Askerler

eKitap Projesi & Cheapest Books
3

ASKERLER

Soluk bej gömlekli nefti pantolonlu askerler...


Bellerinde tabancalar


Ellerinde piyade tüfekleri


Onlara en olmadık yerde rastlıyorum


İçlerinden biri beresini katlayıp apoletinin içine sokmuş...


Kimi nöbet tutuyor,


Kimi askeri kamyonlarla taşınıyor.


Sorarsanız insanlığı kurtarıyorlar...


Yok aslında!


Dünyayı yok etmeye gelmişler...


Sivil kamyonlar ceset taşıyorlar


Suriyeli Muhalif asker cesedi gördüm bombalanmış Şam’da


Çavuşun ayrık bacakları arsında makineli tüfeği vardı...


Neden bilmem!


Birden Esad’ın Sarayı geldi aklıma!


Sonra Kremlin Sarayı ve Tahran Sarayı...


Sonra Beyaz Saray, İngiltere Kraliyet Sarayı ve


Fransa Elize Sarayları ve bizim Ak Saray...


Gördüğüm diğer ceset ise, kıvır kıvır saçlı Arap bir zenci


Nasıl da kötü ölmüş!


Dev gibi bir adam...


Başka bir beyaz ceset de bankamatiğin kapısına yapışmış


Para çekmek istemiş her halde...


Kadere bak!


Beyaz adama parayı yemek bile nasip olmamış...


Öldürenler Nato’nun askerleriymiş...


Yeşil bereliler...


Hepsinin kaşları çatık...


Bana ne?


Kim olursa olsunlar


Öldürdükleri insan...


BAĞDAT

Read more
Collapse
5.0
3 total
Loading...

Additional Information

Publisher
eKitap Projesi & Cheapest Books
Read more
Collapse
Published on
Oct 25, 2018
Read more
Collapse
Pages
214
Read more
Collapse
ISBN
9786057566027
Read more
Collapse
Read more
Collapse
Read more
Collapse
Language
Turkish
Read more
Collapse
Genres
Poetry / Middle Eastern
Read more
Collapse
Content Protection
This content is DRM protected.
Read more
Collapse
Read Aloud
Available on Android devices
Read more
Collapse

Reading information

Smartphones and Tablets

Install the Google Play Books app for Android and iPad/iPhone. It syncs automatically with your account and allows you to read online or offline wherever you are.

Laptops and Computers

You can read books purchased on Google Play using your computer's web browser.

eReaders and other devices

To read on e-ink devices like the Sony eReader or Barnes & Noble Nook, you'll need to download a file and transfer it to your device. Please follow the detailed Help center instructions to transfer the files to supported eReaders.

Doksan yaşına gelmişti! Yaşlı adam konuşmakta zorluk çekiyordu. Adeta canlı cenazeye dönmüştü. Yaşlandıkça az hareket edince kasları yığın halinde iyice sarkmıştı! İhtiyar adam beni görünce heyecanlanmıştı.


Öfkelendi, ters baktı ve bir şeyler söylemek için bana dönerek;


“Keşke çocuklarımın hepsini okutsaydım. Onlara silah yerine kitap verseydim bu hal başıma gelmezdi. Gerçi küçüğünü okuttuk da ne oldu? O da yaşamak yerine intihar etmeyi seçti! O da hayatı bembeyaz tamamlayamadı. Beni öyle bir hassas noktamdan yaraladı ki, ona olan öfkem hala da sürüyor. Hayatımda hiçbir kayıp Arif oğlumun ölümü kadar beni sarsmamıştır...


Bu konuyu kısa keselim! Dedem Arif dayımın küçük kızına kendi annesinin adı olan Elif koymuştu! Babasını hiç görmemişti Elif...


Bebek ağlarken;


“Ağlama Elif!” diyordu dedem ona...


Dedem;


“Hatırlamak bile istemiyorum Arif’in ölümünü! O gece cenaze gelene kadar başımın boşluğu içinde boylu boyunca yalnız Arif vardı. Hiç uyumadan gündüz de cesedinin başından ayrılamadım ve tamamen yemeden içmeden kesilmiştim. Allah kimseye benim gibi evlat acısı yaşatmasın...


