu küçük kitapta insanın yaradılışını, amacını ve geleceğini keşfedeceğiz. Belki beklediğinizden çok farklı gerçeklerle karşılaşacaksınız, ama inanıyorum ki bu gerçekler size insanlığın sırrını ve kendi hayatınızın amacını çözmede yardımcı olacaktır. Çünkü insan gerçekten muhteşem işler yapmak ve mutlu bir hayat sürmek üzere yaratıldı, ama sadece insana şekil ve soluk veren Yaratıcımız bunun sırrını bizlere açıklayabilir. Gelin, nasıl ‘iyi bir insan olacağımızı’ beraber öğrenelim.

Daha fazla ücretsiz e-kitaplar indirmek için lütfen https://hristiyankitaplar.com/play/ 'e ziyaret edin.

[Anahtar Kelimeler: Kitap, GDK, İsa Mesih, İsa Mesih, Zebur, Hristiyan, Peygamber, Kilise, Zebur, Hıristiyan, Hıristiyan, Mesih, Kilise, Tevrat, Allah, Peygamber, Allah, Kitap, Tanrı, Hristiyanlığa Tanıtım, Tevrat, Mesih, Türkçe Kitaplar, Mezmur, Hristiyanlığa Tanıtım, Turkce, Mezmur, İncil, Turkce, Hristiyan, Tanrı, Türkçe Kitaplar, İncil, GDK]

Bu kitap ücretsiz olmasına rağmen Google kredi kart detaylarınızı istiyor. Bunları vermek istemiyorsanız bizim websayfamızdan bu kitabı indirebilirsiniz https://hristiyankitaplar.com/play/86

Google Play'da en son çıkan kitabımız 'Yetkin İmanlı' https://hristiyankitaplar.com/tr/node/137

Geleceğin Gizleri

Geleceği merak etmeyen kimse yoktur. Spor skorları olsun, seçim sonuçları olsun, insanlar günlerini neler olacağını tartışarak geçirir durur. Bazıları özellikle kendi başlarına gelecek olayları bilmek için can atarlar. Hatta gelecekle ilgili bilgi edinmek için falcılara, büyücülere ve tarotçulara da başvuranlar var.

Peki, bunlar gerçekten geleceğin gizlerini açıklayabiliyor mu? Hayır! Onların söyledikleri genellikle tahmini tespitlere dayanır. Bazılarının yaptığı işler ise şeytani güçlerden kaynaklanır. Geleceği tam olarak kestirmeleri mümkün değil ama kısmen de olsa cinlerin yardımıyla gerçekleştirmeye çalışabilirler. İşte bu yüzden Tanrı bizlere bu tip tehlikeli etkileşimlerden uzak kalmamızı buyurur (Y.Tekrarı 18:14).

O halde geleceği nasıl bilebiliriz? Ancak Rab bunu bize açıklayabilir. Kutsal Kitap şunu belirtir ki geleceği bilmek ve bildirmek Tanrı’ya mahsus ilahi bir ayrıcalıktır (Yeşaya 41:23, 44:6-8, 46:9-10). Yani evreni yaratan tek Rab’den başkası geleceği bilemez. O halde gelecekle ilgili tek sağlam kaynak Tanrı’nın Sözü’dür. Hamd olsun ki Rab, Kutsal Kitap’ta seçtiği peygamberler aracılığıyla kendisini tanımamız geleceğe emin adımlarla ilerlememiz için gerekli her şeyi bildirmişti (2.Petrus 1:3-4).

Burada ele aldığımız metin Tanrı’nın Peygamber Daniel’e bildirdiği olağanüstü ön-bildirilerden ibarettir. Günümüzden yaklaşık 2,550 sene önce yazılan Daniel kitabında Tanrı geleceğin gizlerini inanılmaz isabetle açıklar. Göreceğimiz gibi bunu kabataslak, tahmini veya belirsiz bir şekilde değil, son derece ayrıntılı ve belirgin bir biçimde aktarır. Bir kaç bölümde Daniel kendi döneminden çok sonra ortaya çıkacak dünya imparatorluklarını sırayla dizer (bölüm 2 ve 7). Hatta kimi ayetlerde kendisinden çok sonradan yaşayan Büyük İskender ve Antiokus Epifanes gibi bazı büyük kralları açık ve net bir biçimde tarif eder (11:3-4, 21-35). Aslında Kutsal Kitap’ın birçok yerinde karşılaştığımız bu ‘geleceği anlatma’ özelliği, onun Tanrı’nın eseri olduğu en güçlü kanıtlarından biridir. Daniel’in ismini taşıyan kitap da bu konuda Eski Antlaşma’nın en çarpıcı örneklerinden biridir. Hatta bazıları Daniel’in kitabını İncil’in Vahiy bölümüne benzeterek ona ‘Eski Antlaşma’nın Vahyi’ derler.

