Mesih’in Mesajı: İncil’in Markos Bölümü Üzerine bir Yorum

Yaşam Kilisesi

Bu kitap ücretsiz olmasına rağmen Google kredi kart detaylarınızı istiyor. Bunları vermek istemiyorsanız bizim websayfamızdan bu kitabı indirebilirsiniz https://hristiyankitaplar.com/play/150

Mesih’in Mesajı

İsa Mesih kadar dünya çapında bilinen ama o kadar da az tanınan kimse yoktur herhalde. Günümüzde herkesin İsa hakkında bir fikri ya da yorumu vardır ama O’nun kim olduğunu gerçek anlamda irdeleyen pek az kişi vardır. Kendi gününde de İsa’nın aynı sorunu vardı, herkes onu takdir ediyordu ama çoğu O’nu gerçekten anlamıyordu. Mesih’te sorun yoktu, kendini gayet güzel ve açık bir şekilde ifade ediyordu ama sorun şu ki O’na yaklaşan herkesin farklı bir beklentisi vardı, Bugün de öyle! İnsanlar İsa’yı kendi taraflarına çekip tutmak, işlerinde kullanmak ister fakat Mesih’in kendi sözlerine bakacak olursak buna hiç müsaade yoktur. İsa Mesih’i gerçekten tanımak istiyorsak öncellikle kendi sözlerine kulak kabartmalıyız; O’nu can kulağıyla dinlemeli ve yaptıklarına çok dikkat etmeliyiz. İncil’in ikinci bölümü olan Markos’un müjdesi İsa Mesih’in kim olduğunu oldukça yalın bir şekilde sergiler. İsa’nın öğrencilerinin çoğaldığı ilk dönemde insanlar doğal olarak bu ‘Mesih’in kim olduğunu birinci ağızdan öğrenmek istiyorlardı. Yahudiler’e soracak olsaydık onlar ezelden beri ‘Mesih’ dedikleri büyük bir kral ve kurtarıcı bekliyorlardı. Bu sırada Roma’nın işgali altında yaşayan İsrailliler beklenen Mesih’in bir an evvel gelip düşmanlarını dağıtarak vaat edilen krallığını kuracağını umuyorlardı. Zaman zaman bu gibi kahramanlar çıkardı ama Roma onları hemen ezerdi. Fakat Tanrı’nın Egemenliğini müjdeleyen İsa ortaya çıktığında herkesin beklendiğinin tam tersini yapıyordu. Tanrı’nın yetkisini kullanarak etrafında güçlü bir ordu toplayıp yabancılara saldırmak yerine İsa insanlara başkalarını sevmeyi öğretiyor ve yeri geldiğinde Yahudi olmayanlara da yardım ediyordu. Dahası sözleri ve eylemleriyle İsa sıradan bir insan ya da peygamberden de çok öte olduğunu gösteriyordu. Nitekim Markos baştan beri İsa’nın Tanrı’nın Oğlu olduğunu vurgular. Ama yine de Tanrı’nın Oğlu Mesih olmasına rağmen İsa kahramanlık yapıp kendini yüceltmek peşinde değildi. Aksine kendi söylediği gibi: ‘İnsanoğlu bile hizmet edilmeye değil, hizmet etmeye ve canını birçokları için fidye olarak vermeye geldi (10:45).’ Anlaşılan İsa çok farklı bir Mesih ve de çok farklı bir egemenlik sunuyordu. İşte son derece gizemli olan bu kutsal şahsı tanımak için yapabileceğimiz en iyi şey İncil’in sözlerine odaklanmak. Başka türlü İsa’nın gününde olduğu gibi insanların dediklerine bakarsak çok yanılabiliriz. Mesih’in mesajını kendi kulaklarımızla dinlemek ve hayatını kendi gözlerimizle izlemek her zaman en doğrusudur. Markos’un Kutsal Ruh’un yardımıyla kayda geçirdiği bu sözlerde yalnızca tarih içinde geçen İsa’nın hayatıyla ilgili ayrıntıları değil dahası Mesih’in tüm insanlara aktarmak istediği kutsal öğretisini görüyoruz. Çünkü İsa Mesih’ın şahsı daha bugüne dek ne kadar büyük önem taşıyorsa da mesajı o kadar daha büyük önem kazanmaktadır. Markos’un yazılarında hem İsa’nın kutsal sözleri ve örneğini hem de sonunda Mesih’in tüm insanlık uğruna nasıl kurban olduğunu da göreceğiz. Esasında bu yüzden İsa Mesih günümüzde bile hala arkasından en çok konuşulan kişidir. 