Evlat acısının ne olduğunu anlatmak için şöyle bir masal örneği vereyim sana;


Bilge bir adam son nefesini verirken Allah’a şöyle şükredip dua eder;


“Allah’ım sana şükürler olsun!” diye bu cümleyi her an defalarca tekrarlar.



Halit Fuat Beşik kimdir?
1952 yılında Fatsa'da doğdu. İlk ve orta öğrenimini Fatsa'da, üniversite öğrenimini ise İstanbul'da tamamladı. Kapalı çarşıda ticaret hayatına atıldı. Bu arada dünyanın pek çok ülkesini gezme fırsatı buldu. Önceleri rezaletten kaçmayan ve "Hep ben" mantığıyla maceralı bir hayat yaşadı. Okumayı ve not almayı çok sevdiği için pek çok kitap ve notlara sahiptir...
Yazmak konusuna otuz yıllık bir emek vermesine rağmen, bu konuda daha pek çok şey yapması gerektiğine inanıyor. “Talan Mevsiminde Adam gibi yaşamak”, “Sokrates’in İsyanı”, “Haçlılar Çanakkale’de”, “Tevrat’ın Çocukları ve Kur-an”, “Yüz Elli Yaşındaki Adam”, “Şiirle Ağlamak”, “Küçük Mahmut ile Koca Bayram”, “Venüs Gezegeninde İsyan”, “Adem’e Mektuplar” ve “Burhan Bey” isimli kitapları yayınlanmıştır.
İnanç, Adalet, İnsan sevgisi ve Kuran ahlakına dayalı o muhteşem denge içinde eserler vermeye çalışıyor. Gerçek eserlerini bundan sonra size sunacağına inanıyor... Şimdilik, yaşıyor işte...

Değerli okuyucular,

Neden bu kitap yazıldı diye sorarsanız; sebebi basittir efendim, düşlerimdekilere dokunmak isterim. Pek imrenirim ressam, mimar, aşçı kesimine; kafalarında olup biten düşüncelere ellerinin değmesi, onlara şekil verebilmeleri, onları tadabilmeleri ve koklayabilmeleri pek muazzamdır. Aklımda olanın kaleme geçiş öyküsü de böyle başlar, isterim ki elle tutabileyim: “soyutum” bir kâğıt üstünde “somut” kalsın.

Sanırım işin bir de biyolojik tarafı olsa gerek, insanız vesselam etten kemikten, koldan buttan hayvanlar; canın istiyor ki diğer insanlar varlığını bilsin, bir çift de elin var, o halde neden varoluşunu diğer insanlarla paylaşmayasın? Düşünceler parmak uçlarında dolaşsın ve o kâğıt mevsimlerle kokulara bürünsün, üstüne bir iki damla çay dökülsün aman ne âlâ! Velhasıl temeli buradan gelir benim küçük öykülerin, sahip bekleyen çocukların ve doğmak bilmeyen isimsiz yetimlerin…

Umarım sizler, eminim kendinizden bir şeyler bulacağınız bu metinlerde, günü gelir bir iki satırını hatırınıza getirip yaşadığınız ana eşlik ettirir ve o anı kelimelere tanık gösterirsiniz. Zira anlar olup biter, kelimeler o anları tekrar tekrar yaşatır bizlere. Bir gün olur da herhangi bir balkonda elinizde herhangi bir içecek; belki bir çay, belki bir rakı, belki bir su bardağıyla kafanızı kaldırıp yıldızlara baktığınızda, o anın sarhoşu olup Şu yıldız bir balık olsa, tutardım dersiniz.

Ozan Ekici

25.03.2017 Ankara

Ardıma baktığımda, yaşadığım hiçbir önemli şeyi unutmadığımı görüyorum! Bakıyorum da, gerçek duygularımı yaşayacak kadar oyuncu olmuşum. Ama olsun! Geçmişi bu güne taşımakla, ondan dersler alıp temiz bir gelecek yaratabiliriz...

Ben, tanımadıkları insanları öldüren ve yok eden, onları kahraman sayan dünyada doğdum ama, içimden böyle bir dünyada yaşamak istemiyorum. Yaradılışın hakikatini görmek istiyorum ve başkalarının dayattığına göre yaşamak istemiyorum....