Sadece on iki bölümden oluşan bu kitap çok geniş çaplı ve uzun vadeli ilahi bir program açıklar. Daniel’in Babil’de yaşadığı olaylardan başlayarak Tanrı’nın mutlak Egemenliği'’ne kadar uzanır. İmparatorluklar gelir geçer ama Tanrı’nın Tahtı sarsılmaz. Aynı zamanda Daniel ilerde kurulacak olan Mesih’in Krallığına odaklanır. Şimdilik İblis’in hâkimiyetinde olan dünyamız farklı krallıklarla yönetiliyor ama bir gün Tanrı’nın Kralı İsa Mesih tahta çıkacak ve onun egemenliğinin sonu olmayacaktır. Daniel’in mesajı gayet açık ve net, egoist kralların tasarıları ve Şeytan’ın tüm kötü amaçları bir yana Tanrı Egemendir.

Okumakta olduğunuz eser Kutsal Kitap’ın Eski Antlaşma’daki peygamber bölümünde yer alan Daniel’in yazılarını aktarmakla birlikte, üzerinde yapılan açıklamalardan ibarettir. Amacımız Tanrı’nın kutsal sözlerine ışık tutarak Rab’bin hepimize iletmek istediği mesajı aydınlatmaktır. Daniel’den 500 sene sonra yaşayan İsa Mesih dünyanın sonunu açıklarken Daniel’in yazdıkları için ‘okuyan anlasın’ sözünü kaydetti (Matta 24:15-16). Gerçekten geleceği anlamak istiyorsak o zaman Rab’bin Sözünü ruhsal anlayışla okumamız gerek. Değerli okuyucu, duamız şu ki bu satırlarda Sevgili Tanrımız dünya için tasarladığı mükemmel geleceği size açıklamakla birlikte sizin için özel planını da açıklasın.

Daha fazla ücretsiz e-kitaplar indirmek için lütfen https://hristiyankitaplar.com/play/ 'e ziyaret edin.

[Anahtar Kelimeler: Hristiyan, Allah, Yorum, İsa Mesih, Tevrat, Peygamber, Kitap, Kilise, Mesih, Hıristiyan, Mezmur, Kitap, Hıristiyan, Türkçe Kitaplar, Mezmur, Yorum, Yaşam Kilisesi, Yaşam Kilisesi, Daniel, Tevrat, Turkce, Mesih, Kilise, Allah, Daniel, Zebur, İncil, Tanrı, İsa Mesih, Turkce, Zebur, Tanrı, İncil, Peygamber, Hristiyan, Türkçe Kitaplar]

Bu kitap ücretsiz olmasına rağmen Google kredi kart detaylarınızı istiyor. Bunları vermek istemiyorsanız bizim websayfamızdan bu kitabı indirebilirsiniz https://hristiyankitaplar.com/play/128

Google Play'da en son çıkan kitabımız 'Yetkin İmanlı' https://hristiyankitaplar.com/tr/node/137

Sorgulayan Gelsin!

Soru sormak insanın en temel ihtiyaçlarından biridir. İlk konuşmaya başlayan çocuk genellikle her şeyi sorgulayarak anne babasını neredeyse delirtir: ‘Bu ne?’, ‘Nasıl?’, ‘Ama neden?’... Ne yazık ki bulunduğumuz coğrafyada çoğu zaman açıklayıcı bir cevap almak yerine, ‘Boş ver’, ‘Kurcalama orayı’, ‘Ayıptır!’ ya da ‘Sus!’ gibi yanıtlarla karşılaşmışızdır. Özellikle hayatın en önemli konularına gelince, din ve Tanrı gibi, genellikle ‘Fazla soru sormak iyi değil, yoksa dinden çıkarsın’ denmiştir. Böylece çoğu insanımız sorularını içine atıp bir yerlerde hapsetmiştir duygularını, ama bazılarımız sormadan edemeyiz. Ne var ki soru sordukça da kafamız iyice karıştı ve sağlıklı bilgi edineceğimiz kişiler bulamadığımız için gittikçe yalnızlığa ve karamsarlığa gömüldük. Bu sayede birçok kişi gerçekten dinden çıkmıştır ve Tanrı’dan da vazgeçmiştir. 