Daha fazla ücretsiz e-kitaplar indirmek için lütfen https://hristiyankitaplar.com/play/ 'e ziyaret edin.

[Anahtar Kelimeler: Türkçe Kitaplar, Hıristiyan, Tanrı, Yaşam Kilisesi, Mezmur, Tanrı, Mezmur, Yorum, Zebur, Türkçe Kitaplar, İsa Mesih, Peygamber, İsa Mesih, İncil, İncil, Allah, Mesih, Allah, Yaşam Kilisesi, Mesih, Kilise, Zebur, Tevrat, Turkce, Turkce, Hristiyan, Hristiyan, Yorum, Kilise, Kitap, Tevrat, Markos, Markos, Peygamber, Kitap, Hıristiyan]

Read more
Collapse

About the author

Can Nuroğlu

Evli ve üç çocuk babasıdır. Amerika'da Emmaus İncil Üniversitesinden mezun olduktan sonra on bir yıl Diyarbakır Kilisesinde hizmet etti. Şimdilik Kuzey Kıbrıs'ta bulunup Mesih'in hizmetine devam etmektedir.

Facebook'ta Can ile görüşebilirsiniz ( https://www.facebook.com/can.nuroglu.9 ). Ayrıca heygavu ( http://heygavur.com )r.com'dan ( http://heygavur.com ) onun TV programları izleyebilirsiniz.

Read more
Collapse
Loading...

Additional Information

Publisher
Yaşam Kilisesi
Read more
Collapse
Pages
111
Read more
Collapse
Read more
Collapse
Read more
Collapse
Language
Turkish
Read more
Collapse
Genres
Religion / Christianity / General
Read more
Collapse
Content Protection
This content is DRM free.
Read more
Collapse
Read Aloud
Available on Android devices
Read more
Collapse

Reading information

Smartphones and Tablets

Install the Google Play Books app for Android and iPad/iPhone. It syncs automatically with your account and allows you to read online or offline wherever you are.

Laptops and Computers

You can read books purchased on Google Play using your computer's web browser.

eReaders and other devices

To read on e-ink devices like the Sony eReader or Barnes & Noble Nook, you'll need to download a file and transfer it to your device. Please follow the detailed Help center instructions to transfer the files to supported eReaders.
Bu kitap ücretsiz olmasına rağmen Google kredi kart detaylarınızı istiyor. Bunları vermek istemiyorsanız bizim websayfamızdan bu kitabı indirebilirsiniz https://hristiyankitaplar.com/play/128

Google Play'da en son çıkan kitabımız 'Mesih’in Mesajı' https://hristiyankitaplar.com/tr/node/150

Sorgulayan Gelsin!

Soru sormak insanın en temel ihtiyaçlarından biridir. İlk konuşmaya başlayan çocuk genellikle her şeyi sorgulayarak anne babasını neredeyse delirtir: ‘Bu ne?’, ‘Nasıl?’, ‘Ama neden?’... Ne yazık ki bulunduğumuz coğrafyada çoğu zaman açıklayıcı bir cevap almak yerine, ‘Boş ver’, ‘Kurcalama orayı’, ‘Ayıptır!’ ya da ‘Sus!’ gibi yanıtlarla karşılaşmışızdır. Özellikle hayatın en önemli konularına gelince, din ve Tanrı gibi, genellikle ‘Fazla soru sormak iyi değil, yoksa dinden çıkarsın’ denmiştir. Böylece çoğu insanımız sorularını içine atıp bir yerlerde hapsetmiştir duygularını, ama bazılarımız sormadan edemeyiz. Ne var ki soru sordukça da kafamız iyice karıştı ve sağlıklı bilgi edineceğimiz kişiler bulamadığımız için gittikçe yalnızlığa ve karamsarlığa gömüldük. Bu sayede birçok kişi gerçekten dinden çıkmıştır ve Tanrı’dan da vazgeçmiştir. 

Peki soru sormak gerçekten günah mıdır? İnsana akıl veren Allah bu harika armağanı kullanmamıza neden engel olsun ki? Sora sora Bağdat bulunuyorsa, aynı yöntemle Tanrı’ya giden yolu bulamaz mıyız? Elbette buluruz! Aslında soru sormak şarttır. Özellikle hayatın en önemli meselelerini anlamak için birçok şeyi sorgulamak gerek. Sen de sevgili okur soru sormayı sevenlerden isen bu kitap tam sana göredir. Şu anda merak edip irdelediğin konulardan ötürü belki ‘dinden çıkmış’ damgasını yemiş olabilirsin, ama bunun hiç bir önemi yoktur. Kendini deist, kuşkulu, agnostik ya da ateist olarak görüyor olabilirsin, benim için sorun değil, önemli olan aklını kullanıyor olman ve gerçekleri samimiyetle arıyor olmandır.   