Yeter artık bu kadar hayalperestlik! Açlık, yoksulluk, savaşlar, tecavüz, terör, hayvan katli, doğa tahribatı görmek istemiyorum... Nefes almak istiyorum... Karamsarlık kaplıyor içimi bütünüyle... Karanlığın, öfkenin, nefretin ve ölümlerin içinde yaşamak istemiyorum... Gerçek kahramanlık can almak değil, can vermektir! Sen kimsin de, Allah’ın verdiği canı alıyorsun? Senin kendi canını bile alma lüksün yok...


Yaşam sahnesi tek kişilik olmadığına göre, en azından yaşananlardan ders alıp kendimizi insanlık konusunda geliştirmek zorundayız. İnsanlık sadece var olmak, yaşamak, nefes alıp vermek değil, paylaşmaktır. Kendi yaşam alanımızı korurken, başkalarının yaşam alanını ihlal etmemektir...


Yazar Hakkında


Halit Fuat Beşik: 1952 yılında Fatsa'da doğdu. İlk ve orta öğrenimini Fatsa'da, üniversite öğrenimini ise İstanbul'da tamamladı. Kapalı çarşıda ticaret hayatına atıldı. Bu arada dünyanın pek çok ülkesini gezme fırsatı buldu. Önceleri rezaletten kaçmayan ve "Hep ben" mantığıyla maceralı bir hayat yaşadı. Okumayı ve not almayı çok sevdiği için pek çok kitap ve notlara sahiptir. Yazmak konusuna otuz yıllık bir emek vermesine rağmen, bu konuda daha pek çok şey yapması gerektiğine inanıyor. 2003 yılında "Talan Mevsiminde Adam gibi yaşamak.” 2010 yılında, ”Sokrates’in İsyanı., Haçlılar Çanakkale’de, Yüz Elli Yaşındaki Adam, Tevrat’ın Çocukları ve Kur-an” adlı kitapları yayınlanmıştır. İnanç, Adalet, İnsan sevgisi ve Kur-an ahlakına dayalı o muhteşem denge içinde eserler vermeye çalışıyor. Şu anda sizler için değişik konularda pek çok kitaplar daha hazırlamaktadır. Gerçek eserlerini bundan sonra size sunacağına inanıyor...

Artık dünyada kin ateşi daha ne kadar yanmalı? Onlar yıktıklarında inşa oluyor, öldürdüklerinde hürriyet oluyor, zulmettiklerinde ise, demokrasi oluyor. Birçok konuda dünyada Yahudiler, her zaman dünyada hadlerini aşmışlardır. Dört bin yıldır dünyanın iyi yöndeki talebini karşılamak şöyle dursun, kendi menfaatleri uğruna her şeyi bayağılaştırmak yönünde adım atmışlardır.

Akan kirli, zararlı bir su görseniz niçin kirletildiğini araştırırsanız, karşınıza mutlaka bir Yahudi çıkar. Dünyada her yanlış konuda esas başı çeken hep Yahudilerdir! Medyada Yahudi! Milli Harp sanayinde Yahudi! Ekonomide Yahudi! Borsada Yahudi! Dejenere edilip yozlaştırılan sanatta Yahudi! Maden sanayinde Yahudi! Elmas da, petrolde ve her savaşlardan yüzde yüz karlı çıkan Yahudi...


Hz. İbrahim’in mukaddes zürriyetinden bir kişi eksilse, onlar için yas tutmak, bütün dünyanın vazifesi oluyor. Ama kendi maddi çıkarları için hiç çekinmeden binlerce insanın ölümüne sebep olabiliyorlar. Gereksiz yere ölen ve ezilen milletlerin artık bunu görmesi gerekiyor.