Peki soru sormak gerçekten günah mıdır? İnsana akıl veren Allah bu harika armağanı kullanmamıza neden engel olsun ki? Sora sora Bağdat bulunuyorsa, aynı yöntemle Tanrı’ya giden yolu bulamaz mıyız? Elbette buluruz! Aslında soru sormak şarttır. Özellikle hayatın en önemli meselelerini anlamak için birçok şeyi sorgulamak gerek. Sen de sevgili okur soru sormayı sevenlerden isen bu kitap tam sana göredir. Şu anda merak edip irdelediğin konulardan ötürü belki ‘dinden çıkmış’ damgasını yemiş olabilirsin, ama bunun hiç bir önemi yoktur. Kendini deist, kuşkulu, agnostik ya da ateist olarak görüyor olabilirsin, benim için sorun değil, önemli olan aklını kullanıyor olman ve gerçekleri samimiyetle arıyor olmandır.   

Öncelikle, klasik kültürel anlatımlarla yetinmeyip farklı bir bakış açısını okumaya yanaştığın için seni tebrik ederim. Bu davranışın bana hayatın en derin mevzuları olan Tanrı, inanç ve yaşamın esas anlamı hakkındaki sorularının cevaplarını gerçekten bulmak istediğini gösteriyor. Bu önemlidir çünkü birçok insan, ister dindar olsun veya olmasın, sadece ebeveynlerin, öğretmenlerin ve başkaları tarafından söylenenleri pek düşünmeden ve onlara verilen bilgilerin geçerliliğini test etmeden inanmaya razı olurlar. Bu çok yanlıştır!

Hayattaki zor sorularla uğraşmaya cesaret edenlere çok büyük saygı duyarım. Çoğu insana, onlara önceden öğretilmiş olan şeylere gerçeklik boyutunu kontrol etmeden inanmak daha kolay gelir çünkü kurulmuş dengeyi ve düzeni kimse sarsmak istemiyor. Fakat şöyle bir gerçek vardır; hepimiz tatmin edilmeye muhtaç akıllara sahibizdir. Özellikle modern çağda şanslıyız ki bize sunulan iddiaların doğruluğunu değerlendirebilmemiz için ihtiyacımız olan gerçeklere daha fazla ulaşılabilirliğimiz vardır. Böylece eskisi gibi karanlık bir köşede saklanmaya gerek yok, içinde büyüdüğümüz toplumun sınırlarını aşıp gerçeğin ufuklarını keşfedebiliriz. 

Ben, soru sormanın hatta şüphe etmenin bile hayatlarımızda önemli yeri olduğunu düşünüyorum. Çünkü test edilmeyen bir “gerçek iddiasının” kolaylıkla yalan bahanesine dönüşebildiğini hepimiz görmüşüzdür. Belli bir gerçeğin inanılmaya değer olabilmesi için, mantıklı eleştiriye karşı ayakta durabilmesi gerekmektedir. Gerçekçi bir argüman eleştiriden kaçınmamalı, çünkü sağlıklı bir fikir alışverişinden her zaman daha güçlü bir gerçeklik doğar. Zira dürüstçe sorgulamak birinin doğru bildiklerini başta sarsa da eninde sonunda onu daha doğru bir inanca sevk edeceği kesindir. Bu sebeple şüpheci veya ateist arkadaşlarımdan gelen eleştirileri hoş karşılarım çünkü bu diyalogların Tanrı’ya olan imanımı ve güvenimi güçlendirmeye sebep olduğunu fark etmişimdir. 

Daha fazla ücretsiz e-kitaplar indirmek için lütfen https://hristiyankitaplar.com/play/ 'e ziyaret edin.

[Anahtar Kelimeler: Kilise, Hristiyan, Tevrat, Türkçe Kitaplar, Kutsal Kitap, Türkçe Kitaplar, GDK, İsa Mesih, Tevrat, Kitap, Hıristiyan, Hıristiyan, İncil, Turkce, İsa Mesih, Kitap, Zebur, Zebur, Mesih, Allah, Hristiyan, Tanrı, Peygamber, Tanr'nın Varlığı, Allah, Kutsal Kitap, İncil, Kilise, Mesih, Tanr'nın Varlığı, Turkce, Mezmur, Tanrı, Peygamber, Mezmur, GDK]

Bu kitap ücretsiz olmasına rağmen Google kredi kart detaylarınızı istiyor. Bunları vermek istemiyorsanız bizim websayfamızdan bu kitabı indirebilirsiniz https://hristiyankitaplar.com/play/10