Öncelikle, klasik kültürel anlatımlarla yetinmeyip farklı bir bakış açısını okumaya yanaştığın için seni tebrik ederim. Bu davranışın bana hayatın en derin mevzuları olan Tanrı, inanç ve yaşamın esas anlamı hakkındaki sorularının cevaplarını gerçekten bulmak istediğini gösteriyor. Bu önemlidir çünkü birçok insan, ister dindar olsun veya olmasın, sadece ebeveynlerin, öğretmenlerin ve başkaları tarafından söylenenleri pek düşünmeden ve onlara verilen bilgilerin geçerliliğini test etmeden inanmaya razı olurlar. Bu çok yanlıştır!

Hayattaki zor sorularla uğraşmaya cesaret edenlere çok büyük saygı duyarım. Çoğu insana, onlara önceden öğretilmiş olan şeylere gerçeklik boyutunu kontrol etmeden inanmak daha kolay gelir çünkü kurulmuş dengeyi ve düzeni kimse sarsmak istemiyor. Fakat şöyle bir gerçek vardır; hepimiz tatmin edilmeye muhtaç akıllara sahibizdir. Özellikle modern çağda şanslıyız ki bize sunulan iddiaların doğruluğunu değerlendirebilmemiz için ihtiyacımız olan gerçeklere daha fazla ulaşılabilirliğimiz vardır. Böylece eskisi gibi karanlık bir köşede saklanmaya gerek yok, içinde büyüdüğümüz toplumun sınırlarını aşıp gerçeğin ufuklarını keşfedebiliriz. 

Ben, soru sormanın hatta şüphe etmenin bile hayatlarımızda önemli yeri olduğunu düşünüyorum. Çünkü test edilmeyen bir “gerçek iddiasının” kolaylıkla yalan bahanesine dönüşebildiğini hepimiz görmüşüzdür. Belli bir gerçeğin inanılmaya değer olabilmesi için, mantıklı eleştiriye karşı ayakta durabilmesi gerekmektedir. Gerçekçi bir argüman eleştiriden kaçınmamalı, çünkü sağlıklı bir fikir alışverişinden her zaman daha güçlü bir gerçeklik doğar. Zira dürüstçe sorgulamak birinin doğru bildiklerini başta sarsa da eninde sonunda onu daha doğru bir inanca sevk edeceği kesindir. Bu sebeple şüpheci veya ateist arkadaşlarımdan gelen eleştirileri hoş karşılarım çünkü bu diyalogların Tanrı’ya olan imanımı ve güvenimi güçlendirmeye sebep olduğunu fark etmişimdir. 

Daha fazla ücretsiz e-kitaplar indirmek için lütfen https://hristiyankitaplar.com/play/ 'e ziyaret edin.

[Anahtar Kelimeler: Tanrı, Allah, Kitap, Mezmur, Mezmur, İsa Mesih, GDK, Kitap, Kilise, Hristiyan, Tanr'nın Varlığı, Hristiyan, GDK, Türkçe Kitaplar, İncil, Tevrat, Tevrat, Kutsal Kitap, Peygamber, Turkce, Türkçe Kitaplar, Kilise, Zebur, Turkce, İsa Mesih, Zebur, Mesih, Mesih, Tanrı, Kutsal Kitap, İncil, Allah, Tanr'nın Varlığı, Peygamber, Hıristiyan, Hıristiyan]

Bu kitap ücretsiz olmasına rağmen Google kredi kart detaylarınızı istiyor. Bunları vermek istemiyorsanız bizim websayfamızdan bu kitabı indirebilirsiniz https://hristiyankitaplar.com/play/63

Google Play'da en son çıkan kitabımız 'Mesih’in Mesajı' https://hristiyankitaplar.com/tr/node/150

İsa ve Arkeoloji

 Günümüz İncilin metnini okuyan her kişi İsa’nın ölümü ve dirilişi ile ilgili bir takım bilgiler edinir. Peki acaba bu bilgiler doğru mudur? İsa gerçekten vali Pilatus döneminde idam edilmiş midir? Hristiyanlar başlangıçtan beri İsa’ya bir ilah olarak tapmışlar mıdır? Günümüzde İsa ile ilgili birçok iddia vardır. Kimi der ki hiç var olmamıştır ve aslında bir mittir. Kimisi der ki aslında haçta hiç ölmemiştir. Peki doğrusu nedir?