Tahminen elli beş milyon Yahudi, yedi milyar insanı idare edebilir mi? Çok sersemce bir fikir bu! Ama ne yazık ki bunlar, Yahudi’nin hedefinde hâkim olan kötü fikirlerdir. Ne var ki, onların düşünceleri orijinalinden başka kılıf içine sokulmuştur. Ne yazık ki zamanımızda da Yahudi fikirleri, ortalığı altüst edecek kadar başarı sağalmıştır. Yahudilerde bütün milletleri kapsayan bir milletler üstü fesatçılık var mıdır? Sualine bir tek cevap vardır. Buna, “Evet!” ten başka cevap veremeyiz. Kur-an’da kıssalarla anlatıldığı gibi Yahudilerin, tarih boyunca savaş ve ihtilal erle çok yakından alakası olmuş, dünya ekonomisini büyük zararlara ve kayıplara uğratmışlardır. Bu durum, geçmişte olduğu gibi, gelecekte de olacağı bir hakikattir.


Birinci dünya savaşında Avrupa’yı, Osmanlı ile savaşa sokup mahveden yedi milyon Türkün ölmesine onlar sebep olmuşlardır. İkinci dünya harbinde ise, milyonlarca Hıristiyan’ın ölmesine sebep olmuşlardır. Bunun yanında Yahudi efendilerin emri ile Birinci Dünya Savaşının bir kaç defa ertelendiği bir hakikattir. Eğer bu harp erken patlamış olsaydı Yahudilerin arzu etmedikleri bazı devletler savaşa katılmayacaklardı ve bu kadar çok insan ölmeyecekti.


O halde bu fesat gurubunun mensupları kimlerdir?


Hiç şüphe yoktur ki, en başta büyük krediler veren “Dünya Yahudi Birliği ve Tevrat’ın softalarıdır. Bu softalar, Kendi dünya Diktatörlüğünün kurulması için onlar her türlü zeminde hazırdırlar. Kendilerine verilen yaşam suresini, dünyadaki zevklerin peşine giderek, ölümü tamamen unutarak, dünyaya hükmetmek için çeşitli planlar yaparak hiçbir kural tanımadan büyük ve amansız mücadele verirler.


Dünyanın hangi zamanı diliminde ve nerede yaşasalar yaşasınlar, Yahudilerin bu esas gayesi asla değişmez. Bulundukları toplumda ve devletlerde, prestijli, itibarlı, zengin, refah içinde yaşarken, kendileri sayısız hedeflere ulaşırken, kendinden olmayan insanlara zulümden başka hiçbir hayırları olmaz...


İşte tam burada Yahudiler, insanın dünyaya esas geliş amacını unutmuşlardır. İnsanlığın en önemli amaçlarını arkalarına bırakıp ve asli amaçlarını unutup, kendilerini telafisi olmayan insanlık dışı, sapkın yollara itmişlerdir.


Yahudiler, Tarih boyunca insanlığın asıl amacı olan “Allah’a kul olmayı ve insanlığa hizmet etmeyi” bir türlü beceremediler.



YAZAR HAKKINDA:


1952 yılında Fatsa'da doğdu. İlk ve orta öğrenimini Fatsa'da, üniversite öğrenimini ise İstanbul'da tamamladı. Kapalı çarşıda ticaret hayatına atıldı. Bu arada dünyanın pek çok ülkesini gezme fırsatı buldu. Önceleri rezaletten kaçmayan ve "Hep ben" mantığıyla maceralı bir hayat yaşadı. Okumayı ve not almayı çok sevdiği için pek çok kitap ve notlara sahiptir...


Yazmak konusuna otuz yıllık bir emek vermesine rağmen, bu konuda daha pek çok şey yapması gerektiğine inanıyor. 2003 yılında "Talan Mevsiminde Adam gibi yaşamak.” 2010 yılında, ”Sokrates’in İsyanı.” Ve son olarak ta, Haçlılar Çanakkale’de.” adlı kitapları yayınlanmıştır. İnanç, Adalet, İnsan sevgisi ve Kuran ahlakına dayalı o muhteşem denge içinde eserler vermeye çalışıyor.


Şu anda sizler için değişik konularda 14 kitap daha hazırlamaktadır.


Gerçek eserlerini bundan sonra size sunacağına inanıyor...

©2019 GoogleSite Terms of ServicePrivacyDevelopersArtistsAbout Google|Location: United StatesLanguage: English (United States)
By purchasing this item, you are transacting with Google Payments and agreeing to the Google Payments Terms of Service and Privacy Notice.