Google Play'da en son çıkan kitabımız 'Yetkin İmanlı' https://hristiyankitaplar.com/tr/node/137

Dünya'nın Sonu

Hareket halindeki bir trende uyandığınızı düşünün. Tren çok hızlı bir şekilde ilerliyor ve gittikçe sürati artıyor sanki. Ve duracağı da yok. Trenden inmek mümkün değil. Pencereden kafanızı dışarıya uzatıp ileriye baktığınızda orada tek gördüğünüz koyu bir sis bulutudur. Raylar sisin içine dalıp kayboluyor. Yanınızdan geçen görevliye “Nereye gidiyoruz?” diye sorduğunuzda, “Bilmiyorum,” cevabını alıyorsunuz. “Ne zaman varacağız?” diye sorduğunuzda, “Belli değil,” diye karşılık veriyor. İşte böyle bir durumda ne yaparsınız?

Aslında bizim hayatımız bu trenin durumuna birebir benzemektedir. Doğduğumuz andan itibaren her daim ilerleyen ve gittikçe hızlanan zamanın akıntısıyla sürükleniyoruz. Zamanı durduramıyoruz. Bu seyahatte ben yokum diyemiyoruz. Ve sürüklenmeye devam ediyoruz. İleriye baktığımızda olacakları hiç kestiremiyoruz. Önümüz kapkaranlık. Her an her şey olabilir. Kesin olarak tek bildiğimiz bu seyahat aniden ölümle sonuçlanacaktır. Fakat ölümden sonra ne var, tam bilmiyoruz. Çevremizdeki insanlara nereye gittiğimizi sorduğumuzda, net bir cevap alamıyoruz. Hatta bu duruma hiç aldırış etmemeleri, bizi daha da çıldırtıyor. Seyahatleri hiç bitmeyecekmiş gibi davranıyorlar. Ancak böyle olmadığını çok iyi biliyoruz. Bu durumda ne yapabiliriz?

Trenin başına doğru ilerleyip makinistle konuşabilsek ondan net bir cevap alırız diye düşünebilirsiniz. Ama makiniste erişmek mümkün değil; çünkü vagonumuz treni idare eden kişiden uzakta ve aramızda geçiş de yok. Ne yapacağız? Biraz düşündüğümüzde birileri tren dediğimiz bu harika vasıtayı icat ettiyse ve üzerinden gittiği rayları döşediyse, buralara nereye gittiğimizi gösteren bir harita koymuştur diye düşünürüz Evet makinistin izlediği güzergâhı gösteren bir harita bizi çok rahatlatabilir. Acaba böyle bir harita var mı?

Evet var! İşte bu kitap bir nevi seyahat olan bu hayatın ve dünya ötesinin haritasını incelemektedir.

 

Daha fazla ücretsiz e-kitaplar indirmek için lütfen https://hristiyankitaplar.com/play/ 'e ziyaret edin.

[Anahtar Kelimeler: Peygamber, Turkce, İsa Mesih, Hıristiyan, Mezmur, Türkçe Kitaplar, Son Zamanlar, Son Zamanlar, Kilise, Kıyamet, İncil, GDK, Vahiy, Mesih, Allah, Kilise, Vahiy, Zebur, Hıristiyan, Zebur, Kıyamet, Tevrat, Tanrı, Mesih, İsa Mesih, Tevrat, Türkçe Kitaplar, Kitap, Tanrı, Hristiyan, GDK, İncil, Hristiyan, Turkce, Peygamber, Allah, Mezmur, Kitap]

Bu kitap ücretsiz olmasına rağmen Google kredi kart detaylarınızı istiyor. Bunları vermek istemiyorsanız bizim websayfamızdan bu kitabı indirebilirsiniz https://hristiyankitaplar.com/play/121

Google Play'da en son çıkan kitabımız 'Yetkin İmanlı' https://hristiyankitaplar.com/tr/node/137