Bir ağacı meyvesinden tanırız. Eğer bir ağacın armut ağıcı olduğunu iddia ediyorsak, o zaman meyvesini incelememiz gerek. Ancak bu şekilde ağacın tabiatından emin olabiliriz. Peki o zaman İncil’in iddia ettikleri doğru mudur? Buyrun meyvesini birlikte inceleyelim. Nasıl mı? İncil dışı tarihi dökümanlarının yazdıklarını okuyarak elbette. Bu dökümanları incelemek son derece önemlidir. Bu cümleleri yazanlar Hristiyan sempatizanı veya tebliğcisi değil. Aksine, Hristiyanlık düşmanı Roma memurları, tarihçileri, ve Yahudi din bilginleridir. Bundan dolayı, bu belgelerin beyanları hafife alınamaz veya Hristiyanlık propagandası olarak göz ardı edilemez. Eğer bu kişilerin söylemleri İncil’in sunduğu temel tarihi iddiaları teyit ediyorsa, bu demek oluyorki mevcut İncil bize güvenilir bir İsa portresi sunmaktadır. Lafı fazla uzatmadan dilerseniz hep birlikte söz konusu yazıları inceleyelim

Daha fazla inciltarihi.com'dan öğrenebilirsiniz.

Daha fazla ücretsiz e-kitaplar indirmek için lütfen https://hristiyankitaplar.com/play/ 'e ziyaret edin.

[Anahtar Kelimeler: Kutsal Kitap ve Arkeoloji, Zebur, Mezmur, Allah, Turkce, Arkeoloji, Kutsal Kitap ve Arkeoloji, Turkce, Tanrı, Türkçe Kitaplar, Peygamber, İsa, Allah, Mesih, Tevrat, Arkeoloji, Mezmur, Kilise, İsa Mesih, Hristiyan, İsa, Tevrat, Türkçe Kitaplar, Kitap, Zebur, İsa Mesih, Hıristiyan, Mesih, İncil, Kitap, Peygamber, Tanrı, Kilise, Hıristiyan, İncil, Hristiyan]

Bu kitap ücretsiz olmasına rağmen Google kredi kart detaylarınızı istiyor. Bunları vermek istemiyorsanız bizim websayfamızdan bu kitabı indirebilirsiniz https://hristiyankitaplar.com/play/132

Google Play'da en son çıkan kitabımız 'Mesih’in Mesajı' https://hristiyankitaplar.com/tr/node/150

Yaşamanın Sırrı

İncil’in en temel gayesi canımızın kurtulup  sonsuz hayata kavuşmasıdır. Fakat Rab sadece ebedi yaşamımızla değil, günlük yaşamımızla da ilgilenir. Çünkü doğru inanç sadece ölmek için değil doğru düzgün yaşamak için de gereklidir. Tanrı yalnızca sonsuz mutluluğumuzu değil şimdiki mutluluğumuzu da düşünüyordur. Ancak İncil’in bahsettiği mutluluk dünyanın vaat ettiği türden değil. Dünyada mutluluk konusu açıldığında insanlar genellikle maddi ve günübirlik bir mutluluktan söz ediyorlar. Rab’bin bağışladığı mutluluk ise çok daha derin, ağırlıkta manevi bir yaşam tarzıdır. Dünyanın verdiği mutluluk yalnızca duygusaldır, Mesih’in sunduğu mutluluk ise ruhsaldır. Dünyadakiler ancak belirli şartlar altında mutlu olabilirler; para ve güzel arkadaşlar varsa mutluluk sürüyor ama bunlar tükenince eğlence birden son eriyor. Rab’bin verdiği mutluluk ise etrafımızdaki şartlara endeksli değil, çok daha derin bir kaynaktan beslendiği için durum ne olursa olsun her koşulda varlığını sürdürebilir. İşte Kutsal Ruh’un ürünü olan bu mutluluğun adı ‘Sevinç’tir’. 

Bundan yaklaşık 2000 sene önce Filipi’de yaşayan Mesih imanlılarına yazılan bu mektup baştan sona kadar Mesih gibi olma yolunda sevinç konusunu işliyor. Yanlış anlamayalım, mutluluk ve sevinç derken sıkıntıların yokluğundan bahsetmiyoruz. Tam aksine sıkıntılara rağmen, hatta sıkıntıların içinde mutlu ve sevinçli olmaktan bahsediyoruz. Bu mümkün mu? Evet! Bu satırları yazan Elçi Pavlus bu sırada Roma’da haksız yere tutuklu bulunuyordu. Eline kalem alırken bileklerinde zincirlerin ağırlığını hissedebiliyordu. Yine de yüreğinde duyduğu sevinci anlatmadan edemiyor ve kendisini çok merak eden okurlarını da adına sevinmeye davet ediyor. Neden? Aslında durumu çok ciddiydi. Roma İmparatorluğu onu bir çırpıda yok edebilirdi ama Elçi Pavlus’un hiç umurunda değil. Niçin? Çünkü kendisi yazdığı gibi ‘İster yok ister aç, ister bolluk ister ihtiyaç içinde olayım, her durumda, her koşulda yaşamanın sırrını öğrendim.’ Neymiş bu büyük sır? ‘Beni güçlendirenin aracılığıyla her şeyi yapabilirim!’ Elçi Pavlus, karşısındaki sıkıntı ne kadar büyük olursa olsun Rab’bin hepsinden daha büyük olduğunu ve O’nun gücüyle hepsini aşabileceğini biliyordu. Böylece Pavlus’un sevinci içinde bulunduğu durumun şartlarına endeksli değil, Rab’bin yüreğine koyduğu esenliğe bağlıydı.  

İncil’in temel öğretilerinden biri yaşamın sıkıntılarıyla başa çıkmaktır. Tanrı esiniyle Kutsal Kitap’ın bölümlerini yazan insanların çoğu büyük sıkıntılar görmüştü. Okurların çoğu da sıkıntılı günler geçiriyorlardı. Ancak sıkıntılarımızı bilmezlikten gelmek yerine bize bu sıkıntıların içinde Tanrı’nın amacını bulmayı öğretir. Acıdan kaçmak yerine Mesih’in hacına sarılmayı ve bu sayede özgür olmayı öğreniyoruz. İşte yaşamanın sırrı ve mutluluğun şifresi de budur.   

Şimdi okumakta olduğunuz eser İncil’in Filipililer mektubunun ayetlerini aktarmakla birlikte, üzerinde yapılan yorumları iletir. Elçi Pavlus ile birlikte sizler için duam şu ki Mesih’te saklı bulunan hayatın sırrını kavrayıp tüm sıkıntılarınıza rağmen sevinçli bir şekilde yaşamayı öğrenesiniz. 

Daha fazla ücretsiz e-kitaplar indirmek için lütfen https://hristiyankitaplar.com/play/ 'e ziyaret edin.

[Anahtar Kelimeler: Hristiyan, Hristiyan, Yaşam Kilisesi, Turkce, Peygamber, İsa Mesih, İncil, Allah, Filipililer, Kitap, Tevrat, Peygamber, Mezmur, Yorum, Hıristiyan, Hıristiyan, Mesih, Kilise, Tanrı, Mezmur, İncil, Tevrat, Yorum, Kilise, Filipililer, Yaşam Kilisesi, Turkce, Türkçe Kitaplar, Allah, Tanrı, Zebur, İsa Mesih, Türkçe Kitaplar, Zebur, Kitap, Mesih]

Bu kitap ücretsiz olmasına rağmen Google kredi kart detaylarınızı istiyor. Bunları vermek istemiyorsanız bizim websayfamızdan bu kitabı indirebilirsiniz https://hristiyankitaplar.com/play/116

Google Play'da en son çıkan kitabımız 'Mesih’in Mesajı' https://hristiyankitaplar.com/tr/node/150

Bilimsel Yaratılış Modeli

Bilimsel kanıtlar neyi destekliyor? Tanrısal yaratılışı mı, Tanrısız evrimi mi, yoksa bunların ortasındaki bir şey mi?

Minnesota Üniversitesi'nden doktora sahibi olan Henry M. Morris (1918-2006), on üç yıl Virginia Teknoloji Enstitüsü ve Devlet Üniversitesi'nde (Virginia Polytechnic Institute and State University) inşaat mühendisliği bölüm başkanlığı yaparken hidroloji mühendisliği dersleri de verdi. Bilim dünyasında 40'tan fazla eser kazandırdı. 1970 yılında Yaratılış Araştırma Enstitüsü'nü (Institute for Creation Research, www.icr.org) kurarak başkanlığını emekli oluncaya kadar sürdürdü. Yaratılış Araştırma Enstitüsü'nde görev alan bilim adamları, konuyu ayrıntılı biçimde araştırıyor ve ünlü bilim adamlarının çok ilginç bulgularına da yer veriyorlar.