İmanlının Umudu

Umut çok önemli bir kelime ve kavramdır. Felaket ve facia karşısında insan her türlü yaşama tutunabilir ama umudunu kaybettiği anda kendisi de kayıptır. Ne için yaşadığını bilmeyen insan çok acınacak bir haldedir çünkü onu daha parlak bir geleceğe yönelten ışık sönmüşse o zaman hayatın bir anlamı kalmıyor ve kapkaranlığa gömülüyor. Mesih imanlısı olan bizler ise asla umutsuz değiliz. Ne için yaşadığımızı bilmenin yanı sıra dünyanın sonunda bizleri neler beklediğini de açık ve net bir şekilde Kutsal Kitap’ta okuyabiliyoruz. Böylece durum ne olursa olsun ümitsizliğe kapılmamıza gerek yok.Baştan beri mübarek umudumuz, inancımızın odak noktasını oluşturmuştur (Titus 2:13). İncil’de özellikle Elçi Pavlus bir çok yerde bu ‘umut’tan söz eder (bkz. Romalılar 5:2-5, 8:24-25, 1.Korintliler 13:13).  Peki umut derken neyi kastediyor? Tanrı’nın vaatlerine dayanarak İsa Mesih’in görkemli dönüşü ve akıbetinde gerçekleşecek muazzam yenilikler: Yeni bedenler, yeni bir dünya düzeni, yeni bir gök ve yeryüzü.  Aslında Mesih’in geri dönüşü, ölümü ve dirilişini izlemekle beraber Mesih’in ilk gelişiyle aynı öneme sahiptir. Mesih’in geri dönüş gerçeği sadece inanıcımızın varış yeri değil, aynı zamanda lokomotifidir. Nitekim Mesih geri dönmeyecekse ve ölümden sonra hiçbir şey olmayacaksa, boşuna iman etmişiz demektir (1. Korintliler 15:14-19). Aksine karşılaştığımız tüm zorluklara rağmen umudumuz hep yenileniyorsa o zaman her geçen gün daha da güçlü ve dirençli bir imana sahibiz demektir (2. Korintliler 4:16-18). Bu mektuplarda Pavlus zaman zaman ümitsizliğe kapılan Selanikli imanlılara hitap eder. Onlar baştan beri imanları yüzünden büyük zulümlere uğradılar. Pavlus da kendi isteği dışında oradaki imanlı topluluğunu çok erken bir aşamada bırakmak zorunda kaldı. Bunun üzerinde de aklarını karıştıran bazı sahte öğretmenler de aralarında Mesih’in ikinci gelişiyle ilgili yalan yanlış öğretiler ve rivayetler yaymaya başladılar. Başlarına gelenleri duyan Elçi Pavlus onlara beslediği büyük sevgiden ötürü onları hem yüreklendirmek ister hem de gerçek umutları olan Mesih’in ikinci gelişiyle ilgili bilgilendirmek ister.  Günümüzde bizler de çeşitli sıkıntılarla karşılaşabiliriz. Maddi veya ailevi sorunlar olsun, kişisel veya toplumsal belirsizlikler olsun, zaman zaman bunlar taşıyamayacak kadar büyük bir yük oluşturabilir yüreğimizde. Fakat Mesih’in pek yakında dönüp her şeyi düzelteceği vaadi akla getirdikçe yükümüz hafifler ve önümüzdeki zorlukların üstesinden geçmek için yeni güce kavuşuruz. Dahası İsa Mesih’in şimdiden Ruhu aracılığıyla hemen yanı başımızda olduğunu anımsadıkça her konuda ‘galiplerden üstün’ olduğumuzun farkına varıyoruz (Romalılar 8:37). Şimdi okumakta olduğunuz eser İncil’in 1. ve 2. Selanikliler mektuplarının ayetlerini aktarmakla birlikte, üzerinde yapılan yorumlardan ibarettir. Elçi Pavlus ile birlikte duam şöyle: ‘Umut kaynağı olan Tanrı, Kutsal Ruh'un gücüyle umutla dolup taşmanız için iman yaşamınızda sizleri tam bir sevinç ve esenlikle doldursun’ (Romalılar 15:13).

Daha fazla ücretsiz e-kitaplar indirmek için lütfen https://hristiyankitaplar.com/play/ 'e ziyaret edin.

[Anahtar Kelimeler: Tanrı, Allah, Yorum, Allah, Tevrat, 1. Selanikliler, Turkce, Kitap, Yaşam Kilisesi, Kilise, Mesih, Hristiyan, 2.Selanikliler, Yorum, Tevrat, Peygamber, Hıristiyan, Mesih, Turkce, Tanrı, 2.Selanikliler, Zebur, 1. Selanikliler, Kilise, İsa Mesih, İncil, Peygamber, Yaşam Kilisesi, Kitap, İsa Mesih, Mezmur, Hristiyan, Türkçe Kitaplar, İncil, Zebur, Türkçe Kitaplar, Hıristiyan, Mezmur]

©2018 GoogleSite Terms of ServicePrivacyDevelopersArtistsAbout Google|Location: United StatesLanguage: English (United States)
By purchasing this item, you are transacting with Google Payments and agreeing to the Google Payments Terms of Service and Privacy Notice.