Bu kitap, ister Müslüman, ister Hıristiyan, ister Ateist olsun, bu konuyu araştırmak isteyen herkes için çok önemli bir bilgi kaynağıdır. Bilimsel yasaların gerçekten hangi dünya görüşünü desteklediği konusunda belki de farklı düşünüyorsunuz; ama bu derin konuyu araştırmak için elinizdeki kitabı kesinlikle yararlı, düşündürücü ve güvenilir bulacaksınız. 

Daha fazla ücretsiz e-kitaplar indirmek için lütfen https://hristiyankitaplar.com/play/ 'e ziyaret edin.

[Anahtar Kelimeler: Peygamber, Hıristiyan, Allah, İncil, Dünyanın Yaratılışı, Hristiyan, Türkçe Kitaplar, Hıristiyan, Mesih, Tanrı, Hristiyan, Mezmur, Tevrat, Evrim, Bilim, Mezmur, Evrim, Turkce, Kilise, Kitap, Mesih, YYY, Zebur, Bilim, İncil, Tevrat, Türkçe Kitaplar, Peygamber, Tanrı, Allah, Zebur, İsa Mesih, Kilise, İsa Mesih, Turkce, Kitap, YYY, Dünyanın Yaratılışı]

Bu kitap ücretsiz olmasına rağmen Google kredi kart detaylarınızı istiyor. Bunları vermek istemiyorsanız bizim websayfamızdan bu kitabı indirebilirsiniz https://hristiyankitaplar.com/play/3

Google Play'da en son çıkan kitabımız 'Mesih’in Mesajı' https://hristiyankitaplar.com/tr/node/150

Allah Sevgidir

Her bir insan Allah’ı her şeyden çok sevdiğini söyler. Ama ben size burada açıkça söylemeliyim ki, bu böyle değildir. Siz hiç ‘İşte hayatımı vereceğim kişi’ deyip âşık oldunuz mu? Veya şöyle söyleyeyim, hiç kıramadığınız, her zaman saygı duyduğunuz ve yanınızdayken onu üzmemek ve incitmemek için elinizin ayağınıza dolaştığı bir şahsiyet oldu mu? Bence bu satırları okurken biraz durup düşünün. Böyle bir aşk veya saygı duyduğum bir şahsiyet var mı diye.

Bu şahsiyet sizin yanınızda olduğu sürece, bütün zevklerinizden, ayrıcalıklarınızdan vazgeçmenizi, yapmayı düşündüğünüz planları iptal etmenizi, hatta düşüncelerinizi dahi askıya almanızı sağlamaz mı? Bu kişi, sizin gibi zaafı ve zayıflıkları olan birisi olduğu halde, ona olan sevginizden ve saygınızdan dolayı her şeyinizi o kişiye dönük değiştirebiliyorsunuz. Neden? Çünkü bu kişiye değer verip onu seviyorsunuz. Eğer sevgi bu ise, bu sevgi, her değeri irdeleyip gerektiğinde hiç tereddüt etmeden hayatının bütün gidişatını değiştiriyorsa Allah’a olan gerçek sevgi bizim hayatımızı ne kadar daha değiştirecek kudrette olmalı sizce?

“Ben Allah’ı her şeyden çok seviyorum” diyorsak, Allah’ın bütün değer ve düşüncelerimizi değiştirmesi gerekmiyor mu?

Daha fazla ücretsiz e-kitaplar indirmek için lütfen https://hristiyankitaplar.com/play/ 'e ziyaret edin.

[Anahtar Kelimeler: Türkçe Kitaplar, İsa Mesih, Turkce, Kilise, Hristiyan, Mezmur, Mesih, Peygamber, İncil, Tanrı, Kitap, Tevrat, İncil, Zebur, Hristiyanlığa Tanıtım, Mesih, Tevrat, Peygamber, Türkçe Kitaplar, Mezmur, Hıristiyan, Tanrı, Hristiyanlığa Tanıtım, Allah, Allah, Turkce, Kilise, İsa Mesih, Kitap, Zebur, Hıristiyan, GDK, Hristiyan, GDK]

©2019 GoogleSite Terms of ServicePrivacyDevelopersArtistsAbout Google|Location: United StatesLanguage: English (United States)
By purchasing this item, you are transacting with Google Payments and agreeing to the Google Payments Terms of Service and Privacy Notice.